Siyaset15 Nisan 2007 00:00

Cizre, Aşk, Cinayet, PKK, Halk Mahkemesi, İşkence ve İnfaz - Zeki Bingöl

Anlatayım nasıl olduğunu.. Bu cinayet üzerine Türkiye Cumhuriyeti Adliyesi ve kolluk hemen harekete geçmesi gerekirken o yıllarda artık devletin işlerini de üstlenmiş PKK terör örgütü olaya el koymuş ve Tarık K. İsimli şahsı ölü ve ya diri olarak ele geçirmek için harekete geçmiş idi.

Cizre, Aşk, Cinayet, PKK, Halk Mahkemesi, İşkence ve İnfaz

Zeki Bingöl

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  07.04.2007
   

Yıl 1995, yer Cizre bir zamanlar terörle gündemden hiç düşmeyen bir ilçemiz.

1974'de ise Kıbrıs harekatına katılmak isteyen insanlar Askerlik Şubesinde izdiham yaptığı bu ilçede bilinmez ama insanlarımızda geçen on sene içinde bir başka değişim olmuş ve kendi karakollarını basmaya başlamışlardı.

Yıl o zamanlar 1984..

PKK eylemlerine başlamıştı.

Şimdi ise otuz seneyi bulan kan, barut kokusu sinmiş olayların sorumlusu Katil bir dada trilyonları bulan masraf ile beslenmektedir. Bazı sağlık sorunları var diye zırvalayanlarda olacaktır ama ülkemde açlarımız var olduğunu bilmesem gam da yemem ama maalesef bu gerçek..

Kahramanlık olsun diye tahrikler yapılmaktadır. Görmezlikten de gelememekteyim, yüreğim sızlıyor..

Hepimiz biliyoruz kahraman Mehmetçiklerimiz kanı, canı pahasına nasıl hizmet etmektedir.

Analarımız onların yollarını nasıl beklemektedir.

Ben bunları anlatmayacağım, başka bir şey anlatacağım.. Terörün bir de vatandaşa neler yaptığını anlatacağım..

Hani Kürt halkının hakkını savunuyoruz diyenler var ya işte bu yazı ve isimler onlara ithaf olunur..

Okusunlar da bir defa olsun kendi halkım dediği insanına sahip çıkarak PKK'yı bir defa kınasın. Eminim yapamaz..

Ama Türk milleti bunun nedenini ve şu an kimlerin hangi mevkie nasıl geldiğini anlayacaktır.

Bir genç Cizre'de birini sevdiği kız nedeniyle öldürür.

İşte o tarihte kim kimi neden öldürdüğü belli değildir ama artık bunlar da sır olmaktan çıkmaktadır.

Tarık K. İsimli şahıs Fadıl B. İsimli şahsı aşık olduğu kız için öldürdü. Kıza sahip mi oldu?

Hayır o da öldü..

Nasıl mı?

Anlatayım nasıl olduğunu..

Bu cinayet üzerine Türkiye Cumhuriyeti Adliyesi ve kolluk hemen harekete geçmesi gerekirken o yıllarda artık devletin işlerini de üstlenmiş PKK terör örgütü olaya el koymuş ve Tarık K. İsimli şahsı ölü ve ya diri olarak ele geçirmek için harekete geçmiş idi.

Tarık'ın ağabeyi Cemal K. Onu saklamış idi. Amacı bir şekilde bedel ödeyerek kardeşinin hayatını kurtarmak olacaktı. Kendisine gelen PKK militanlarına bu konuda yanaşmış ve bir yol ararken belki de sırf Tarık'ı ele geçirmek için Cemale PKK'lılarca güvence vermişlerdi..

Eğer gelir de PKK'ın kurduğu halk mahkemesinde yargılanırsa ona sürgün cezası verilecek idi.

Tarık ve Cemal Cizre'de bilinen K. Ailesinden idi. Anlaşma sağlanmıştı can hariç her şekilde K. Ailesi PKK'ya her yardımı yapacaklardı.

Tarık yaşayacak ama Cizre'de değil, sürgünde olacaktı.

