Geçenlerde Cerrahpaşa'da bir bol kepçe lokantasına girdim, her zamanki karnıyarıktan istedim.
Ahçı, ' Maalesef' dedi.
'Ne oldu?' dedim.
' Artık Karnıyarık yapamıyoruz, Patlıcanlar Avrupa Birliği (AB) standartlarına indi, onlarla iyi karnıyarık olmuyor!, Karnıyarıkı menüden çıkartıyorız', dedi.
' Peki patlıcanlı birşey yok mu? ' dedim.
' AB standartlarındaki patlıcandan ancak musakka oluyor, imam bayıldı bile yapamıyoruz' dedi.
'Peki' , dedim. 'Bir musakka ver' . 'İmamlar bayılıyor, ayılıyor, heryeri işgal ediyorlar, ama ülkede AB Standartlarındaki ' hıyar ölçülerinden' imambayıldı yapılamıyor.
Birden susadığımı hissettim. Bir portakallı gazoz istedim, Türk markasından!
Garson bir teneke portakallı gazoz getirdi.
Aman Tanrım! O da ne! Gözlerime inanamadım.
Bir teneke gazoz ne sana yeter, ne bana! Miniminnacık bir kutu, sanki Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalında, 12 Avrupa Birliği Cücesiyle kahvaltı yapıyoruz!
'Ya bu ne?' dedim. 'Bildiğimiz Coca Cola boyutlarında bir meyve suyu yok mu?'
' Yok abi!' dedi. 'Artık Coca Cola, Pepsi Cola da böyle! Herşey Avrupa Birliği standartlarında çıkacak!'
Bir baktım, meyve suyunun hacmine, 250 mililitre! Öncekiler 330 mililitreydi! Arada var, 80 mililitre fark! PostModern Avrupa Birliği Standardizasyon kriterleri, götürmüş bizim 80 militreyi!
' Yahu' dedim, 'Ne oldu, bizim 80 mililitreye, bunun hacmi çok azalmış! '
' Şeytan aldı götürdü abi' , dedi ekledi ' artık böyle, Avrupa Birliği öyle istiyor, bu AB standartları, hem abi bak minicik, kibar duruyor !'
' Ya bu ne sana yeter, ne bana! Bunu içen diğer cüceler nerde !' dedim.
' Cüceleri Avrupa Birliği kutuların içine sakladı, abi' dedi, gülerek, ' Abi sen de su iç!'
' Peki, önceki alışık olduklarımızdan hiç yok mu?' dedim.
' Yok, abi' dedi, ' Artık üretilmeyecekmiş onlar, şimdi bunlara geçtik'
' Peki parası! ' dedim.
'Parası aynı abi, bir YTL!', 'Aynı paraya daha az gazoz !'
Ayılana gazoz, bayılana Avrupa Birliğinin limonlu gazoz ağacı kadar kazık !
Artık içinde yaşamakta olduğumuz PostModern Delilik Çağında, ilk okul problemi bile çözemeyecek durumda olan politikacılarımız ve yöneticilerimizi düşünüyorum. 330 ml'lik bir gazoz, 250 ml'ye inerse, yaklaşık dörtte bir oranında azalmış olur. Bu aynı paraya satılırsa, en az bu gazoza % 25 zam yapılmış demektir, Avrupa Birliği Standartlarına göre ! Ne güzel dünya!
' Başka var mı?' , dedim. 'Başka AB standartlarının gazabına uğrayan meyve, sebze var mı?'
'Hepsi, abiii' dedi. ' Hıyarlar, artık, elimden uzun olamayacakmış, nah bu kadar olacakmış! Domatesler de kiraz büyüklüğüne iniyor , ne güzel kibarlaşıyoruz, abi' dedi.
Hıyarlar el kadar olacakmış!
Bizde bir kaç çeşit hıyar vardır!
Bazıları ülke yönetirler! Avrupa Birliğinin Hıyarları !
Bazılarını ise salataya, cacığa katarlar!
Eğer hıyarlar, domatesler ve patlıcanlar, Büyük Ağabey Avrupa Birliği kriterlerine uymaz da, isyan etmeye ve kazan kaldırmaya kalkarlarsa o zaman ne olacak?
Urun Kellesün!
Domatesler salça fabrikasına, Hıyarlar ve Patlıcanlar ise Turşu fabrikasına!
Ne güzel bir çağda yaşıyoruz di mi!
Evet tam bir delirium çağı, demiştim ki bu çağın adına, PostModern Delilik Çağı!
Peki Avrupa Birliğinin PostModern Delilik Standartları nedir?
Birinci standart:
Koskoca bir Avrupa Birliği Hıyarı olmak!
Neden takmış Avrupalılar böyle meyve, sebzelerin, konservelerin boyuna!
Çocukluklarına mı inelim yoksa, Freudiyen birşeyler mi bulacağız sonunda!
