Siyaset6 Mart 2007 00:00

Çek Paşaya Benden Bir Arnavut Ciğeri - Kıymet Nadir Bindebir

Bak sana neler anlatacağım, neler hatırlatacağım. Bu yaştan sonra seni, ne memlekette solun belini kırmaktan , ne irticaya geçit vermekten ne de ipe çamaşır mandallar gibi 17 yaşında gençleri asmaktan yargılarlar . Sen de bunun farkındasın da, ondan bugünlerde federasyon mederasyon lafları edip İmralı'nın maymununa, yıllardır beklediği Yaser Arafat muamelesi edilmesine zemin hazırlayanlara destek atıyorsun. cialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponkamagra kamagra wikipedia kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Çek Paşaya Benden Bir Arnavut Ciğeri

Kıymet Nadir Bindebir - www.sansürsüz.com
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  06.03.2007
   
 

 

Yaş doksana erince hafızai beşer nisyan ile malül olabilir ama benim hafıza da isyan ile mağdur Paşa!

Bak sana neler anlatacağım, neler hatırlatacağım. Bu yaştan sonra seni, ne memlekette solun belini kırmaktan , ne irticaya geçit vermekten ne de ipe çamaşır mandallar gibi 17 yaşında gençleri asmaktan yargılarlar .

Sen de bunun farkındasın da, ondan bugünlerde federasyon mederasyon lafları edip İmralı'nın maymununa, yıllardır beklediği Yaser Arafat muamelesi edilmesine zemin hazırlayanlara destek atıyorsun.

Binlerce genci telefon manyetolarıyla elektriğe bağlattın Paşa!

İşkenceden geçirip sakat bıraktığın gençleri bir de askere almak için celp emri gönderdin.

Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkum bıraktığın, çişini göbeğindeki torbaya boşaltabilen işkence mağdurlarına bir de askerlik yaptırmaya çalıştın.

Ondan hiç yargılanmazsın, umudum yok.

Onbinlerce aydın vatan evladını yurtdışına kaçmaya zorladın. Ya yıllarca dönemediler Türkiye'ye, ya da sahte pasaportlarla korku içinde girip çıktılar ülkelerine... . Artık da yerleştiler, vatandaşlık aldılar kaçtıkları ülkelerden, dönmezler. Geriye kalanlar da ya reklamcı oldu, ya da liboş oldu, şeriat meraklısı taifenin mabadını yağlıyor Paşa!

İrticaya 27 yıl evvel verdiğin destekle Nakşibendi tarikatının İskenderpaşa Cemaati Cumhurbaşkanlığının kapılarına koç başlarıyla dayandı Paşa!

80'li yıllarda jandarman anamın evini bastığında tek bir basılı sayfa bulamadı evde.

Ne bir kitap, ne bir defter, ne bir not.

Bir gecede ansiklopediler dahil bütün kitapları yaktı anam. Korkudan Paşa, can korkusundan!

Marksist Leninst falan da değildi, sosyal demokrattı rahmetli.

Nazım Hikmetti, Aziz Nesindi, Dostoyevskiydi, Tolstoydu demedi, korkudan bir gece hepsini attı sobaya. Boş kalan kitaplığı da kapının arkasına dayayıp uyudu aylarca, askerler kapıyı kırıp girmeye kalktığında gürültüye uyanabilsin diye.

Hani ilahiyata, ilahi adalete falan inanalardan değilim ama, anamın evini basan yüzbaşı bir hafta sonra anamın evinin önünde –otuzaltı yaşında- kalp krizinden öldü.

Ona bile acıdık.

Baskı yapanın üzerindeki baskının o ölümle ayırdına vardık.

Bir sabaha karşı polis benim evimi bastığında daha öğrenciydim Paşa.

Mümtaz Soysal'ın Anayasa Hukuku'nu suratıma fırlatıp, Türkkaya Ataöv'ün ders kitaplarının hesabını sordular. Yanağımdan makas bile almaya çalıştı komiserleri ha!

Biz iki arkadaştık evde, yirmi yaşlarında iki genç, onlar beş kişiydiler, beş bıyıklı polis.

Sabah minibüse binip gittiklerinde titreye titreye topladık kitapları yerden.

Paşa, bu hukuksuz düzende bu ülkeye kaybettirdiklerinin , yaktığın canların hesabını kimse sormaz senden umudum yok, ama sesinin yine çıkmaya başladığında ben de senin canını acıtacak birşey hatırladım.

Anlatacağım Paşa, bekle, siga siga [*].

Hani beynine az glükoz yardımıyla hatırlarsın belki;

1982 Eylül'ünde Yugoslavya'ya gelmiştin de Belgrad'da resmi görüşmelerini yaptıktan sonra seni Tito'nun treniyle Üsküp'e getirmişlerdi.

Hatırlıyor musun?

Ben o taraflıyım Paşa!

Senin trenini karşılayanların arasında ben de vardım. Seninle zoraki tokalaşan o sarışın kız aklında kalmamıştır.

Hani tutturmuştun

‘Dedemin mezarı bulunsun, benim dedem buralıdır'

diye.

Hatırladın mı?

Selanikli Mustafa Kemal'e benzeme çabaların vardı ya, bu da onun bir parçasıydı herhalde Makedonyalı olmak .

Sen kim Paşaaaa Mustafa Kemal kiiiim!

Hani Türk, Makedon bütün görevliler seferber olmuşlardı deden Hafız Bilmemne Efendi'nin mezarını bulmak için.

Hani eski Türkçe yazıyı okuyacak adamlar aranmıştı falan mezar taşlarını okutabilmek için.

Hatırladın mı Paşa?

Ne dedilerdi sana o vakit Paşa aklında kaldı mı?

‘'Kayıtlar bulunamıyor, mezartaşları silinmiş okunamıyor''. ‘'Dedenizin mezarını bulamadık''


demişlerdi hani.

Hatırlıyor musun?

Kıymet'in zurnasının zırt dediği yer burasıdır işte Paşa!

Dedenin mezarı da bulundu o vakit, akrabaların da.

Hepsi Arnavut çıktı senin dediğin gibi Türk değil.

Akrabaların dedi ki; ‘ 'Biz köken olarak Arnavutuz, Kenan Paşa da Arnavuttur' ' dediler.

Hepsi tanıyorlar seni, biliyorlar kim olduğunu. Hani şurda bir ayağın çukurdayken bil istedim. Toprağın çeker de belki bir ziyaret daha yaparsın ölmeden evvel o taraflara. Ben o yılları hatırladıkça nuk mund të flej [ * ]

Paşa, sen uyuyabiliyor musun?

Oğlum, Shqiptar[ * ] Paşa'ya bir Arnavut ciğeriyle pırasalı bürek getir, benim masaya yaz hesabı da.

------------ --------- -
Siga siga: (Arnavutça): yavaş yavaş
Nuk mund të flej: (Arnavutça): uyuyamıyorum
Shqiptar: (Arnavutça): Arnavut

 

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007