İstihbarat15 Kasım 2006 00:00

Sadrazam Damat Ferit Paşa Korumalarını Kendisi Seçiyordu - Ahmet Efe

4 Mart-30 Eylül 1919 arasında üç; 5 Nisan-17 Ekim 1920 arasında da iki olmak üzere 5 kez hükümet kuran vatan satıcısı Damat Ferit, Baltalimanı nda, yakın zamanlara kadar Kemik Hastanesi olarak kullanılan yalıda ikâmet ediyordu. ... Anadolu bozkırına çekilip Türk ün atayurduna tecavüz eden yedi düvelle birlikte Vahdettin-Damat Ferit ikilisinin çıkarttığı onlarca isyanla da boğuşan Mustafa Kemal in doğal olarak nifak yuvası bu yalıda hazırlanan hainane tertipler hakkında bilgi sahibi olması gerekmekteydi. O nedenle İstanbul daki Türk milli yeraltı örgütleri bu yalıya sızmayı birinci öncelik haline getirmişler, Ertürk ün deyimiyle seferber olmuşlardı. ... Sözün özü, o zamanlar Damat Ferit ler kendilerini Devlet'ten ne kadar sakınmışlarsa da, Milli Kuvvetler in sızamayacağı hiçbir yer yoktu!kamagra kamagra wikipedia kamagra gel

Sadrazam Damat Ferit Paşa Korumalarını Kendisi Seçiyordu
Ahmet Efe
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  15.11.2006
   
 

 




Türk İstiklâl Harbi yıllarında vatan severlik ve vatan satıcılığı gibi
kavramlar ve bunların sembolü olmuş isimler vardı. Nasıl ki Mustafa Kemal
vatan severlik gibi soylu bir kavramın sembolü, bayrağı haline gelmiş ise;
Halife/Padişahı Vahdettin le birlikte vatan satıcılığının simgesi de
Sadrazam Damat Ferit Paşa olmuştu.

4 Mart-30 Eylül 1919 arasında üç; 5 Nisan-17 Ekim 1920 arasında da iki olmak üzere 5 kez hükümet kuran vatan satıcısı Damat Ferit, Baltalimanı nda, yakın zamanlara kadar Kemik Hastanesi olarak kullanılan yalıda ikâmet ediyordu.

Türk İstiklâl Harbi yıllarında İstanbul da faaliyet yürüten yeraltı milli
örgütlerinin en tanınmışlarından Karakol ve -daha sonraları- Mim Mim in önde
gelen kurucu-yöneticilerinden Süvari Yarbayı Hüsamettin (Ertürk) Bey
in
anlatımıyla; denizden bu yalının rıhtımına yanaşan motorlar, kapısında
bekleyen otomobil ve arabalar, beyaz yağlı boyalı görkemli yalının kapalı
pancurlarına ve geceleri önünde yanan havagazı fenerlerinin ısrarlı
sessizliğine karşın burada önemli toplantıların yapıldığını, işgal
kuvvetlerine mensup generallerle amirallerin gidip geldiğini, göğüsleri
nişan ve madalyalarla dolu Osmanlı paşalarının, başı sarıklı
şeyhülislamlarla din adamlarının eksik olmadığı birtakım toplantıların bu
esrar dolu saray yavrusu yalıda yapıldığını Millicilere ve dünyaya ilan ediyordu.

Anadolu bozkırına çekilip Türk ün atayurduna tecavüz eden yedi düvelle
birlikte Vahdettin-Damat Ferit ikilisinin çıkarttığı onlarca isyanla da
boğuşan Mustafa Kemal in doğal olarak nifak yuvası bu yalıda hazırlanan
hainane tertipler hakkında bilgi sahibi olması gerekmekteydi.
O nedenle
İstanbul daki Türk milli yeraltı örgütleri bu yalıya sızmayı birinci öncelik
haline getirmişler, Ertürk ün deyimiyle seferber olmuşlardı.

Nihayet Mim Mim in en gizli, en zeki ajanı olan Galip (Vardar) Bey bu işle
görevlendirilmişti.


Galip Bey, Damat Ferit yalısının esrarını çözmek için günlerce uğraşır.

İlk önce bu esrarengiz yalının çevresini uzaklardan yakınlardan gözetim altına
alır. Rıhtımlarını, Boğaz ın değişik yönlerinden gelen motorların içinde
kimler bulunduğunu, otomobil, fayton ve kupa arabalarıyla konağın önünde
durup inenleri tek tek belirler. Vardar, bu vatani vazifesini yaparken, daha
önceleri Siyasi Polis te görev yaptığı sıralarda tanıdığı polis Boşnak
Haşim le tesadüfen karşılaşır.

Boğaz ın en seçkin yerinde rastladığı Haşim e kendisini maskelemek için sitem eden Vardar, Aşk olsun Haşim! Boğaz da geziyorsun da Şehzadebaşı nda beraber oturup tatlı tatlı lafladığımız kahvelere gelmiyorsun der.

Boşnak Haşim, bu serzenişe,

"Ne söylüyorsun Galip? Boğaz da gezmek mi? Bu
kime nasip olmuş kuzum? Şu beyaz yalıyı görüyor musun? "


karşılığını vererek
Damat Ferit in konutunu gösterir. Galip Bey ise görevini gizlemek için hiç
bilmiyormuş gibi yalıya şaşkın şaşkın bakarken Boşnak Haşim kulağına
eğilerek, Bu yalı der,

"Bu yalı, Sadrazam Damat Ferit Paşa Hazretleri nin
Boğaz daki ikâmetgâhıdır. Biz de muhafızlarıyız. "



Vardar, Boşnak Haşim in bu sözlerine şu karşılığı verir:

" Yok deve! Polis
Siyasi Kısmı nda kimse kalmadı da senin gibi çelebi birini bulup muhafız
yapacaklar ha?.. "


Galip Bey in büyük bir saflıkla söylediği bu sözlere Boşnak Haşim de

"Vallahi Galip, vazife şimdi bizdedir. Paşa, Arnavutlara itimat ediyor,
hepimizi birer birer seçtiler "

karşılığını verir. Vardar ın her gün burada
olup olmadıklarına ilişkin sorusuna da Boşnak Haşim,
"Emin ol Galip.. "diyerek, ancak iki üç haftada bir gün izin yapabildiklerini belirtir.

