Siyaset28 Mart 2005 00:00

DEHAP' IN AKP SEVGİSİ - Berk Ozan

Sabahattin Önkibar’ın hazırlayıp sunduğu Flash Tv.’ de  yayınlanan Alternatif proğramını  izliyorum. Konu iki cibilliyetsizin bayrak yırtma olayı. Bağlı olarak da  Bebek Katili Apo’nun serbest kalıp parti kurup kuramayacağı, Zana’nın Katilin ablasının elini neden öptüğü vb. olaylar. Katılımcılar, MHP Gnl. Bşk.Yardımcısı Mehmet Ekici, Sinan Aygün, Sırrı Sakık ve DEHAP Gnl. Bşk. Yardımcısı Nazmi  Gür.(27.03.2005)discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons site printable coupons for cialisarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

       

Söz sırası eski HADEP Gnl. Bşk. Yardımcısı ve milletvekili Sırrı Sakık’a geldi. Bayrak yırtma olayına tepki olarak düzenlenen miting, yürüyüş ve konvoy düzenlemelerini değerlendiriyor. Belli ki ürkmüş. Telaşlı. Bayağıda endişeli. O da ne? Sakık  “ bu tepkinin Erdoğan hükümetine de yönlendiğini bunun çok yanlış olduğunu ve hükümeti yıpratabileceğini” söylüyor. Öteki katılımcılar müdahale ediyorlar, “sen AKP’yi mi savunuyorsun?” diyorlar.Hık-mık ediyor, sunucunun, “ ama dolaylı olarak  AKP’ ye  destek veriyorsunuz.” demesi üzerine “ tabii bu hükümet AB için , insan hakları için çok çaba harcıyor  engellenmemesi lazım. Yıpratılmaması lazım.” diyor.

            Bu durum bir itiraf ve yıllardır hep söyleyip, yazdığımız, ama, inatçı ve şehvetle AB goygoyculuğu yapanların gerçek niyetlerinin millet tarafından bilinmesini maalesef  sağlayamadığımız  hıyanetler silsilesinin ikrarıydı.

              - Biz  aman, bu AB Türkiye’den çok PKK’yı destekliyor.PKK ile AB’ nin bizden istedikleri ve dayatmaları aynı dedikçe,

  - Biz, AB bizden insan haklarını sağlamamızı istemiyor.Yeni azınlıklar oluşturup Türkiye’nin başına bela edecekler dedikçe,

   - Biz, AB’nin  derdi garibanların ana diliyle meramlarını anlatmasını değil,bu coğrafyada yeni bir ulus oluşturup Kuzey Irak’ da olduğu gibi bölge federal bir yapı ile bölünmemizin temelini oluşturuyorlar dedikçe,

   - Biz yakında meydanlar Apo’ nun posterleriyle ,sloganlarıyla dolar dedikçe,

   - Biz  yarın bunlar asker ve polisimizi çocuklarına Filistin’de Yahudilere yapılanlar gibi taşlattırır, tükürttürür  dedikçe, bize “hadi canım sen de “ diyen ,görmezler, duymazlar, beyinsiz geri zekalılar, gördünüz mü? PKK’nın uzantıları AKP’ nin  AB yolunda ilerleyebilmesi! İçin O’nu nasıl da kolluyorlar. Üzerine titriyorlar. Şimdi anladınız mı ucu açık AB macerasının bizi nerelere götürmek istediğini?

   Yine de anlamakta zorluk çekenler  varsa, veya anlamak istemeyen malum AB goygoycularına  1997’de yapılan, 2004 yılında açıklanan bir toplantıdan bahsedeceğim. Belki o zaman, Kürtçülerin ve PKK’nın neden “vatan, millet, bayrak “ diyenlere  düşman olduklarını,  AB yolunda her tavizi veren ve vermeye hazır (Kıbrıs dahil) olanlara destek olduklarını  anlarlar. Düşmüş maskelerin ardındaki suratları tanırlar. Bahsedeceğim toplantı önce yedi yıl gizlenmiş, sonra da açıklanmasına rağmen her nasılsa!, yankı bulmamıştır.