Yaa işte benim ülkem bu duruma düşmüş ve her nasılsa bugün Cumhuriyet hiç bu kadar tehdit altında değildi derken şunu da vurgulayayım Bezmen yolsuzlukla götürdüğü paraları ABD'de ben bir Yahudi'yim Türkiye'de ibadet edemiyorum iltica etmek istiyorum dediğini ülkemizin köşe başlarını tutan Sabataistlerin bir kısmını deşifre eden EVET BEN SELANİKLİYİM kitabının yazarı Ilgaz Zorlu'dan öğreniyoruz.

İşte Bezmen'in de sıkıntısı bu imiş ve şimdi herhalde rahat rahat sinegoga gidiyordur. Ne de olsa benim ülkemde gizli gizli sinagoga gidiyormuş, neyse..

Biz gelelim Tarık'a, halk mahkemesi kurulmuş ve mahkeme heyeti kurulmuş..

Bunlar ise Salih Ş., Hacı Hüsnü Ö., Dr.Fahrettin S., Tarık'ın ağabeyi Cemal K., Abdullah S., Emin Ş., Hamit Ö., M.Sait N., M.Sait İ., Dr.Mesut T., Hacı H.D., Hasan B. ise yardımcı hakim, hakim ise Abdullah Y. ve savcı Abdülkerim B. idi…

Değerli okurlar yanlış olmasın bunlar PKK denen illetin sözde kurduğu mahkeme idi.

Halka da çağrıda bulunulmuş ve mahkemeyi izlemeye çağrılmıştı. Ne de olsa orada devlet kendileriydi..

Mahkeme ise Cizre'de Kırmızı Medrese diye bilinen Camide olacak idi.. Buraya 200 ila 400 kişi sığabilirdi. Bir de Cizre'nin Mardin çıkışında ve de mezarlığa yakındı. Zaten o zamanlar kimse devlete pardon T.C.Devletine gidemezdi. Bir tek askerler ve polisler vardı devlet olarak. Onlar da o yıllarda sanki işgalci olarak görülmekteydi.

Mahkeme başlamış ve savcı efendi soruyor Tarık'a söyle neden sen Fadıl'ı öldürdün, cezasını biliyorsun değil mi?

Tarık ise biliyordu ki ağabeyi Cemal nasılsa anlaşmış idi PKK ile ve can hariç başka bir ceza alacak idi.. Hatta zaten ağabeyi ve akrabalarından kişiler hakimler arasında ve de jürideydiler..

Abdülkerim B. mahkemede kararı halk oylamasıyla alınmasını istemiş ve sonuç sürgün çıkmış idi. Zaten Cemal ile de anlaşmışlardı.

Nedense işler değişmiş idi.

Abdülkerim B. kararı verdi ve işkence ile ölüm dedi.

Saat 23:30'dan sabah 06:30 kadar işkence sürdü.

Tarık'ın ailesi hariç halk bu işkenceyi seyretmeye zorlandı.

Misina ile elleri ve ayakları etleri kesilircesine bağlanan Tarık bıçaklarla etleri açılmış ve açılan etlerin akan kanına aldırış etmeden on kişi tuz basıyorlardı. Etlerinin arasına tuzlu su dökülerek daha çok acıması sağlanıyordu. Hatta kaynar su başından dökülürken Tarık acıdan komaya girecek oluyordu.

İşte böyle bir olayı yapan ve yaşayanların nasıl insanlar olduğunu tahmin etmek mümkün mü?

Amaç belliydi PKK halkı sindirmek istiyordu.

Ve orada devlet memuru olan hatta sağlık ile ilgili görevde olanlar da vardı. İşte devlet benim diyen terör buydu.

Tarık yalvarıyordu ama nafile sabah cesedi ise diğer infazlarda olduğu gibi atıldı.

İşte o yıllarda daha bir çok insan bu şekilde hunharca öldürülmüş idi.

Şimdi ise aynı adamlar yine bazı siyasi partilerdeler. Serbestçe aramızda dolaşmaktadırlar.

Aşk için işlenen bu cinayet ve infaz işte böyle bitmişti.

Kızı ise başka biri aldı ve Cizre dışında yaşamaktadır.

Devlet o zaman ne kadar tehdit altındaydı acaba?





www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007