Siyaset15 Ocak 2007 00:00

Tayyip ile Remzi Gür Efendi - Tezel Asena

Almanya'da ‘Gurbetçi' müslüman halkın alın teri ile kazandıklarını, cami avlularında, namaz aralarında hayali şirketlerden sözde paylar satarak hortumlanması; Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP kurucuları arasında Almanya hortumcularının da bulunması bir yana, Uzan'ların 200 milyon dolarlık Star gazetesi ve tesisleri ihalesini, Remzi Gür'ün bir başka ‘kadim dostu' Ali Safa beyin muhteşem yatırımcılığı sayesinde 5 milyon dolardan fazlasına kapatılarak, Fettulahcı cemaat mensubu birisine aktarılmasının İslamın öngördüğü helal kazanç, doğruluk ve fazilet ilkeleri ile ne denli bağdaşıp bağdaşmadığını varsın Tayip efendi Uleması değerlendirsin... ... Batı uygarlığının merkezlerinden biri olan Londra'da Atatürk ilkelerine karşıt dini akımı kurumlaştıran kişidir Remzi Gür. Londra'da Aziziye Cami ile tarikat camileri dönemi başlar... Son yerel seçimlerde yeniden Hackney Belediye Meclisi üyesi seçilen; Türk toplumunu bölücüler ile sözde bir takım Platformlarda temsil eden, 20 milyon sterlin bütceli ‘Cemaat Okulları'nı gündeme getiren ‘birader' Müttalip Ünlüer de halen Remzi Gür'ün kurduğu Azizye Cami mensubudur... cialis forum cialis prodaja cialis bez receptarenovation vejle site renovadiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

Tayyip ile Remzi Gür Efendi

Tezel Asena - Avrupa Gazetesi
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  15.01.2007
   
 

 

İngiltere diyasporamız içerisinde Türkiye'den ithal tarikatları dikkatle izlerseniz dini inançların nasıl sömürüldüğünü; Atatürk ilkelerine karşı sürdürülen gerici propagandanın ne değin ciddi boyutlara vardığını görürsünüz...

Nüfusunun neredeyse yarısının açlık sınırında yaşadığı Türkiye'de tez elden zengin olmanın yollarından biri de tarikat mensup olup, tarikat gücünü ardınıza alarak masum insanların dini inançlarını sömürmekten geçer.

Her ne kadar tarikatlar ilk bakışta dinsel öğeler ile sınırlanmaktaysa da aslında maddi çıkarlar üzerine kurulmuştur. Bu olguya bir tür çeteleşme de diyebilirsiniz...

***
Almanya'da ‘Gurbetçi' müslüman halkın alın teri ile kazandıklarını, cami avlularında, namaz aralarında hayali şirketlerden sözde paylar satarak hortumlanması; Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP kurucuları arasında Almanya hortumcularının da bulunması bir yana, Uzan'ların 200 milyon dolarlık Star gazetesi ve tesisleri ihalesini, Remzi Gür'ün bir başka ‘kadim dostu' Ali Safa beyin muhteşem yatırımcılığı sayesinde 5 milyon dolardan fazlasına kapatılarak, Fettulahcı cemaat mensubu birisine aktarılmasının İslamın öngördüğü helal kazanç, doğruluk ve fazilet ilkeleri ile ne denli bağdaşıp bağdaşmadığını varsın Tayip efendi Uleması değerlendirsin...

***
Kimilerine göre Tayyip ile Remzi Gür efendi arasındaki ‘kadim dostluk' aynı siyasi dini görüşü paylaşmalarından ötürü kaynaklanmıyor..

Ne de ‘yoksul' Tayyip Erdoğan mahdumelerine Remzi tarafından burs sağlanması bu kadim dostluğun harcını oluşturuyor.

Gür ve Tayyip arasındaki ‘kadim' dostluk Tayyip'in İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemden de öncesine, daha derin ‘kadim' dostluklara sarkıyor...

