Cumhur'un başı ve Cumhuriyet değerlerinin ödün vermez bekçisi olan Cumhurbaşkanlığı makamı,personel kadrosu anlamında tam donanımlı yani her yönü ile milletine yakışan devletlü bir makamdır.
Bu özel önemi nedeni ile de, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ'nin en seçkin subaylarından görevlendirilen dört veya beş kişilik bir ekip, Milleti adına daima BAŞKUMANDAN'larının yanında bulunarak ve ona her an ve her şeyi ile sahip çıkarak, huzur ve güven içinde çalışmasını ve yaşamasını sağlarlar.
İster tek başına bir faaliyette,ister eşleri ile birlikte iken cumhurbaşkanını nerede görsek veya izlesek , onun hemen bir adım yanında veya gerisinde pırıl pırıl giyimli ,dikkatli ve vakur bir Yaver'i de aynı fotoğraf karesinin içinde görmeye hepimizin gözü alışmıştır.
Cumhurbaşkanı'nın cumhuriyet değerlerine sahip çıkma ve milleti temsil etme konusundaki duruş ve tavrını, millete ait çok şık asker üniforması ile tamamlayan bu görüntünün önemli bir anlamı ve demokrasi adına da herkese güven veren bir güzelliği vardır.
Bazıları için detay ve önemsiz gibi gözükse de ; cumhurbaşkanlığı konusunda geldiğimiz bu noktada bundan böyle aynı fotoğraf karesine girecek Yaver Albay'ı,Yarbay'ı ve Binbaşı'yı düşündüğümde içinden çıkamadığım ve aşağıda izaha çalışacağım önemli bir çelişkiyi yaşıyorum.
Benimsediği ve vazgeçmesi mümkün olmayan cumhuriyet değerlerine kendisinin bakış açısı ile yaver olarak emrine verildiği Başkumandanı'nın cumhuriyet değerlerine bakış açısı arasındaki fark bu yaverlerin zihnini meşgul etmeyecek mi ?
Cumhuriyete sadakat göstererek Milletini temsil eden bir cumhurbaşkanına hizmet ettikleri için,bugüne kadar kapısını açmaktan dahi erinmeden onurla yerine getirdikleri yaverlik görevlerini , geçmiş söylemlerinde ve davranışlarında cumhuriyete sadakatsiz davranan ve samimiyetleri konusunda bugün dahi şüphe edilebilen kişilere karşı bundan böyle yerine getirirken bu görevi yapmaktan geçmişte olduğu gibi gurur duyabilecekler mi ?
Demokratik ve hukuk sistemimizi hiçe sayıp ,Ülkemizi Avrupa'lara kadar şikayet eden ,şimdi de büyük bir pişkinlikle bizleri Avrupa'ya karşı temsil etmeye soyunan bu kişilerle beraber yaşarken ,Avrupa'ya karşı kimlik mücadelesi vermiş Atatürk'ün evinde bir yaver olarak göğsünü gererek dolaşabilecekler mi?
Çankaya arazisinin birliklere ait kapısından gelen türbanlıları bir asker olarak lojmanlara ve askeri bölgeye sokmaz iken,cumhurbaşkanlığı kapısından girip içeri gidenlere ev sahipliği yapmayı o kadar kolay becerebilecekler mi ?
Cumhurbaşkanlığı Yaverler'inin yanı sıra , en disiplinli subay ve astsubayların görev yaptığı Muhafız Alayı'nın da ; geçmişte cumhuriyetle hesaplaşan ve sadakat duyup duymadıkları bugün bile tam anlaşılamayan bir zihniyeti korumak için muhafızlık yaparken ve onlara hizmet ederken uygulamada hata yapmamaları için, artık geçmişten farklı özel bir eğitime tabi tutulması ve de Köşkte yaşayanlara karşı ayrı bir yaklaşım göstermeleri gerektiğini söylemek acı ama korkarım yanlış da değildir.
Tüm bu çelişki ve gerçekler dikkate alındığında ,özellikle Yaver Albay'ımıza ve yardımcılarına zorlu görevlerinde metanet ve başarılar diliyoruz .
|