Siyaset1 Mayıs 2007 00:00

AB-Dullah Gül Hakkında Suç Duyurusu - İşçi Partisi

Ekte sunulu bu açıklama, dikkatle incelendiği zaman görülebileceği gibi, şikâyet edilen Abdullah Gül aynı görüşmede ABD'nin komşumuz Irak'ı işgalini desteklemekte ve Müslüman milletlerin yaşadığı ülkelere karşı ABD saldırganlığının hizmetinde olduğunu belirtmektedir. Aralarında ülkemizin de bulunduğu "Ortadoğu'daki bütün rejimlerin değişeceğini" söylemektedir. discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

ABDullah Gül Hakkında Suç Duyurusu

İşçi Partisi
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  01.05.2007
   

Abdullah Gül hakkında suç duyurusu:


30 Nisan 2007


Cumhuriyet Başsavcılığı'na
Ankara

Konu: Abdullah Gül hakkında suç duyurusudur.

Açıklamalar :

ABD ile 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma

Halen Dışişleri Bakanlığı görevini yürütmekte olan Abdullah Gül, 2
Nisan 2003 günü ABD Dışişleri Bakanı Powell ile Ankara'da "2 sayfa 9
maddelik gizli bir plan yaptığını" itiraf etmiştir
. Bu gizli
anlaşmanın yapılmasından bir buçuk ay sonra Vatan gazetesi yazarı
Sedat Sertoğlu'na yaptığı açıklamada şunları söylemiştir:

"Ben bu gezileri yapmadan önce şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle
koltuğu vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2
sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı
kalkıp açıklayamam ki...Powell Suriye'ye giderken de benimle konuştu.
Gizli olan bir sürü gelişme var"
(Ek 1 - Vatan, 24 Mayıs 2005).

Ekte sunulu bu açıklama, dikkatle incelendiği zaman görülebileceği
gibi, şikâyet edilen Abdullah Gül aynı görüşmede ABD'nin komşumuz
Irak'ı işgalini desteklemekte ve Müslüman milletlerin yaşadığı
ülkelere karşı ABD saldırganlığının hizmetinde olduğunu
belirtmektedir.
Aralarında ülkemizin de bulunduğu "Ortadoğu'daki bütün
rejimlerin değişeceğini" söylemektedir.

Gizli anlaşmanın içeriği

Abdullah Gül'ün bağıtlayıp itiraf ettiği 2 sayfa 9 maddelik "Gizli
Plan"ın ayrıntıları şöyledir:

1. Türk askeri Irak'ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son
verilecek ve PKK'ya askeri harekât için ABD'den izin alınacak: Irak'ın
kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri ve Türk ordusuna bağlı özel
kuvvetler, Türkiye sınırları içine çekilecek. Türk ordusu bundan böyle
hangi gerekçeyle olursa olsun, sınır ötesi harekâtta bulunmayacak.
PKK/
KADEK'in Türkiye egemenlik alanı dışında takip ve bastırılması
harekâtlarına son verilecek. Ayrıca PKK/KADEK'e karşı Türkiye
Devletinin egemenlik alanı içinde yapılacak askeri harekâtlar için ABD
askeri makamlarına bilgi verilecek.


2. Türkiye'ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi: Eğer Türk Silahlı
Kuvvetleri, PKK/KADEK'e karşı ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve
izin almadan harekât yapacak olursa, ABD hükümeti, Kürt halkına karşı
şiddet kullanıldığı ve soykırım uygulandığı çerçevesi içinde uyarıda
bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördüğü ambargo
ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askerî yaptırımları saklı tutacak.

3. ABD'nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım:
Türkiye, ABD'nin İran'a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı
uygulayacağı sınırlı askerî harekâtlara, ABD'nin talep etmesi halinde
şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak, askerî birlik
verecek.
Türk birliklerinin üst komuta yetkisi, ABD komutanlığında
olacak.

4. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim: Türk ordusunun asker
sayısı ve silah kuvveti, ABD'nin uygun bulduğu sayı ve kabiliyete
indirilecek. Özellikle tank ve ağır silahların miktarı düşürülecek,
savaş uçağı sayısı sınırlanacak. Bütün silah ve cephane bundan sonra
ağırlıklı olarak kısa menzilli taktik savunma kavramına
(belgede
"konsept" deniyor) göre ayarlanacak. Türkiye'de bulunan ABD ve NATO
irtibat subaylarının görev alanları ve yetkileri genişletilecek.


