KKTC İÇTEN İÇE KAYNIYOR-KKTC'de PKK Faaliyetleri
Türkiye ile birlikte KKTC de içten içe kaynıyor. Türkiye’de yaşanan bayrak yakma alçaklığını gerçekleştiren PKK’lı Kürtler Yavru Vatan Kıbrıs’ta da saldırıya geçerek Lefkoşa’da Türk bayrağına saldırdı. Anavatan Türkiye’de Ergenekon’dan çıkışı simgeleyen binlerce yıllık Türk bayramı Nevruz kutlamalarını bahane ve istismar ederek oynanan oyunlar Kıbrıs’ta da yaşandı. Türk bayrağına ikinci saldırıysa PKK’lı Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Güzelyurt İlçesi'ne bağlı Bostancı Köyü'nde yaşandı. Türkiye ve KKTC bayrakları, bir kısmı yakılmış biçimde yol kenarında bulundu. cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon
İktidarda AKP destekli Rum kafalı CTP’nin olması olayları tetikliyor. CTP’liler kendi soyundan olan Türkiyeli Türklere düşmanlık beslerken PKK’lı Kürtleri ve Enosisçi Rumları “Düşmanımın düşmanı dostumdur.” zihniyetiyle kardeş görüyor.
Emekli Orgeneral Necati Özgen “Güneydoğu’ya paralel olarak KKTC’de de PKK hareketlenmesi başlamıştır.” değerlendirmesini yapıyor.
Bir yandan bunlar olurken Rumlar yine Türklere saldırmaya başladı. Rum gençler Türk araçlarını taş ve şişe yağmuruna tutuyor, Güney Kıbrıs'tan gelen 3'ü kadın, 3'ü erkek 6 Rum, Lapta Belediye Meclisi Üyesi Doğan Boransel'in Lapta'daki iş yerine giderek çok ağır hakaret ve tehditlerde bulunuyor.
Karmi köyündeki evlere giden Rum avukat ve yanındaki karanlık tipler ev sahiplerine hakaretler yağdırarak “Buraları elinizden alacağız.” tehditleri savuruyor.
Ailesiyle birlikte Trodos'ta piknik yapmakta olan Kaymaklı Muhtarı Veysel Toksoy ve ailesi, 2 doberman köpekli bir Rum ailenin saldırısına uğrayıp feci şekilde dövülüyor. Rumlar Muhtar Toksoy'un yüzüne tükürüp ağzını ve kulağını patlatıyor, “ramodo manosu” diye sövüyor!
Kaymaklı Muhtarı Veysel Toksoy, ailesiyle birlikte uğradıkları saldırıyı şöyle anlatıyor :
“Geçtiğimiz Pazar günü ailem, oğlum Kemal ve torunlarım ile birlikte Güney Kıbrıs'a geçip, Trodos'ta piknik yapmaya karar verdik. Trodos'ta bir çeşmenin yanına arabalarımızı park edip, piknik hazırlıklarına başladık. Oğlum ise bir şeyler almak için arabasının yanına gittiğinde, XH 978 plakalı kırmızı renkli Mitsubishi Pajero marka bir jeep yanımızdan geçti. Arabalarımızın KKTC plakalı olduğunu gördüğünde ise geri dönüp yanımızda durdular.. Jeepin içerisinde iki kişi ve iki de doberman cinsi köpek vardı. Jeepten büyük bir öfke ile inen iri-yarı 30 yaşlarında bir Rum bize ana-avrat küfretmeye başladı. Yabancı bir yerde olduğumuz için karşılık vermedik. Söz konusu Rum daha sonra oğlumun yanına giderek , ona da hakaret ve küfürler etmeye başladı ve ortada hiçbir neden yokken aniden oğluma saldırıp vurdu. Jeepin içindeki Rum ise kapıyı açıp doberman köpeklerini üzerimize saldırtmaya hazırlanıyordu.. Bizi köpeklere parçalatacaklardı. Bu arada, oğlumu Rum'un elinden kurtarmak için araya girmeye çalıştım. Onu kucaklayıp, geri çekmeye çalışırken, iri-yarı Rum bu kez de bana arkadan saldırdı... Yumruklarıyla ve elindeki sert cisimle başıma pek çok kez vurururken, “ramodo manosu” diye küfürler yağdırdı. Kulaklarımdan kanlar akmasına rağmen hala daha vurmaya devam ediyordu. Karşılık vermem üzerine ise iri-yarı Rum arabasına binerek uzaklaştılar. Bizlerde arabalarımıza bindik ve oradan uzaklaştık.. Daha sonra ise önce Astromerit’e sonra Ay Demet Rum Polis Karakolu'na giderek olayı anlattım ve şikayetçi oldum. Rum polisleri beni Lefkoşa Rum Hastahanesine gönderdiler ve oradan darp edildiğime dair rapor almamı istediler. Bunun üzerine Rum Hastahanesine gidip rapor aldım ve bu raporu da Rum polisine verdim. Şikayetimi dinleyen Rum polisler, bana saldırgan Rumun tutuklanacağını ve bana da haber vereceklerini söylediler. Ama onlara aracın plakasını da vermeme rağmen bugüne kadar hiçbir haber vermediler. Rum polislerin bu olayı kapattıklarını anlıyorum. Başıma gelen bu olayı gazetenize anlatıyorum ki, herkes aklını başına toplasın ve Rumların ne mal olduğunu öğrensinler. Türklerin, Rum tarafında canları güven ve emniyette değildir, her an bir saldırı ile karşılaşabilirsiniz. Bu olaydan herkes ibret alsın, zorunlu bir işi yoksa güneye gitmesin. Bunlarla ortak devlet de kurulmaz. Herkes kendi devletinde yaşasın ve birbirimize karışmayalım. En iyisi budur. Yoksa çok kan akacak."
