Tarih/Kültür27 Kasım 2006 00:00

Fethin Sembolü, Ayasofya Camii - Neval Kavcar

Istanbul, devlet eli ile "Masonik" ekonomik formlara ve AB ye "kulturel bas" sehir olma fantezilerine kurban edilirken, batinin sahip cikmadan once camilikten cikarma faaliyetinde basarili oldugu "Ayasofya Muzesi"nde, "namaz kilma" cesitli gazetelere nasil yansimis bir bakalim. Sadece dis basini alma nedenim, ic basinla arasinda fazla fark olmadigi sebebiyledir. "YaklasIk 100 kisiden olusan asiri milliyetci bir grubun Ortodokslar icin oldukca onemli olan Aya Sofya'yi Papa'nin gelecek hafta gerceklesecek ziyaretini protesto icin isgal ettigini belirtti.( New York Times) - Eski Bizans Kilisesi, Cami'sine 'Allahu Ekber' sesleriyle girerken goruntulenen birkac duzine adamin daha sonra namaz kildigi belirtiliyor.( Herald Tribune)- Istanbul'da Ayasofya isgal edildi.( La Republica)- Papa'ya hayir: Turkiye'de bazilikaya kusatma(Il Giornale)- Ayasofya'ya saldiri puskurtuldu (Avvenire)" Fatih'in Istanbul'u fethinden sonra camiye cevrilen Ayasofya hakkinda, Batinin ne dusundugu satirlarinda net gorulmuyor mu? Turklerin kendi sinirlari icinde, kendilerine ait bir mulke girmeleri ne zamandan beri isgal olmustur? Fransiz La Repuclica gazetesine gore yapilan eylem bir isgal! acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Fethin Sembolü, Ayasofya Camii

Neval Kavcar
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  27.11.2006
   
 

 



Papa 6. Benediktus'un Turkiye ziyareti oncesinde Ayasofya'da yasananlarin Dunya basinina nasil yansidigini gormek, onlarin hissiyatini anlamak acisindan onemlidir. "Dunya" deyince, tum Dunya anlasilmasin efendim. Artik cok iyi biliyoruz ki Dunya denildi mi, ABD, AB ve Israil anlasilmalidir. Gerisinin bir hukmu yoktur.

Ne olmustu?

Fatih'in Istanbul'u fethi sonrasinda, Cuma namazini kildigi Ayasofya'da 24 Kasim 2006 Cuma gunu torunlari namaz kilmis efendim. Peki, bu ne diye disimizda ki Dunyayi bu kadar tedirgin ediyor derseniz, kisacik degineyim.

Bati Emperyalizmi Turk kimligi ile tanistigi andan itibaren onu dusmani bellemistir. Once Atilla'nin Roma onlerine dayanmasi, ardindan Sultan Alparslan'in Anadolu'nun kapisini Turklere acmasi ve derken Fatih Sultan Mehmet'in Istanbul'u fethetmesi ile bu dusmanlik "doruk" noktasina ulasmistir.

Ataturk'un Anadolu'yu yeniden Turklestirmesi ise bu isin tuzu biberi olmustur. Bugun yasadiklarimizin ana sebebi ise, hedefinden sapan bir milletin yasamasi muktedir olan durumdan ibarettir.

Bati er meydaninda yenemeyecegini anladigi Turk'u cesitli projelerle tus etmeyi aklina koymustur. Hic kimse kalkip da bu satirlarda bos yere "irkcilik" aramasin. "Irkci" davranis ve soylem arayanlar ABD ye, AB nin devletciklerine, cok uzaga degil Yunanistan'a ve Vatikan devletinin basi Papa'ya baksinlar derim. KKTC sinirlari icinde ki topraklara hukmeden yasayi cikaran Kibris Rum kesimi kadar olamayan Turkiye Cumhuriyeti hukumeti, AB-D nin emri ile 301 i somutlastirma pesine dusuyorsa, bu milletin cocuklari da devletine sahip cikmaya yonelik, "eylem ve dikkat cekme"yi elbette yapacaklardir.

Istanbul, devlet eli ile "Masonik" ekonomik formlara ve AB ye "kulturel bas" sehir olma fantezilerine kurban edilirken, batinin sahip cikmadan once camilikten cikarma faaliyetinde basarili oldugu "Ayasofya Muzesi"nde, "namaz kilma" cesitli gazetelere nasil yansimis bir bakalim. Sadece dis basini alma nedenim, ic basinla arasinda fazla fark olmadigi sebebiyledir.

