Siyaset1 Mayıs 2007 00:00

Türkiye'de Rövanşın Adı Kırmızı-Beyaz Devrim - Sinan Ogan

Turkiyede kuresel gucler ve uluslararasi finans cevrelerinin aktif destegi ile bir devrim yasanmisti. Aslinda ekonomik veriler normal sartlarda Turkiyenin bu kadar hizli bir kriz surecine sokulmasi icin cok elverisli degildi, ancak kuresel finans cevreleri tek bir yerden dugmeye basilmis gibi Turkiyeyi bir finansal kriz girdabina suruklediler. Bu yasanan hadiselerden sonra Turkiyede uc partili koalisyon dagitildi ve yerine ABDnin Buyuk Orta Dogu Projesi icin bir model niteligi tasiyabilecek Ilimli Islam modeli iktidara getirildi. Turkiyede aslinda tam anlamiyla bir Turuncu Devrim yasanmisti. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesacheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo

Türkiye'de Rövanşın Adı Kırmızı-Beyaz Devrim

Sinan Ogan
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  01.05.2007
   

 

Tarihler 21 Subat 2001'i gosterdiginde Turkiye her zamanki olagan Milli Guvenlik Kurulu toplantisini yapmaktaydi.

Toplantiya Cumhurbaskani Ahmet Necdet Sezer baskanlik ediyordu ve koalisyonu olusturan DSP ve ANAP Genel Baskanlarinin yani sira bakanlar da toplantidaydi. MHP Genel Baskani ve Basbakan Yardimcisi Devlet Bahceli resmi bir ziyaret icin Turkmenistanda bulunmasi nedeniyle bu toplantiya katilmamisti.

Toplantiya aslinda Sezer oldukca gergin baslamisti ve toplantida bir kriz cikacagi her halinden belliydi. Nitekim oyle de oldu.

Cumhurbaskani Ahmet Necdet Sezer ile Basbakan Bulent Ecevit arasinda Agustos (2000) ayindan beri suregelen gorus ayriliklari, Milli Guvenlik Kurulunun (MGK) Subat ayi olagan toplantisi oncesinde ikili tartismaya donustu. Cumhurbaskani Sezerin Anayasayi masaya firlatmasiyla toplanti bir krize donustu ve Ecevit toplantiyi terk etti. Boylelikle Turkiyede bir kriz ortami olustu ve Batida uzun sureden beri pisirilen Turuncu Devrim icin gerekli zemin yakalanmis oldu.

Hukumette bir taraftan Basbakan Ecevitin rahatsizligi, diger taraftan Kemal Dervis ve ekibinin koalisyonu iceriden Truva Ati gibi fethetme girisimleri siyasal kriz zemini olusturmakta, MGK toplantisi ile yasanan surecin ardindan ise kuresel finans cevreleri Turkiyenin bir kriz ortamina suruklenmesi icin ciddi girisimlerde bulunmaktaydi.

Turkiyeden bir gunde Merkez Bankasindan cekilen 7.5 milyar dolar ulkenin icine suruklendigi durumu ozetler nitelikteydi.

Turkiyede kuresel gucler ve uluslararasi finans cevrelerinin aktif destegi ile bir devrim yasanmisti.

Aslinda ekonomik veriler normal sartlarda Turkiyenin bu kadar hizli bir kriz surecine sokulmasi icin cok elverisli degildi, ancak kuresel finans cevreleri tek bir yerden dugmeye basilmis gibi Turkiyeyi bir finansal kriz girdabina suruklediler.

Bu yasanan hadiselerden sonra Turkiyede uc partili koalisyon dagitildi ve yerine ABDnin Buyuk Orta Dogu Projesi icin bir model niteligi tasiyabilecek Ilimli Islam modeli iktidara getirildi. Turkiyede aslinda tam anlamiyla bir Turuncu Devrim yasanmisti.

ABDnin Neo-Conlar hakimiyetindeki Yeni Dunya Duzeni yonundeki calismalari icin ilk onemli firsat 11 Eylul teror saldirilari ve arkasindan Afganistana yapilan askeri operasyonla basladi.

