Siyaset27 Mart 2005 00:00

Şeker yasası ile fili yutan yılan kim? Arslan BULUT

Sanayi Bakanı Ali Coşkun, bürokrasiyi file benzetmiş! Nedense, başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere neredeyse bütün bakanlar bürokrasiden şikayet ediyor.Acaba gerçekten, bürokrasi hep halkın aleyhine mi çalışıyor? Yoksa, bürokrasi, vatandaşın insan gibi yaşama hakkını bile elinden alan bazı yasa tasarılarına karşı koyduğu için, halkın tek dayanağı mı? Bu konuda bir örnek verelim.                    Editörün Notu: Bürokrasiden şikayet edenler AB’nin koca bir bürokrasi aygıtı olduğunu bilmiyorlar mı? Çiftçisini destekleme, sanayicisini koruma, işçisini refah içinde yaşatma, ulusal politikalardan ödün vermeme söz konusu olunca neden şu AB örnek alınmaz.  new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponsbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

Mesela Sanayi Bakanı Ali Coşkun''un hazırlattığı, Şeker Yasası''nın bazı maddelerini değiştiren tasarısına bakalım!.

.

Ben konunun uzmanı değilim ama, uzman bir ekipten bilgi aldım.

Birlikte değerlendirelim: * Daha önce oluşturulan Şeker Kurumu 31 Aralık 2004 tarihli kararname ile kaldırıldı ve kurul kararlarını uygulama göreve Sanayi Bakanlığı''na verildi.

Şeker Kurumu''nun görev süresi 31 Aralık 2004''te sona erdiği için, şimdi bakanlık kendi faaliyetleri için yasa değiştirmek istiyor! * Tasarıda, "kota tahsisleri kurul tarafından belirleniyor" deniyorsa da tespit edilen kotalara bakanlık tarafından onay şartı getiriliyor.

Bu uygulama, çok yönlü lobi faaliyetleri ile kotalarını artıracak olan çokuluslu Nişasta Bazlı Tatlandırıcı şirketlerinin çıkarları lehine olacak. * Monsanto Şrması, genleriyle oynayarak, tohumu frankeştayn haline getiriyor.

Bush üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı''na nüfuz eden Cargill firması ise Amerika''dan genleriyle oynanmış tohumlar kullanılarak üretilen mısırı ithal ediyor ve ülkemizde 5 adet bulunan nişasta bazlı tatlandırıcı fabrikaları bu mısırları kullanarak tatlandırıcı üretiyor.

Onu da asitli içeceklerin içine şeker niyetine karıştırıyorlar, baklavada kullanıyorlar, meyve suyu üretiminde ya da çikolata şekerleme içine katıyorlar.

Bu Cargill firması ayrıca, Ülker firması ile ortak olarak Pendik Nişasta''da Nişasta bazlı tatlandırıcı üretiyor.

Hani şu geçenlerde Sayın Başbakan''ın dağıtım şirketi ortaklığından ayrıldığı Ülker firması ile… * Avrupa Birliği ülkelerinde nişasta bazlı tatlandırıcı kotası yüzde 2, ABD''de yüzde 3 olduğu halde ülkemizde bu oran yüzde 10 olarak belirlenmişti.

Bu hükümet döneminde ise oran yüzde 15''e çıkarılmıştı.

Türkiye''de üretilen nişasta bazlı tatlandırıcı miktarı, 25 AB ülkesinin toplam ürettiği nişasta bazlı tatlandırıcı miktarından 1,5 kat daha fazla olmasına rağmen kota artırımı talebinde bulunuluyor. * Nişasta Bazlı Tatlandırıcı piyasasının sahip olduğu kotalar Cargill, Amlyum, Pendik, Tat ve Sunar şirketleri tarafından kullanılıyor.

Şeker Yasası gereği kota izni alınmadan yeni fabrika kurulması ve kapasite artırılması yasak.

Bu yasağa rağmen, Trakya''da, Adapazarı Akyazı''da ve Uşak''ta yeni fabrikalar kuruldu! * Ali Coşkun''un kaleme aldığı kriterlere göre hazırlanan tasarı "Bu yasa değişikliği çıkarılmasından dört ay öncesine kadar kurulan nişasta bazlı tatlandırıcı fabrikalarına kota verileceği" şeklindedir.

Kotalar artarsa, pancar şekeri üreten fabrikalar birer birer kapanacak! Bunu en yetkili ağızlar söylüyor.

.

* Nişasta Bazlı Tatlandırıcı kotalarının bu şekilde yaklaşık 100 bin ton yükseltilmesi ile pancar şekerindeki kotalar da aynı miktarda düşecek.

Pancar şekeri üretiminin düşmesi AB çıkarına olacak.

Şöyle ki; AB müzakerelerinde, pancar şekeri üretim kotası son 5 yılın ortalamaları esas alınarak belirleniyor.

Nişasta Bazlı Tatlandırıcı kotaları ise kullanma alanları ve AB gıda mevzuatlarına göre veriliyor.

Bu durumda Türkiye, ihtiyacı kadar pancar şeker kotasını AB''den alamayacak ve açık doğacak.

Bu açık, dünya borsa fiyatından değil, AB''nin tüketim fazlası dâhili satış fiyatından ithal yolu ile karşılanacak.

Elinde şeker stoku bulunan ve AB''nin en çok pancar şekeri üreten ülkelerinin, ellerini ovuşturduklarından şüphe yok. * Şeker Yasası değişikliğinin, AB şeker rejimi kriterleri dikkate alınarak hazırlanması gerekmektedir.

Zira AB''de izoglikoz ve inülin şuruplarında uygulanan kota yüzde 2,9 oranı civarındadır.

Ama maalesef bizde bu gruba yüzde 15 kota yetmediği gibi AB''de olmadığı halde "kuru madde" formülü ile yüzde 25 daha ilave edilmesi yoluna gidilmektedir. Tasarı açık bir şekilde, Nişasta Bazlı Şeker Şrmalarının gelişmesini ve korunmasını amaçlamakta, diğer taraftan, pancar tarımının ve şeker üretiminin azalmasına ve dolayısıyla şeker fabrikalarının kapanmasına yol açmaktadır. * Bu taslağın yasalaşması halinde; 6 milyon ton şeker üretim potansiyeli ve 3 milyon ton kurulu şeker üretim kapasitesine sahip olan Türkiye''de , şeker üretimi 500-700 bin tonlara düşecektir.

Başka bir ifade ile çok kısa zamanda pancar-şeker sektörü hemen hemen bitecektir. .

Şimdi; teşbihte hata olmaz; Sayın Ali Coşkun''a sormak istiyorum: koca şeker piyasasını, yani fili yutan yılan kim?