"YaklasIk 100 kisiden olusan asiri milliyetci bir grubun Ortodokslar icin oldukca onemli olan Aya Sofya'yi Papa'nin gelecek hafta gerceklesecek ziyaretini protesto icin isgal ettigini belirtti.( New York Times) - Eski Bizans Kilisesi, Cami'sine 'Allahu Ekber' sesleriyle girerken goruntulenen birkac duzine adamin daha sonra namaz kildigi belirtiliyor.( Herald Tribune)- Istanbul'da Ayasofya isgal edildi.( La Republica)- Papa'ya hayir: Turkiye'de bazilikaya kusatma(Il Giornale)- Ayasofya'ya saldiri puskurtuldu (Avvenire)"

Fatih'in Istanbul'u fethinden sonra camiye cevrilen Ayasofya hakkinda, Batinin ne dusundugu satirlarinda net gorulmuyor mu? Turklerin kendi sinirlari icinde, kendilerine ait bir mulke girmeleri ne zamandan beri isgal olmustur? Fransiz La Repuclica gazetesine gore yapilan eylem bir isgal!

Muzeye cevrilen Ayasofya:

"Ortodokslar icin oldukca onemli olan Aya Sofya, Eski Bizans Kilisesi, Eski Ayasofya Bazilikasi."

Kelimelerini kullanmalarindan, firsatini bulduklari ilk anda tekrar kiliseye cevireceklerini anlamaliyiz.

Istanbul ve Ayasofya'nin onlar icin bir simge oldugunu ve oncelikle buralari kotarma faaliyetinde olduklarini iyi bilmeliyiz. BM eli ile ve AB nin "kulturel vakiflari" yolu ile ne kadar azinlik eseri varsa restoreye alinirken, Turk kulturunun eserleri bakimsizliktan yikilmak uzeredir.

Bulundugunuz illerde yuzlerce yillik azinlik mezarlari sehrin en mutena yerlerinde boy gosterirken, Belediye marifetiyle bizim mezarliklar "yerlesim birimi disina cikmali" bahanesi ile dozerlenmekte, atalarimizin uzerine parklar insa edilmektedir.

Bir yerde ki mezarlik o kulturun o topraklarda ki tapusudur. Azinliklar "kirik mezar taslari ve Sinagoglarina ait bulduklari bir tek kapi" ile o yerlesimlerde ki tarihlerini yazdigini kac kisi biliyor?

Ayasofya hakkinda topluma unutturulan gercekleri bir hatirlatalim oncelikle:

* Ayasofya, Sultan Fatih'in parasini odeyerek aldigi vakfiyesidir.
* Fatih Sultan Mehmet, vasiyetnamesinde kiyamete kadar *Ayasofya'nin cami olarak kullanilmasini vasiyet etmistir.
* Vakiflar kanunu; vakiflarin hangi maksat icin vakfedildiyse o maksat icin kullanilmasini sart kosmaktadir.

Gunumuzde Fatih'in vakfiyesi Muze haline getirilerek, maksadinin disina cikmistir.

Her yil Istanbul'un fethini kutlayanlara, ecdadindan bahsedenlere hatirlatirim ki, Ayasofya'nin " kiyamete kadar camii olarak kalmasi icin yazili vasiyeti olan Fatih Sultan Mehmet'e layik olmanin yolu, Ayasofya (Fethiye Cami)'nin diline vurulan muhrun sokulmesinden gecmektedir. Minareleri ezansiz kalmis bir Ayasofya varken bu ulke Turklerindir demek mumkun mudur?

Bugun Batinin gostermelik dostluk gosterilerine katilanlara, " Medeniyetler Ittifakindan " bahsedenlere, Vatikan'a gidip "misyonlarinin parcasi olmayi teklif edenlere" ve onlari savunanlar icin kucuk bir ayrintidan soz etmek istiyorum:

" 49 yasinda vefat eden Fatih'in olum haberi uzerine donemin papasi tum Avrupa kiliselerinde uc gun canlar caldirtip, sukur ayinleri yapilmasini emretmistir."

Fatih Sultan Mehmet'in olumunu kutlayanlar ile bugun "diyalog" yaptigini iddia edenler kadar, Fatih Islâm'i bilmiyor muydu dersiniz?

