Siyaset19 Eylül 2004 00:00
Haftanın Ali Kemal’i Yarışması - İsrafil Kumbasar
Sanalağ’da ‘www.acikistihbarat.com’ adresinde yayın yapan bir site, ‘bu tip yazarları ödüllendirmek amacıyla’ her hafta bir “Haftanın Ali Kemal’i Yarışması” düzenliyor!.. Bu haftaki adaylar, Yasemin Çongar, Hasan Cemal, Nazlı Ilıcak ve Cengiz Çandar!.. (Editörün Notu: Açık istihbarat olarak Sayın Kumbasar'a ve sitemizin katılımcılarına yarışmamıza yoğun ilgilerinden ötürü teşekkür ederiz. Açık İstihbarat olarak Türkiye Cumhuriyetine ve Türk milletine karşı saldıranların ipliğini pazara çıkarmaya devam edeceğiz. Güdümlü medya dışı bilgi kaynağınız Açık İstihbarat, yazılmayanları yazmaya devam edecek) naproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvatkamagra kamagra 100mg kamagra gel
OSMANLI İmparatorluğu’ndan miras kalan ‘küçük bir coğrafya’ üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, ‘tarihinin en sinsi ve en kapsamlı’ emperyalist saldırıları ile karşı karşıya!.. ‘Dost’ ve ‘müttefik’ adı altında Türkiye’yi çembere alan emperyalistler, ‘Türkleri Anadolu’dan atmak için hazırladıkları planın bir benzerini’ işgal altındaki Irak toprakları içerisinde yeralan Türkmen bölgesinde devreye soktular!.. Amerika’nın Telafer’de yaptığı katliam, medyadaki ‘çok saygın’ bazı köşe yazarları tarafından Türk kamuoyuna ‘Türkiye’nin çıkarlarına uygun bir saldırı’ olarak sunulmak istendi!.. Kimi zaman ‘CIA’nin binasına girebilen tek Türk olmanın övüncü’, kimi zaman ‘Kuzey Irak’ta yüklü bir ihale’, kimi zaman da ‘gazetelerinde manşşet olmanın hazzı’ adına küresel güçlerin borazanlığını üstlenen bu yazarlar, ‘Kurtuluş Savaşı sırasında’ Milli Mücadele’ye karşı tavır alan ‘Ali Kemalleri’ aratmıyor!.. ‘Sanalağ’da ‘www.acikistihbarat.com’ adresinde yayın yapan bir site, ‘bu tip yazarları ödüllendirmek amacıyla’ her hafta bir “Haftanın Ali Kemal’i Yarışşması” düzenliyor!.. Bu haftaki adaylar, Yasemin Çongar, Hasan Cemal, Nazlı Ilıcak ve Cengiz Çandar!.. Haklarında verilen bilgiler ise şöyle: YASEMİN ÇONGAR: İlk zamanlarda Washington’dan yazdığı yazılar; ‘ABD’nin küresel duruşşuna karşşı ciddi eleşştiriler getiren’, analitik derinliğe sahip bilgiler içeriyordu!!.. Ta ki bir gün; Pentagon’da bir brifinge katılana kadar!..
Brifing sonrasında Yasemin Çongar; medya tarihinin en belirgin değişimlerinden birini geçirdi ve analitik derinliğini hızla kaybederek; adeta bir ‘Pentagon Vakanüvistine’ dönüştü!..
Çongar, ABD Dışişleri Bakanlığı’nin ‘resmi bülteni haline gelen’ köşesindeki son yazısında Amerika’nın Telafer’deki katliam girişimini, bir Pentagon generalinin ağzından ‘normalleşştirmeye’ ve ‘Türk kamuoyunu sağduyulu davranmaya’ çağırıyor!.. “Böyle bir ortamda, kamoyuna tek kaynaklı ve kışşkırtıcı haber- yorumlar pompalamak, sonuçları da, sorumluluğu da çok ağır olabilecek bir hata” cümlesi ile adeta bir yerlere gözdağı veriyor!.. HASAN CEMAL: Sözkonusu Türkiye oldu mu; ‘demokratlığından’ geçilmez!..