Rumlar Makine Mühendisi Sami Ulu, ailesi ve arkadaş grubuna söverek tükürüyor, aşağılayıcı davranışlarda ve tahriklerde bulunuyor. Olay şöyle gerçekleşiyor :
“Ailem, akrabalarım ve arkadaşlarımla 4-5 otomobil ile konvoy yaparak Trodos dağlarında pikniğe gittik. Trodos dağlarında en uç noktaya doğru ilerlerken Rum plakalı bir otomobil üstüme doğru geldi. "Kendisine ne yapıyorsun?" dediğimde bana Rumca çok pis küfürler etti, el-kol hareketleriyle tahriklerde bulundu ve bana okkalı bir tükürük savurdu. Rumcayı çok iyi bilmediğimden küfürlerin ne anlama geldiğini anlamadım. Aynı araçtaki kişiler, arkamdan gelen diğer Türk plakalı arabaları da aynı şekilde taciz ettiler.. Doğrusu Rumların Türklere karşı bu denli kin ve nefretleri olduğunu bilmiyordum. Güneye geçenler, özellikle Trodos'a gidenler dikkatli olsunlar."
Metehan Sınır Kapısı'na yakın bir yerde bulunan Rum Apoel Spor Kulübü önünde toplanan elleri sopalı yüzlerce Rum genci Rumca "Sizi istemiyoruz" diye haykırarak Güney Kıbrıs'tan KKTC'ye dönmekte olan Türklere saldırıyor.
Adı daha önce de gündeme gelen Hrisi Avgi adlı Türk düşmanı Rum teşkilatı, Metehan Sınır Kapısı'na yakın bir bölgede bulunan Apoel Spor Kulübü önünde topladığı, elleri sopalı yüzlerce Rum genciyle, Güney Kıbrıs'tan KKTC'ye dönen Türklere ve Türk arabalarına taş, teneke kutu ve içki şişeleriyle saldırıyor. Rumlar önünü kestikleri Türklere kesici aletler göstererek "Sizi öldüreceğiz." tehditleri savururken Rum polisinin olanları izlemekle yetiniyor.
Rum partilerinden DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis “Yıldönümlerini ve kahramanlarımızı onurlandırmak hepimizin görevi ve borcudur. EOKA kurtuluş mücadelesi sırasında kendini feda edenler, vatanı bölünmüş görmek için ölmediler. Yeni kayıp vatanlar olmasına müsaade etmeyeceğiz. Konstantinopolis’i (İstanbul), İzmir’i ve Küçük Asya (Anadolu) kıyılarını ziyaret edenler bunu çok iyi bilirler” diyor. Yunanistan Savunma Bakanlığı Müsteşarı Yoannis Lambropulos, "Yunanistan Kıbrıs'ı asla terk etmeyecektir. Bütün Elenizm 'Kıbrıs'ın arkasındadır ve Kıbrıs sorununun çözümü için hep birlikte mücadele edeceğiz" derken teslimiyetçi AKP Türk yurdu Kıbrıs’ı Rum kafalı hain Talat’la birlikte peşkeş çekmeye hazırlanıyor. Tek taraflı barış, kardeşlik masalları KKTC gündemini takip edemeyen Anavatan Türkiye’ye yutturulmaya çalışılıyor. Bu tezgaha PKK’lı Kürtler de ortak oluyor. PKK, KKTC’de Türkiye’ye tehditler savuruyor.