Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın çevresinde
"Mevlam türlü türlü halketmiş mahlukatı.."
dedirtecek sayıda insan çeşidi mevcuttur..
Neredeyse tamamı İmam Hatip kökenli olan bu arkadaşlarımız; mukaddesatçı ve muhafazakar toplum kesimlerinden gelmektedirler. Genellikle yoksul ailelerin çocuklarıdır.
"Değiştik" yemini ettikten sonra talih yüzlerin güldüğü ve "iktidar" denilen kuyruklu yıldıza bindikleri için, bu günlerde kendilerini her türlü "lüks ortamda" görmek mümkündür...
Alkollü içki asla içmezler ama!
Mayoyla uluorta denize de girmezler. Açık açık namaz kıldıkları görülmemiştir de oruç tutmaktan asla vazgeçmezler...Flört edenine, evlilik dışı ilişkilere tevessül gösterenlerine Allah için rastlamadık. Bayanlara karşı samimi, ama mesafelidirler...
Modernleşme fikrine, -Atatürk Türkiye'sinin gelenekleri içinde değil de- AB ve liberalleşme gibi bağlamlarda yatkındırlar. (çünkü Atatürkçülük gericilik sayılmaktadır) Pek kaliteli ve güzel kravatlar takarlar. Takım elbiseleri de iyi kumaştandır. Sinek kaydı traş olup iyi ütülenmiş gömlekler giyerler. Schopenhaur (İnşallah doğru yazmışımdır!) okumak en büyük referanslarıdır...
Fakat, ayakkabılarını pek özenli seçmezler nedense... Bunun sebebini bilmiyorum; şimdilik kafa yormayı da düşünmüyorum...
Fikirleri de pek açıktır.
Federasyonlaşma başta olmak üzere, islami feminizm, açık toplum, üçüncü cinsin kendini ifade edebilme hakkı, statükonun ve merkezi devletçiliğin zararları, sivil itaatsızlik, etnik kimlikler gibi konulara kafa yorarlar.
Sayın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na da bu konularda fazlasıyla bilgi bombardımanı yaptıklarından, ara sıra karşımıza "Sayın Öcalan" türünden can sıkıcı söylemler çıkar...
Her türlü marjinal fikre bu derece yatkınlık vardır ama bugünlerde "marjinallik" diye hakir gördükleri "ulusalcılık" veya "milliyetçilik" ten pek nefret ederler!
Madem "ulusalcılık" veya "milliyetçilik" bu toplumda affedersiniz, homoseksüellik kadar marjinalldir; öyleyse neden türlü çeşitli marjinalliklerden sadece birisi saydıkları "milliyetçilikten" bu derece tiksinti duyarlar?
Bunun pek çok sebebi olabilir...Ama ben, en azından bir tanesini biliyorum.
Aşağılık kompleksidir sebeplerden birisi...
Çünkü kendileri yıllar yılı "pis irticacı!" diye, "pis yobaz!" diye aşağılanmışlardır...
Bir gün zengin olduğunda, Köşk'ün oğlundan intikam alan bahçevanın oğlu gibi, dövmek için gözlerine "ulusalcıları" kestirmişlerdir. Dünün "pis irticacıları" aşağılamak için kendilerine "pis ulusalcıları!" bulmuşlardır...
Yeni Şafak gazetesi yazarı Sayın "Yasin Doğan"...
Yazılarını bir yıldır derviş sabrıyla okuyorum.
Ama son yazında, Baykal'a "geçireceğim" derken,
"Peki Baykal bir avuç staükocunun, radikal ulusalcının desteğiyle mi Başbakan olmayı düşünüyor?"
diye bir cümle yapmışsın...
Devleti yönetme görevini üstlenip de kafayı bir İtalyan anarşisti kadar "statükoya" takmak gibi bir garabet, bu ülkede yalnız sizin başınıza geldi...
Yaşadığınız kimlik bunalımlarını anlıyor ve onun için saçmalama hakkını sonuna kadar kullanmanızı tebessümle izliyoruz...
Ama sen, hem o beğenmediğin "ulus devletten" güzel bir "başmüşavirlik" maaşı alıyor, hem de Yeni Şafak gazetesinde "Yasin Doğan" mahlası ile "marjinal fikirler" döktürüp para kazanıyorsun...
Devletten aldığın maaş, kendisine "kimliğine sahip çıkma hakkını" çok gördüğün Türk milletinin cebinden ödeniyor...
Hem, gazetelerde yazı yazman Devlet Memurları Kanunu'na da aykırıdır, bak söyleyeyim...
Kredi kartı borçlarını falan biraz hafiflettiysen, şu "mahlasla yazma" işinden vazgeç artık!
Türk milletinin kafasının tasını attırma!
Evine karakol polisi gönderip nerelerden maaş aldığını sordururlar sonra bak...
|