“Kürtler” başlıklı kitabı ile Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşlarımızı ‘toplumsal bir azınlık’ statüsüne oturtan Hasan Cemal’in, Amerika güçlerini Irak sınırına yığarken; “Sanırım Irak’ta savaşş çıkacak” şeklindeki tespitleri ‘analitik derinliğinin’ en somut kanıtı niteliğinde!..
Telafer üzerine kaleme aldığı yazısında; “Yeni bir Felluce olmasın diye ABD’nin operasyon düzenlediği, sivillerin de öldüğü” cümlesi ile saldırıyı meşrulaştırırken, Telafer’i “Dar pantalonlu kadın muhabirin çevresini saran karanlık erkeklerin bulunduğu bir bölge” diye tanımlıyor!.. Küresel baronların, ‘küresel tıfılları’ test edip, kıvama gelip gelmediklerini anladıkları “Bilderberg Toplantılarına” katıldığını kamuoyundan gizleyen Hasan Cemal’in, dilinden düşürmediği o ‘şşeffaşık’ ilkesi her nedense bu tür noktalarda geçersiz kalıyor!.. CENGİZ ÇANDAR: Irak’la ilgili yazdığı her yazıda mutlaka bir köşeye; “Bölgeyle ilgili sayısız kitap okudum” cümlesini sıkıştırıyor!..
‘Uzmanlık’ sahasıyla ilgili bir çok yer ile ‘ortak çalışşmalar’ yürütüyor!.. “CIA’in binasına giren ilk Türk” gibi bir unvanın sahibi olmakla övünen Çandar; kendi toplumsal dinamiklerini ve devletini ‘dikta’; ama Pentagon ile CIA gibi kurumları ise ‘think-tank’ olarak algılayan ve ‘bu ilişşkilerden para kazanan’ entellektüel taklitlerine en güzel bir örnektir!.. Nedense; Kuzey Irak’ta ‘o çok övdüğü aşşiret liderlerinden aldığı iddia edilen ihalelerden’ hiç sözetmeyen Çandar, Irak savaşı öncesindeki öngörülerinin hepsinde yanılması üzerine, mikrofonu uzatan Nokta muhabirinin sorularına şu karşılığı veriyordu: - “Kişşisel tarihim Saddam’ın devrilmesine endeksli!..
Hayır diyecek durumda değildim!..” NAZLI ILICAK: Bu muhterem zatı herkes ‘demokrat’ ve ‘sivilliğe’ önem veren biri olarak bilir!..
‘Alaattin Çakıcı ile yaptığı görüşşmelerin’ içeriğini bildiğimiz için, Nazlı Ilıcak’ın kullandığı kavramlar ile aslında neleri kasdettiğininin tabii ki farkındayız!..
‘Demokratlık kisvesi altında’, bu ülkeye küfreden herkesi baştacı eden bu zat; ‘yalısında yaptığı görüşşmelerin listesini ve içeriğini yayınlasa’, aslında Türkiye’de bir çok karanlık nokta çözülecek!..
Emma velakin ‘demokratlık’ işte bu noktada rafa kalkıyor!.. ‘Türkiye’yi teftişşe gelen’ ve Diyarbakır’da incelemeler yapan AB komiseri Verheugen’i, “Ağzından bal damlıyor” diye öven Nazlı Ilıcak; oğlu tarafından çıkartılan Tercüman gazetesinde iktidarın borazanlığını sürdürmeye devam ediyor!..
Brifing sonrasında Yasemin Çongar; medya tarihinin en belirgin değişimlerinden birini geçirdi ve analitik derinliğini hızla kaybederek; adeta bir ‘Pentagon Vakanüvistine’ dönüştü!..
