Siyaset28 Mart 2005 00:00

Su Uyuyor Düşman Uyumuyor ; Türk Halkı Uyutuluyor

AB - ABD kaynaklı fonlarla beslenen bazı vakıflar Türkiye'de tarih çalışmaları yapar ve okullarda okutulacak tarih kitaplarında Kurtuluş Savaşı'nı bile Yunanlılar gücenmesin diye yok saymaya varacak düzenlemeler planlarken , Yunanistan'da tarih kitapları Türkler'i aşağılayan ve çocuklara düşmanlık aşılayan ifadelerle dolu. Benzer bir şekilde kiliseleri, aileleri ve eğitim sistemlerinde edindikleri bilgilerle Ermeniler de Türkler'den nefret ediyor. Buna karşın Türkler Ermeniler'e karşı herhangi bir tarihi önyargı beslemiyor.abilify link abilify

Yunanistan’daki ilkokullarda 3 tarih kitabı okutulmaktadır. Birinci kitap Helenistik dönemi, ikinci kitap Roma ve Bizans dönemini, üçüncü kitapsa yakın tarih adıyla Osmanlı Dönemi ve 1821 Yunan işgali sonrasını ele almaktadır. İlk iki kitapta Haçlı seferleri kapsamında yapılan savaşların Türkler ile Hıristiyanlar arasında yapıldı­ğı belirtilmekte ve Türklerin Hıristiyanları kadın-çocuk ayırımı yapmadan vahşice öldürdü­ğü öne sürülmektedir. Yakın tarihi ele alan ve ilkokul dördüncü sınıftan itibaren okutulan “Yakın Tarih” adlı kitapta Türkiye aleyhinde bir çok yerde yazılar ve resimler bulunmaktadır. Bu kitapta; Bizans’ın başkenti Konstantinopol’ün Türkler tarafından işgal edildi­ği, bu işgalden sonra Yunanlılar için tutsaklığın ve kara günlerin başladı­ğı, Türklerin esir pazarı kurdukları, Anadolu’nun da Türkler tarafından işgal edilmiş oldu­ğu ve buradaki Hıristiyan halkın köleleştirilip zorla dinlerinin de­ğiştirildi­ği, Anadolu’da Hıristiyanların yaşam koşullarının zor oldu­ğu, korku içinde yaşadıkları, İzmir’in her şeyinin Yunan olduğu, bazı Rumların Türklerden korkmaları nedeniyle Türk adı taşımalarına rağ­men gizli Hıristiyan oldukları ve gizli Rum adı taşıdıkları, Sümela Manastırı’nın Türkler tarafından tahrip edildi­ği, 1919-1922 Küçük Asya felaketinde (15 Mayıs 1919’dan itibaren Yunanlıların Batı Anadolu’daki işgalleri kastediliyor.) Yunan varlı­ğının Türkler tarafından yok edildiğ­i, İzmir’in yakıldığ­ı, bu sırada binlerce Yunan’ın Anadolu’dan ve Pontus’tan kovuldu­ğu, zulme uğ­ratıldığ­ı, esir edilip öldürüldü­ğü, Kuzey Kıbrıs’ın Türkler tarafından işgal edilmiş olduğ­u, Kıbrıs’ta Rumların Türkler tarafından katledildi­ği, Kıbrıslı Rumların göçmen durumuna düşürüldükleri ve pek çok da kayıp oldu­ğu, Girne ve Magosa’nın Türkler tarafından enkaz haline getirildiğ­i gibi iftiralar yer almaktadır.

         Ayrıca ilkokullara yönelik hazırlanan yardımcı okuma kitaplarında Türkler aleyhinde yoğun olarak “ya­macı, tecavüzcü” gibi ifadeler ile resimler yer almaktadır. Bu kitaplar kilise destekli yayınevleri tarafından yayımlanıp satılmaktadır.

         Okullara yönelik kitapların dışında Yunanistan’da sözde Ermeni soykırımı ve sözde Pontus soykırımı anıtları bulunmaktadır. Bu amaçla Yunanistan’ın çeşitli kentlerinde anıtlar mevcuttur.

 

Ermenistan ve Türkiye Vatandaşları Karşılıklı Algılama ve Diyalog Projesi kapsamında yapılan bir araştırmaya göre, Ermeniler ön yargılarını hâlâ kıramadı. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) ile Sociological and Marketing Research Center'ın (HASA) ortaklaşa yürüttüğü proje tamamlandı.

Ermenistan vatandaşları tarafından dile getirilen nitelendirmelerin üçte ikisi olumsuzken, Türk katılımcılar için bu oran üçte bir oldu.  Araştırmada, Ermenilerin Atatürk dışında en çok tanıdığı iki isim, 1921'de Berlin'de bir Ermeni tarafından vurulan Talat Paşa ile Enver Paşa oldu. Bu durum, Ermeni kamuoyunun tarihin derinliklerine takılıp kalmasının anketle doğrulanması olarak yorumlandı.

Araştırma sonuçlarına göre Ermeniler, hastanede Türk doktora muayene olmak istemiyor, kızlarının Türk'le evlenmesine karşı çıkıyor, mahalle ve apartmanlarında hatta işyerlerinde Türk istemiyor. Buna karşın Türklerin, bu konularda önyargılarından daha çok arındığı gözleniyor. Türk katılımcıların yüzde 51.2'sinin, Ermeni katılımcıların ise yüzde 28'inin karşı taraftan bir tanıdığı veya arkadaşı var.