Dünya31 Ocak 2007 00:00

Ermenistan ve Terör - Hatem Cabbarlı

(Editörün Notu: Aşağıdaki yazıyı; yazılarında Ermenistan'a "minik ülke" diye hitap ederek, açıkça dile getiremediği "Büyük Ermenistan" projesine gönderme yapan "barış güvercini" Hrant Dink'in anısına ithaf ediyoruz) ... Ermenistan yetkilileri ABD'ye başsağlığı dileğinde bulunmadan önce, Mayıs ayında Ermenistan'da düzenlenen basın toplantısını büyük bir heyecanla bekleyen gazeteciler basın açıklaması yapacak kişi içeri girerken, basın bürosuna toplanmalarının nedenini bir anda unutarak uzun bir süre onu alkışlamaktan kendilerini alıkoyamadı. Bu kişi diplomat, siyaset adamı, sporcu veya dünyaca tanınmış bir sanatçı değildi. Bu kişi 1983 yılında Fransa'nın Orly hava alanında bombalı saldırını gerçekleştiren Ermenistan Gizli Ordusu ASALA mensubuydu. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadafusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acneclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilooxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Ermenistan ve Terör

Hatem Cabbarlı - Azerbaycan Stratejik Araştırmalar Merkezi
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  31.01.2007
   
 

 

(Editörün Notu: Aşağıdaki yazıyı; yazılarında Ermenistan'a "minik ülke" diye hitap ederek, açıkça dile getiremediği "Büyük Ermenistan" projesine gönderme yapan "barış güvercini" Hrant Dink'in anısına ithaf ediyoruz)

11 Eylül 2001'de Amerika'ya karşı El Kaide tarafından düzenlendiği iddia edilen terör saldırısı sonrasında ABD'yi dost veya düşman olarak gören bütün devletler terörü kınayan mesajlar yayınladı, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve Amerikan halkına başsağlığı diledi.

12 Eylül 2001'de Ermenistan Dışişleri Bakanı Vardan Oskanyan da Amerika'ya taziyelerini sunarak, “Bu yalnızca ABD'ye yapılan saldırı değil, bu demokrasiye ve uygarlığa karşı yapılan bir saldırıdır” ifadesini kullandı. Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan da ülkesi adına ABD'ye taziyelerini bildirdi. Önemli olan bir konu Taşnaksutyun Partisi'nin de (Ermeni Devrimci Federasyonu) saldırının hemen ardından ABD'ye başsağlığı dilemesidir.

Bütün bunlar diplomasi gereği Ermenistan yetkilileri tarafından yapılan açıklamalardır. Acaba gerçekten de Ermenistan Devlet Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Taşnaksutyun Partisi terörle mücadele ve terörü kınama konusunda ABD ve bütün dünya kamuoyuna karşı samimi olmuş mudur?

Bu konuya açıklık getirmek için Ermenistan tarafından 1989-1994 yılları arasında Azerbaycan'a karşı gerçekleştirilen terör eylemlerinin bazılarının kısaca hatırlanması yeterlidir.

1989-1994 yılları arasında Dağlık Karabağ'da Ermeniler tarafından 29 terör eylemi yapılmış, iki sivil helikopter ve iki yolcu uçağı düşürüldü.

16 Eylül 1989'da Tiflis-Bakü seferini yapan yolcu otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucunda 5 kişi ölmüş, 25 kişi yaralandı.

16 Şubat 1990'da Şuşa-Bakü seferini yapan yolcu otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucunda 2 kişi öldü, 13 kişi yaralandı.

Türk diplomatlarına karşı saldırı eylemlerinde bulunan ABD vatandaşı Monte Melkonyan 1990'da Erivan'a gelerek, Dağlık Karabağ'a yerleşti.

Azerbaycan ordusu ile çatışmalar esnasında Melkonyan 1993'te öldürüldü. Mekonyan'ın cenaze törenine Ermenistan Devlet Başkanı Levon Ter-Petrosyan da katıldı, Melkonyan'a ölümünden sonra Ermenistan Milli Kahramanı unvanı verildi.

10 Ağustos 1990'da Tiflis-Ağdam seferini yapan yolcu otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucunda 20 kişi öldü, 30 kişi yaralandı.

9 Ocak 1991'de Laçın-Şuşa yolunda yapılan silahlı saldırı sonucunda Azerbaycan Gençleri gazetesi muhabiri Salatın Esgerova ve üç Rus subay öldürüldü.

30 Mayıs 1991 yılında Ermeni teröristler tarafından Moskova-Bakü seferini yapan trenin Dağıstan'ın Hasavyurt istasyonunda bombalanması sonucunda 11 kişi ölmüş 22 kişi yaralandı.

