Ekonomi31 Ocak 2007 00:00

Türk Petrol Kanununun Adı "Türk" - Türkel Minibaş

Unutmayalım, yasa "Kamu Yönetimi Reformu" ile temizlenmiş "Bölgesel Kalkınma Ajansları" düzenlenmiş bir zemin üzerine inşa edildi. Bu zeminin adı yerelliktir. Yasanın 19. maddesiyle de yerelliğin nasıl kullanılacağı açıkça tarif edilmektedir. 19.maddedeki : "...Karalarda elde edilen devlet hissesinin yüzde 50'si işletme ruhsatının bulunduğu ilin özel idaresinin açtıkları hesaba aktarılır" hükmü ile petrol zengini iller yaratılarak bölgesel dengesizlikler bilinçli olarak teşvik edilmektedir. Petrol Yasası yeterince tartışılmadı diye eleştirenleri doğrusu hiç anlamıyorum. Açın Maden Yasası 'nı, Yabancı Yatırımları Yasası 'nı, Endüstri Bölgeleri Yasası 'nı, Tarım Yasası 'nı bir bakın. Türk Petrol Yasası'nın son nokta olduğunu göreceksiniz. new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsnaproxennatrium go naproxen kruidvatescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkohol

Türk Petrol Kanunun Adı Türk

Türkel Minibaş - www.turkelminibas.net
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  31.01.2007
   
 

 

"Bundan sonra işe devam etmek istiyorsanız kuzey eyaletlerindeki yetkililerle temasa geçin!"
SOMO Genel Müdürü Dr. Fallah Alamri

Bunca ekonomik skandal, faili meçhul arasında " SOMO " da nerden çıktı diyorsunuz değil mi?

SOMO (State Co.for Oil Marketing), Irak'ın Milli Petrol Şirketi'nin kısaltılmışı. Kuzey eyaletlerinin yetkilileriyle temasa geçmesini istedikleri de, bugüne kadar Irak'a petrol ürünleri ihraç eden Türk firmaları!..

Adresteki kuzey eyaletleri ise Kürt idaresi.

Kısacası, bundan böyle petrol ürün ihraç sözleşmeleri Irak merkezi hükümetinin SOMO'su ile değil, kuzey'deki Kürt idaresiyle yapılacak. Yani Türkiye, firmaların çıkarları ile ülkenin güvenlik meselesi arasındaki bıçak sırtında dengeyi bulacak!

Haber, Anadolu Ajansı kaynaklı, doğrulayanı da devletin bakanı Kürşad Tüzmen . Doğrulamanın da ötesinde " Türkiye'yi test etmek isteyenler bunun bedelini öder " diyerek tepki verdiğine göre, durum ocak ayı başındakinden de vahim.

Oysa AKP, 17 Ocak'ta 5574 sayılı "Türk Petrol Kanunu" nu çıkarınca pek rahatlamış, basına yansıyan demeçlere bakılırsa yasanın sağladığı imtiyazların Türkiye'ye Kuzey Irak avantajı yarattığını bile düşünmeye başlamıştı.

Zira, yeni yasaya göre:

° Sermaye şirketi veya yabancı devletler mevzuatına göre sermaye şirketi niteliğinde olan tüzelkişilere 30 yıllığına araştırma izni, arama ve işletme ruhsatnameleri verecek; dahası izinler iki kez 10'ar yıllığına uzatılabilecek!

° İşletmeciler her işletme ruhsatı için devlete hektar başına yılda sadece 1 YTL "devlet hakkı" ödeyecek. Denizlerde bu miktar 4'te 1 oranında tahsil edilecek (madde 18)!

° Petrol arayıcısı, ürettiği petrolün karşılığında devlet hissesi ödeyecek. Ödemeyi nakden yapacak ama bu, üretim miktarına, üretimin cinsine, kara ve deniz sahalarının su derinliğine, gravitesine ve üretim metoduna göre kademeli ve indirimli olarak düzenlenecek (madde 18)!