Bati Emperyalizmi ile diyalog demiyorum gorusme, Turk'un onlardan kuvvetli oldugu an baslayacaginin unutanlarca bilinmesi gerekir. Istanbul'un AB nin kulturel baskenti olma faaliyeti, Batinin tekrardan Istanbul'u fethetme girisimidir.

Ayasofya Camii'nin, Muze haline donusturulmesi uzerinde ki sis perdesi hala kalkmamistir. Hangi organizasyon ile muze haline donusturuldugu uzerinde elbette suphe yoktur. Fakat nasil bir oyunla bu islemin yapildigi karanliktir. Ayasofya'da ibadetin tamamen durdurulmasi gibi bir tasarrufun olmadigi ve burada ki oyunun adim adim ilerledigi anlasilmaktadir.

Ayasofya'yi muzeye ceviren kararin celiskilerle dolu oldugu, imzanin Ataturk'e ait olmadigi, kayit numaralarinin birbirini tutmadigi gibi bir dizi tutarsizlik vardir. Bu kararnamede "ibadete kapatilacak" ibaresi de yoktur. Ataturk'un Ayasofya'nin muzelestirilmesi asamasinda ki tavrinin bugun bilinen kismi, "ibadete devam edilmesi" seklindedir. Demek ki Ayasofya Camii'nin belirli bir bolumu muze olacak teklifi kabul gormustur. Caminin ibadete kapatilmasi teklifine Ataturk:

"Ibadete kapatmak mi? Komisyon cizmeyi asti. Boyle munasebetsizlik olur mu hic? Ayasofya camidir, ayni zamanda da muze olacaktir. Maksat budur.'"

Demistir.

Bu dusuncede olan Ataturk'e ragmen Ayasofya Camii, hangi oyun ile tamamen muze haline getirilmistir iyi bir arastirma gerekmektedir.

Kararname de ki K.Ataturk imzasi da saibelidir. Soyadi kanunundan once Gazi Mustafa Kemal imzasi kullanan Ataturk'un bu kararnamede K. Ataturk imzasinin bulunmasinin imkânsizligina da dikkat cekilmektedir. Imzalar birbirini tutmamakla birlikte Ataturk'un muzenin acilisina katildigi gercegi de vardir. Ataturk muze ziyaretine gittiginde ise camii kisminda ibadetin devam edip etmedigi, muze ziyaretinde nerelere goturuldugu de arastirilmasi gerekmektedir.

Bugun Ataturk zamaninda cikti denilen ve gunahi ona atilan bu kararname celiski ile doludur. Cumhuriyetinin dahi ozellestirme adi ile satisa cikarildigi gunumuzde, uymamiz icap eden sadece bu sahte kararname mi kalmistir? "Medeniyetler Ittifaki ve Dinler Arasi Diyalog" da sadece tek tarafli temenna oldugunu yikmak icin, bizzat bu isin onderlerinin Ayasofya'nin tekrar cami haline dondurulme calismasina katilmalari gerekmektedir. Ittifak ve diyalogda ki ciddiyet iste o zaman gerceklik kazanacaktir.

Ayasofya'nin muze olmasi kararnamesinde ki celiski, vakfiyesine aykiriligi, Danistay kararinin eksIkligi sebebi ile hukuken de yanlis oldugundan, resmi gazetede yayinlanmadigindan; tekrar cami olmasi onunde engel yoktur.

Ayrica Ayasofya'nin kimin mali oldugu sorusunun tek cevabi vardir, o da Fatih Sultan Mehmet'e ait oldugudur:

"Turkiye Cumhuriyeti tapu kayitlarinda bu gayrimenkul 57 pafta, 57 ada, 7. parselde Fatih Sultan Mehmet Vakfi adina "Turbe, Akaret, Muvakkisane ve Medreseyi Mustemil Ayasofya-yi Kebir Camii Serifi" vasfI ile cami olarak tapulu. Vakiflar Genel Mudurlugu Emlak Dairesi Arsivi'ndeki 1967 tarihli Istanbul Mazbut Hayrat Kutuk Defteri'nde de bu mekân cami olarak kayitli bulunuyor ve sahibi Fatih Sultan Mehmet gosteriliyor."

