Siyaset4 Mayıs 2007 00:00

Hadi Ordan; Hadi Uluengin - Erkal Şekerzade

"Kimsede, "eyvah, Türkiye şeriat devletine dönüşecek" diye bir panik havası yoktur." diyorsunuz, 14 nisan 2007 tarihinde neyle meşguldünüz? Bizler Tandoğan'a "Rock'N Roll" konseri seyretmek için mi toplandık sanıyorsunuz? Sizin şahsen böyle bir endişeniz (veya gafletiniz) olmayabilir ve bu sözünüzü kendi adınıza söylemiş olabilirsiniz, saygı duyarım. Lakin "KİMSEDE" diye başlarsanız, sizin ya kör olduğunuzu, ya hem kör hem sağır olduğunuzu düşünmeye başlayacağız ki bu da "herkesin" kanaati olmayacak, sadece benim gibi düşünenlerin fikrini yansıtacaktır. cialis coupons printable link discount prescription drug cardbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenadiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards

Hadi Ordan, Hadi Uluengin!

Erkal Şekerzade
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  04.05.2007
   


SAYIN Uluengin, HÜRRİYET!! Gazetesi yazarı

Bugüne kadar kimseye ahlak ve terbiye sınırlarını bırakın aşmayı, yaklaşacak bir yazı yazmadım ve söz söylemedim.. ama size bir sözüm var;

"Hadi ordan Hadi Uluengin!"

"Makul emir makul söz" başlıklı yazınızı okudukça, siz dahil bazı kesimlerin halkı aptal zannettiğinizi düşünmeye başladım.

Bugüne kadar siz kaç hükümet gördünüz bilemem ama ben son 20 sini bilinçli gözlerle seyrettim.

Seyrettim diyorum çünkü seyretmemiş ve her vatandaşın yapmış olması gereken "vatandaşlık görevimi" yapıp da seyretmekle kalmayıp tepkimi ortaya koysaydım ne bugün siz bu yazıyı yazardınız, ne de ben size bu yanıtı vermek durumunda kalmazdım.

"Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" sözü, her dem doğruluğuna tanık olduğumuz veciz bir sözdür.

Çünkü, her bir milletvekili makamına çıkarken yemin eder, hiçbirisi de "gerçekleştirdiği icraatlarını" itiraf etmez.

Ne yani, sizin lafınıza kalırsa, 50 yıldır bu ülkeyi soyanlar da mevkiye gelirken "kişisel menfaatlerime öncelik verip, eş dost tanıdık akramadan oluşan çevremi kayıracağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim!" mi demeliydi?

Sayın Genel Kurmay Başkanımızın da söylediği gibi, " sözde değil, özde bağlılık" esastır.

"Halkı en iyi şekilde temsil edeceğim"

diyen SAYIN ABDullah Gül, bunu nasıl başarmayı planlamaktadır?

Bizim sesimizi duyamadığına göre bir zahmet siz sorar mısınız? Halkın ekseriyetini temsil etmekle bunu yerine getireceğini var sayarsak, halkın ekserisinin eşlerinin başı açıktır.

Erkekleri kışkırtırım endişesi taşımadan, saçlarını örtmeyi düşünmemektedir.

Buyursun SAYIN ABDullah Gül, " kişiseldir" dediği eşinin tercihini Türk halkının genelini temsil etmek için açtırsın. Yada biz laik, demokrat ve insan haklarına saygılı olanları temsilen daha adil ve demokratik bir yöntem önereyim;

her ayın 20 günü başını açsın, 5 günü " anneminkisi gibi" eşarpla bağlasın, 3 günü "türban" taksın, sonraki 2 yada 3 günü de "kara çarşafa" bürünsün. Bu takdirde, TÜM Türk halkını temsil etmiş olacağını varsayabiliriz.

"Kimsede, "eyvah, Türkiye şeriat devletine dönüşecek" diye bir panik havası yoktur."

diyorsunuz, 14 nisan 2007 tarihinde neyle meşguldünüz?

Bizler Tandoğan'a "Rock'N Roll" konseri seyretmek için mi toplandık sanıyorsunuz?

Sizin şahsen böyle bir endişeniz (veya gafletiniz) olmayabilir ve bu sözünüzü kendi adınıza söylemiş olabilirsiniz, saygı duyarım.

Lakin "KİMSEDE" diye başlarsanız, sizin ya kör olduğunuzu, ya hem kör hem sağır olduğunuzu düşünmeye başlayacağız ki bu da "herkesin" kanaati olmayacak, sadece benim gibi düşünenlerin fikrini yansıtacaktır.

"ABDullah Gül'ün sözü tabii ki senettir ve de tabii ki kimsenin şüphesi yoktur!"

cümlesiyle de müthiş bir final yaptınız makalenize.

Kimseyi dahil etmeden şunu belirtmek isterim; şahsen ben HİÇBİR siyasinin sözünü senet olarak kabul etmediğim gibi, onyıllardır uygulanan yanlış ve/veya beceriksiz ekonomik politikalar sayesinde SENET' de hiçbir güven telkin edememektedir. Toplumun büyük bir kesmini temsil ettiğini düşündüğüm görüşümle de açıklıkla şunu söyleyebilirim ki; benim şüphem vardır ve bu sefer gerçekten inanışımda YANILIYOR olmayı gerçekten yürekten diliyorum.

29 Nisan 2007 günü saat 12:00 gibi televizyonunuzun kanalları arasında gezinti yapacak olursanız, belki çok az sayıda da olsa ülkemizin gerçekten ÖNEMLİ olayları naklen veren televizyon kanallarına denk gelir, bari en azından bu sefer toplumun ekserisinin ne isteyip ne istemediğine tanık olabilirsiniz.

Saygılarımla,


İzmir


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007