° Petrol hakkı sahibi petrol işlemlerinde kullanılacak malzemeyi, ekipmanı, akaryakıtı, kara-deniz-hava nakil araçlarını ithal ederken ya da yurtiçinden sağlarken KDV, vergi ve harç da ödemeyecek (madde 23)!

° İhraç ettiği petrolden sağladığı dövizi yurtdışında koruyabilecek. Bu döviz tutarı Türkiye'ye ithal edilmiş sermaye ile bunu aşan net kıymetlerin transferinden indirilecek (madde 24)!

° Petrol hakkı sahiplerinin ödeyeceği gelir vergileri kesinti toplamı yüzde 40'ı geçemeyecek (madde 22)!

° Petrol işlemi için gerekli yabancı personeli, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün uygun görüşü ve İçişleri Bakanlığı'nın izniyle "yabancıların çalışma izinleri hakkında kanun" hükümlerine bağlı olmaksızın çalıştırabilecek (madde 25)!

İçiniz mi daraldı?

"Daha fazla devam etme!"
mi diyorsunuz?

Üzgünüm, devam etmek zorundayım çünkü, GOP pokeri, "Kerkük'e mi ­ İran'a mı girsek" bahisleri bu masada oynanıyor. Hamasi milliyetçilik nutuklarıyla beslenen tetikçilerle de oyun kazanılmıyor.

Unutmayalım, yasa "Kamu Yönetimi Reformu" ile temizlenmiş "Bölgesel Kalkınma Ajansları" düzenlenmiş bir zemin üzerine inşa edildi. Bu zeminin adı yerelliktir.

Yasanın 19. maddesiyle de yerelliğin nasıl kullanılacağı açıkça tarif edilmektedir. 19.maddedeki :

"...Karalarda elde edilen devlet hissesinin yüzde 50'si işletme ruhsatının bulunduğu ilin özel idaresinin açtıkları hesaba aktarılır"

hükmü ile petrol zengini iller yaratılarak bölgesel dengesizlikler bilinçli olarak teşvik edilmektedir.

Petrol Yasası yeterince tartışılmadı diye eleştirenleri doğrusu hiç anlamıyorum.

Açın Maden Yasası 'nı, Yabancı Yatırımları Yasası 'nı, Endüstri Bölgeleri Yasası 'nı, Tarım Yasası 'nı bir bakın. Türk Petrol Yasası'nın son nokta olduğunu göreceksiniz.

Kaldı ki yasanın kamuoyu önünde tartışılması Irak'taki işgal hükümetinin Irak için hazırladığı yasayla benzeşen yanların da ortaya dökülmesine neden olurdu ki...

° Petrol "üretiminin ve gelirinin paylaşımı" nda ulus adına devletin değil petrol şirketlerinin belirleyici olacağını

° Devlet hisselerinin il idarelerine geçmesi federatif yapılanmaya mı gidildiğini

düşündürtebilirdi. AKP, Çankaya'ya 4 kala bunu göze alamazdı. Almadı da!

Gelin görün ki iç politika dediğiniz, ulusal güvenliğin de komşular politikasının da ikizi. Bugün SOMO'nun Türk firmalarına Kuzey Irak'taki Kürt idaresini adres göstermesi de bunun en canlı örneği! Tabii ki anlayana!

Yıllar önceydi. Galiba 80'lerin sonuydu.

Değerli bir anayasa hocası olan Prof.Dr. Muammer Aksoy 'un, bir panelde, yakın gelecekte petrol şirketlerinin beğenmediğimiz 1980 Anayasası'nı bile değiştirteceklerini söylediğini çok iyi anımsıyorum.

Demokrasi rüzgârlarının yeniden estiği o günlerde çoğu kişi hocayı hayalci bulmuştu.

Muammer Hoca, 1990'ın 30 Ocak'ında öldürüldü. Yarın 30 Ocak!

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007