5. Irak'ın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen
tanınacak:
Irak'ın kuzeyinde kurulmuş olan ve sözümona "Kürdistan" adı
verilen kukla devlet, resmen ilan edildikten sonra, Türkiye tarafından
da resmen tanınacak. Türk devletinin kukla devletin kuruluşunu "savaş
nedeni" sayan Millî Güvenlik Siyaset Belgesi ve bu yöndeki politika ve
kararları kaldırılacak.
(Kuzey Irak -"Kürdistan" sınırları içinde
kalacak olan ve özellikle Kerkük, Musul ve Süleymaniye'deki
Türkmenler, ABD tarafından güvenli bir şekilde başta Bağdat ve diğer
Güney Irak şehirlerine nakledilecek.
ABD yetkilileri göç edecek olan
tüm Türkmenlere iş olanakları sağlayacak).

6. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af ve PKK'nın
yasallaştırılması: Abdullah Öcalan ve diğer dört lideri dışında bütün
PKK/KADEK yönetici ve elemanlarına geniş kapsamlı af çıkarılacak.

Etnik grupların yasal siyasete katılmaları önündeki bütün yasal
kısıtlamalar ve engeller kaldırılacak. Af yasasıyla bağlantılı olarak
PKK/KADEK'e yasal siyaset düzleminde yer alma olanağı sağlanacak,
hapiste veya dağda bulunan yöneticilerin siyasal mücadeleye
katılmaları için gerekli hukukî ve siyasal önlemler alınacak ve
uygulanacak.

7. Güneydoğu belediyelerine özerklik ve federasyona geçiş: Kamu
Reformu Yasası ve yeni Yerel Yönetim Yasaları hızla çıkartılarak,
Türkiye'deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların
belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek.
Türkiye, dört yıl içinde uygulanacak bir planla, üniter devlet
yapısını terk ederek, federasyona geçecek.


8. Kıbrıs'ta Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı küçük
değişikliklerle uygulanacak ve Ege'de Yunanistan'ın taleplerine esnek
tavır alınacak:
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Arafat modeli" denen
uygulamayla devre dışı bırakılarak, Kıbrıs'ta Annan Planı bazı küçük
değişikliklerle hayata geçirilecek. Ege kıta sahanlığı konusunda
Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak, Türk jetlerinin uçuş
alanı daraltılacak, sık sık ortaya çıkan "it dalaşı" sorunu Yunanistan
rahatsız edilmeden çözülecek.

9. Ermenistan'a yönelik kısıtlamaların kaldırılması: Türkiye'nin
Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek. Sınır
ticaretinde Ermeniler lehine düzenlemeler yapılacak.
Ermenilerin
Türkiye'ye gezilerindeki bazı kısıtlamalar kaldırılacak.

Gizli anlaşmanın uygulanması

Bu gizli anlaşma, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek
tarafından, 13 Temmuz 2003 günü açıklanmış
ve 16 Temmuz 2003 tarihinde
bütün milletvekillerine ayrı ayrı gönderilen mektupla bildirilmişti
(Ek 2).

Aradan geçen süreçte, o tarihte açıklanan bu gizli anlaşmanın
maddelerinin uygulanmış ya da uygulanmakta olduğunu görüyoruz:

1. Türk askeri Irak'ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son
verilecek ve PKK'ya askerî harekât için ABD'den izin alınacak: Türk
askeri Kuzey Irak'tan çekildi. Sınır harekâtlarına son verildi. Ve
izin alınamadığı için operasyon yapılamıyor.

2. Türkiye'ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi: Türk askerinin
başına çuval geçirildi.

3. ABD'nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım: ABD
ve AKP iktidarı, işbirliği halinde, bu desteği sağlamak için Türk
Ordusuna Şemdinli olayından bu yana operasyonlar yürütüyor.

4. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim: İndirim tasarıları
sık sık gündeme getiriliyor.

5. Irak'ın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen
tanınacak: Resmen tanınması için ortam oluşturuluyor.

6. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af ve PKK'nın
yasallaştırılması: Hazırlıklar yapılıyor. "Eve Dönüş Yasası" ile ilk
uygulaması yapılmaya çalışıldı.