31 Haziran 1991'de Dağıstan'ın Temirtau istasyonunda Bakü'ye gelen yolcu terinin bombalanması sonucunda 16 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.

1981'de Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğine düzenlenen saldırıya katılan Vazgen Sisliyan 1992'de Erivan'a gelerek buradan Dağlık Karabağ Savaşı'na katıldı.

Sisliyan, Rusya'nın Moskovskie Novosti gazetesine verdiği bir demeçte dünya kamuoyunun dikkatini Ermeni meselesi üzerinde yoğunlaşmasında şiddet politikasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

20 Kasım 1991'de Ermeni teröristler tarafından ısıya duyarlı roketle düşürülen helikopterde barış görüşmelerinin başlatılması için Karabağ'a giden, Azerbaycan Devlet Bakanı T. İsmayilov, Başbakan Yardımcısı Z. Haciyev, İçişleri Bakanı M. Esedov, Başsavcı İ. Gayıbov, milletvekilleri V. Caferov, V. Mehmetov, Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı O. Mirzeyev, Devlet Bakanı G. Namazaliyev, Dağlık Karabağ Başsavcısı İ. Plavskiy, Dağlık Karabağ İstihbarat Örgütü Başkan Yardımcısı S. İvanov, Dağlık Karabağ İçişleri Bakanı Tüğgeneral V. Kovalev, Dağlık Karabağ Olağanüstü hal Komutanı N. Jilkin, Devlet Başkanı Danışmanı Yardımcısı R. Mehmetov, Azerbaycan Devlet Televizyon Komitesinde çalışan A. Mustafayev, A. Hüseyinzade, F. Şahbazov, Rusya temsilcileri Tuğgeneral İ. Lukaşov, Albay V. Koçarov ve Kazakistan İçişleri Bakanı Birinci Yardımcısı Tuğgeneral S. Serikov hayatını kaybetti.

28 Ocak 1992'de Ağdam-Şuşa seferini yapan helikopterin düşürülmesi sonucunda 41 sivil hayatını kaybetti.

22 Şubat 1993'te Kislovodsk-Bakü seferini yapan yolcu trenine Çeçenistan'ın Gudermes istasyonunda yapılan bombalı saldırı sonucunda 11 kişi öldü, 18 kişi yaralandı.

26 Şubat 1992'de Ermeniler tarafından Hocalı kentine düzenlenen saldırı sonucunda 450 sivil öldürüldü, 400 kişi yaralandı, 80 kişi kayboldu ve 800 kişi çeşitli biçimde zarar gördü.

1 Şubat 1994'te Bakü demir yolu istasyonunda Kislovodsk-Bakü seferini yapan yolcu trenine yapılan bombalı saldırı sonucunda 3 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.

13 Nisan 1994'te Rusya'nın Dağıstan Alevi istasyonunda Moskova-Bakü seferini yapan yolcu trenine yapılan bombalı saldırı sonucunda 6 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Ermenistan yetkilileri ABD'ye başsağlığı dileğinde bulunmadan önce, Mayıs ayında Ermenistan'da düzenlenen basın toplantısını büyük bir heyecanla bekleyen gazeteciler basın açıklaması yapacak kişi içeri girerken, basın bürosuna toplanmalarının nedenini bir anda unutarak uzun bir süre onu alkışlamaktan kendilerini alıkoyamadı.

Bu kişi diplomat, siyaset adamı, sporcu veya dünyaca tanınmış bir sanatçı değildi. Bu kişi 1983 yılında Fransa'nın Orly hava alanında bombalı saldırını gerçekleştiren Ermenistan Gizli Ordusu ASALA mensubuydu. Diğer taraftan, İsviçre'de Türk Büyükelçisi'ni öldürmek için saldıran Ermeni terörist Max Kilnajian, 1982 yılında Fransız mahkemesinde sadece iki yıl hapis cezasına çarptırıldı, karardan kısa bir süre sonra da serbest bırakıldı.

Çok tanınmış Ermeni teröristlerden Monte Melkonyan ise Türk diplomatik temsilciliklerine dönük birçok saldırıya imza attı. Bu saldırılar arasında birçok kişinin öldürüldüğü saldırılar da vardı. Ancak Fransız adaleti eli kanlı Melkonyan'ı üç yıllık bir hapisten sonra serbest bıraktı .

