Çocuk köyleri oluşturmak da misyonerlerin yeni sayılabilecek çalışma alanlarından birisidir. Bunun bir örneği Mesaj Dergisi'n den Recep Deniz ve Oktay Doğan tarafından araştırılmıştı:
"SOS– Kinder of İnternational (SOS Çocuk köyleri Birliği) tarafından, Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı ile ortaklaşa, Gaziosmanpaşa ilçesi Bolluca mevkiin de yapılan çocuk açılışı tekrar ertelendi.
SOS–Çocuk Köyleri Birliği'nin Türkiye Koordinatörü Berin Kaleli, Anadolu Ajansına verdiği haber de , Bolluca Çocuk Köyünün Şubat ayı içersin de açılacağını belirtti.
Daha önce bir günlük gazete de bir çok de fa gündeme getirilen çocuk köyü, kamuoyunu oldukça meşgul ediyor. Aynı gazeteye göre masraflarının tamamına yakınını, Dünya Kiliseler Birliği'nin yan kuruluşu olarak faaliyet gösteren Uluslararası SOS Çocuk Köyleri Birliği'nin finanse ettiği köy; 2 katlı dublex , süper lüks ville şeklin de 12 ev de n ve idari binalar ile işletme için gerakli tesisler de n oluşuyor.
Misyoner teşkilatlarının çok uzun yıllardır Türkiye' de çocuk köyü kurmak için çalıştıkları biliniyor. Özellikle 1979 yılında bu tür faaliyetlere ağırlık veren misyonerlerin çalışmaları, halkın yoğun tepkisini çekince, faaliyetler durduruldu. Müracatları birçok defa geri çevrilen bu çerçeve, vakıflarının ismini de ğiştirerek ve tüzüklerini Türk mevzuatına uydurarak tekrar teşebbüste bulundular.
1988 yılında, Türkiye Korumaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'nın 2. Başkanı'nın valiliği dönemin de ihtiyaç duydukları izini kopararak, İstanbul Gaziosmanpaşa ilçesinin Bolluca mevkiin de 52.000 metrekarelik alan üzerin de "Çocuk Köyü" inşaatına başladılar. Milletlerarası Çocuk Köyleri Birliği tarafından verilen 3.5 milyon marklık yardımla yapımına başlanan köy, şu anda tamamlanmış durumda.
Psikolojik ve fizyolojik yapıları bozuk olmayan Müslüman 120 çocuğun barındırılacağı belirtiliyordu. Kanundaki bir boşluktan yararlanılarak kurulan çocuk köyü, bu sefer kimsesiz çocukların bakımını Çocuk Esirgeme Kurumu'na veren kanun engeliyle karşılaştı.
Bu konuya sık sık gündeme getiren Zaman gazetesin de ki bir haber de , köy kurucularının yakınlarına "gerekirse kanunu de ğiştiririz" de diği belirtiliyordu.Kendilerine yakın milletvekilleri ve bakanlar aracılığı ile bunu başaramayınca, başka bir yönteme başvurdukları görülüyor. Vakıf yetkililerinin köyü açabilmek için kimsesiz çocukları değil anne–baba veya velilerin noterce düzenlenen muvafakatı ile, psikolojik ve fizyolojik özürü olmayan çocukları köye almaya çalıştıkları açıklandı.
Kimsesiz çocukları koruma iddiasıyla ortaya çıkan vakfın, kanun engeliyle karşılaşınca, anne–babalı çocuklara yönelmesi ve fiziki özürlü çocukları dahil kabul etmemesinin baştaki masum görünen gayesi ile çeliştiği ifa de ediliyor.
Eğer bunu başarırlarsa çocuk köyü üzerine Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurmunu'nun de netimi söz konusu olmayacak. Kanunda bu noktayı düzenleyen hüküm yok.
Yetkililer;
"Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'nın Bolluca'da yaptırdığı, çocuk köyleri kanuni durumunu tam olarak açık de ğil. Bu haliyle köy bir vakfa ait. Çocuk köyünün tam de netimi ve kontrollü de dolayısıyla vakfa ait oluyor. Şu anda bizim herhangi bir müdahalemiz söz konusu de ğil!"
diyorlar.
Vakfın Başkanı Timur Erk, Dünya Kiliseler Birliğinin bir yan kuruluşu olan milletlerarası SOS– Çocuk Köyleri Birliği ile hiçbir alakalarının olmadığı söylüyordu.
Bu konuda görüşlerine başvurulan müteahhit Haydar Soner Göker , asıl işverenin SOS– Kin de rdof international olduğunu söylüyor ve
"Parayı veren bunlardır. Para kim de ise patron da odur"
diyordu. Köyün planlamasından ., kontrolüne kadar herşeyin SOS– Kin de rdorf İnternational tarafından yapıldığını ve bunların önlerin de ki bütün bürokratik engellerin kaldırılması halin de en az 10 tane daha köyün kurulacağını belirtiyordu.
Çocuk Köyü'nün girişin de ki inşaat tabelasında "Kontrollük: SOS– Kin de rdof İnternational , Finansman: Herman Gmeiner Fonds Deutscland vs" yazısı bulunuyor ve yayınladıkları tanıtım broşürün de bu konu açıkça ifa de ediliyor..." (5)
Bu köylerin şimdiki durumunu merak ediyorsunuz de ğil mi?
|