Doğrusu bizi bu tür görüşler hiç ilgilendirmiyor. Mahdumelerini Amerika'da okutabilecek paraya sahip olmayan ‘yoksul' Erdoğan'a burs imkanı sağlayan Remzi Gür'ün bu bursu, karşılıksız verip vermediği de bizi ilgilendirmiyor.. Ne de Tayyip efendinin Belediye Başkanlığından bu yana günlük- gecelik kıyafetlerinin hep Ramsey tarafından sağlanması...

Nasıl olsa Ramsey ünlü bir Savile Row markası olamamıştır... Eversheds Avukatlık firması tarafından Remzi Gür'e özür dilememizi talep eden, aksi halde bizleri dava edeceklerini bildiren yazılı belge hangi cümle ile başlıyor biliyormusunuz?

Şöyle başlıyor:

“Mr. Ramzi Gür needs no introduction to your newspaper- Bay Remzi Gür'ün gazetenize tanıtılma ihtiyacı yoktur..”

Aslında Eversheds Avukatlık firması doğruyu yazıyor.. 1980'lerde Londra gettolarından biri olan Tottenham'ın kiralık bir evinden, sıfır sermaye ile iş hayatına atılıp Harun gibi zenginliklere sahip olan bu çoook başarılı efendinin bize tanıtımı gerekmez.

Tayyip Efendi'nin Belediye başkanlığından Başbakanlığa doğru yürüyüşe başladığı günlerden bu yana bu çook başarılı, bu ‘kadim dost' muhterem müslüman efendiyi çok iyi tanımaktayız...

Eversheds Avukatlık firmasının kendisini bize tanıtması gerçekten anlamsız...

***

Her iki-üç dikiş makinesine sahip kişinin kendini fabrikatör ilan ettiği 1980'lerde... Her iki-üç makine sahibinin şirket kurararak, kurduğu şirketi mali yıl sonu batırıp, VAT kaçakçılığı ile tatlı karların sağlandığı ‘Rug Trade' olarak bilinen dikiş sektöründe Remzi Gür de şansını denemeye karar verir.

Kendi deyimi ile ‘sıfır sermaye' ile dikiş sektöründe saygın yerini alır... Remzi Gür, bir yandan dikiş sektöründe saygın yerini alırken dini kesim içinde de kendine statü talebi ile ortaya çıkar..

O dönemin tek islami partisi Erbakan Hocanın partisidir. Remzi Gür, Milli Görüş yandaşları ile bugün Shacklewell Cami olarak bilinen cami yönetimini ele geçirme uğraşları içinde yer alır.

Tarikatlara rağbet etmeyen, İslam dinini bir bütün olarak değerlendiren ve Atatürk ilkelerine, milliyetçiliğine sıkıca bağlı Kıbrıslı Türklerin yoğun olduğu o günün tek caminde kendine yandaş bulamayacağını anladığı an tarikat mensublarıyla Shacklewell Caminden ayrılıp bugünkü Aziziye Camini kurar...

Batı uygarlığının merkezlerinden biri olan Londra'da Atatürk ilkelerine karşıt dini akımı kurumlaştıran kişidir Remzi Gür.

Londra'da Aziziye Cami ile tarikat camileri dönemi başlar...

Son yerel seçimlerde yeniden Hackney Belediye Meclisi üyesi seçilen; Türk toplumunu bölücüler ile sözde bir takım Platformlarda temsil eden, 20 milyon sterlin bütceli ‘Cemaat Okulları'nı gündeme getiren ‘birader' Müttalip Ünlüer de halen Remzi Gür'ün kurduğu Azizye Cami mensubudur...

***
Remzi Gür, nedense Tayyip hükümet olduğundan bu yana Londra'da kendini bir İmparator gibi görüp hareket etmektedir.

Aslında Arabesk toplumlardan gelme kişilerin zengin olduktan sonra yaşadığı ruh halidir bu.. Nüfusunun yarısının açlık sınırında yaşadığı toplumlarda, köşeyi dönme - zengin olma hayalini gerçekleştirenlerin bir diğer hayali de statü sahibi olmaktır..