Bu örgüt 1980'li yılların başlarından itibaren Avrupa ülkelerinde Türk diplomatlara karşı terör eylemleri düzenleyen ve köken itibarıyla Taşnaksutyun Partisine dayanan bir terör örgütüdür. ASALA'nın aktif üyelerinden olan Karapetyan'ın, 1983 yılında Orli havaalanına düzenlediği bombalı saldırı sonucunda sekiz kişi hayatını kaybetti. Karapetyan Fransız polisi tarafından yakalandı ve 3 Mart 1985'te Fransa mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Karapetyan'ın Fransa'daki cezaevinden çıkarılması için Ermenistan hükümetinin desteği ile Eçmiadzin kilisesinin önderliğinde imza kampanyası başlatıldı ve yaklaşık bir milyon imza toplandı.

Fransız “adalet” sisteminde 1985 yılından itibaren ciddi “gelişmeler” oldu ve imza kampanyası sonucunda 23 Nisan 2001 (24 Nisan'ın Ermeniler tarafından sözde soykırımı anma günü olarak ilan edilmesini göz önünde bulundurulduğunda, Fransa Mahkemesinin bu tarihten bir gün önce Karapetyan'ı serbest bırakması dikkat çekicidir) tarihinde Fransa İstinaf Mahkemesi Fransa sınırlarını en kısa sürede terk etmesi şartıyla Karapetyan'ı affetti.

Mahkeme kararında Erivan Belediye Başkanının Karapetyan'a ev ve iş, Ermenistan hükümetinin ise sığınma hakkı (?) vereceği özellikle vurgulandı.

Varujan Karapetyan'ı daha sonra Ermenistan Başbakanı Andranik Margaryan kabul etti. Başbakan, Karapetyan'ı överek vatanı için yaptığı kahramanca mücadeleden memnuniyet duyduğunu bildirdi, Sağlık Bakanı'ndan Karapetyan'ın sağlık durumu ile özel olarak ilgilenmesini talep etti.

Koçaryan iktidarı, 1996 yılında Ermenistan Başsavcısı tarafından terör eylemlerine karışması nedeniyle faaliyeti yasaklanmış olan Taşnaksutyun Partisinin 1998 yılında yeniden faaliyetine izin verdikleri ve üst düzey parti yöneticilerini cezaevinden salıverdikleri bir dönemde Fransız hükümetine müracaat ederek Karapetyan'ın affedilerek Ermenistan'a iade edilmesini istedi.

1991 yılında Ermenistan'da faaliyetine izin verilen Taşnaksutyun Partisi sadece siyasi parti değildir; ismi bir çok terör eylemlerine karışmış, Ermenistan'ı perde arakasından yöneten ve kendi oyun kurallarını kabul ettiren bir güçtür. Terörizm ise Ermenistan'ın resmi ideolojisidir.

Ermenistan ciddi bir şekilde Suriye, Lübnan, İran ve PKK terör örgütü ile ilişkilerini geliştirmektedir. Terörizmle mücadelede kendi yanlarında olmayanları karşılarında göreceklerini ifade eden ABD ise Ermenistan'ı yanında mı yoksa karşısında mı gördüğüne henüz karar veremedi.

Acaba terörizmle mücadelede Ermenistan'ı yanında görmesini sağlamak için her zaman olduğu gibi Ermeni diasporasının ABD hükümetine baskısı mı yapıyor? Yoksa Senato ve Başkanlık seçimlerinde ABD'de yaşayan yaklaşık bir milyon Ermeni'nin oyu ABD'nin ulusal güvenliğinden ve terörle mücadele azminden daha mı önemli? Ermenistan'ın Hıristiyan bir devlet olmasının özel bir anlamı mı var?

Ermenistan, Rusya ile sıkı ekonomik, siyasi ve askeri işbirliğine rağmen, ABD'nin Güney Kafkasya'daki şımarık çocuğu mu?

ABD, Ermenistan'ı terörizmi destekleyen devletlerle ekonomik ve siyasi işbirliğini geliştirdiği için mi 1991 yılından günümüze kadar bu ülkeye yaklaşık 1 milyar 200 milyon Dolar yardım yaparak mı ödüllendirdi?

ABD, Ermenistan'ı teröre verdiği destek ve teröre destek veren ülkelerle işbirliğini geliştirmesine karşı çıkarak, Ermenistan'ın İran ile imzaladığı doğalgaz anlaşmasının iptal edilmesini (ABD, Türkiye'nin İran ile imzaladığı doğalgaz anlaşmasının iptal edilmesini istedi) talep edecek mi?

Türkiye-Ermenistan sınırlarının açılması için zaman zaman Türkiye'ye baskı uygulayan ABD, Ermenistan'dan sözde soykırım propagandasını durdurması, toprak ve tazminat talebini geri alması için Ermenistan'a da aynı baskıyı uygulayacak mı? ABD, Ermeni diasporasının kendi eyaletlerinde ve Avrupa'da sözde soykırım propagandasını durdurması için girişimlerde bulunacak mı?

