Bişkek'ten Ankara'ya Soros modeli! - Arslan Bulut
Kırgızistan da Soros''un örgütlediği darbeden kurtulamadı. Tabii ülkede kanun hakimiyeti ve adalet hüküm sürseydi, "çoluk çocuk ve çapulcuların da katılımıyla bin kişilik bir grup", Askar Akayev iktidarını yarım saat içinde yerinden söküp atamazdı.Ne gariptir ki, gidenler de KGB''nin yetiştirdiği adamlar, gelenler de CIA'nın. Garip olan bir şey daha var, Türkiye''de bazı gazeteler buna "Orta Asya''da halk ihtilali" diyor.En doğru başlık "iki üs arasında darbe" idi. Çünkü Akayev, ABD ve Rusya''ya üs vererek ülkesini yabancıların inisiyatifine bırakmıştı zaten. Basında "sıradaki ülkeler" deniliyor, Moldavya, Ermenistan ve Tacikistan''dan bahsediliyor.Son zamanlarda Soros''un en iyi örgütlendiği ülkelerden biri de Türkiye.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetes
Bu sebeple Türkiye''de temelde aynı ama uygulamada biraz farklı bir oyun oynanıyor.
Türkiye, sivil iktidar üzerinden dönüştürülüyor ve Ankara yerine, büyük oranda Washington ve Brüksel''den yönetiliyor.
Dönemin Amerikan başkonsolosunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken kendisini ziyaret etmesinden itibaren, Tayyip Erdoğan, dış desteği kaldıraç olarak kullanarak, iktidar olabileceğini anlamış ve bunun gereğini yerine getirmeye başlamıştı.
Nitekim, milletvekili seçimine girememiş bir parti başkanı olarak, ABD ve Avrupa''nın devlet başkanları ve başbakanları tarafından kabul edilmiş, hatta Türkiye''nin Genelkurmay Başkanı ile görüşebilmek için şimdi Dünya Bankası Başkanlığı''na aday gösterilen Wolfowitz''e mektup bile yazmıştı! Nitekim, bu çabaları sonuç vermiş, emeline nail olmuştu.
Fakat, halk nezdinde itibar kaybetmeye başladığı için biraz itiraz eder gibi olunca hemen, düğmeye basıldı! Bunu zaten kendisi de söylüyor.
Fakat, AKP iktidarını yıkmak isteyen güçler, yerine daha teslimiyetçi bir yönetim oluşturmayı planlıyor.
Bu amaçla, kapkaç olaylarının organize bir şekilde istikrarı bozmasından sonra, halkın milliyetçi duygularını tahrik edecek provokasyonlar sahneye konuldu.
Sözde milliyetçi, gerçekte ise küresel güç merkezlerinin emrinde yeni bir iktidara yol açılmak isteniyor.
Bu gelişmeler hiç de hayra alamet değildir.
.
İki gün Ankara''da kaldım ve neler oluyor diye kendi yöntemlerimle bir sondaj yaptım; aranan lider tiplemesi çizilirken "biraz milliyetçi, biraz küreselci" gibi bir tanımlama bile yapılıyor.
Oysa bu iki kavramın aynı beyinde buluşması, insanı ya uluslar arası bir sahtekar, bir dolandırıcı veya bir vatan haini yapar ya da bir akıl hastası! Küresel sermayenin Türkiye için kısa vadede ne istediğini, eski Amerikan Büyükelçisi Pearson açıklamış, Türkiye''nin Doğu ve Güneydoğusu ile Kuzey Irak''ın tek bir ekonomik bölge haline getirilmesi gerektiğini söylemişti.
Şimdi bu modeli "Kürt Konfederasyonu" diye Abdullah Öcalan seslendirmeye başladı.
İşte kamu yönetimi reformları da bu amacı kolaylaştıracak hükümler taşıyordu.
Hazırlanışında IULA vasıtasıyla Soros''un da parmağı bulunan yasanın "Mahalli İdare Birlikleri" bölümünde ve 19''uncu maddede "Yurtiçindeki ve yurtdışındaki belediyeler ve mahalli idare birlikleriyle karşılıklı işbirliği yapılmasına ve kardeş kent ilişkileri kurulmasına karar vermek" mümkün hale getiriliyordu! .
Biz o zaman, "Güneydoğu''daki belediyelerin tamamının bir partinin eline geçmesi durumunda, bunların kuracağı birlik, Kuzey Irak''taki belediyelerle de birlik kurarsa, Pearson''ın açıkladığı tek bir ekonomik bölge kurulmuş olur mu, olmaz mı? Tek ekonomik bölge, o toprakları tek siyasi bölgeye götürür mü götürmez mi? Yani Mahalli İdareler Yasa Tasarıları, bir anlamda ''Kürdistan Belediyeler Birliği Kanun Tasarıları'' anlamına gelir mi gelmez mi?" diye sormuştuk.
İşte Türkiye bu tür adımlarla Türkiye olmaktan çıkarılırken, Soros''un Açık Toplum Enstitüsü, sadece bazı ders kitaplarının değiştirilmesi için l milyon 74 bin Dolar bağışta bulunuyordu! Soros, Polonya, Yugoslavya, Hırvatistan, Peru, Venezuela, Azerbaycan, Ukrayna ve Gürcistan''daki bütün kitle eylemlerini, darbeleri veya darbe girişimlerini örgütleyen ve finanse eden adamdır.
Son darbeyi Kırgızistan''a vuracağını biz her vesileyle bu sütunda ve televizyon konuşmalarında belirtiyorduk.
"Etnik, dinsel ve kültürel farklılıklar" temelinde kuruldukları açıklanan sivil toplum örgütlenmelerinden ortaya çıkarılacak bir sözde "yurttaş inisiyatifi" nin "Soros modeli ayaklanma"ya dönüşmesi ihtimalinden ve Türkiye için hazırlanan girişimin Kırgızistan''dakinden farkı olmadığından da söz etmiştik.
Bu amaçla, 1 Nisan''dan sonra tutuklanması söz konusu olamayacak çocukları "intifada modeli" için eğitmeye başladılar bile.
Türk Milleti, bu oyunları bozabilmek için süratle çağın gerektirdiği yeni bir örgütlenme modeline başvurmalıdır!