Genelkurmay Başkanı lâfı hiç eveleyip gevelemedi..
İhtiyat filan bırakmayıp, elindeki bütün kuvvetlerle topyekün cephe taarruzuna girişti..
“Cephe”den girdi..
1.Cumhurbaşkanı’nı; “yürürlükteki” anayasanın, Cumhurbaşkanı’nın yemin metninden aldığı kavramlarla tarif etti..
“Bizim temel düşünce yapımızı, inandığımız temel değerleri, cumhuriyet ilkelerine, laiklik ilkesine bağlılığımızı bilmeyen kimse yoktur herhalde. Olamaz... Bu konulardaki hassasiyetimizi Türk milleti biliyor. Onun için bunları tek tek saymaya gerek yok. Bu değerler manzumesine sahibiz. Bir diğer önemli husus, seçilecek cumhurbaşkanı aynı zamanda TSK'nin başkomutanıdır. Bu yönüyle TSK'yi yakından ilgilendirmektedir. Biz hem cumhurbaşkanımızın hem de aynı zamanda başkomutanımızın Silahlı Kuvvetler ve Türk milletinin sahip olduğu Cumhuriyetin temel değerlerine, anayasamızda ifadesini bulan laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti idealine, devletin üniter yapısına bağlı ama sözde değil özde, bunu davranışlarına yansıtacak şekilde bir cumhurbaşkanının oraya seçileceğine olan inancımızı belirtmek istiyoruz”
dedi.
Ey muhtemel adaylar..
Aday olmayı düşünenler, düşleyenler..
Aday olmak üzere gaza getirilenler..
Aynaya bakın..
Yukarıdaki tarife uygun olduğunuzu yahut yukarıdaki cümlelerle Büyükanıt’ın sizi tarif ettiğini düşünüyorsanız helâl olsun size bu yollar..
Beraber yürüyüp, beraber ıslandığınız bütün duble otoyollar..
2. “Teröristle yahut onlara yardım ve yataklık yapanlarla görüşmem”; “Biz görüşürüz” polemiğine son noktayı koydu, Kuzey Irak-Kerkük-Barzani-Talabani-PKK canlı bombasını Akepe’nin kucağına bırakıverdi.
Farkındaysanız Barzani, sahipsiz köy bulduğunu zannedip havlamaya başlamış, çifte seçim sürecindeki Akepe’lilere de tribünlere profilden poz verecek “sertleşme” olanağı sağlamıştı..
9 Nisan tarihli ve “YENİ ÇUVAL İÇİN BARZANİ Mİ GÖREVLENDİRİLDİ” başlıklı yazımızda, yâni Büyükanıt’ın konuşmasından üç gün önce şunu sormuştuk:
“Myers’in söyledikleri bence son derece önemli bir dönüm noktasıdır.
Amerika böylelikle yavaş yavaş ve belki de ilk defa Irak’ta Türk askeri ile Amerikan İşgal Kuvvetlerinin karşı karşıya gelebileceğini düşünmüş, değerlendirmiş ve dile getirmiş olmaktadır.
Amerika’nın bu noktaya gelmesi çok önemlidir de Türkiye ne haldedir?
Türkiye’nin koordinatları ne durumdadır?
Türkiye’de, siyasi iradeden geçtik; asker kafa yapısı olarak Amerika ile karşı karşıya gelinebileceğini hesaplamakta mıdır?
Eğer şimdiye kadar yapmadıysa, Myers’in bu sözleri mutlaka ‘ihbar’ kabul edilip BİN ÇEŞİT ALTERNATİF PLAN MUTLAKA HAZIRLANMALIDIR.
Durum vahimdir.
Myers ne diyor; ‘Benim korkum, iki dost kuvvetin yanlışlıkla karşı karşıya gelmeleri. Amerikan veya Irak birliklerinin Türk birlikleriyle karşılaşmaları’.
Ve Myers bunu yaparken Çuval’ı da hatırlatıyor, anlayana gözdağı veriyor.
Tehdit ediyor.
Myers’in ‘Irak Birlikleri’nden bahsetmesi, Barzani’ye de ’hiç gecikmeden’ ilham veriyor..
El Arabiya televizyonuna konuşan Barzani, ‘Türklerin Kerkük'e müdahale etmesine izin vermeyeceğiz. Kerkük tarihsel ve coğrafi olarak Kürt kimliğine sahip bir Irak kentidir. Tüm gerçekler Kerkük'ün Irak Kürdistanı'na ait olduğunu ispatlamaktadır’ diyor”.
