Siyaset25 Mart 2005 00:00

Türk Devleti'nin tasfiyesi ve geri kazanım - Okur Mektubu

Aslında burada mesajlarını okuduğum bir takım sınırlı sayıda insanın net olarak zaten anlamış olduğu ve dolaylı olarak da ifade ettiği üzere, ortadaki en büyük ve çözmesi en zor sorun, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, halkının çıkarlarını koruyabilmesi bağlamında tümüyle tasfiye edilmiş olduğudur...  Bizim artık, biz Türk’lerin çıkarlarını koruyacak bir Devletimiz bulunmamaktadır. Bu tasfiyenin geriye dönüşü de olası gözükmemektedir. Herhangi bir devletin ilgili tüm kamu kurumları bugün yaşadığımız şekliyle reflekslerini kaybettiği noktada, o devletin alt-yapısı da tümüyle çözülmüş demektir. Kısa vadede geriye dönüşü gerçekleştirecek kurumsal alt yapı, düşmanın açmasına izin verilen cephelerin sayısı göz önüne alındığında ne yazık ki bulunmamaktadır. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Bundan sonra geleceğe ilişkin tek umudumuz Türk Milletinin kararlılığı, şeçkin onurluluğu ve Allah vergisi mücadele gücüdür.

Atatürk'ün Gençliğe Hitabı'ndaki tüm korkular artık fiilen gerçekleşmiştir. Boşuna kendimizi avutmayalım, devletin en üst makamlarında artık bu milletin çıkarlarını kendi şahsi çıkarlarının ötesinde gören şahışlar bulunmamaktadır. Bulunanlar, ya da içinde hala vatanseverlik kıvılcımı taşıyanlar da belli ki fazlasıyla sindirilmiş ya da etkisizleştirilmişlerdir ki, 1980’ler ile hızlanan sürecin sonundan bu günlere geldik.

Değerli Vatansever Türkler, bu saatten sonra oluşacak tüm gelişmeler, bu gerçek bağlamında değerlendirilmelidir. Bundan sonra vereceğimiz savaş bu vatanı geri alma savaşıdır, yeni bir Kurtuluş Savaşıdır. Tarih ne yazık ki tekerrür etmiştir.

Devletler kolay batımadığı gibi bir Devletin tasfiyesi de tek kalemde gerçekleşmiyor, uzun yıllar alıyor. Anlaşılan bu yönde düşmanlarca alınan karar, Atatürk'ün öldüğü günden itibaren hızla, içerde kurulan iktisadi ve ruhani bağlardan güç alınarak uygulanmış ve bugün sahnenin kapanması sürecine girilmiş bulunmaktadır.

Kendini vatansever ilan eden herkes bir an önce bu acı gerçekle yüzleşmeli ve bundan sonraki günlük, aylık ve hatta bir ömür sürebilecek şahsi mücadelesini gözünde canlandırmalıdır. Korkacak bir şeyimiz yoktur, çünki zaten kaybedeceğimiz bir şeyimiz de bulunmamaktadır artık.  

Ancak, tüm bu gerçeklerin ışığında, daha da önemli bir olgu ise, bu dağılma sürecine girmiş devletin parçalarının da, bundan sonra kendini azınlık olarak değerlendirebilecek hiç bir hain grubuna yar edilmeyeceğidir!

Yıllara yayılan acı gelişmelerin ardından, nihayet Bayrağımızı ülkemiz sınırları içinde dahi yakmaya cesaret edebilen, sahtekar ve aşağılık zihniyetiyle, "yaşasın Türk Devletini nihayet" ele geçirdik diye umutlanabilecek Batı destekli "Kürtçü" ve benzeri etnik grup hainler ise asla umutlanmasınlar; bu topraklar asla ve asla onların "yurdu" olmayacaktır.  Bunun izni çıkmayacaktır!..

Biz Türkler K. Amerika Kızılderililerine benzemeyiz. Bizi kimse soykırımla ve alkole kırdırarak 60 milyondan birkaç yüz bine indiremez! Bizim hem Kültürümüz, hem de genetik hamurumuz çok daha değerli ve güçlüdür. Bu asil ırk, bir savaşı kaybedebilir, ama nihai mücadeleyi mutlaka tekrar kazanacağı gibi, hain soylarından arındırılmış yeni bir Devlet kurduğunda da, ülkesinin sınırları ve gücü bugünkünden çok daha geniştir olacaktır.

Lanet olsun tüm hainlere, öncelikle “Kürtçü” hainlere. Allah'ın gazabı onları ve hamisi Batıcıları sonsuza kadar lanetlerken, biz Türk'lerin fiziki ve ruhani varlığı da her zaman bir cellat gibi peşlerinde olacaktır..

Besle kargayı, oysun gözünü!

Bize değil, sizlere geçmiş olsun...

Mücadeleye yeni başlıyoruz haberiniz ola!!!