Siyaset25 Mart 2005 00:00

ŞOK..ŞOK.. TARİHİ İHANETİ AÇIKLIYORUZ. BAKANLIK : Apo Meclis''e Girsin

Ceviz Kabuğu programının yapımcısı,usta gazeteci Hulki Cevizoğlu devletin tepesinde yazılan ''''Gaflet tutanaklarını'''' ortaya çıkardı.Bunları da mı görecektik?...Duyunca, insanın tüyleri ürperiyor...."Apo Meclis''''e girsin!..".cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription card

Ama demek ki, bazılarının "tüyleri ürpermediği" için böyle bir teklifte bulunabiliyor ve dahası bu konuda "rapor" hazırlayabiliyor!...

ÖNEMLİ BİR BAKANLIK İSTEDİ...

Hangi ülke vardır ki, terör örgütü elebaşını affedip, parlamentosuna soksun?...

Ve üstelik bunu, yıllarca terörle mücadele eden "devletin!" bir kurumu, çok önemli bir bakanlığı istesin!...

Ne yazık ki olay Türkiye''''de geçiyor.

Yılını ve isimleri şimdilik vermeyeceğim.

Terörle mücadelenin en yoğun olduğu bir dönemde, Milli Güvenlik Kurulu çözüm yolları arıyor.

Çeşitli birimlerden, bakanlıklardan "terörü nasıl yok ederiz" diye raporlar ve çözüm önerileri isteniyor.

Devlet kurum ve kuruluşlarından gelecek raporların koordinasyonu ve bunların Milli Güvenlik Kurulu''''na derli toplu sunulması için bir general görevlendiriliyor.

GENELKURMAY 2.BAŞKANI: "VATAN HAİNLİĠİ BU!".

İşte, insanı şok eden gelişme bundan sonra başlıyor. Çeşitli birimlerin, terörü silahlı mücadelenin dışında sivil bir yöntemle çözme önerileri arasında bir bakanlığın raporu, generali yerinden zıplatıyor.

Koordinasyonla görevli general, adı geçen bu çok önemli bir bakanlığın raporunda, "Abdullah Öcalan, parlamentoya sokulsun, grup kursun, politika yapsın" satırlarını görünce, alışılmış davranışın dışına çıkıyor.

Önce, doğrudan bağlı olduğu generale gitmek yerine, teamülleri yıkıp, her türlü riski göze alıyor ve ertesi sabah doğruca Genelkurmay 2.Başkanının karşısına çıkıyor.

Özür diliyor, durumu anlatıyor.

Genelkurmay 2.Başkanı Orgeneral de aynı tepkiyi gösteriyor, hatta elini masaya vurarak "vatan hainliği bu!" diye bağırıyor, "bir bakanlık nasıl böyle bir rapor verebilir?..".

"Bunu hemen Genelkurmay Başkanımıza göstereceğim" diyen, 2.Başkanın elindeki rapor, aldığım bilgiye göre, Milli Güvenlik Kurulu''''na sunulmuyor.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĠI VE ÖCALAN...

Öte yandan, bugünlerde basında yer alan ama yalanlanan bir başka haber var: Abdullah Öcalan''''ın yeniden yargılanması...

Haberlere göre, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''''nın Öcalan lehine karar aldığını öğrenmiş ve onlardan önce davranarak (nedense!) terörist başının "yeniden yargılanması" için Ceza Muhakemeleri Kanunu''''na (CMK) bir fıkra eklenmesini istiyormuş....

Bir gazetemiz bunu "hain teklif" diye manşetten duyurdu.

Ülkemizde 35 bin insanımızın ölümüne, binlerce şehit vermemize neden olan kanlı terör olayına bazı devlet kuruluşlarının bakışı ve aymazlığını son olaylarda da görmek mümkün.

En son olarak, Nevruz''''u bahane ederek Türk bayrağını çiğneme ve yakma girişimleri ile karşılaştık.

Bunları gördükçe, DEHAP ve benzeri partilerin kongrelerinde Türk bayrağını sloganlar eşliğinde indirmelerini de hatırladık....

Onlara sempati ile bakan, AB uğruna "milli değerlerimizi ayaklar altına alarak" bunu "demokratik gelişme" diye topluma yutturmaya çalışanları da hatırladık.

Şimdi soruyorum.

Bayrak çiğneme ve yakma girişimini iki küçük çocuğun üzerine yıkarak Türkiye bu sorunu aşabilir mi?...

Bu çocuklar hangi öğretmenler tarafından yetiştirildi, okullarda Milli Eğitim Bakanlığı''''nın öğretmenleri ders vermiyor mu?...

Nasıl oluyor da, kendi ülkesinin bayrağına karşı yoğun nefret duyguları besler hâle gelebildiler?...

Bunları ve ailelerini vatana, devlete düşman edecek çizgiye hangi politikacılar getirdi?...

Ve ne uğruna?...

Değer mi?...


25.03.2005