Büyükanıt 12 Nisan konuşmasıyla resti görmüş;
a) Myers’a cevap vermiş;
b) Akepe’ye “Gösteri yapmanın âlemi yok.. Siyasi irade beyanını göster, emir ver, girelim, gerekirse Amerika’yı da karşımıza alarak bu işi halledelim. Türk ordusu bu işi yapar” demiştir,
c) Barzani’yi değil, onu konuşturanları muhatap almıştır.
Büyükanıt demiştir ki;
“Peki Kuzey Irak'a bir operasyon yapılmalı mı? Yapılmalı.
Olayın iki boyutu var. Birincisi sadece asker olarak baktığım zaman, evet yapılmalı. Fayda sağlar mı? Evet, sağlar.
Olayın ikinci boyutu, siyasi olaydır. Bir hudut ötesi operasyon yapılması için bir siyasi kararın ortaya çıkması lazım.
TSK, yasal zeminde görev verildiğinde bu operasyonları yapma gücüne fazlasıyla sahiptir. Bu tür söylemler güvenlik unsuru olan bizleri üzdüğü gibi Türk insanını da rencide etmektedir.
Tabii bu sözlerin arkasında onları bu duruma getiren, tabirimi mazur görün, şımartan, kimler olduğunu sizler benden daha iyi biliyorsunuz. Onlar bu noktaya getirmiştir.
TSK mensupları, bütün komutanları, terörle mücadelede artan bir azimle mücadeleye devam ediyor, edeceğiz. Türkiye'nin başındaki bu belayı def etmek zorundayız. Çocuklarımıza bırakacağımız Türkiye'de bu terör belası olmamalıdır”.
Bu laflardan sonra artık kimse; hiçbir iktidar partisi milletvekili seçim bölgelerindeki köy ve mahalle kahvelerine gidip;
“Canım biz Barzani’yi sustururuz ama asker istemiyor” dedikodusunun arkasına sığınamaz..
Kabadayılık mı, külhanbeyliği mi.. Al sana meydan..
3. Büyükanıt Genelkurmay Başkanı olarak ilk defa; inzivaya çekildiği mutlu yuvasından nedense “şimdi” mutlu-mesut aile fotoğrafları ve röportajlar vermeye başlayan yahut başlatılan Hilmi Bey’den bu yana ilk defa AB’yi ve ABD’yi karşısına almaktadır.
“Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü bir devlettir, millettir. Ama yıpratmaya çalışanlar var, bu bir gerçek. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından hazırlanmış olan raporlarda ‘Türkiye'deki dini ve etnik azınlıklar' konusuna ısrarla yer verilmekte, durmadan yeni azınlıklar üretilmekte.
AP kararlarına, internet sitesine girin, içinde bunlar var. Eskiden şöyle bir tez vardı: ‘AP kararlarının bağlayıcılığı yok’. Genel manada öyle. Türkiye için öyle değil. AB'nin müzakere çerçeve belgesinin 10. maddesine baktığınız zaman, orada nelerin AB müktesebatı olduğu açıklanıyor.
Bırakın AP kararlarını, sözlü açıklamalar bile müktesebata girmiş durumda. Eğer o müktesebatı alıp da uygulamamız gerekirse Türkiye'yi paramparça etmişiz demektir.
AP kararlarına göre, bu benim değerlendirmem değil, okuduğumuz zaman görüyoruz.
Bir örnek vereceğim, Londra merkezli Uluslararası Azınlık Hakları Grubu adlı kuruluş ‘Türkiye'de azınlık haklarının geliştirilmesi' konulu üç yıl sürecek bir projede üzerinde çalışmaktadır.
Ülkemizdeki bazı sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle yapılan bu projede etnik azınlıklar üzerinde çalışılıyor. Böyle bir çalışmanın ne anlama geldiğine ve amacının ne olduğuna sanırım izah gerekmez”.
AB demek SEVR demektir.
Artık kimse askerin AB yanlısı olduğunu söyleyemez..
10 senedir yazdığımız bu noktaya askerin, Hilmi Bey sonrasında da olsa gelmiş olması en fazla bizi sevindirir..
