Ekonomi25 Ocak 2007 00:00

Faiz Varlığımızı Emiyor - Yiğit Bulut

1 - Tarihte birçok belgeye hatta kutsal kitaplara bile 'haram' tespitiyle giren ve modern ekonomistlerin 'katalizör' veya 'dengeleyici' olarak tanımladıkları faiz dinamiği, ekonomideki hastalığın belirtisidir... 2 - Hastalık, daha doğrusu 'sistemdeki iltihap' yayıldıkça faiz artar, hastalık azaldıkça faiz düşer... 3 - Hastalığın her zaman 'gerçek' olması da gerekmez, sanal ve beklenti kırılması odaklı da olabilir. Sebebi çok açıktır; sağlıklı bir ortamda ülkede paralarını tutmak isteyenler 'düşük risk' primi talep eder. Ortam bozuldukça risk primi istekleri artar ve sonunda, onları davet etmemenize rağmen sistem öyle kurulduğu için, aynen 2004'teki gibi, bütçenizin yarısını onlara aktarır hale gelirsiniz... 4 - Faiz bir ekonominin dengeleyicisi gibi görünse bile aslında sistemi kuranların kurnazlığı sonucu 'dengeleyen' konumunda sistemdeki 'varlığı' emen bir yapıdır. Faizin yüksek olduğu bir yapıdan 'adil' bir ekonomik paylaşımdan bahsedilemez. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis forum link cialis bez receptaescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg

Faiz Varlığımızı Emiyor
Yiğit Bulut - Radikal Gazetesi
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  25.01.2007
   
 

 

Perşembe günü özellikle borsadaki yükselişle başlayan dalga içinde en sık yapılan yorum; siyasi risk düşüyor, yabancılar alıma geçti, algılanan herhangi bir sorun yok...

Bu noktada aklıma bir soru geliyor; madem her şey bu kadar parlak faiz neden aynı tepkiyi vermiyor? Faiz neden net bir şekilde düşmüyor? Neden 20'li seviyelerin altına gelmiyor?

Faizin neden düşmediğini salt 'piyasa dinamikleri açısından sorgulamayı' başkalarına bırakıyor ve konunun başka bir yönüne değinerek bir soru sormak istiyorum; yüksek kalan faiz kimin için olumlu?

Siz yorulmayın, ben söyleyeyim: Parayı veren, sistemi dengede tutmak açısından parayı alan için olumlu.

Daha açıkçası; borç verenler, bankalar ve borç alıp kuyruğu dik tutmaya çalışan siyasi otorite için.

Peki bu dengede vatandaş nerede? Sokaktaki vatandaş bu denklem içinde yok...

Daha açıkçası; Türkiye'de paranın yüzde 90'ından fazlasının yüzde 10'un elinde olduğunu bilir ve bu gerçeğe Türkiye'ye rant kazanmaya gelen yurtdışı kaynaklı para gerçeğini de eklerseniz, ortaya şöyle bir sonuç çıkar:

Faiz yükselince, halk cebine girmesi gereken paranın daha büyük bir bölümünü 'risk görüp' daha fazla prim talep edenlere aktarır...

Çok uzağa gitmeyin; 2004'te 70 katrilyon, yani o günün kuru ile 52 milyar dolar faiz harcamamız var...

Bu para nerede? Bakın bakalım cebinize girdi mi?
Sonuçlar:

1 - Tarihte birçok belgeye hatta kutsal kitaplara bile 'haram' tespitiyle giren ve modern ekonomistlerin 'katalizör' veya 'dengeleyici' olarak tanımladıkları faiz dinamiği, ekonomideki hastalığın belirtisidir...

2 - Hastalık, daha doğrusu 'sistemdeki iltihap' yayıldıkça faiz artar, hastalık azaldıkça faiz düşer...

3 - Hastalığın her zaman 'gerçek' olması da gerekmez, sanal ve beklenti kırılması odaklı da olabilir.

Sebebi çok açıktır; sağlıklı bir ortamda ülkede paralarını tutmak isteyenler 'düşük risk' primi talep eder. Ortam bozuldukça risk primi istekleri artar ve sonunda, onları davet etmemenize rağmen sistem öyle kurulduğu için, aynen 2004'teki gibi, bütçenizin yarısını onlara aktarır hale gelirsiniz...

4 - Faiz bir ekonominin dengeleyicisi gibi görünse bile aslında sistemi kuranların kurnazlığı sonucu 'dengeleyen' konumunda sistemdeki 'varlığı' emen bir yapıdır.

Faizin yüksek olduğu bir yapıdan 'adil' bir ekonomik paylaşımdan bahsedilemez.


5 - İddia edildiği gibi 'sistem' iyi olma yolunda ilerliyorsa; her şeyden önce faizin düşmesi yani sisteme para sokanların 'düşük risk primi' talep eder hale gelmeleri gerekir...

6 - 'İyiye gitme' kavramına 'Referansınız ne' sorusu ile birlikte cevap aramak gerekir.

Yüksek faiz 'sıcak para sahipleri' için 'iyi' olurken, birikimi olmayan yerli halkı bitirir...

Son söz:

Yüksek faiz 'hastalık' belirtisi olduğu gibi 'dünyanın en yüksek faizinin ödendiği bir ortamda' kimse 'Biz ekonomik mucize yarattık' diyemez...

Not: Faizin grafiğini de aktarmak istiyorum... Dikkat ederseniz 2006 Mart başındaki 'en düşük' seviyeden hâlâ yüzde 50 yukarıdayız...

 

 

 

 






www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007