AKIL VE GÖNÜL GÖZÜNE BAYRAK SARMAK - Mahmut ÖZYÜREK
Mersinde Düzenlenen Nevruz gösterileri sonrasında; PKK'lı, emperyalist beslemesi bir gurup eşkıya güruhunun, Türk bayrağının üstünde tepinmesi, yerlerde sürüklemesi, hızlarını alamayıp yakmaya kalkışması tüm ülkede büyük tepkilere neden oldu. Elbette tepki gösterilmeliydi. Ama, Ulusal onur saydığımız bayrağa karşı yapılan saygısızlığa bunca gürültü , patırtı koparanlar, sayacağım eylemlerde neden suskun kaldılar merak ediyorum? acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenamicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgkamagra link kamagra gel
Bayrak : Bizim için Devletin tekliği, ülkenin bölünmez bütünlüğü, ulusun birliği değimliydi , Yani ay yıldızlı al bayrak : vatanı, ulusu, devleti simgelemiyor muydu ? Öyleyse;
Şimdi sokaklara dökülenler; KİT adı verilen Sümerbank, Etibank, Şeker Fabrikaları, Çimento Fabrikaları, SEKA, Tekel, Petkim, Tüpraş, TPAO, T.T.K, T.K.İ, TEK, Madenler, İşletmeler, Limanlar, "Özelleştirme" adı altında yağmalanıp yabancılara peşkeş çekilirken neden suskun kaldılar?
Şimdi sokaklara dökülenler; Yabancılara Toprak Satışı yasası T.B.M.M.'den çıkarken, bir buçuk yılda Malta büyüklüğündeki vatan topraklarının yabancıların eline geçerken nerelerdeydiler?
Şimdi sokaklara dökülenler; Hani Çanakkale'de bir metre kareye altı kilogram mermi düşmüştü? Her karışı kanla sulanmış vatan topraklarının satışı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlığın yasaklanmıştı. Bu, 22 Aralık 1934 tarih ve 2644 sayılı Tapu Kanunu ile sağlanmıştı. Aradan 71 yıl geçtikten sonra bugün işbaşına gelen hükümetler, 19 Temmuz 2003 tarih ve 4916 sayılı yasayla yabancıların ülkemizden toprak alımını serbest bıraktı,yani vatan topraklarının satışı serbest bırakıldı.
Tüm bunlar olurken ,Şimdi sokaklara dökülenler başka ülkeyi ziyarete mi gitmişlerdi? Hiç birinizi göremedik sizin, hani çok merak da ettik. Nerelerdeydiniz beyler ?
Şimdi sokaklara dökülenler; Dünya Devletlerini büyük çoğunluğunun onaylamadığı, kimilerinin ise altına şerh düşerek kabul ettiği şu bildiğimiz İKİZ YASALAR'IN birinci maddesinin ; yani,Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı maddesinin; " Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler." diye yazdığını, bu yasanın ülkeyi bölünmeye götüreceğini, kimi ulusal güçler, bağırıp çağırıp; "imdat !!! bölünüyoruz !!!" diye çığlıklar atarken neredeydiniz ?
Şimdi sokaklara dökülenler; Hadi bunları duymadınız okumadınız diyelim. "Kendi ana dilinde eğitim hakkı" yasalaşırken, ülkenin ses bayrağı yerlerde sürüklenip yakılırken nerelerdeydiniz ?
Şimdi sokaklara dökülenler; 30.000 yurttaşımızın katledilmesinden sorumlu olana ve onun suç ortaklarına af üstüne af çıkarılırken, Bağımsız Türk Mahkemelerinin verdiği kararlar yok sayılıp, Zana ve suç ortaklarının yeniden yargılanması gündeme geldiğinde sizler uykunuzun sabah mahmurluğu zevkini mi tadıyordunuz, yoksa tatilde miydiniz ?
Şimdi sokaklara dökülenler; Kimi sözde ulusal basın AB ve ABD borazanlığı yani "mütareke medyası" görevini yaparken, kimileri ise Arap çöllerinde istiklal ve istikbal ararken, Kıbrıs'ta verdiğimiz 70.000 şehidin kanı Rum' a peşkeş çekilirken, siz pikniğe mi çıkmıştınız?
Şimdi sokaklara dökülenler; Bu ülkenin en yetkili makamlarını işgal eden kimileri "Diyarbakır'ı BOP'un yıldızı yapacağım" , "AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer" derken siz alkışlamıyor muydunuz.?
Şimdi sokaklara dökülenler; "30 bin Kürdü, bir milyon Ermeni'yi öldürdük" diyen oğlanlar Pamuk olduğu için mi ses çıkarmadınız ?
Şimdi sokaklara dökülenler; AP Başkanı Borrell 10 yıl sonraki Türkiye'yi kastederek "bu süre sonundaki Türkiye, şu andaki Türkiye olmayacak'' dediğinde,Türkiye ziyareti öncesi "Kürdistan'ı da ziyaret edeceğim !" diye açıklama yaptığında, "Beyefendi bu "KÜRDÜSTAN" neresidir diyeniniz olmadı ?
Şimdi sokaklara dökülenler; Kürtçü kimi karanlık beyinli, AB-ABD beslemesi sözde aydın bozuntuları televizyonlara çıkıp, "Kürt kimliğinin yasal ve anayasal olarak tanınmasını, dağdaki PKK'lıları ve Abdullah Öcalan'ı da kapsayacak şekilde genel affı, ana dilde eğitimi " dile getirdiklerinde TV karşısında keyif çatıp, "adam sende mi diyordunuz ?
Şimdi sokaklara dökülenler; Avrupa Birliğine girmenin ön koşulunun; Kıbrıs'ı Rum'a, Doğu Anadolu'yu Ermeni'ye Peşkeş çekmek olduğunu ,Egemenlik haklarımızın büyük bir kısmının AB Emperyalistlerine devredileceğini bildikleri halde neden sokaklara dökülmediler ? Doğrusu çözemedim?
Tüm bu ihanetler hainlikler gözlerimizin önünde kimi seçilmiş ve atanmışlarca kansız, silahsız yapılırken, Şimdi sokaklara dökülüp bağıranlar acaba neredeydi?
Gerçekten merak içindeyim, nerelerdeydiniz ? Daha sayılacak çok ihanet var. Saymaya bu sayfalar yetmez. Ama Merak ediyorum; Bu ülkenin yasalarında " Etnik kökeni Türk olanlar her türlü ihaneti yapama hakkına sahiptir. Bunlara her hangi bir caza verilemez." Diye bir madde varda biz mi bilmiyoruz ? Yoksa Kimileri akıl ve gönül gözüne bayrağı sarıp başka bir şey göremez mi oldu? Kim bilir; belki kimi "küreselleşmeci Provokatörler" oyunun senaryosunu böyle yazdılar ?