7. Güneydoğu belediyelerine özerklik ve federasyona geçiş: Kamu
Reformu ve Yerel Yönetim Yasaları ile belediyeler özerkleştiriliyor.
Federasyon hazırlanıyor. Güneydoğu Belediyeler Birliği, AB fonlarından
ve AB ülkelerinden doğrudan para alıyor, doğrudan ilişki kuruyor.
Bunun yasal dayanağı olarak "İkiz Sözleşmeler" Meclisten geçirildi.


8. Kıbrıs'ta Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı küçük
değişikliklerle uygulanacak ve Ege'de Yunanistan'ın taleplerine esnek
tavır alınacak: Denktaş devre dışı bırakıldı. Annan Planına teslim
olundu. Ege'de esnemeler başladı. Onay verilen AB Müzakere Çerçeve
Belgesi ile Türkiye'nin bazı sınırlarının "ihtilaflı" olduğu kabul
edilerek bu "sınır ihtilafları"nın ve "ihtilaflar" kapsamında Ege
sorununun Lahey Adalet Divanı'na götürülmesinin önü açıldı.

9. Ermenistan'a yönelik kısıtlamaların kaldırılması: Hazırlıklar
gündemde. Ermenistan hava koridoru açılarak 70 bin Ermenistan
vatandaşının Türkiye'de kaçak çalışmasının önü açıldı.


Şikâyet edilen Abdullah Gül açısından ABD ile bağıtlanan bir "hizmet
sözleşmesi" kabul edilebilecek bu "Gizli Plan", ABD'nin Müslüman
halkların yaşadığı 24 ülkeyi bölen Büyük Ortadoğu Projesi'nin Türkiye
ayağını oluşturmaktadır.

İşlenen suçlar: Devletin güvenliğine karşı suçlar

Abdullah Gül'ün özetlenen bu girişimleri, Türk Ceza Kanunu'nun
"Devletin güvenliğine karşı suçlar" bölümünde yer alan eylemlere denk
düşmektedir.

TCK'nun 302. maddesi: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak

Şikayet edilenin bu eylemi;


-Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin
egemenliği altına koymak,
-Devletin bağımsızlığını zayıflatmak,
-Devletin birliğini bozmak,
-Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet
idaresinden ayırmaya yönelik fiillerde bulunmak suçlarını
oluşturmaktadır.

Türk Ceza Kanunu'nun 302. maddesinde düzenlenen bu eylemin yaptırımı
"ağırlaştırılmış müebbet hapis" olarak belirlenmiştir.

Bu suçun oluşabilmesi için öngörülen amaçların gerçekleşmiş olması
gerekmemektedir. Buna teşebbüs edilmesi, bu amaca yönelik eylemlerden
birinin işlenmiş bulunması yeterlidir.


Şikâyet edilen Abdullah Gül fiili işlediği tarihte hükümet mensubudur,
Dışişleri Bakanlığı görevini yürütmektedir.

İşbirliği yaptığı Başbakan
ve diğer hükümet üyeleri ile birlikte, bulundukları konum itibariyle
maddede yazılı hedefleri gerçekleştirmeye elverişli olanaklara
sahiptirler.

TCK'nun 304. maddesi: Devlete karşı savaşa tahrik

Abdullah Gül'ün bu eylemi Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesinde
düzenlenen "Devlete Karşı Savaşa Tahrik" fiilinin unsurlarını da
taşımaktadır.

Anılan maddeye göre;

"Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane
hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden
veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği
yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır".

Nitekim, 17 Temmuz 2003'te Filistin Dışişleri Bakanı Nebil Şaat ile
görüşen Abdullah Gül, Amerika ziyaretini açıklamaya çalışırken, 2
Nisan 2003'te Powell ile yaptığı anlaşmaya ilişkin önemli bir
ayrıntıyı da itiraf etmiştir.


Açıklama şöyledir:

"Tezkerenin reddinden
sonra Powell'in Türkiye'ye yaptığı ziyarette bölgede yapılması
gerekenleri beraber kararlaştırdık".

13 Mart 2006 günü AKP'nin Kızılcahamam toplantısında milletvekillerine
verilen brifingde konuşan Abdullah Gül;

"Biz İran'ın nükleer programıyla ilgili olarak BOP kapsamında ABD ile birlikte hareket
edeceğiz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek"


demiştir.

