ABD15 Şubat 2007 00:00

ABD Nezdinde PKK Koordinatörü Barzani - Ali İhsan Gürcihan

Kendini Kürdistan Bölge Başkanı ilan eden adamdan PKK terör örgütüne yönelik çözüm bekleyişine girilirse ve bu konuda ABD gibi ikiyüzlü bir yönetimde aracılığa soyunursa,gelinecek nokta ve alınacak cevap budur. Saygı duyduğum isimler ve samimi olarak yapıldığına inandığım çalışmalar nedeniyle koordinatörlük konusunda bir şey yazılmasını uygun bulmuyordum. coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardsbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusdiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards

ABD Nezdinde PKK Koordinatörü Barzani

Ali İhsan Gürcihan
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  15.02.2007
   
 

Barzani, terörle mücadele ABD Koordinatörü E. Org. Raltson' la yaptığı görüşmede Raltson' a PKK terör örgütü konusunda şu cevabı verdiğini söylüyor. Hem de bizim konu ile ilgili olumlu beklentiler içinde olduğumuz bir dönemde;

‘' Çözülmesi gereken olay siyasidir. Olay sadece PKK'dan ibaret değildir. Mutlaka siyasi ve barışçıl yollarla halledilmesi gerekir.''

Kendini Kürdistan Bölge Başkanı ilan eden adamdan PKK terör örgütüne yönelik çözüm bekleyişine girilirse

ve

bu konuda ABD gibi ikiyüzlü bir yönetimde aracılığa soyunursa,gelinecek nokta ve alınacak cevap budur.

Saygı duyduğum isimler ve samimi olarak yapıldığına inandığım çalışmalar nedeniyle koordinatörlük konusunda bir şey yazılmasını uygun bulmuyordum.

Ancak PKK temsilcisi Barzani' nin bu açıklamaları karşısında bir şeyler söylemek ve yazmak, ister istemez bu konuyla bağlantı kurmayı gerektiriyor.

Peşinen ifade edeyim ki, ABD'nin PKK terörü ile mücadele konusunda TÜRKİYE 'nin çıkarları bırakın bizi kürtlerin de çıkarları açısından samimi olmadığına inanmış biriyim.

Büyük Orta Doğu dedikleri sömürgeci planı uygulamaya geçtiği 1990' sonlarından itibaren PKK terör örgütünü daha iyi tanımış ve TÜRKİYE'yi tam olarak karşısına almayacak şekilde bölgede sadece kendi çıkar ve politikaları açısından çeşitli maksatlarla kullanabileceği bir güç olarak değerlendirmiştir.

PKK terör örgütü ile temasta olduğu da açıkça ortadadır.

Durum ve şartlara göre özellikle TÜRKİYE'ye yönelik olmak üzere bölgedeki çıkarları açısından terör örgütünü bir araç olarak dolaylı metotlarla kullanmış ve kullanmaya da devam etmektedir.

Önümüzdeki dönemlerde terör örgütüne ait bazı unsurların daha değişik yapılara dönüştürülerek başta İran'a karşı olmak üzere değişik maksatlarla ve daha geniş kapsamlı bir şekilde kullanılması da mümkün görülmektedir.

Tabi bu gelişme bize terör örgütünü dağıtmaya, çökertmeye yönelik bir hareket olduğunu belirteceklerinden de hiç kuşku duymamak gerekir.

Terörist Abdullah ÖCALAN' ın yakalanmasında ABD tarafından yapılan yardım bize yönelik bir iş birliği gibi gözükse de terörü siyasallaştırma açısından PKK' nın da işine yarayan bir gelişme olduğu için, sağlandığı iddia edilen yardım bile tartışılabilecek şüpheli bir konudur.

Bu nedenle ABD' ye minnet duyulacak ve onu samimi bir ortak kabul edecek bir durum ortada yoktur.

ABD, Türkiye ile tüm temaslarında kendisinin çözüm için önemli bir konumda olduğu yada sorunun çözümü için ABD' ye ihtiyaç olduğu mesajını dolaylı bir şekilde vermeye çalışmıştır.

Terörist Öcalan'ın yakalanışında ABD' nin iddia edilen katkısı da bizde böyle bir kanaat oluşmasını kolaylaştırmıştır.

Irak'ın işgali ve Irak Kuzeyindeki son gelişmeler karşısında ABD' den beklentilerimiz nedeni ile maalesef bir gerçek olarak elimiz kolumuz da uzun süre bağlı kalmıştır. Bölgede ABD himayesinde gelişen şartlar terör örgütünün sözde siyasallaşma anlamında mesafe almalarına ve cesaretli davranmalarına da fırsat vermiştir.

Kan dökülmesini önlemek için T.C Devletinin iyi niyete dayalı olarak terörün çözümü konusunda “her şey denenmeli” yaklaşımı, olaylara sadece kendi çıkarları açısından bakan ABD yönetiminin tam olarak anlaması mümkün değildir.

ABD denen devletin derin güçlerinin esas maksadı maalesef PKK' yı çökertmek değil, onu kendi çıkarlarına uygun yeni bir yapıya dönüştürmek ve buna paralel olarak yürütülecek kısmi siyasallaşma sürecini kontrol altına almaktır.

Böylece bir yandan TÜRKİYE' ye şirin gözükürken bir yandan da etkinliğini ve bölgede yaptırım gücünü muhafaza etmeyi ve yeni yapılanma sürecini de kontrol altında tutmayı hedeflemektedir.

İşte koordinatör RALSTON' un 11 Ekim 2006' da

“Ateşkesi ciddiye alın, fırsata dönüştürebiliriz.”


söylemi ile Barzani' nin

“Olay sadece PKK' dan ibaret değildir, mutlaka siyasi ve barışçı yollarla halledilmesi gerekir.”


söylemleri aynı ana fikirden kaynaklanmaktadır ve bu düşüncenin sahibi ya da sahibinin akıl hocası ABD ‘ nin ta kendisidir. Planlama ve uygulamada Büyük Orta Doğu planlarının bir parçası olarak devam ettirilmektedir.

1990'ların sonunda bitirilmek üzere olan PKK terörü, ABD' nin Irak' ı işgali sonrası yeniden canlandırılarak terörle mücadele de işbirliği maskesi altında nerede ise uluslararası bir sorun haline getirilmiş, terör örgütünün kendisi de şimdilik BARZANİ nezdinde uluslararası bir taraf konumuna sokulmuştur.

ABD' nin Irak'ı işgali ve bölgedeki amaçları ile birlikte değerlendirildiğinde , PKK terörünün ne maksatla yeniden tırmandırıldığını daha iyi değerlendirmek mümkündür.

AB'nin hukuki ve siyasi karar organlarınca

“terörist Abdullah Öcalan'ın tekrar yargılanmasına gerek yoktur”

kararı olumlu bir gelişmedir.

Umarım bu karar, terör örgütünün para kaynaklarının yok edilmesi,
AVRUPA'daki teröristlerin yakalanması ve televizyon yayınlarının kapatılması yolunda yıllardır AVRUPA ülkelerine yaptığımız çağrılar açısından Fransa ve Belçika örneğinde başladığı gibi mücadele için ciddi bir ortam yaratacaktır.

Böylece ABD'de AVRUPA'daki olumlu gelişmeleri kendi başarısı gibi göstermek yerine, PKK terörü ile Irak kuzeyinde mücadelede gerçekten samimi davranma zorunluluğunu hissedecektir.

 

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007