Siyaset23 Şubat 2007 00:00

Ateşi Irak'ta Yanar, Dumanı Burada Tüter İhanetin - Oktay Yıldırım

Şimdi bakalım, Yeni Aktüel dergisi adına Murat Yalnız, Emekli Orgeneral Çetin Doğan ile bir söyleşi yapmış. Irak'ta Kürt milliyetçiliğini değil, dini grupları mı sorun görüyorsunuz? Sorusuna; -"Yarın ABD Irak'tan çıktığında, dini bir merkezi yönetim olacak. Oradaki grupların hepsi dini. Laik bir yönetim kuran, dini öne çıkarmayan tek topluluksa Kürtler. Bağımsız bir devlette diretmedikleri sürece, bizimle laik bir bağ kurabilecek tek yapılanma Kürtlerinki. " buyurmuş. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis coupons printable link discount prescription drug cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilocialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Ateşi Irak'ta Yanar, Dumanı BuradaTüter İhanetin

Oktay Yıldırım
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  23.02.2007
   
 

Bu kulaklar bunları da mı duyacaktı?

Bu meydan bu kadar mı boş da önüne gelen çıkıp milletime, orduma, tarihime meydan okur, hakaret eder.

Diyarbakır'ın DTP il başkanı olacak herif kimdir, ne cüretle çıkıp tehdit
edebiliyor devletİ.

Irak'ın kuzeyinden "Güney Kürdistan" diye bahseden bu
haddini bilmezin haddini bildirmek için kuzeyinin de Türkiye'nin bir bölümü
olduğunu söylemesini mi bekliyor Cumhuriyetin savcıları, adli irade veya her
kimse, bu hezeyana mukabele etmesi gerekenler.

Şemdinli'deki iki vatan evladına 39,5 yıl cezayı bilmediğimiz ve
anlayamadığımız bir nedenden dolayı veren.

Şehit olan oğlunun tabutu başında "Türklüğünden utananlar utansın"
dediği için hakkında kamu davası açıp 11 ay 25 gün cezayı bir şehit babasına
reva gören adli iradeden bahsediyorum.

Neredesiniz?

"Kerkük'e yapılan saldırılar, Diyarbakır'a yapılmış olur

Diyarbakır'a yapılan saldırılar ise Kerkük'e yapılmış bir saldırı olur"

ne
demektir?

Bu adam Diyarbakır'ı müstakil bir ülke, Kerkük'ü de stratejik
müttefiki mi sanıyor ki kendini bir devlet başkanı edasıyla bu cümleyi
kurmaya muktedir görüyor?

Şimdi hukuk nerededir?

Bu adam çıkıp açıkça meydan okuyacak ve bu memleketin
evlatları susacak mıdır? Diyelim ki Kerkük'e bir askeri müdahale oldu, ne
yapacak o vakit?

Silahlarını kuşanıp Türk ordusunun karşısına mı çıkacak?
Ayaklanma mı çıkaracak? Stratejik müttefiklerine yardımcı olmak için
Mehmetçiği arkadan mı vuracak? Bu söz ne anlama gelmektedir?

Kısa bir süre önce haddini çoktan aşmış olan Barzani;

"Türkler Irak'a girerse yollarına gül dökerek karşılamayacağız"

demişti, bu açıklamanın onunla bir ilgisi var mıdır?

Barzani'nin Türkiye içinde güvendiği güçler mi vardı da bu sözleri söyledi?

Barzani'nin sözlerinden sonra DTP il başkanının sözleri daha anlamlı olmadı mı?

Oldu elbet, ne dedi Diyarbakır il başkanı olacak adam;

"Birbiriyle diyalektik bir bağı olan bir mücadeledir. Böylesi bir süreçte bütün Kürt
politikacılarının, bütün Kürt temsilcilerinin birlik halinde olması,
enerjilerini ve imkânlarını bu ortak mücadelede kullanması gerektiğinin
önemine değiniyoruz. Bunun zemininin hazırlanması açısından bu davet bizim
için önemlidir".

Daha ne demesini bekleyeceğiz bu adamın, açıkça savaş ilan
etmesini mi?

Kurtarılmış bölgeler ilan edip baş kaldırmasını mı? Türkiye
Cumhuriyetinin üniter yapısına karşı açık bir meydan okuma ve Barzani'nin
bağımsız Kürdistan hayallerinin Türkiye'nin bir kısmını da kapsadığının
açıkça ilanı değil midir?

Ben mi yanlış anlıyorum "Diyalektik mücadeleyi"?

Diyarbakır, bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin bir kentidir ve bu adam da
bağımsız Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş sözüm ona bir siyasi
partinin il başkanıdır. Burada tek bağımsız olan ve bağımsız konuşabilecek
olan Türk Devlet erkidir.


Hal böyle iken bu Barzani aşkının anlamı nedir?