Görüldüğü gibi, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 24 ülkenin
haritasını yeniden çizmek amacını güden Büyük Ortadoğu Projesi'nde
görev aldıklarını açıkça itiraf etmiştir.


ABD tarafından NATO toplantılarında duvarlara yansıtılan ve Türkiye'yi bölünmüş olarak
gösteren bu BOP haritasının oluşturulmasında ABD ile birlikte hareket
ettiklerini şöyle açıklamıştır:

"ABD ile ilişkilerimiz önemlidir. Dünyanın süper gücünün gündem maddeleri bizim de gündem maddelerimizdir. Aramızdaki işbirliğinin stratejik boyutta olmasının
anlamı, bu meselelerde ulaşılması gereken hedeflere ilişkin görüşlerimizin örtüşmesidir"
(19 Ocak 2007).

Şikâyet edilen Abdullah Gül'ün bu eylemi hem Türkiye'nin hem de komşu
devletlerin toprak bütünlüğüne karşı yabancı ile anlaşmaktır. Yaptığı
gizli anlaşma ile

"ABD'nin İran'a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı
uygulayacağı sınırlı askeri harekâtlara, ABD'nin talep etmesi halinde
şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları sağlamak, askeri birlik
vermek"

taahhüdünde bulunmuştur.

Kamuoyu önünde verilen bu sözlerde ifadesini bulan ABD ile Ortadoğu'da
askeri işbirliğinin başka bir anlamı yoktur. Çünkü ABD, İran ve
Suriye'ye karşı düşmanca niyetleri açıklamış bulunmaktadır.

Atılı suçun oluşması için belirtilen maksatla, yabancı ile anlaşmak
yeterli olup, savaşın gerçekleşmiş bulunması gerekmez
. Bu amaca
yönelik, savaşı tahrik edebilecek nitelikte her türlü faaliyet yeterli
görülmüştür.

TCK'nun 309. maddesi: Anayasayı ihlâl

Türk Ceza Kanunu'nun 309. maddesinde;

"Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine
başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını
önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılırlar"

hükmü yer almaktadır.

Anayasa'nın "Başlangıç" bölümünde ve ilk maddelerinde Anayasal düzen
tanımlanmıştır.

Buna göre, millet iradesinin mutlak üstünlüğü,
egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olması, devletin
milleti ve ülkesi ile bölünmez bütünlüğü, Anayasal düzenin temel
ilkeleri arasındadır.

Maddede, maddi unsur olarak "teşebbüs edenler" ibaresi kullanılmış
olduğundan Anayasa'nın öngördüğü düzen ortadan kaldırmaya veya bu
düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen
uygulanmasını önlemeye, Anayasa'nın hükümlerine aykırı ve Anayasa'nın
müsaade etmediği bir usulle icraya başlama cezalandırma için
yeterlidir.

Çünkü, 309. maddede tanımlanan suç tehlike suçudur.

Bu suç idare edilenler tarafından işlenebileceği gibi, kullanılan vasıtanın
neticeyi elde etmeye elverişli olup olmaması açısından daha çok idare
edenler tarafından işlenmeye elverişlidir.

Şikâyet edilenin ABD ile yaptığı bu gizli anlaşmanın içeriği
incelendiği zaman Türk Ceza Kanunu'nun 309. maddesinde korunan
Anayasal düzenin en temel kurum ve niteliklerini cebren ortadan
kaldırma ve değiştirme suçunun oluştuğu görülür.

TCK'nun 311 maddesi: Yasama organına karşı suç

Öte yandan bu gizli anlaşmayı kararlaştıran ve uygulamaya başlayanlar,
yasama organına ait yetkileri kullanarak

"Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya" da teşebbüs etmiş olmaktadırlar. "

Yasama Organına Karşı Suç"un düzenlendiği Türk Ceza Kanunu'nun 311.
maddesinde;

"Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini
ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini
kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar"


denilmektedir.

Anayasa'nın 90. maddesine göre;

"Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı
devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların
onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamayı bir kanunla
uygun bulmasına bağlıdır".

