Türkiye, özelleştirmenin zarar eden kamu kuruluşlarını satmak olmadığını öğrenmek için çeyrek yüzyıl harcadı. Bu arada içme suyu, elektrik, çimento, tütün, şeker gibi yüksek karlı sektörler bir bir özelleştirildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 1 YTL'ye tiyatro kampanyasına bakılırsa... Şimdi, sıra kentlerin kültür ve sanat hizmetlerine geldi.!
"Şimdi Tiyatro Zamanı" sloganıyla başlatılan projenin tiyatroyu sevdirmek adına olmadığını anlamaları tabii ki diğer özelleştirmelerde olduğu kadar uzun sürmeyecek. Çünkü, bu tür projeler halkın tiyatrolardaki oyunlara olan talebini arttırmaz! Fiyat maliyetin altında kaldığı için maliyet-fiyat makasının açılmasına; dolayısıyla kısa sürede zarar etmelerine neden olur.
Maliyetleri fiyatın üstündeki bir işletmenin belediye desteğinde olsa bile faaliyetlerine devam etmesi söz konusu olamayacağına göre... Kısa süre içinde kapatılmaları gerekir.
Bugün oyuncu ücretleri, yazar ve çevirmene ödenen telif ücreti hariç:
° Orta düzeyde bir oyunun maliyeti 10-15 bin YTL dekor, 3-5 bin YTL kostüm, 1-2 bin YTL de diğer harcamalar olmak üzere 14-22 bin YTL civarındadır.
° Müzikli oyunda ise dekor 50-60 bin YTL, kostüm 10 bin YTL, koreograf 2 bin YTL, stüdyo 5 bin YTL, müziksen 2 bin YTL olmak üzere maliyet 70-80 bin YTL'yi bulmaktadır.
° Bu maliyetlere, elektrik, su, bakım gibi sabit masraflar tabii ki dahil değil.
Rakamlara bakılırsa, 1 YTL fiyatla sadece yukarıdaki masraflarda başa baş noktasını tutturmak için müziksiz oyunlarda 14-22 bin izleyicinin, müziklilerde de 70- 80 bin kişinin oyunu izlemesi lazım.
Ne var ki, İstanbul'un 7 şehir tiyatrosu var. 7 tiyatroya 7 oyun lazım. Bu durumda toplam maliyet 7 kat artmakta. Müziksizlerde 100-154 bin YTL, müziklilerde 490-560 bin YTL'yi bulmakta!
Açık havayı saymazsak 7 tiyatrodaki koltuk sayısı toplam 2500 civarında olduğuna göre haftada 5 oyundan 12.500, ayda 50 bin izleyiciye ulaşılsa bile 2 ayın makasını kapatmak mümkün değil. Dahası, bu kaba hesaba 50 kuruşa inen öğrenci biletlerini de katarsak izleyici sayısını daha da arttırmak gerekecek!..
Bu durumda, ya Kadir Topbaş belediye kesesinin ağzını açacak ya da yeni finansal destekler yaratacak. Kesenin ağzını açması AKP'nin IMF'yle yaptığı anlaşmalara uymayacağına göre geriye yeni destekçilerin bulunması kalıyor!
Gelin görün ki, tiyatro kârlı bir yatırım alanı değil. Gelişmiş ülkelerde bile devlet ve belediye destekli faaliyet göstermesi de zaten bu nedenle.
Bu durumda yeni destekçilerin yaratılması; şehir tiyatrolarının AKP'nin seçimi kazanması için ne denli önemli bir araç olduğuna ikna edilmelerine bağlı. Yani, geniş kitleleri 1 YTL gibi düşük fiyatla tiyatro salonlarına toplarken oyun içeriklerinin de AKP'nin ideolojisine uygun olacağının garantilenmesine bağlı!
Bir taşla birkaç kuş diye işte buna derler! "Şimdi Tiyatro Zamanı" projesiyle:
° Bir yandan düşük fiyatla tiyatro hizmeti adı altında kitleleri bir araya getirip ideoloji pompalama mekânı yaratırken;
° Diğer yandan da fiyat-maliyet makasındaki farkı finanse edecek kaynakları yaratmak bahanesiyle şehir tiyatrolarının özelleştirmesinin koşulları oluşturulmakta.
İtiraf etmek gerekir ki bunu da AKP'den başkası beceremezdi!
1 YTL'lik biletlerin haksız rekabet yaratarak özel tiyatroların kapanmasına neden olacağı tartışmasına gelince... Kimse üzülmesin, şehir tiyatroları biletleri 2 ay 1 YTL olacak diye ne özel tiyatrolar kapanır ne de tiyatrolar berduşların sığınağı olur.
Kaldı ki AKP'nin şimdiki sorunu özel tiyatrolar değil. 2007 seçimi öncesinde şehrin tiyatrolarıyla şehrin nabzını tutmak! Seçim sonrasında da şehrin tiyatro alanlarının rantını piyasalaştırmak!
İnanmak istemiyorsunuz değil mi?
O zaman önce Bozdoğan Sukemeri'nin altındaki Reşat Nuri, Harbiye'deki Muhsin Ertuğrul, Kadıköy iskelesindeki Haldun Taner sahnelerinin yerlerini ve... Kimlerin buralara sahip olmayı düşlediğini bir düşünün.
Sonra, hiçbir bahane göstermeden 1 YTL'ye biletinizi alın ve tiyatronuza sahip çıkın.
www.turkelminibas.net |