Siyaset13 Şubat 2007 00:00

Saçmalayan Emekliler - Ali İhsan Gürcihan

Dikkatle okuduğunuz ve sorguladığınız zaman görürsünüz ki açıkladıkları da tutarsız, ipe sapa gelmez, aslında kendi beceriksizliklerini ve cehaletini ortaya koyan hususlar. Zaten akıllı olsalar, ya yapacakları işi doğru tespit ederlerdi ya da seçtikleri işi ve görevi doğru dürüst yaparlardı. Ulusal devlet ve milli irademize yönelik maksatlı yürütülen yıpratma ve ayrıştırma faaliyetlerinin en önemli bölümünü topluma KİRLİ BİLGİ İLE TAARRUZ etme yöntemlerinin oluşturduğu bilinmektedir.abilify link abilifykamagra link kamagra gel

Saçmalayan Emekliler

Ali İhsan Gürcihan

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  13.02.2007
   
 

Son zamanlarda yaptıkları açıklamalarla Devletimize ve Milletimize zarar veren geçmişte üst düzey görevler yapmış emekliler dikkati çekmeye başladı.

- Kimi; PKK ile nerede ise görüşme yapılmasını teklif ediyor

- Kimi; kamuoyunun şüphe ile baktığı ne olduğunu çözemediği birinin yanaklarından öpüyor.

- Kimi; "ben de bomba attırmıştım" diyor.

- Kimi de; çıkıyor milliyetçilik duygularını silahlar üzerinde yemin ettirecek kadar kabul edilemez tehlikeli ve milliyetçilikle hiç ilgisi olmayan bir noktaya götürüyor.

Daha birçok örnekleri var da, ilk anda aklıma gelenler bunlar.

Bu söylediklerinin, yaptıklarının doğruluk derecesini bir kenara bırakalım ama konuştukları ve yaptıklarını iddia ettikleri hususlar sadece Devletin, Ülkenin itibarını zedelemekle, insanlarımız arasında güvensizlik yaratmakla kalmıyor, kendilerini de bir ölçüde riske sokuyor.

Belli aşamalardan geçip; ülkede üst düzey sorumluluklar almış bu insanlar neden, hangi gerekçe ile bunu yapabilirler diye düşündüğümüzde; haklı bir gerekçe bulmak zor ama yine de şunları sıralamak mümkün;

_ Olmaması gerekir ama, zeka düzeyleri ve kapasiteleri yetersiz olduğu halde geçmişte kendilerine böyle üst düzey görevler tesadüfi olarak verilmiştir.

_ Belki Devletle ve geçmişte mensup oldukları kurumla makam, mevki açısından kendilerince bir hesapları vardır. Sadakat duyguları bu ihtiraslarını ve küskünlüklerini önlemeye yetecek seviyede olmadığından dolaylı yollarla bir şeyler ifade etmeye çalışıyor olabilirler.

_ Artık unutulmanın burukluğu ile yeniden gündeme gelme gibi basit kişisel tatmin yoluna sapabilirler.

_ Ya da en iyimser sebep olarak, her insanın başına geleceği gibi yaşlılığın getirdiği unutkanlık ve bilinçsizlik halleri başlamış ve çenelerini tutamıyor duruma gelmiş olabilirler.

Dünyada, bölgemizde ve ülkemizde eşitsizliğin, aşağılanmanın, çifte standardın, eğitimsizliğin veya yanlış eğitimin yarattığı olumsuz ortamda öfke ve şiddete başvurma çok kolaylaştı ve çok rastlanır bir durum haline geldi.

Hele bu ortamlarda biraz da dini ve etnik meseleler işin içine katılınca insanlar kolaylıkla birbirleri ile çatışır ve birbirlerini boğazlar durumuna daha da kolay getirildi.

İnsanların birbiri ile kolayca çatışır hale getirildiği, bireysel ve kurumsal anlamda güven duygularının zayıflatıldığı, bilgi kirliliğinin inanılmaz boyutlara ulaştırılarak insanların beyninin karmakarışık yapıldığı bir dönemde geçmişte yetkili yerlerde görev yapmışların toplumda şüphe uyandıracak, güven sarsacak bu saçma sapan açıklamalarına bir anlam vermek mümkün değil.

Kanımca ülkeyi ayrıştırmaya çalışan; uzaktan kumandalı bir kısım ticari basın bu anlamda kullanabileceği zayıf ve bazı vefasız kişileri tespit ediyor ve onların bu saçmalıkları yapması için uygun zaman ve yerde tuzağa düşürüyorlar. Akıllarınca bu kahramanlar da sözde yaptıkları marifetleri açıklıyorlar.

Açıklanan, konuların “devlet sırrı, özel” şeklinde nitelendirilmesi de sözüm ona haberin, söyleşinin ve kendilerinin sözde kalitesini arttırmaya yönelik, abartılı başlık ve ifadeler olduğu apaçık ortada.

Dikkatle okuduğunuz ve sorguladığınız zaman görürsünüz ki açıkladıkları da tutarsız, ipe sapa gelmez, aslında kendi beceriksizliklerini ve cehaletini ortaya koyan hususlar. Zaten akıllı olsalar, ya yapacakları işi doğru tespit ederlerdi ya da seçtikleri işi ve görevi doğru dürüst yaparlardı.

Ulusal devlet ve milli irademize yönelik maksatlı yürütülen yıpratma ve ayrıştırma faaliyetlerinin en önemli bölümünü topluma KİRLİ BİLGİ İLE TAARRUZ etme yöntemlerinin oluşturduğu bilinmektedir.

Böyle bir gerçeğin bilindiği ortamda Devlet yapısı içerisinde üst düzey görev alıp emekli olmuş insanların saçma sapan konuşarak buna alet olmaları, gerekçe ne olursa olsun hem ahlaki, hem mesleki, hem de hukuki açıdan insanın geçmişine yakışacak ve kabullenilecek bir durum değildir.

Bu gibiler için verilmiş emeklere yazıklar olsun demenin yeterli olmadığına, haklarında hukuki işlemlerin yapılması gerektiğine inanıyor, basınımızın da KİRLETİLMİŞ MAKSATLI BİLGİLER konusunda duyarlı davranması gerektiğini bir defa daha vurguluyoruz.

 

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007