Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontr-terör Daire eski Başkanı Mehmet Eymür, MİT'in işleyişini ve operasyonlarını konu alan yeni bir dizinin hikayesini yazıyor.
Dizinin adı "Teşkilat".
Eski MİT elemanları halkla dalga geçiyorlar..
zamanında yapmış oldukları hataları şimdilerde, kusura bakmayın , "hata ettik şimdi başka düşünüyoruz.. " dercesine medyaya demeçler röportajlar veriyorlar
Bir zamanların kontr-terör daire başkanı Mehmet Eymür de bu kervana katıldı._
Halkın, işleyişini hiç bilmediği , görevlerinin tarif edilmediği , zamanlarla ilgili olarak, sokaklarında her gün gençlerin öldürüldüğü, it izinin at izine karıştığı günleri anlatanTV dizisi yapacakmış. Böylelikle vatandaş MİT nın işleyişini ve operasyonlarını öğrenecekmiş.Ve Mehmet Eymür en yakın arkadaşı ile bu dizide yer alacakmış.
Nereden başlasak.
Örneğin 1 Mayıs 1977 katliamında Mehmet Eymür neredeydi?
Acaba yabancı gizli servislerin 1 Mayıs 1977 olayında parmağı varmıydı?
Bu dizide bu konu da anlatılacak mı?
Ya da Ziverbey köşkünde yapılan operasyonlar hakkında daha detaylı bilgiye sahip olacakmıyız?
Kahramanmaraş olaylarında Çorum olaylarında Amerikan gizli servis elemanları MİT nın takibindemiydi?
Mehmet Eymür Yazdığı dizide Bu olaylara da açıklık getirecek mi ?
Yaman meraklanıyoruz.
Bu arada Bülent Ecevit'in öldükten sonra kasasından çıkan bilgi notlarına göz atmak ta yarar var belki bu notlar Mehmet Eymür'ün hikayesi için yol gösterici olabilir
Ecevit şu notları almış
"MİT Hakkında Özel Not..."
Çok çarpıcı bir cümleyle başlıyor: "Teşkilatı, Atatürk'ün milli yolundan saptıran, birkaç cuntacının oyuncağı olmasıdır. (..) 3 yıl içinde 70'e yakın Atatürkçü uzman personel bu zihniyettekilerce, kimisi korkutularak istifaya zorlanmış, cesaretle karşı koyanlar da resen emekliye sevk edilmiştir."
"Son 3 yılda MİT'i tarikatçı, tutucu, kafatasçılarla doldurarak Türkeşleştirmeye çalışan cuntacıların" tek tek adları veriliyor. Bir hukuk müşaviri "Türkeş'in dünürü, koyu kafatasçı" olarak tanıtılıyor.
Psikolojik Savunma Başkanı'nın "Nakşibendi" olduğu ve Türkeş'le öteden beri sıkı bir işbirliği sürdürdüğü kaydediliyor. İstanbul Bölge Daire Başkanı'ndan, "Beyrut'ta, Filistinlilere silah kaçakçılığı yapanlara yardım ettiği için para almış ve İsviçre bankalarına yatırmıştır" diye söz ediliyor.
Kahramanmaraş'taki Çiçek Sineması'nda 19 Aralık 1978 akşamı "Güneş Ne Zaman Doğacak" adlı filmin gösterildiği sırada patlayan bir bombanın ardından başlayan ve 7 gün süren olaylar sonucunda 105 kişi öldü, yüzlerce kişi de yaralandı. Olaylar sırasında 917 ev, işyeri ve araç tahrip edildi.
Ülkücü sloganlar atan binlerce kişi Alevi mahallelerine saldırdı. Birçok ile sıçrayan olaylar sonucunda 26 Aralık'ta 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. 835 kişi hakkında dava açıldı. 8 Ağustos 1980'de karara bağlanan davada, 22 kişi idama mahkûm edildi. 14 kişiye ömür boyu hapis cezası, 327 kişiye 15 yıla kadar hapis cezası verildi.
"Biz şeklen başbakanlığa bağlıyız. Biz müstakil çalışırız ve istediğimiz makama istediğimiz bilgiyi veririz, istemediğimizi vermeyiz. Bizi kimse zorlayamaz. Bunu böylece biliniz ve hareketlerinizi ona göre ayarlayınız."
"Bugün MİT, MHP ve kontrgerilla ile müşterek bir çalışma içerisine girmiş, asıl görevini yapmayıp tamamıyla MHP yanlısı bir kuruluş haline gelmiştir.
Diyarbakır ve Bölgesi Daire Başkanı, bölgesindeki MHP'lilere gelen kaçak silahların yurda sokulmasında her türlü kolaylığı sağlar. Karı koca müthiş ülkücü olduklarından yaptıkları bu hizmete karşılık MHP'lilerden ve silah kaçakçılarından bol para alırlar.
İşte dönemin Başbakanı sonra da ana muhalefet lideri Olan Bülent Ecevitin MİT hakkındaki notları.
Acaba Mehmet Eymürün bunlardan haberi varmıdır?
Eğer varsa bu notlar doğrumudur?
Eymür, hikayesinde bu bilgileri yalanlayacakmıdır?
Yoksa bunlara hiç dokunmayacakmıdır?
Kimbilir belkide bu operasyonlardaki işleyişi güzel bir senaryo ile kurgulayarak bize anlatabilir.
Eymür röportajın bir yerinde şöyle diyor:
"Örneğin bir dönemden bahsederken, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan'ı da anlatıyorum. Onların gözünden düşünerek de yazıyorum. Yani onları küçülterek falan değil... Olayları iki tarafın açısından da yansıtmaya çalışıyorum. 22 yaşında bir adamın ölümü göze alması kolay bir şey değil. Onu da işlemek lazım. Ne büyük bir ideal ki adam o yaşta, daha hayatının baharında ölüme gidebiliyor. Tabii biz onu genç yaşlarımızda pek idrak edemiyorduk. Ama şimdi anlayabiliyoruz. Yani yüzde 100 bir taraf haklı, öbür taraf haksız değil. "
Mehmet Eymür tarihi, gerçeklerden koparıp, gençlik, ölüm, idealler gibi felsefi derinlikler
Tarzında bir hikaye yazmaya soyunmuş.Fikrince tarihi gerçekleri perdelemeye çalışıyor.
Görünen o ki Medya da, yakın tarihimizin gerçeklerini ortaya çıkarmak yerine tarihi çarpıtma görevini üstlenmiş ve eski MİT görevlilerine medyatik destek sunuyor.
12 Martı ve 12 eylülü bilmeyen gençlere O günleri çok başka bir Türkiye penceresinden göstermek için diziler hazırlamak moda oldu.
Bakın başka neler söylüyor Eymür;
Soru: Bu diziden MİT memnun kalır mı?
M.Eymür : Bence beğenirler. Çünkü bugün Amerika'da CIA'i büyük gösteren, onunla ilgili yapılan filmlerdir
Soru : Hollywood sineması nasıl CIA'yi büyük gösterdiyse, bu dizi de MİT'i mi büyük gösterecek?
M.Eymür: Tabii, benim amacım o. Orası benim yıllarca çalıştığım, emek verdiğim yuvam. İnsanların kafalarındaki bazı peşin hükümleri silmek gerekiyor.
Bu günlerde Kurtlar Vadisi dizisinin yarattığı ilgiden esinlenerek yola çıkan çok insan var
Bunlardan biriside Mehmet Eymür olsa gerek.
|