Sana ne Barzani'den, Barzani senin neyin olur, ortağın mı, müttefikin mi,
liderin mi?

Her hangi bir partinin il başkanı çıkıp Yunanistan'a yapılacak
bir saldırıyı kendimize yapılmış sayarız diyor mu bu ülkede?

Şimdi kardeşini teröre şehit vermiş bir delikanlıdan, oğlunu vatan
için nöbet tutarken şehit vermiş bir babadan, kolunu bacağını bırakmış bir
gaziden ne bekliyorsunuz ey milletin idarecileri?

Bu adamlar şehit edilirken seyrettiniz, şehitler vatan toprağına koyulurken katillerini alkışlayan, öven gazetecileri de seyrettiniz demokrasi adına, şimdi bu kime ve neye
hizmet ettiği belli olmayan adamlar meydan okuyor yine seyrediyorsunuz. Bu
ülke seyirlik panayır yeri değildir, bu milletin evlatları da bu panayırın
cambazları değildir bilesiniz. Bu milletin ayranını kabartmak kimseye fayda
sağlamaz haberiniz olsun.


Barzani ile konuşma taraftarlarının artık Barzani ile konuşmasına
gerek yok zira burada onun adına konuşacağınız çok adam var. Oluşturmaya
çalışılan gerilim gün gibi ortadadır, bir yanda bu tehditkâr ve tahrik edici
beyanlar diğer yanda ise vurun abalıya misali milliyetçi işaretlemeleri.
Önümüz 21 Mart, hatırlayın Genelkurmay başkanı ne demişti;

" Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük tehditleri ile karşı karşıyadır"

, daha önce Mit müsteşarı ne demişti özetle

" ulus devletler yok olabilir",

Cevat Öneş isimli eski istihbaratçı ne demişti;

"Türkiye'nin barışa ihtiyacı var. Kürt sorunu nedir diye baktığımızda 80
yıllık süreçte bu sorunu çözemedik. Sorun yüzde 60 psikolojiktir.

Sorun 80 senedir devam ediyorsa 20 yılda büyük kayıp veriyorsak ve hala işin
içinden çıkamıyorsak günümüzün şartlarıyla Türkiye'nin geleceği için yeni
politikaların ve yeni yönelişlerin belirlenmesi lazım."


Nasıl yani yeni yönelişler?

Daha öncesine gidelim, Hilmi Özkök beyefendi ne buyurmuştu;

"Asimetrik fikirlere önyargılı yaklaşmayın"

Alın size asimetrik yaklaşım.

Sonuç ne? Açık tehdit.

Neye güvenerek tehdit ediyor bu adam?

Amerikanın kuzey Irak'ta 120 köyü boşaltarak kurmayı planladığı, askeri üssün gücüne olabilir mi?

Ya sizce?

Bunlar geçmişi unuttukları veya hiç öğrenemedikleri için bizi
yöneten, bazen askerlerimize komutanlık eden yetersiz ve yeteneksizlerin
uyguladıkları yanlış politikaların sonucu olarak önümüzde durmaktadır.
O vakit milliyetçilere faşist diyenlerin tümü bu gün top yekûn millici olmuş
ama geçmişlerinden gelen inatla kendilerine Ulusalcı demektedirler.

Biz ateş ve hareket tekniği başlıklı yazımızda demiştik ki;

"gerçek düşman, size ateş ederek taarruz edenleri yöneten karargâhtır ve esas olan önünüzde durandan ziyade dağın arkasını görmeye çalışmaktır".

Yani kıymetli okuyucu, PKK'nın sadece, Amerikanın Barzani üzerinde yıllardır kurguladığı bağımsız Kürdistan projesine ve Barzani'ye çelik yelek görevi yaptığını, Amerikanın
bunu (bağımsız Kürdistan hayalini) Paris barış konferansında ilan ettiğini
ve bu projenin bu günkü adının BOP olduğunu yazmıştık.

BOP eş başkanı kim? Biraz yorun hafızanızı önünüzde duruyor.

Şimdi bakalım, Yeni Aktüel dergisi adına Murat Yalnız, Emekli Orgeneral
Çetin Doğan
ile bir söyleşi yapmış.

Irak'ta Kürt milliyetçiliğini değil, dini grupları mı sorun görüyorsunuz?
Sorusuna;

-"Yarın ABD Irak'tan çıktığında, dini bir merkezi yönetim olacak. Oradaki
grupların hepsi dini. Laik bir yönetim kuran, dini öne çıkarmayan tek
topluluksa Kürtler.
Bağımsız bir devlette diretmedikleri sürece, bizimle
laik bir bağ kurabilecek tek yapılanma Kürtlerinki. "

buyurmuş.

Bu gün ne oldu peki, DTP il başkanı açıkça devleti tehdit etti. O da laik mi acaba?

Başka ne demiş Çetin paşa?