Çongar, ABD Dışişleri Bakanlığı’nin ‘resmi bülteni haline gelen’ köşesindeki son yazısında Amerika’nın Telafer’deki katliam girişimini, bir Pentagon generalinin ağzından ‘normalleşştirmeye’ ve ‘Türk kamuoyunu sağduyulu davranmaya’ çağırıyor!.. “Böyle bir ortamda, kamoyuna tek kaynaklı ve kışşkırtıcı haber- yorumlar pompalamak, sonuçları da, sorumluluğu da çok ağır olabilecek bir hata” cümlesi ile adeta bir yerlere gözdağı veriyor!.. HASAN CEMAL: Sözkonusu Türkiye oldu mu; ‘demokratlığından’ geçilmez!..
“Kürtler” başlıklı kitabı ile Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşlarımızı ‘toplumsal bir azınlık’ statüsüne oturtan Hasan Cemal’in, Amerika güçlerini Irak sınırına yığarken; “Sanırım Irak’ta savaşş çıkacak” şeklindeki tespitleri ‘analitik derinliğinin’ en somut kanıtı niteliğinde!..
Telafer üzerine kaleme aldığı yazısında; “Yeni bir Felluce olmasın diye ABD’nin operasyon düzenlediği, sivillerin de öldüğü” cümlesi ile saldırıyı meşrulaştırırken, Telafer’i “Dar pantalonlu kadın muhabirin çevresini saran karanlık erkeklerin bulunduğu bir bölge” diye tanımlıyor!.. Küresel baronların, ‘küresel tıfılları’ test edip, kıvama gelip gelmediklerini anladıkları “Bilderberg Toplantılarına” katıldığını kamuoyundan gizleyen Hasan Cemal’in, dilinden düşürmediği o ‘şşeffaşık’ ilkesi her nedense bu tür noktalarda geçersiz kalıyor!.. CENGİZ ÇANDAR: Irak’la ilgili yazdığı her yazıda mutlaka bir köşeye; “Bölgeyle ilgili sayısız kitap okudum” cümlesini sıkıştırıyor!..
‘Uzmanlık’ sahasıyla ilgili bir çok yer ile ‘ortak çalışşmalar’ yürütüyor!.. “CIA’in binasına giren ilk Türk” gibi bir unvanın sahibi olmakla övünen Çandar; kendi toplumsal dinamiklerini ve devletini ‘dikta’; ama Pentagon ile CIA gibi kurumları ise ‘think-tank’ olarak algılayan ve ‘bu ilişşkilerden para kazanan’ entellektüel taklitlerine en güzel bir örnektir!.. Nedense; Kuzey Irak’ta ‘o çok övdüğü aşşiret liderlerinden aldığı iddia edilen ihalelerden’ hiç sözetmeyen Çandar, Irak savaşı öncesindeki öngörülerinin hepsinde yanılması üzerine, mikrofonu uzatan Nokta muhabirinin sorularına şu karşılığı veriyordu: - “Kişşisel tarihim Saddam’ın devrilmesine endeksli!..
Hayır diyecek durumda değildim!..” NAZLI ILICAK: Bu muhterem zatı herkes ‘demokrat’ ve ‘sivilliğe’ önem veren biri olarak bilir!..
‘Alaattin Çakıcı ile yaptığı görüşşmelerin’ içeriğini bildiğimiz için, Nazlı Ilıcak’ın kullandığı kavramlar ile aslında neleri kasdettiğininin tabii ki farkındayız!..
‘Demokratlık kisvesi altında’, bu ülkeye küfreden herkesi baştacı eden bu zat; ‘yalısında yaptığı görüşşmelerin listesini ve içeriğini yayınlasa’, aslında Türkiye’de bir çok karanlık nokta çözülecek!..
Emma velakin ‘demokratlık’ işte bu noktada rafa kalkıyor!.. ‘Türkiye’yi teftişşe gelen’ ve Diyarbakır’da incelemeler yapan AB komiseri Verheugen’i, “Ağzından bal damlıyor” diye öven Nazlı Ilıcak; oğlu tarafından çıkartılan Tercüman gazetesinde iktidarın borazanlığını sürdürmeye devam ediyor!..
20 Eylül 2004 Yeniçağ