Siyaset1 Mayıs 2007 00:00

Ankara'nın Taşına Bak - Hüseyin Mümtaz

Onlar, e-muhtıra'nın, Akepe'nin değirmenine su taşıdığı düşüncesindedirler.. Bu noktada askerin, dün yazdığımız taktik hatası öne çıkıyor.. Biz onun için; sorunu sadece başörtüsüne-laikliğe indirgemeyin dedik.. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer coupon

Ankara'nın Taşına Bak

Hüseyin Mümtaz
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  01.05.2007
   

Ankara'nın taşına, gözlerimin yaşına değil, içine bak..

Ne demek istediğimi anlıyorsun..

Ankara toz duman…

Ankara'da artçı sarsıntılar, tsunamiler var..

Fay hatları birbiri ardına patlıyor, çatlıyor..

Ve bu, göz gözü görmeyen isli-puslu havada sanal ortama Akepe'nin neden sansür getirmek istediği de açığa çıkıyor..

İnternet yasası eğer çıkmış olsaydı, basardınız Genelkurmay'ın sitesine sansürü, kapatırdınız bir gece yarısı, kimsenin de hiç bir şeyden haberi olmazdı..

İstanbul Çağlayan'ı

a)
Anayasa Mahkemesi bekliyordu;
b) Akepe bekliyordu ve
c) Asker bekliyordu.

Anayasa Mahkemesi Çağlayan'dan sonra “görevlidir”;
Asker “rahatlamıştır”,
Akepe sıkıntılıdır..

Olmaları lâzım..

İstanbul ise sınıfı geçmiştir efendiler..

Mütareke-müzakere İstanbul'undan itibaren;
Sultanahmet Mitingi'ne rağmen itilaf devletlerinin işgal kuvvetlerini “çoğunlukla” alkışladığı için Kuvvayi Milliye Ankara'sı karşısında başı hep eğik olan İstanbul;
Tandoğan'ı katlayarak, ikiye-üçe katlayarak görevini yapmış, sınıfını geçmiştir..

Ankara'yı küçümseyenler, yok sayanlar İstanbul'u gözden kaçıramazlar..

İstanbul, İstanbul olalı böyle miting görmemiştir.

Ama..

Edip Akbayram vardı da, Ozan Arif, Ahmet Şafak neden yoktu?

Gelecek sefere, bir başka yerde, başka milyonların önünde onlar da sazın tellerine dokunmalıdır.

Ne olursa olsun, Anayasa Mahkemesi, Akepe ve Asker Çağlayan'ı iyi okumalıdır.

İki görüş var..

Akepe'liler; Asker iyi ki e-muhtıra verdi, oh oylarımız artacak..

Diğerleri; Asker keşke e-muhtıra vermeseydi, Akepe'nin oyları artacak diyor..

Yâni son tahlilde her iki taraf ta askerin sırtından siyaset yapıyor..

İlki Akepe'lilerin hüsnü kuruntusudur.

İkincisi ise beceriksiz ve kifayetsiz taşra politikacılarının mazereti..

Onlar, e-muhtıra'nın, Akepe'nin değirmenine su taşıdığı düşüncesindedirler..

Bu noktada askerin, dün yazdığımız taktik hatası öne çıkıyor..

Biz onun için; sorunu sadece başörtüsüne-laikliğe indirgemeyin dedik..

Onun için Çankaya'ya çıkacakların eşinin başınının dışı değil, kendi kafasının içinin önemli olduğunu söylüyor ve yazıyorduk..

Onun için Azınlık Vakıfları ve Cargill Yasalarındaki Sezer'in veto gerekçelerini sık sık gündeme getiriyor,

16 Mayıs'tan sonraki Cumhurbaşkanı'nın; bunları 16 Mayıs'tan sonra da veto edecek birisi olmasının önemini anlatıyorduk..

Onun için;

devletin Anayasa'da sayılan laiklik dışındaki diğer niteliklerinin de öne çıkarılmasının…

Safları ayrıştırmaya değil, sıklaştırmaya yardımcı olacağını söylüyorduk…

Muhataplarının; 12, 13, 14 Nisan'ı ve Genelkurmay'ın web sitesindeki bildiriyi halâ anlamadıklarını görüyoruz..