11 Eylul teror saldirilari sonrasinda kuresel duzeyde yasanan gelismeler ve Afganistana yapilan askeri mudahale uluslararasi terorizmle mucadele boyutlarini asarak, bir uluslararasi yeniden yapilanma surecine donustu.

Zira, bu tarihten sonra Pentagon tarafindan cok daha onceden hazirlan ancak, hayata gecirilmek icin uygun zaman ve zeminin beklendigi dusunulen Demokrasi Ihraci Projesi (Project Democracy ) hayata gecirilmeye baslandi. Daha doksanli yillarin baslarinda akademisyenler tarafindan tartisilmaya baslanan Genisletilmis Buyuk Ortadogu Projesi (Greater Middle East Project) BOP, 11 Eylulun yarattigi ortam sayesinde uygulama alani bulabilmisti. BOP cercevesinde harekete gecirilen bir baska proje de Avrasyanin Donusumu Projesi (ADP) olmustu.

Uluslararasi iliskiler literaturunde son donemde Hard Power (Sert Guc) ve Soft Power (Yumusak Guc) kavramlarinin farkli sekillerde yeniden kullanildigina sahit olunmaktaydi.

ABDnin bu hedeflere ulasmasi icin kadim dunyamiz yeniden dizayn edilmekteydi.

Adina Yeni Dunya Duzeni dedikleri bu oyunda; guc ve cikar iliskileri; sermaye ve dogal kaynaklar kisacasi dunya nimetlerine sahip olma hakki yeniden paylastirilmaktaydi .

Eski metotlar ve/fakat demokrasi gibi dunyanin en guclu silahinin kullanildigi mucadelede kuresel aktorler hedefe ulasmak icin bir cok unsuru bir arada kullanmaktaydi. Ulkelerin ve dunyanin yeniden sekillendirilmesi icin bir yandan isgal metodu uygulanirken (Afganistan ve Irak) diger yandan sivil devrimler yoluyla iktidarlarin devrilmesi ve kuresel aktorlerle uyum icinde calisacak rejimlerin kurulmasi sureci baslatilmisti.

Bu yontemle icerde olusturulan muhalefete disardan verilen maddi ve manevi destek neticesinde sivil halk ayaklandirilarak mevcut rejime karsi cikilmaktadir.

Sivil itaatsizlikle baslayan bu ayaklanmalar butun teknolojik imkanlar kullanilarak ulke sathina yayilmakta ve sonucta iktidarlar gorevi birakmak durumunda kalmaktadirlar.

Yugoslavya, Gurcistan, Ukrayna ve Kirgizistanda rejimler bu metotla degistirilmislerdir .

Kibrista da benzer yontemler uygulaniyordu. (Kibrista yasanan Zeytin Dali Devrimi icin Dr. Senol Kantarcinin Sinan Ogan tarafindan hazirlanan Turuncu Devrimler isimli kitabindaki makalesine mutlaka bakmak gerekir. Aslinda bugun Turkiyede yasananlar ve eski Sovyet ulkelerinde yasanan devrimler ve bu devrimlerin kisa vadede rovansla neticelenecegi hususu, Turkiyede gerceklestirilen Turuncu Devrim bizim bahsi gecen kitabimizda gerceklesen ongorulerimizden sadece birkacidir.)

Sivil devrimlerin arkasindaki gucler hemen hemen aynidir.

Bu gucler; dogrudan devletler, bu devletlerin resmi organlariyla dogrudan veya dolayli iliski icinde bulunan STKlar ve cokuluslu sirketler ve finans cevreleri olarak tanimlanabilirler. Bugun bir cok ulke ic politikasini belirlerken kuresel guclerin ve cok uluslu dev sirketlerin cikarlarini da gozetmek durumundadirlar.

ABD, STK devrimleri icin bir yandan eski Sovyet mekaninda faaliyetlerini yogunlastirirken diger yandan da bu bolgeden edindigi tecrubeyle devrimleri Orta Doguya yaymaya calismaktaydi. Ancak burada ince bir ayrintinin oldugu da unutulmamalidir.