El Kaide teröristlerinin Amerika'ya Ermenistan pasaportu ile giriş yaptıkları için İran, Irak ve Suriye'ye uyguladığı ekonomik ambargoyu Ermenistan için de uygulayacak mı?

ABD, Ermenistan ordusu tarafından işgal edilmiş Azerbaycan topraklarının geri alınması konusunda Azerbaycan'ın haklı mücadelesini destekleyecek veya hiç değilse tarafsız kalacak mıdır? ABD, Hazar havzası enerji kaynakları ve boru hatlarının güvenliği açısından bölge istikrarı ve güvenliğini tehdit eden Ermenistan'ı barışa zorlayacak mı?

İran'ın nükleer silah yapımı çalışmalarına yardımcı olan Ermenistan'ı barışı tehdit eden devletler listesine alacak mı? Rusya'nın Güney Kafkasya'daki askeri üssü durumunda olan Ermenistan'a Rus askeri üslerinin çıkarılması için baskı uygulayacak mı? Ermenistan yönetimini demokrasinin temel prensipleri olan insan hakları, basın ve yayın özgürlüklerini kısıtlaması nedeniyle ciddi bir şekilde uyaracak mı?

ABD, eski Sovyet Cumhuriyetleri'ne yardım edilmesi için Bağımsızlığın Desteklenmesi Kanunu (Freedom Support Act) kabul ederken Ermeni diasporasının baskıları sonucunda Azerbaycan'ın Ermenistan'ı “ekonomik abluka”ya aldığı gerekçesi ile bu kanunda Azerbaycan'a yardımı yasaklayan 907 sayılı ek maddeyi kabul etti.

Eğer ABD gerçekten demokrasi ve insan haklarının koruyucusu rolünü üslenmişse, 907 sayılı ek madde Azerbaycan'a değil, Ermenistan'a uygulanmalıdır. ABD'nin Azerbaycan-Ermenistan Savaşı'nda hangi ülkenin saldırgan, hangi ülkenin ise savunma pozisyonunda olduğunu bilmemesi veya bilmek istememesi utanç vericidir.

Günümüz konjonktüründen bakarak bu sorulara cevap aradığımız zaman, ABD'nin yukarıda belirtilen konularda Ermenistan'a baskı uygulamayacağı söylenebilir. Çünkü her şeyden önce ABD'ye göre Ermenistan, Güney Kafkasya'da dar bir alana sıkışmış ve Müslüman devletlerle kuşatılmış (Gürcistan hariç) bir Hıristiyan devlettir. Ermenistan'ın sözde Ermeni soykırımı propagandasına başarılı bir şekilde devam etmesi ve Türkiye'den toprak ve tazminat talebinde bulunması ise ABD'yi rahatsız etmiyor.

Yaklaşık 20 yıldan fazladır her yıl 24 Nisan öncesi ABD'deki Ermeni diasporası, sözde soykırım yasa tasarısını Kongre'de gündeme getirmesi ve/ veya ABD Başkanı'nın “Ermeni soykırımı” kelimesini kullanması için girişimlerde bulunduğu zaman ABD, Türkiye'ye karşı bir argüman elde ediyor.

Hem de bu fırsat Ermeniler tarafından altın tepside ABD'ye sunuluyor. Her yeni yılın ilk dört ayı boyunca Türkiye'nin ABD politikasında büyük bir canlılık yaşanıyor. Senato ve Kongre'de lobi faaliyetlerini yoğunlaştıran Türkiye, soykırım konusunu kendine gelir kaynağı olarak gören bazı gruplara milyonlarca Dolar para harcıyor.

Zaten bu nedenle de “Ermeni soykırımı”nın kabul edilmesi veya tamamen gündemden düşmesi bu grupların işine gelmiyor. Bu gruplar Türkiye'nin çıkarlarını korumaktan daha çok Senato'nun “Ermeni soykırımı”nı tanıdıktan sonra Türkiye'nin lobi faaliyetleri için harcadığı paranın kesileceğini biliyor. Aynı zamanda “Ermeni soykırımı”nın tamamen gündemden düşmesini de yukarıda ifade edilen duygusal nedenlerden dolayı istemiyor.

Türkiye ve Azerbaycan, ellerinde Ermenistan'ın son 15 yıllık sicilinde bu kadar çok kanlı sayfanın olduğunu kanıtlama imkanı olmasına rağmen, her zaman savunma pozisyonunda kalmaya zorlanıyor.

Türkiye ve Azerbaycan artık savunma pozisyonundan çıkmalı ve Ermeni terörünün gerçeklerini dünya kamuoyuna anlatmak için daha atak davranmalıdır. Aksi taktirde mağlubiyet çemberinden çıkmak mümkün olmayacaktır.

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007