Erdoğan, Genelkurmay'ın açıklamasını kurmaylarıyla değerlendirirken rejimi koruma görevinin herkesten önce hükümet başkanı olarak kendisine ait olduğunu, Türkiye'de rejimin tehlikede olduğuna yönelik değerlendirmeleri gerçekçi bulmadığını belirtiyor, Genelkurmay açıklamasında yer verilen örnekler için ise "münferit olaylar" ifadesini kullanıyor.

Arınç;

“Genel olarak şunu görüyorum. Laiklik konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri duyarlılığını tekrar ifade ediyor. Bu çok doğaldır. Silahlı kuvvetler, ordu, laiklik, laikliğe karşı eylemler, laikliğin korunması konusunda her zaman duyarlı olmuştur. Bu duyarlılığını tekrar ifade ediyor. Laiklik konusunda, hepimizin duyarlılığı var. Onu çok önemli bir ilke olarak hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla bu bildiriden benim anladığım mana budur''

diyor.

Milli Eğitim Bakanı Çelik Şanlıurfa'daki ilköğretim öğrencilerinin ilahi okuduğu etkinliği MEB'in düzenlemediğini belirtiyor,

"Eğer bunlar öğrenciyse gece yapılan programda okulda olması gerekmiyor. Bu etkinlik bizim tarafımızdan yapılmadı"

diyor.

İlköğretim öğrencilerinin başlarının kapatılması konusunda ise Çelik,

"Ben modelist stilist olarak fikir beyan edemem. İnsanların tercihlerine karışılmaz. Çocuklar renkli renkli kutlamalar yapar. İnsanlar bir tercihte bulunabilir, beğenirsiniz beğenmezsiniz. Anne-babası müsade etmiş, gece yapılmış, okulda olmamış... Eğer bir okulda olsa bu benim işim. Ama bu program savcıların işi... "

diyor. Çelik, okul müdürlerine Kutlu Doğum haftası konusunda yazı gittiğini, ancak bunun bir emir olmadığını sadece bilgilendirme olduğunu savunuyor.

"Hacı Bayram Anadolu İmam Hatip okulundaki etkinliğe katılınmasını istemenin ne gibi bir sakıncası olabilir"

diyen Çelik,

"Şube müdürümüz tarafından diğer okullara bir yazı gönderilmiş. Bu etkinliği 6-7 müdür katılmış. MEB'in belirlediği bir okulun etkinliğine çağrıda bulunulmuştur. Güzel Sanatlar Fakültesi bir etkinlik yapsa rahatsızlık olur muydu?"

diyor, .

Denizli'deki müftülük ile AK Partili belediyenin düzenlediği etkinliği de değerlendiren Çelik, kıyafetlerle ilgili olarak,

"Bu kutlu doğum haftası, maskeli balo filan değil"

diyor..

Devlet Bakanı Şahin de tıpkı dört yıl Hilmi Bey'i uyuttukları gibi Türkiye'nin cazibe merkezi olduğunu, ekonominin tıkırında gittiğini söyleyerek kamuoyunu borsa ile ürkütmeye çalışıyor..

Peki borsa, Erdoğan'ın aday olmayacağı duyumları üzerine neden tavan yapıyor?

Genelkurmay'ın bildirisini doğru “okumayan”, değerlendirmeyen Akepe bugün Çağlayan'da toplanan 4 milyon bindirilmiş kıtayı da görmezden gelecek midir?

Sorunun usulet ve suhuletle çözülmesi, o 4 milyonu aynı zamanda Anayasa Mahkemesi'nin de görebilmesine bağlıdır..

Bir “Hukuk Devleti” olan Türkiye önümüzdeki iki gün Anayasa Mahkemesi'nin gözünün içine bakıyor..

29 Nisan 2007

“57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA

57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA

57'İNCİ ALAY HERYERDE..

HEPİMİZ 57'İNCİ ALAY'IN NEFERİYİZ.”

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007