Siyaset27 Mart 2005 00:00

AKIL VE GÖNÜL GÖZÜNE BAYRAK SARMAK - Mahmut ÖZYÜREK

Mersinde Düzenlenen Nevruz gösterileri sonrasında;  PKK'lı, emperyalist beslemesi bir gurup eşkıya  güruhunun, Türk bayrağının üstünde tepinmesi, yerlerde sürüklemesi, hızlarını alamayıp yakmaya  kalkışması tüm ülkede büyük tepkilere neden  oldu. Elbette tepki gösterilmeliydi. Ama,  Ulusal onur saydığımız bayrağa karşı yapılan  saygısızlığa  bunca gürültü , patırtı koparanlar, sayacağım eylemlerde neden suskun kaldılar merak ediyorum? acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenamicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgkamagra link kamagra gel

Bayrak : Bizim için Devletin tekliği, ülkenin bölünmez bütünlüğü, ulusun birliği değimliydi , Yani  ay yıldızlı al bayrak : vatanı, ulusu, devleti simgelemiyor muydu ?  Öyleyse; 

 Şimdi sokaklara  dökülenler; KİT adı verilen Sümerbank, Etibank, Şeker Fabrikaları, Çimento Fabrikaları, SEKA, Tekel, Petkim, Tüpraş, TPAO, T.T.K, T.K.İ, TEK, Madenler, İşletmeler, Limanlar, "Özelleştirme" adı altında yağmalanıp yabancılara peşkeş çekilirken  neden suskun kaldılar?

Şimdi sokaklara  dökülenler; Yabancılara Toprak Satışı yasası T.B.M.M.'den çıkarken, bir buçuk yılda Malta büyüklüğündeki vatan topraklarının yabancıların eline geçerken nerelerdeydiler?

Şimdi sokaklara  dökülenler;  Hani Çanakkale'de  bir metre kareye  altı kilogram mermi düşmüştü? Her karışı kanla sulanmış  vatan topraklarının satışı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlığın  yasaklanmıştı. Bu, 22 Aralık 1934 tarih ve 2644 sayılı Tapu Kanunu ile sağlanmıştı.  Aradan 71 yıl geçtikten sonra bugün işbaşına gelen  hükümetler, 19 Temmuz 2003 tarih ve 4916 sayılı yasayla yabancıların ülkemizden toprak alımını serbest bıraktı,yani vatan topraklarının  satışı serbest  bırakıldı. 

Tüm bunlar olurken ,Şimdi sokaklara  dökülenler  başka ülkeyi ziyarete mi gitmişlerdi? Hiç birinizi  göremedik sizin, hani çok merak da ettik. Nerelerdeydiniz beyler ?
        
Şimdi sokaklara  dökülenler; Dünya Devletlerini büyük çoğunluğunun onaylamadığı, kimilerinin ise altına şerh düşerek kabul ettiği şu bildiğimiz İKİZ YASALAR'IN birinci maddesinin ; yani,Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı maddesinin;  " Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler." diye yazdığını,  bu yasanın ülkeyi bölünmeye götüreceğini,   kimi ulusal güçler, bağırıp çağırıp; "imdat !!! bölünüyoruz !!!" diye çığlıklar atarken neredeydiniz ?

         Şimdi sokaklara  dökülenler; Hadi bunları duymadınız okumadınız diyelim.  "Kendi  ana dilinde eğitim hakkı" yasalaşırken, ülkenin ses bayrağı yerlerde sürüklenip yakılırken nerelerdeydiniz ?

Şimdi sokaklara  dökülenler;  30.000 yurttaşımızın katledilmesinden sorumlu olana ve onun suç ortaklarına af üstüne af çıkarılırken, Bağımsız Türk Mahkemelerinin verdiği kararlar yok sayılıp,  Zana ve suç ortaklarının yeniden yargılanması gündeme geldiğinde   sizler uykunuzun sabah mahmurluğu zevkini mi tadıyordunuz,  yoksa tatilde miydiniz ?

Şimdi sokaklara  dökülenler; Kimi  sözde ulusal basın AB ve ABD borazanlığı  yani "mütareke  medyası"  görevini yaparken, kimileri  ise  Arap çöllerinde istiklal ve istikbal ararken, Kıbrıs'ta verdiğimiz 70.000 şehidin kanı   Rum' a peşkeş çekilirken, siz pikniğe mi çıkmıştınız?

Şimdi sokaklara  dökülenler; Bu ülkenin en yetkili makamlarını işgal eden kimileri "Diyarbakır'ı  BOP'un  yıldızı  yapacağım" , "AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer"   derken siz alkışlamıyor muydunuz.?

Şimdi sokaklara  dökülenler; "30  bin Kürdü, bir milyon Ermeni'yi   öldürdük"  diyen oğlanlar Pamuk olduğu için mi ses çıkarmadınız ?

Şimdi sokaklara  dökülenler; AP  Başkanı  Borrell  10 yıl  sonraki  Türkiye'yi  kastederek  "bu süre sonundaki Türkiye, şu andaki Türkiye olmayacak'' dediğinde,Türkiye  ziyareti  öncesi  "Kürdistan'ı da  ziyaret  edeceğim !" diye açıklama  yaptığında,  "Beyefendi bu "KÜRDÜSTAN" neresidir diyeniniz olmadı ?

Şimdi sokaklara  dökülenler; Kürtçü kimi karanlık beyinli, AB-ABD  beslemesi sözde aydın bozuntuları   televizyonlara çıkıp,  "Kürt  kimliğinin yasal  ve  anayasal  olarak  tanınmasını,  dağdaki PKK'lıları  ve  Abdullah Öcalan'ı  da kapsayacak  şekilde genel affı,  ana  dilde  eğitimi "  dile getirdiklerinde TV karşısında  keyif çatıp, "adam sende mi diyordunuz ?

Şimdi sokaklara  dökülenler; Avrupa Birliğine girmenin  ön koşulunun; Kıbrıs'ı Rum'a, Doğu Anadolu'yu Ermeni'ye Peşkeş çekmek olduğunu ,Egemenlik haklarımızın büyük bir kısmının AB Emperyalistlerine devredileceğini  bildikleri halde  neden sokaklara dökülmediler ?  Doğrusu çözemedim?

Tüm bu ihanetler hainlikler  gözlerimizin önünde  kimi seçilmiş ve atanmışlarca  kansız, silahsız yapılırken,  Şimdi sokaklara dökülüp bağıranlar acaba neredeydi?

Gerçekten merak içindeyim, nerelerdeydiniz ?  Daha sayılacak çok ihanet var. Saymaya bu sayfalar yetmez.  Ama Merak ediyorum; Bu ülkenin yasalarında " Etnik kökeni Türk olanlar  her türlü ihaneti yapama hakkına sahiptir. Bunlara her hangi bir caza verilemez."  Diye bir madde  varda biz mi bilmiyoruz ? Yoksa Kimileri akıl ve gönül gözüne bayrağı sarıp başka bir şey göremez mi oldu?   Kim bilir; belki kimi "küreselleşmeci Provokatörler" oyunun senaryosunu böyle yazdılar ?