Galip Bey le Boşnak Haşim in konuştuğu tam bu sırada yalının kapısı açılır.
Önemli olduğu kılık kıyafetinden anlaşılan birisi kapıda belirince tüm
görevliler temenna ile selam verir.

Boşnak Haşim bu kişinin Damat Ferit in Sır Kâtibi (Özel Kalem Müdürü) olduğunu söyler. Vardar da bu Sır Kâtibi ni kimselere sezdirmeden izleyip evini öğrenir. Ardından Robert Kolej de okuyan kızı Nazan ı kendisine sırıl sıklam aşık eder.

Nasıl etmez ki, Anadolu Harekâtı na karşı haince planları hazırlayan yerli
yabancı hemen tüm adlar bu yalıda toplanmaktadır:


General Harrington,
General Şarpi, General Monpelli, Miralay Nelson, Kumandan Benet, Yüzbaşı
Güningam, Kont Caprini ve daha başka yabancı subaylar.. Şeyhülislam
Dürrizade Abdullah ve Mustafa Sabri efendiler, İngiliz Muhipleri Cemiyeti
elebaşı Said Molla, âyandan Rıza Tevfik (Sevr i imzalayanlardan.), gazeteci
Ali Kemal, Vahdettin in yaver ve kayınbiraderi Kiraz Hamdi Paşa, Müşir Zeki
Paşa, Kuvayı İnzibatiye elebaşı Süleyman Şefik Paşa, Bağdatlı Hadi Paşa
(Sevr i imzalayanlardan), Bozkır isyanlarının elebaşı Konya lı Hacı Zeynel
Abidin Efendi, Gümülcine li İsmail Hakkı, Hürriyet ve İtilafçı Miralay
Sadık, Artin Cemal ve diğerleri..


Ertürk ün deyimiyle Sır Kâtibi nin sır tutmayan kızı Nazan, Damat Ferit
yalısında Anadolu Harekâtı na karşı hazırlanan tüm ihanet planlarını günü
gününe sevgilisi Galip Bey e anlatır
. Bu çok önemli istihbaratlar da günü
gününe Anadolu ya aktarılır.

Ancak ilerleyen günlerde Galip Bey in deşifre edilmesi olasılığı üzerine Mim
Mim yöneticileri onu bir silah ve cephane sevkiyatı ile Samsun a gönderir.

Sevgilisinin izini kaybeden Nazan ise ondan bir haber alabilmek amacıyla
birkaç kez Fatih Çarşamba daki evinin yakınına gelir. Hatta bir kez kapıyı
çalarak yaşlı annesinden Galip Bey in Milli Mücadele ye katılmak üzere
Anadolu ya çekip gittiğini öğrenince kalbinden vurulmuşa döner. Sırrını
kimseye söyleyemeyeceğinden dolayı çok üzgün olan Nazan bir süre sonra
hastalanarak genç yaşında ölür.

Sözün özü, o zamanlar Damat Ferit ler kendilerini Devlet'ten ne kadar
sakınmışlarsa da, Milli Kuvvetler in sızamayacağı hiçbir yer yoktu!

Not: Bu yazının Sayın Necmettin Erbakan ın Başbakanlığı döneminde Adapazarlı
bazı gönüllü korumalarla Başbakanlık resmi korumaları arasında yaşanan
krizler ve son aylarda Söğüt ve Ankara da bir hastane önünde görülen kimi
olaylarla bir ilgisi yoktur.

Dipnotlar

1. Sabahattin Selek, Milli Mücadele, Örgün Y., İstanbul 1982, s. 1124.
2. İki Devrin Perde Arkası, Hilmi Kitabevi, İstanbul 1957, s. 393 vd.
3. Ertürk ün, Galip Bey i Siyasi Polis Kısmı na aldırdığı sıralarda
Darülfünun Tarih Bölümü nde okuduğunu belirtmesine karşın (a.g.e., s. 249
vd.), yine bir ordu mensubu Selâhattin Salışık, Vardar ın o sıralarda
üsteğmen olduğunu yazar. (Kurtuluş Savaşı nın Gizli Örgütü M.M. Grubu,
Hüriyet, 28 Ağustos-12 Eylül 1972 tarihli dizi yazı 7. bölümü.)

Uzun yıllar görev yaptığı Kabataş Erkek Lisesi nde 10 Kasım 1958 de düzenlenen Atatürk ü anma töreninde konuştuğu sırada vefat eden Vardar ın anısına Kabataşlılar
Derneği de 24 sayfalık bir broşür yayınlamıştır.
Gelini Engin Vardar dan
alındığı anlaşılan hizmet cetveline göre Galip Bey, 1918-1919 arasında
ihtiyat zabit vekilliği (Asteğmen); 1919-1920 arasında İstanbul Polis
Müdüriyeti 1. Şube Memurluğu; 1921-1922 arasında 10. Fırka 46. Alay, 1.
Tabur unda Mülazımısani (Teğmen) olmak üzere ordu mensubiyetinde
bulunmuştur. Galip Baba (Vardar) Anısına, Kabataşlılar Derneği Yayınları
(1), İstanbul 2003.



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2006