Ayasofya Camiinde "sukur Namazi" kilan Alperen Ocaklarina mensup genclerin bu girisiminin yankisi bizde nasil oldu dersiniz?

Mesela, Kultur Bakani Atilla Koc ne demis olabilir?

"TC Kultur Bakani olarak, hangi maksatla olursa olsun bir mabede yapilan baskini tasvip etmem mumkun degildir. Yapilanlari kiniyorum." ( Son Sayfa- 24 Kasim 2006)

Atilla Koc'a gore mabetten kasit nedir? Cami olarak kabul etmis olsa, namaz kilmak ile baskin arasinda ki farki bilirdi diyorum. O halde Kultur Bakanimiz Ayasofya'yi kilise olarak mi kabul etmektedir de boylesine anlamsiz cumleyi kurabilmistir. Turkiye Cumhuriyetini yonetenlerin hali boyle efendim. Kendi mal varliklarina sahip cikmaktan aciz kimlikler ile yonetiliyoruz.

Fetihten sonra cami haline getirilerek, "Fethiye Camii" olarak degistirilen adi ile Ayasofya muzesini aslina dondurme zorunlulugumuz vardir.

Bugun Ayasofya Camiinin muze olarak devam etmesi, milletimiz uzerinde psIkolojik baski uyandirilmasini kabul etmek manasi tasir.

Madden ve manan Turk-Islâm olan Ayasofya Camiinde namaz kilmaktan daha tabi bir sey olamaz. Turk Milleti burada namaz kilmaya devam etmelidir, icinde kilamiyorsa bahcesinde. Atam Fatih'in "kiyamete kadar cami olarak kalmasini istedigi " bu mabedi muze aldatmacasi icinde tekrardan kilise yapmak isteyenlere cevap orada kilinacak namaz olmalidir.

Fethin tamamlanmasi, Turk Milletinin boynunun borcudur.


26 Kasim 2006


Not: 1- Girisinde Fatih Sultan Mehmet'in muhrunun bulundugu Ayasofya Vakfiyesi, 63,5 metre uzunlugunda. Tapu Kadastro Genel Mudurlugu'nde bulunan vakfiye, 1950'de bir sergi icin Ingiltere'ye goturuluyor. Ancak, buyuk zarar goruyor. Yirtilmis, yipranmis halde tekrar Turkiye'ye getirilen vakfiye yaklasIk 5 metresi eksIk geliyor. KesIk parcalarin nerede oldugu ve kimler tarafindan koparildigi hâlâ cozulmus degil. Turkiye'de ilgili makamlarin bu konuda bir arastirma ve calismasi da bulunmuyor.(Ayasofya Gercegi- O.Tan–16.7.2006)

2- EksIk 5 metresi dâhil 63,5 metrelik bu vakfiyede neler yazilmaktadir? Bahsi gecen 5 m.lik kismin onemi nedir?

3- Fatih'in vakfiyesini Ingilizlerce harap edildigi gun gibi ortada degil midir? Turkler icin maddi- manevi degere haiz boylesine onemli bir tarihi degerimizi Ingiltere'ye hangi aklievvel gondermis demeyecegim, demek ki gunumuzden farki olmayan bir iktidar donemi yasaniyormus diyecegim sadece.

4- Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesinden:

"Iste bu benim Ayasofya Vakfiyem, Dolayisiyla kim bu Ayasofya'yi camiye donusturen vakfiyemi degistirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile kosarsa, fasit veya fasIk bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakif hukmunu yururlukten kaldirmaya kastederlerse, aslini degistirir, furuuna itiraz eder ve bunlari yapanlara yol gosterirlerse ve hatta yardim ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten cikarirlar ve sahte evrak duzenleyerek, mutevellilik hakki gibi seyler ister yahut onu kendi batil defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarina gecirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en buyuk haram islemis ve gunahlari kazanmis olurlar.

Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim degistirirse,
Allah'in, Peygamber'in, meleklerin, butun yoneticilerin ve dahi butun Muslumanlarin ebediyen LANETI ONUN VE ONLARIN UZERINE OLSUN, azaplari hafiflemesin onlarin, hasr gununde yuzlerine bakilmasin.

Kim bunlari isittikten sonra hala bu degistirme isine devam ederse, gunahi onu degistirene ait olacaktir.

Allah'in azabi onlaradir.

Allah isitendir, bilendir. "






www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2006