4. Bugünkü 14 Nisan Cumhuriyet Toplantısı..
Soru:
Buraya gelmeden önce TBMM Başkanı Bülent Arınç basın toplantısı düzenledi. Orada şöyle bir şey soruldu. Kendisi, ‘14 Nisan'daki yürüyüş ADD tarafından düzenleniyor, başında Eruygur Paşa var, hakkında darbe yapacağı yönünde iddialar var. Bu iddialar çok ciddi. Bu nedenle miting tartışmalı hale geliyor' dedi. Siz bu miting ve yürüyüş hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yanıt:
Şimdi tabii benim yorum yapma yetkim yok. Bu çeşit toplantı ve gösteriler kanunla düzenlenmiş durumda. Yasal olarak izin alınmışsa, şiddete başvurmayan, sadece düşüncelerin açıklanacağı bir toplantıdan ürkmek anlaşılır bir şey değildir, yasal olarak yapılıyorsa. Kaldı ki Türkiye'de illegal çok gösteri yapılıyor. Terör örgütünün bayrakları açılıyor, bilmem ne yapılıyor... Ve benim bir vatandaş olarak yetkim de yok. O bir dernek, yasal prosedürü tamamlamış, yasalara uygun, şiddet içermeyen bir gösteri yapılıyorsa, ben buna demokratik bir girişim derim. Herkes demokratik hakkını kullanma hakkına, hukukuna sahiptir. Ben, bu olaya siyasi boyutu yönünden bakmıyorum. Ben olaya hukuki açıdan bakıyorum. Eğer usulüne göre yapılmışsa hiç kimsenin rahatsız olmaması gerekir. Ama içeriği, görev alanımızda değil”.
Ne diyor Büyükanıt; “Türkiye'de illegal çok gösteri yapılıyor. Terör örgütünün bayrakları açılıyor” sa, onlara göz yumuyorsanız, bu toplantıya nasıl karşı çıkarsınız?
Diyor..
Arınç’a da; terör örgütünün illegal gösterileri için neden ses çıkarmadın? sorusunu yöneltiyor.
Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu ile ilgili olarak Arınç ne demişti?
“367 tartışması Anayasa’ya işkencedir”..
Arınç asıl 14 Nisan Cumhuriyet yürüyüşü ile ilgili yorumlarıyla da Cumhur’a ve Cumhuriyet’e işkence çektirdiğinin farkında mıdır?
Büyükanıt’ın konuşmasına anında tepkiler geldi.
1. ABD; ‘ABD Dışişleri Sözcüsü Sean McCormack, Türkiye’nin tek taraflı eylemlerden kaçınması ve sorunu Irak ile işbirliği içinde çözmeye odaklanması gerektiğini savundu. McCormack, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried’in, Orgeneral Büyükanıt’ın açıklamalarıyla ilgili olarak Türk yetkililerle temasa geçtiğini belirtti’.
2. Kürtler; Kürdistan Bölge Parlamentosu Başkan Yardımcısı Kemal Kerküki sınır ötesi harekâtın Irak’a karşı savaş ilanı sayılacağını savundu.
3. Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın yaptığı konuşma ile suç işlediğini söyledi.
4. “Irak”lılar: Irak Meclis Başkanı Mahmud Meşhedani, "İçişlerimize karışanların elini keseriz" dedi ve 'Türkiye Kerkük'e karışırsa biz de Diyarbakır'a karışırız' diyen Kuzey Irak'taki yerel yönetimin lideri Mesud Barzani'ye sahip çıktıklarını açıkladı.
5. ABD; ABD Savunma Bakanı Robert Gates, Kuzey Irak'ta yuvalanan PKK teröristlerinin Türkiye'de çok sayıda kişiyi öldürmesinden dolayı Türkiye'nin kaygı duymasının anlaşılır olduğunu, ancak Kuzey Irak'a tek yanlı bir Türk operasyonunun, muhtemelen sorunu çözmeyeceğini söyledi.
6. AB; Avrupa Komisyonu Üyesi Olli Rehn’in sözcüsü Nagy, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın “operasyon yapılmalı” açıklamalarından sonra Türkiye ile Irak arasındaki sorunların barışçı yollarda çözümlenmesi çağrısında bulundu. Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in sözcüsü Krisztina Nagy, Büyükanıt’ın açıklamaları ile ilgili olarak ‘Umudumuz ve konuya müdahil herkesin çıkarına olan çözüm, barışçı ve yapıcı bir yol izlemektir’ dedi.
Bu kadar lüzumsuz öge Büyükanıt’ın söylediklerini eleştiriyorsa Büyükanıt doğru söylemiştir.
“Kanla irfanla kurulan Cumhuriyetin, cehennemler kudursa ölmez koruyucusu” olup olmadığını da Mayıs’tan sonra göreceğiz..
Bu kadar lâftan sonra bekleyeceğiz, beklemek de sanırım hakkımızdır..
Büyükanıt’ın sözlerini; Akepe’nin, Erdoğan, Gül ve Arınç’ın, “Sezer’in Harp Akademileri’nde yaptığı konuşma ile mukayese ederek” onayladıklarını söylediklerini ise dikkatle “not ediyoruz”..
“57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA
57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA
57'İNCİ ALAY HERYERDE..
HEPİMİZ 57'İNCİ ALAY'IN NEFERİYİZ.” |