ABD, BDT cografyasindaki devrimleri sivil toplum kuruluslari ve think-tanklarla yapmaya calisirken, Orta Doguda isin think kismina pek yer vermemekte ve tanklarla devrim yapma yolunu secmekteydi.

Turuncu Devrimler ne hikmetse hep Turkiyenin etrafinda gerceklesmekte ve icinde yasadigimiz cografya yeniden dizayn edilmekteydi ve Turkiye icin ise dusunulen STK devrimleri diger ulkelerden farkli olarak iktidari degistirmekle beraber aslinda Turkiyeyi donusturmek projesi olarak gundeme alinmisti.

Bunun icin secilen siyasal guc Adalet ve Kalkinma Partisi olmustu. Yeni kurulan bir parti olmasina ragmen Turkiyedeki yerlesIk butun siyasal degerleri alt-ust eden bu parti secimlerden birinci parti olarak cikmis ve Turk siyasi yasaminda ve dis politikasinda tam bir Toplumsal Muhendislik Projesi gerceklestirme niyetini acikca ortaya koymaktaydi. .

Basta Irakin Kuzeyi olmak uzere Kibris, AB, Ermeni Sorunu ve insan haklari konusunda Turkiyenin o gune kadar kirmizi cizgi olarak gordugu butun degerleri alt ust ediliyordu.

Bir siyasi cinayetin ardindan yuz binler hepimiz Ermeniyiz diye sloganlar atmakta, Barzaninin kustahligi giderek katlanilamaz seviyelere gelirken, her gun sehit cenazeleri gelmeye devam etmekte, bununla beraber bir yandan yukselen milliyetcilik ruzgarlarindan pay kapma yarisi baslarken diger yandan da bu yukselen milliyetciligin onu kesilmeye calisilmaktaydi.

Diger taraftan basta Milli Egitim Bakanligi olmak uzere devletin temel noktalarinda girisilen kadrolasma ve cemaatlesme hareketleri en son Cumhurbaskanligi makaminin elde edilmesi ile zirve yapilmak istenmekteydi. Turkiyede ilk defa Siyasal Islam olarak tabir edilen ekip devletin uc temel noktasina birden ayni anda hakim olmak uzereydi. Ancak bu defa devletin zirvesi icin tabandan gelen ve belki de eski Sovyet Cografyasinda ozellikle Ukrayna ve Kirgizistanda yasanan hadiselere benzer surecler yasanmakta ve 2001 krizi sonrasinda iktidari Bati destekli bir sivil-finans devrimiyle ele gecirenlere karsi bir taban hareketi baslatilmaktaydi.

Aslinda yasanan surec bir karsi devrimdi ve gercek anlamda bir halk hareketiydi.

Her ne kadar kilitlenen siyasal surece cozum icin Anayasa Mahkemesine gidilse de demokrasiye yeni bir balans ayari girisimi de tam bu gunlere denk gelmekteydi.

Aslinda yasananlar devletin savunma reflekslerinin harekete gec(iril)mesinden baska bir sey degildi. Once Tandogan ve ardindan Caglayanda milyonlarin Turk bayraklariyla meydanlari doldurmasi devletin tepesinde yasanan mucadeleye halkin verdigi onemli bir tepkiydi. Ancak bu tepkinin yeterince dikkate alinmadigi anlasilmaktadir.

Elbette burada bazi noktalara dikkat cekmek gerekmektedir. Turkiyede bir karsi devrim sureci yasanmaktadir.

Bu genel itibariyla dogrudur.

Ancak bunu Ukrayna, Kirgizistan ve Gurcistan ile ayni kefeye koyamayiz.

Turkiye her seyden once kurum ve kuruluslari ile demokrasi anlayisi ve siyasi partileri ile oturmus, devlet gelenegi bin yillari bulan imparatorluk mirascisi bir ulkedir.

Turkiyede yasanacak karsi devrim sureci Turuncu Devrimlerin yasandigi eski Sovyet Cumhuriyetlerinde oldugu gibi parlamento ve devlet kurumlarinin isgali gibi yontemlerle olmaz.

