|
Yapılan işin özrü ve telâfisi yoktur ve yapılan, aslında Genelkurmay'a değil, onun temsil etiği Türk Askerinedir.
Amerika Birleşik Devletleri'nin çeşitli eyaletlerindeki ABD üslerini ziyaret eden ve Pentagon'da askeri yetkililerle çeşitli görüşmeler yapan Orgeneral Saygun, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dr. Jack D. Crouch tarafından da Beyaz Saray'a davet edilmiş.
Beyaz Saray kompleksi içerisindeki, "The Eisenhower Executive Office Building"de yapılması kararlaştırılan görüşme için perşembe sabahı 07.00'de beraberindeki askeri heyetle binaya giden Orgeneral Saygun'un, kapıdaki görevlilerce aranmak istenmiş. Kapıdaki güvenlik görevlileriyle askeri heyet arasında yapılan görüşmede, görevlilerin bina girişindeki rutin güvenlik kontrolünü yapmak mecburiyetinde olduklarını belirtmesi üzerine Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, Dr. Jack D. Crouch ile görüşmeye katılmayarak Beyaz Saray'dan ayrılmış..
Şimdi eğer hayli geniş bir hoşgörüye sahipseniz kolaylıkla,
“Helâl olsun Paşa'ya.. Pabuç bırakmamış, kendini aratmamış, protesto ederek çekmiş gitmiş”
diye kendi kendinizi tatmin edecek bir yol ve yöntem bulabilirsiniz..
Öteden beri Genelkurmay Başkanlarımız ve diğer komutanların şu veya bu nedenle Amerika'ya neden bu kadar sık gittiklerini merak etmişiz ve asla tasvip etmemişizdir..
Kıvrıkoğlu hiç gitmemişti de ne olmuştu? Neyi eksilmişti?
Onun da Öcalan dosyası gündemde iken “Bize sormayın, biz tarafız” diye son derece anlamsız bir tarafsızlık görüntülü defosu sergilediğini de bu vesileyle belirtmiş olalım..
Bırakın bir yabancı İkinci Başkanı; bir ilkokul müdürüne bile randevu alarak ziyarete gitmişseniz, ilkokul müdürünün kapıdaki görevliye adınızı vererek sizi sorgusuz buyur etmesi âdettendir ve en basit nezaket kuralıdır.
Dr. Bilmem kimin de Beyaz Saray kapısındaki görevlilere talimat vererek misafir bir orgeneralin geleceğini haber vermiş olması gerekirdi..
Yapılan muamele bilerek ve isteyerek, yâni taammüden işlenmiş bir suçtur..
Ama askerinizin başına çuval geçirilmişken, bu çuvalın özrü dilenmemiş ve rövanşı alınmamışken, işin peşi bırakılmış, çuval yok sayılmışken ve siz bütün bunlara rağmen ısrarla Amerikalara gitmeye hevesli iken bu tür muamelelere müstahak olmanız son derece tabiîdir..
Orgeneral Saygun diyelim Amerika'ya gitti.. Dr. Bilmem kimi neden “ziyaret” ediyor?
Protokole göre Dr. bilmem kimin Orgeneral Saygun'u ziyaret etmesi gerekir..
Ama siz seviyenizi göz ardı ederseniz her türlü aşağılanmayı da içinize sindirmeniz gerekir..
Orgeneral Saygun'un kapıdan dönmesi zevahiri kurtarmaz, kapıdan döndürülmesi önemlidir.
Amerika'nın açık ve net bir şekilde özür dilemesi gerekir..
Dilese bile Orgeneral Büyüaknıt'ın önümüzdeki aylarda yapacağı planlanan Amerika ziyaretini “görülen lüzum üzerine iptal etmesi” gerekir..
Yoksa….
Amerikalı yetkililerin,
“Kuzey Irak'a askeri seçenek en istenmeyen durumdur”;
Koordinatör General Başer'in
“Keşke ‘Git oraya, (Kandil) vur gel' diyebilseydik. Ama bunu yapma imkanımız yok”;
ve
Erdoğan'ın da;
“Teröristler faaliyet yapmazsa ille de gidip operasyon yapacağız diye bir kural yok”
ittifakı sergilediği bir ortamda Orgeneral Saygun'un, hem de Amerika'da, “Son PKK'lıya kadar savaşa devam”.. (GÖZCÜ Gazetesi.. 17 Kasım 2006. Birinci sayfa 6 sütuna Manşet) restini çekmiş olması mıdır bu “muamele”nin nedeni?
Terbiyesizlik sadece Genelkurmay'a değil, sadece askere değil, bütün bir millete yapılmış, hepimize yapılmıştır?
Ve bu, karşılıksız kalan kaçıncı terbiyesizliktir?
19 Kasım 2006
“57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA
57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA
57'İNCİ ALAY HERYERDE |