Siyaset28 Kasım 2006 00:00

Tanrı Öldü, Yaşasın Erke - Tuncay Temiz

Yani yoktan var etme ve Evrendeki toplam enerji miktarında bir artış söz konusu, bu da fiziğin tüm kurallarına aykırı bir durum ortaya koyuyor. Bilinen tüm doğa yasaları sarsılıyor. Termodinamik sarsılıyor hatta fiziksel Dünya'nın yanı sıra toplumsal yaşamda da bir entropi patlaması yaşanması kaçınılmazdır. ... Tabii tüm bunlar, Erke olayının gerçekliği varsayılarak kurgulanmış senaryolardır. İşin bir de Titan Saadet Zinciri benzerliği boyutu var. naproxennatrium site naproxen kruidvatclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilocialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Tanrı Öldü, Yaşasın Erke

Tuncay Temiz - Sol Birlik
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  27.11.2006
   
 

 

Hiçbir şey yoktan var edilemez! Var olan hiçbir şey mutlak olarak yok edilemez.

Evrendeki toplam enerji miktarı sabittir, değişmez. Bunlar bilinen din ve bilimin temel değişmezleri.

Erke olayını duyduğumda aklıma ilk gelen şey, doğruysa eğer, ilk önce Tanrı bir daha gelememesiye gider yerini Erke alır oldu. Derhal Erke'ye ilahi güçler atfedilir ve Erke kutsanarak Tanrısallaşır diye düşündüm. Hatta bir tanrı adı olabilecek nitelikler gördüm Erke'de . Yeni Tanrı, Erke; kulağa hiç de tırmalayıcı gelmiyor doğrusu.

Bilindiği üzere tek tanrılı dinlere göre Tanrı'nın en önemli özelliği olarak tanımlanan şey yoktan var etme sıfatıydı ve bunu Tanrıdan başka hiçbir varlığın gerçekleştirmesi mümkün değildi. Yoktan var etmek ya da bir şeyi mutlak olarak yok etmek ancak doğaüstü bir gücün eseri olabilirdi.

Daha sonra henüz bir lise öğrencisi iken 8 adet mıknatıstan tasarlamış olduğum bir tür devr-i daim makinesi olan dönme dolabım aklıma geldi. İlk itme enerjisi yardımıyla sonsuz hızlanan bir döngüye giriyordu. Rotorda statorda mıknatıstandı. Hatta sürtünme, ters kuvvetler vesaire hepsinin hesabını yapmıştım. Teoride gayet de güzel çalışıyordu. Mıknatısların zamanla mıknatıslılıklarını yitirmelerinin kazanılan enerjiye karşılık, kaybedilen enerji olarak maddesel dönüşüm olup olmadığını hesaplayacak bilgim olmadığı için tıkanmıştım. Bu arada bir güzele aşık oldum! Her şeyi unuttum, kendimi de. Aşk bu, adamı ya şair ya da filozof yapıyor, bir istisna olacak değilim ya bende felsefe alanına kayarak, “her başarısız icadın arkasında mutlaka bir kadın vardır” deyişini buldum. İnsanlık adına bu katkım yeterli olur mu bilmem.

Neyse cıvıtmadan konuya döneyim, Erke olayında hiçbir madde ve enerji girişi olmadan enerji üretiminin gerçekleştirildiği tezi işleniyor. Yani yoktan var etme ve Evrendeki toplam enerji miktarında bir artış söz konusu, bu da fiziğin tüm kurallarına aykırı bir durum ortaya koyuyor. Bilinen tüm doğa yasaları sarsılıyor. Termodinamik sarsılıyor hatta fiziksel Dünya'nın yanı sıra toplumsal yaşamda da bir entropi patlaması yaşanması kaçınılmazdır.

İlk görüngü, kaos olacaktır. Ardı ardına enerji devleri iflas edecek, borsaların hepsi çökecek, bilinen tüm sosyal yaşam formlarında kargaşa çıkacaktır. İşsizlik, geleceği hiçbir koşulda öngörememe, tüm üretim biçimlerinin değişimi ve insanlığa sunulmuş ne varsa yeniden başka bir biçimde üretilmesi zorunluluğu ile tam bir kaos ortaya çıkacaktır. Böyle bir buluşun insanlığa öncelikle tehdit olarak algılanacağı kesindir. Küresel emperyalizmin oyuncuları için tam bir tehdit demek olan bu olgu, savaşlara giden bir denetimi ele geçirme sürecini ortaya koyması da kaçınılmazdır.

Devrimden de öte bir şeydir bu.

Küresel emperyalistlerin öyle hemen mevzilerini, kazandıkları tüm kaleleri, fethettikleri toprakları terk edeceğini kimse beklemesin. Böyle bir gücü böylesine bir karşılıksız bir enerji kaynağını herkes ele geçirmeye, geçiremezse de modern sömürgecilik demek olan kullanımında denetimi ele geçirmeye çalışacaklartır. İyilikle ya da zorla ama bu mutlaka yaşanacaktır.

Tabii tüm bunlar, Erke olayının gerçekliği varsayılarak kurgulanmış senaryolardır. İşin bir de Titan Saadet Zinciri benzerliği boyutu var.

Gösterişli reklamlar, Swiss otelde tanıtım, yapılan onca tanıtım masrafı, saygıdeğer, güvenilir kişileri olaya ortak etmeye, katılımlarının sağlanmaya çalışılması vesaire… Özellikle generallerden, savcılara değin ilginç seçimler, aklıma nedense bu Titan olayındaki cambaza bak malı götür, olmayan bir paradan artı para üret kandırmacasını çağrıştırıyor. Bir mankenler ve ponpon kızlarımız eksik. Olayın uzmanlarından kimseler ortada yok. Gerekçe ise mantıklı; olası teknoloji hırsızlığına karşı önlem.

Titancıların toplantısında insanları kandırıyorsunuz dediğimde gelin size toplantı arasında hesabı bir anlatalım dediler, şimdi bu ayak üstü olmaz falan, anlattılar ve bende yalanlarını ortaya koydum ve piramitteki 17. basamaktaki kişide tüm Türkiye'nin matematiksel olarak bitmiş olacağını oracıkta hesaplayıverdim. Anladılar mı bilmem ama tuhaf tuhaf yüzüme bakarak, “yahu bu kadar anlıyorsan ses etme para kazanmana bak dediler, buraya bunun için gelmedin mi?” falan, bende “hayır sadece para kaptıran arkadaşımın beni zorladığını ve bu nedenle katıldığımı” söyledim, nazikçe oyunbozanlık yapmamamı söyleyerek özel güvenlik eşliğinde toplantıyı terk etmeye zorladılar.

Mini etekli kızlar sahne kenarında gösteriye tempo tutarlarken, salonda şarkılı Evangelist ayinlerindeki gibi bir kalabalık kendinden geçmişcesine coşuyordu. Aralarından gülümseyerek temiz havaya çıktım.

Bir süre sonra tüm Titan yöneticileri tutuklandı.

Diyeceğim şudur; dilerim Erkecilerin başına da benzeri bir durum gelmez.

Dilerim Erke bir Titan faciası değildir.

Olayın gerçekliği durumunda ise teknolojik ve sosyal yıkımlar kaçınılmazdır.

Öyle ki Tanrı bile bundan nasibini alacaktır.

 




www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2006