Bu hareketler sadece halkin demokratik tepkisini ortaya koymasi cercevesinde kalir. Burada demokrasi disi mudahalelerin mevcut iktidara yarayacagi ve magduriyet psIkolojisini uygulamada AKP iktidarinin muazzam tecrubeye sahip oldugu unutulmamalidir.

Ozellikle son donemlerde AKPnin tabanindan ciddi oy almaya baslayan Saadet Partisinin giderek guclendigi bir ortamda bu yeni durum Saadet taraftarlarinin bir kismini ve genelde
muhafazakar kesimin AKP etrafinda kenetlenmesine sebep olabilir.

Bir diger onemli gelisme ulkenin derin bir ayrisma surecine girmesine ragmen diger taraflarin meydanlardan uzak durmasidir.

Ve elbette Turkiyede esas dikkat noktalarinin baska alanlara ve zeminlere kaydirilmamasina da son derece onem vermek gerekir. Gundem cumhurbaskanligi secimleri cercevesinde kilitlense de Kerkuk sorunu basta olmak uzere onemli dis politika meseleleri ve dis kaynakli ic teror gundemden cikarilmaktadir.

Turkiyede kirmizi beyaz bayraklariyla milyonlarin alanlari doldurmasiyla halk tabanli bir karsi devrim yasanirken kriz yonetme konusunda usta olan mevcut iktidarin konuyu baska zeminlere cekme ve baskin bir secimle avantajli duruma gecme girisimleri de goz ardi edilmemelidir.

Bir diger onemli husus da krizden cikma yollari olarak baska carelerin aranmamasi ve sorunun siyasal surec icerisinde ve demokrasi cercevesinde cozulmesinin zaruretidir.

Bolgemizde gerceklestirilen Kadife, Gul, Turuncu, Mor Sedir, Sari devrimlerden sonra Turkiyede simdi Kirmizi-Beyaz devrimle milli gucler rovans almak istemektedir.

Ancak bu karsi devrim tamamiyla dis mudahalelerden bagimsiz olmalidir.

Bu esnada CHPnin onerdigi kendi onderliginde birlesme cagrilarinin ise taban bulamayacagi dusunulmektedir. Nitekim bu tur bir karsi devrim hareketini kendi catisi altinda toplamayi hedefleyen siyasi gucun, demokrasiyi milletine duydugu inanc ve guven etrafinda algilayabilen, cesitliligini kazanc olarak gormekle birlikte ic ve dis politikada milli bir durus sergileyebilen bir guc olmalidir.

Turkiyede AKP, CHP ve MHPnin esas guc merkezleri olarak toplumu yonlendirme yetenegine sahip oldugu dusunulurse bu surecte sagduyu ve maceradan uzak politikalar uygulayan partinin kazancli cikacagi ongorulmektedir.

Ote yandan bugun Taksimde yapilmasi zorlanan 1 Mayis mitingi ve buna benzer toplu girisimlerin bundan sonraki kritik surecte surekli gundemde tutulacagi ve bu tur pusulu ortamlarin siyasi cinayetlere ve etnik catismalara tasimak icin bazi cevrelere firsat yaratacagi sebebiyle provokasyonlara dikkat edilmesi geregi de ortadadir. Zira, bu kritik surec iyi yonetilemedigi takdirde ve provokasyonlara engel olunamadigi takdirde Turkiye hic beklenmedik maceralara ve tehlikelere suruklenebilir.

Bolgemizde yasanan ve ismine turuncu, renkli, gul, kadife v.s. gibi devrimlerle beraber Turkiye'de de 2001 finans krizi ile beraber bir devrim yasanmis AKP iktidara getirilmisti.

Simdi ise Bati yandaslari ve bir ABD projesi olan Ilimli Islamcilar tarafindan bu devrimin ikinci perdesi Cumhurbaskanligi secimleri ile beraber sergilenmekte ve Turkiyede bir Gul devrimi yapilmak istenmektedir. Buna karsilik ise milli gucler de 2001 krizi ile baslayan devrimin rovansini almak istemektedirler.

Turkiye bir sivil devrimin kucagindadir.

Bakalim devrimin rengi Gul mu yoksa Kirmizi-Beyaz mi olacak?


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007