Remzi Gür, nedense Türk vatandaşlığını terk edip İngiliz vatandaşlığını kabul ettiğinden dolayı örneğin Tayyip'in Maliye bakanı Unakıtan'ın yerini alamamıştır ama İngiltere'deki İngiliz -Türk Ticaret Odası Başkanı ünvanını olsun kendisine sağlayabilmiştir...

Bu çooook başarılı, engin denizler kadar ticari birikimi olan iş adamımızın İngiliz-Türk Ticaret Odası Başkanı olarak uğraştığı en önemli konu nedir biliyormusunuz?

Londra'da Kebap sektörüne sınıf atlatmak ve de İngiliz-Türk Ticaret Odasına Mülteci toplumun 1'ci bölge olarak tanımladığı West End de devlet parası ile bina satın almak..

Londra gibi önemli bir ticari merkez de Remzi Gür başkanlığındaki Oda'nın ana meşguliyeti bunlardır...

***
Sözkonusu bina için Ankara'ya yolculuk yapıldığı veya Ankara'ya yapılan yolculuklardan birinde bina ile ilgili projenin Tanıtma fonundan karşılanması talebinde bulunulduğuna dair bilgiler yine Remzi Efendinin en yakın çevresindekilerden kulaklara fısıldanmaktadır...

Yine hakkında ağızdan ağıza dolaşan bir başka iddia da Star gazetesinin ihalesinden bu yana Tayyip Efendi ile aralarına kara kedi girdiğidir...

Dilin kemiği yok ya aslında asıl Remzi Gür'ün talip olduğu Star ihalesinde Albayrakcıların kazan kaldırmaları sonucu Tayyip efendinin gerileyerek yüzde 60 payın Fettullahcılara aktarılmasını sağladığı ve o gün bugündür ‘kadim' dostlar arasında soğuk rüzgarların esmekte olduğudur.

Bir başka iddiaya göre de 6 veya 4 milyon değerindeki bina projesinin bu nedenle hayata geçirilemediği; kimilerine göre de tüm İrtica odaklarının İ.T.D. Federasyonu bünyesine taşınması halinde projenin yaşama geçirileceği iddia edilmektedir... Ali Safa bey ile Gür efendi arasında bir başka ‘kadim dostluğun' mevcudiyeti de aslında Star üzerindeki spekülasyonu güçlendirmektedir...

***
Şimdi şu veya bu gerçeği yazıyoruz diye her zamanki gibi bu kez de Avrupa Gazetesi dava edilme tehdidi altındadır. İngiltere'de ‘Laibal' davaları çok pahalı ve uzun süreye yansıyan olaylardır.

Elbette Remzi Gür, bu tür davaları sürdürme maddi gücüne sahşıtır.. Yalnız şunun da bilinmesinde yarar vardır ki Gür ve mensup olduğu kliğin parasal gücü varsa bizim de arkamızda ulusalcı çevrelerin gücü vardır..

Bu gücün bilinci ile kendilerine Hodri Meydan, diyoruz. Gerçekleri yasal tehditlerle boğazımıza tıkamak isteyenler karşısında kaybedeceğimiz hiç bir şey yoktur! Kaybedecek olan onlardır!! Yakında Yüce Divan önünde hesap verecek olanlar da yine onlar olacaklardır!!!...

***
Hastahanede ziyaretime gelen dostlarımdan birisi bana şahane bir fıkra anlattı. Ben de o fıkrayı aktararak bitireyim haftalardan sonra bu ilk yazımı...

Bir sonbahar sabahı, bir köy yolundan geçmekte olan merkep, idrarını yola boşaltır.. Malum köy yolu, çukur ve tümsek dolu. Merkebin idrarı yoldaki bir çukuru doldurur.. Hafiften esen rüzgar, tam da çukurun kenarındaki ağaçtan bir yaprağı kopartır ve yaprak söz konusu, "gölete" düşer, rüzgarında etkisiyle, bir sandal misali salınmakta iken, o sırada uçan bir sinek hızla alçalıp, yaprağın üstüne konar.

Sinek etrafına havalı havalı bakıp, göğsünü şişirir ve de kendisini "deryayi muazzama" içinde "kaptan-ı derya-" olarak görmeye başlar...

Tezel Asena..

 

 






www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2006