  06 Temmuz 2004 vatan gazetesi ,MİT’in bazı üst düzey isimleriyle, HADEP üst düzey yöneticilerinin 1997’de bahar aylarında buluştuklarını, MİT’in resmi bir mekanında yapılan görüşmelerin ciddi konuları içerdiği, katılan HADEP Gnl. Bşk. Yardımcıları tarafından açıklandığı haberini veriyordu. Sırrı Sakık, Sedat Yurtdaş, Güven Özata ve Kemal Parlak. Bu toplantıya HADEP adına katılmışlardı.Necmettin Erbakan’ın başbakan olduğu Refahyol hükümetinin işbaşında olduğu dönemde yapılan toplantının gündem maddelerinin, Güneydoğu, Kürt  sorunu ve  PKK  olduğu açıklanıyor.Doğrudan Erbakan’a bağlı bir devlet kurumunu olan MİT’in, başbakandan habersiz  böyle bir girişimde bulunamayacağı düşünülemeyeceğine göre, HADEP’ in  arabulucuk yapacağı görüşmelerin Türkiye’ye nelere mal olacağını kestirmek  zor değil. Gelinen nokta da bu politikaların sonucu değil midir?

              Sırrı Sakık bu toplantıda yapılan görüşmeler hakkında; ''Görüşmelerin ardında iyiniyet vardı, herkes o tarihte sorunun nasıl çözüleceğini, nasıl görüşülebileceğini tartışıyordu. Herkes çırpınıyordu'' dedi. Yurtdaş ise, muhataplarının temel kaygısının, sorunun, üçüncü kişi ve ülkeleri karıştırmadan çözmek olduğunu belirtip şöyle devam etti: ''Biz de kanın durmasını en az sizin kadar istiyoruz dediler. Bunun meşru zemine çekilmesinden söz ediyorlardı. 'Ne yapılabilir?' türünden bir sohbet oldu ve o sohbette de taleplerimiz sert, biraz PKK'ya yakın bulundu. Ama sorunun çözümü için zorunlu adımlar var. Dile, kültüre, örgütlenmeye ilişkin talepler, OHAL yasası, koruculuk, genel af...''

   

    Şimdi Sakık’ın PKK’ya yakın bulunan taleplerine bir daha göz atalım;

ü      Anadilde eğitim ve yayın,

ü      Kültürel haklar,

ü      Örgütlenmeye ilişkin talepler,

ü      OHAL yasasının kaldırılması,

ü      Koruculuk sisteminin kaldırılması,

ü      Genel af  ilan edilmesi.

 

   Bu taleplerin üçü gerçekleşmiş, özel harekatçılar büyük ölçüde dağıtılmış, korucular da artık  terörle mücadelede kullanılmaz hale gelmiştir. AKP’ nin, savaş, isyan ve terör suçlarının da idam dışında kalmasını sağlayan yasa  ve anayasa maddelerini düzenlemesini, eve dönüş yasası adı altında aftan yararlanmak isteyen teröristleri serbest bırakmasıyla genel afta gerçekleşmiş oldu. PKK açısından bütün bunlar yeterli mi? Elbette değil. Genel aftan kasıt bebek katili  Apo’ nun serbest bırakılması ve siyaset yapmasıdır.Kültürel haklar konusunda ise; olayı düğün - dernek - türkü – folklörü kapsadığını zannetmek PKK’nın döşediği mayına basmaktır.Burada amaç,bunların siyasi bir zemine oturtularak, ayrı bir ulus bilinci ve siyasi coğrafya oluşturmaktır.Eruh baskınından bu yana Türkiye’yi sürekli sıcak savaşın içinde tutan gelişmelerin bize öğretmesi gereken yaşananların,Türkiye’nin kuruluş felsefesine, devletin asli unsurlarına ve varlık sebebine kasteden  siyasi sonuçlar oluşturulmuştur.

   Burada gözden kaçırılmaması gereken, PKK talepleri ve siyasetiyle ,AB’ nin  talep ve dayatmalarının bire bir örtüşmesidir.Türkiye’nin karşısındaki ittifakın amaçlarının bizim hakkımızdaki niyetlerini bilmemek, kafayı kuma sokmaktır. Gaflettir, dalalettir. Eğer PKK, AB işbirliği bilinerek yapılıyorsa hıyanettir. Sara tutmuşçasına AB savunucusu kesilenler, her şeyi verelim,her şeyden vazgeçelim ama , AB’ye girelim teranesindeler. Bayrak yürüyüşleri Sakık’ı rahatsız etse de göstermiştir ki, uyuyan dev uyanmaktadır.Gaflet, delalet içinde olanları uyaracak, hainleri kahredecek “şaheser” silkinmekte ve yekinmektedir. Bundan sonrası kolay, beklenen milli ruh oluşmaya başlamıştır.

   Onlar çekinmekte, “bayrak bizim de bayrağımız” diyerek –U- dönüşü yapmakta ve suçu iki zibidinin üzerine yıkarak provokasyon simidine sarılmakta haklılar.

              Bir daha iman ettim ki Türk Milleti Allah tarafından kollanmaktadır.