Abdullah Gül'ün ABD ile bağıtladığı bu "andlaşma" ne Hükümetin ne TBMM'nin ne de Cumhurbaşkanı'nın bilgisine ve imzasına sunulmuştur.

Böylece ABD'ye verilen ve fiilen uygulanan
taahhütlerle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yetkileri gasp edilmiş,
görevlerini yapması engellenmiştir.

Yine Anayasa'nın 92. maddesine göre;

"milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına"

ve

"yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nindir".

ABD ile yapılan bu anlaşmada

"ABD'nin İran'a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı sınırlı askeri harekâtlara,
ABD'nin talep etmesi halinde şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları
sağlamak, askeri birlik vermek"

taahhüdünde bulunulmakla, doğrudan
kendisinin yetki ve sorumluluğunda olan bu gibi temel konularda TBMM
devre dışı bırakılmaya çalışılmıştır.


Abdullah Gül bu suçları, kendisinin ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesinde
"eşbaşkan" olarak görevli olduğunu açıkça kabul eden,

Diyarbakır'ı Irak'ın kuzeyinde oluşturulan "Kukla Devlet"in merkezi yapacaklarını
ilan eden Recep Tayip Erdoğan ve arkadaşlarıyla birlikte ve dayanışma
içinde işlemiştir.

TCK'nun 316. maddesi: Suç için anlaşma

Türk Ceza Kanunu'nun 316. maddesinde; bu

"suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi
olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık
derecesine göre" ayrıca "üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası"


verileceği öngörülmüştür. Şikâyet edilen hakkında bu hükmün de
uygulanması gerekir.

Eylem Anayasa'nın 14. maddesi kapsamındadır
ve "Vatana İhanet" suçunu oluşturur

Anayasa'nın 148. maddesi, bu suçları işleyen hükümet mensuplarının
"Yüce Divan" sıfatıyla Anayasa Mahkemesi'nde yargılanmalarını
öngörmektedir.

Ancak, bu yargılamanın yapılabilmesi için öncelikle
100. madde uyarınca "Meclis soruşturması" yapılması gerekmektedir.

Anayasa'nın "Yasama Dokunulmazlığı"na ilişkin 83. maddesinde;

suç işlediği ileri sürülen bir milletvekilinin meclis kararı olmadıkça
"tutulamayacağı", "sorguya çekilemeyeceği", "tutuklanamayacağı" ve
"yargılanamayacağı" öngörülmüştür.

Ancak, bu hüküm, "adli soruşturmanın başlatılmasına" engel değildir.

Bu nedenle, Cumhuriyet adına yetkili bulunan Savcılığınız, şikâyet
olunan Abdullah Gül hakkında TBMM Başkanlığı'na yazı yazarak
Anayasa'nın 103. maddesine göre soruşturma açılmasını istemeli
ve
şikâyet olunan Abdullah Gül hakkında adli soruşturma başlatarak yine
TBMM Başkanlığı'ndan dokunulmazlığının kaldırılmasını ve Meclis
soruşturması yapılmasını talep etmelidir.


Şikâyet olunan Abdullah Gül'ün eylemleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı hedeflediğinden Anayasa'nın 14. maddesi kapsamındadır.

Bugün adli soruşturmaya başlanmış olması, en azından ileride failin
cezalandırılabilmesi için önemlidir.

Çünkü, "Yasama Dokunulmazlığı"nın düzenlendiği 83. maddeye göre

"seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır".

Bu yasama döneminin sonunda dokunulmazlığı kalkacağından
yeniden milletvekili seçilse dahi mazbatasını alıp yemin edinceye
kadar geçecek sürede açılmış soruşturma sürdürülebilecek
, gelecek
yasama döneminde anılan hüküm nedeniyle atılı suç Anayasa'nın 14.
maddesi kapsamında olduğundan yasama dokunulmazlığından
yararlanamayacaktır.


Talep:

Şikâyet edilen Abdullah Gül'ün, Anayasal tanımıyla "vatana ihanet" suçunu oluşturan bu eylemleri nedeniyle soruşturma başlatılmasını, soruşturmanın sonuçlandırılıp cezalandırılabilmesi için TBMM Başkanlığı'na gerekli başvuruda bulunulmasını dileriz.

Saygılarımızla.

Nusret Senem
İşçi Partisi
Genel Sekreteri




www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007