"Kürtlerle iyi ilişkileriniz vardı; siz orada bir Kürt devletini Türkiye'ye
tehdit olarak görmüyorsunuz"

tespitine şu cevabı vermiş:

"Bağımsız devlete varmadığı sürece, Irak'ta Kürtlerin kazanımlarını
kendimize sorun etmeyelim. Ederseniz, buradaki Kürtleri de üzersiniz.
Bizdeki Kürt varlığı, Irak'taki Kürtlerle dostluğumuzun teminatıdır.
Kürdistan lafından ürkmek de yersiz. Coğrafi bir isimdir. Asıl dikkat
edilmesi gereken başka. ABD kendi eliyle bir dinci hükümeti Irak'ta başa
getirdi.
İran'a karşı denge olan bir yönetimi sildi ve Irak'ta Şii
etkinliğinin artmasına sebep oldu."

Bu gün ne oldu?

O ürkmemek gerektiğinin
söylendiği Kürdistan lafına bir güney ve bir de Kuzey sıfatları eklendi.
Ekleyen kimler?

Benim ülkemde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, bir siyasi
partinin yetkilileri. Kuzey'den nereyi kastediyor biliyor musunuz? Onu da mı
yazayım, pes artık. Görün nereye gittiğimizi ve nasıl gittiğimizi.

ABD'nin Adana Başkonsolosu Eric Green

Mardin DTP İl Binası'nda Başkan Ferhan Türk'le baş başa görüşmüş.
Gazetecilerin içeri alınmadığı ve izlemelerine izin verilmediği buluşmada
neler konuşulduğu bilinmiyor, Mardin'deki temaslarının ardından Şırnak'a
geçen Green efendi
, bir gazetecinin sorusunu cevaplarken,

"Hedefimiz, Türkiye ile birlikte gelecekte Irak'ta istikrarı sağlamak"

demiş. Bu noktada Altemur Kılıç'ın 22-02-2007 tarihli Yeniçağ gazetesindeki köşesinden bir
alıntı yapmak gerek;

" Dedim ya eski oyun ve eski oyunun başlıca aktörlerinden biri Cengiz
Çandar'dır. Filistin Kurtuluş Örgütü'nde terör eğitimi gören Cengiz, 1980
sonlarında Mehmet Ali Birand'la birlikte Turgut Özal'la APO arasında barış
postacılığı yapmaya kalkmışlar. Ve APO'nun huzuruna giderek onu Türk
kamuoyuna, "iyi" tanıtan yazılar yazmışlardı.


Böylelikle, sağlanacak uzlaşmanın, barışın neticesi ne olacaktı? Önce,
PKK'yı meşrulaştırmak, sonra APO'nun başında olacağı bir Türkiye-Kürdistan
Federasyonu veya "Konfederasyon" olacaktı. Zamanın Cumhurbaşkanı Özal da bu
öneriye yatkındı. Çankaya'da, duvardaki haritada bu federasyonun boyutlarını
bana göstermiş ve "Ne iyi olur değil mi" diye sormuştu.
Ben "sanmıyorum"
diye cevap verince de somurtup, susmuştu. Eğer bu senaryo komutanların
direnişi ve TSK'nin mücadelesiyle bozulmasaydı, Türkiye ne olurdu, nerede
olurduk? "

Görüldüğü üzere hesap hiç kapanmamış ve yeni oyuncularla devam etmiş.

Alın size ön yargılı yaklaşmamak gereken asimetrik fikirlerin
sonucu. Tarih boyunca Amerika tarafından beslenen ateş Irak'ın kuzeyinde
yanıyor, dumanı ise benim öz vatanımda tütüyor.

Ateşi söndürmekle memur zevat ne yapmış?

Ateşe odun taşımadıysa bile, ne acı ki belki de farkında
olmayarak(?) ateşi yellemiş. Hep beraber milletçe yellemişiz.

Şimdi bari gözünü aç kıymetli okuyucu, adamın kendi ağzıyla ilan ettiği mücadelesinin diyalektiğini gör. Geçmişte yapılan hataları gör.

Unutma vakit çok geç olabilir. Kerkük'e müdahale etmeye gerek bile
kalmayacak şu kandilleri söndürünce.

Şu Habur sınır kapısını kapatmakla başlayın bakalım, kandil mandil kalacak mı ortada.

Eğer bu önlemleri Devlet zamanında almaz da millete düşerse iş, eyvah ki o gün değil kandil ne ocaklar sönecektir bilesiniz. Bu milletin bir iç çatışmaya sürüklendiğini
hala görmeyenlerin ocakları da o ocaklar arasında olacaktır emin olun.

Yanlış anlama ve milliyetçi avlama fetişistleri için özellikle belirtelim bu
millet hesabını yüce divanında sorar, sandıkta sorar, ocakları da yüce Türk
adaletinin elleri söndürür. Siz ne zannetmiştiniz?




"VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN
OLSUN"




23-02-2007

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007