Belki de Genetiği kontrol edilmiş, kurşun askerler gibi dizilmiş,
Hıyarlar en iyi pazarlanabiliyor bu Ekonomi Köleliği oyununda!
***
Birileri Genetik Değiştirilmiş Organizmalardan (GDO) ve GDO endüstrisinden korkunç kapitaller kazansın diye herşeyi AB standartlarına indiriyoruz.
Alavere dalavere Türk Mehmet Nöbete!
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler bu işe çok sevinecekler! Hıyarlar onların ağzına göre, gazozlar onunların midelerine göre, domatesler onların dişlerine göre olacak! Peki Kötü Kalpli Kraliçe hangi rolde?
Birden hatırladım!
Artık ampüller de ufaldı! Yani 100-150 mumluk ampül, artık Miniminnacık! Avrupa Birliği Standartlarında! Ne güzel, kibar bir AB salonumuz olacak, kibar ampüllerimiz olacak, kibar yaşıyacağız! Daha mı uzun dayanacak bu ampüller, orası bilinmez!
Ampüllerin içindeki havadan tasarruf ediyoruz ! Ampüllerimiz Avrupalılaştı! Havası Avrupalılaştı, Havamız binbeşyüz!
Orhan Veli dememiş miydi?
Hava bedava, Su bedava,
Ama artık su da bedava değil!
Orhan Veli kadar da bedava yaşamıyoruz!
400 milyar dolar bölü 65 milyon borcumuz var!
Ne eder?
6154 dolar!
Kişi başına!
Kime?
İMF'ye!
Başka ne Avrupa Birliği standartlarında olacak!
Çivilerin boyları!
Ayakkabı lastiğinin kalınlığı!
Anneannemin yastığı!
Üzümün çöpü!
Armudun sapı!
Artık elimizde bir cetvel dolaşacağız. Herkese Avrupa Birliği standartlarında bir cetvel vermek lazım. Bir de huni lazım, kafaya takmak için ! Yağmurdan korunmak maksadıyla!
Ne yağmuru?
Avrupa Birliği Standardizasyon yağmuru mu?
Yağmur dedik de aklıma bir fıkra geldi:
***
Bir ülkede bir padişah bir gece Avrupa Birliği standartlarında bir rüya görür! Rüyasında gördüğüne göre ülkesine 40 gün 40 gece yağmur yağayacaktır, ama ne yağmak! Yağmurun değdiği herkes delirecektir !
Padişah hemen saray ahalisini yanına toplar, ' Aman ha!' der! Böyle bir yağmura karşı hazırlıklı olalım. Böyle bir yağmur yağarsa, saraydan çıkmayacağız, o nedenle 100-200 günlük yiyeceğimizi depolayalım' . Yiyeceklerini depolarlar ve beklemeye başlarlar.
Hakikaten de Padişahın rüyasında görülen yağmurlar başlar yağmaya,
bardaktan boşanırcasına!
Her damlası değer değmez bir insana!
Deliye dönüşür insanlar o anda!
Tüm halk sarayın etrafında,
Mutlu neş'e, kahkaha,
Başlarlar dans edip, oynamaya!
Üstelik işaret ederler Padişaha,
' Deliye bak! Deliye bak' diyerek,
Hiç adımını atmayan sokağa,
Bu sırada saray halkı da,
Katılırlar bu neşeli güruha,
Padişah dayanamaz, duramaz,
Sonunda o da atar kendini,
Delirmiş, oynayan kalabalığa!
O gündür, bu gündür!
Kalmaz delirmeyen kimse ortada!
' Neden şiire geçtin?' derseniz, arada prova yapıp , Avrupa Birliği standartlarına uymaya, standardize yazmaya çalışıyorum,
Bunun neresi mi Avrupa Birliği standardı?!
Hıyarın boyu, domatesin çapı, armudun sapı!
Ne kadar oluyorsa Avrupa standardı!
Bu muhterem yazı da,
PostModern Delilik Çağında ,
Kendine göre çalışıyor olmaya,
Uymaya AB standardına!
İnanmazsanız! Kafanıza Huninizi takın, Elinize Avrupa Birliği Standardizasyon Cetvelinizi alın ölçün!
Ama ben uysa da yazarım, uymasa da!
Her ne kadar kıl olsa da bana,
O Pek muhterem Noel Baba!
***
Evet, AB Standardizasyonunda kalmıştık, derken PostModern delilik, Postmodern Evlilik ve standardizasyon çağında aklıma şöyle bir kurgu geldi!
- Kerim abi, dün akşam sizin yatak odasından aşağıya çok ses geldi! Biz karımla uyuyamadık bir türlü!
- Ne olmuş Kazım, karımla bütün gece seviştik! Her gece sevişiyoruz, ev bizim, yuva bizim, yatak bizim!
-Olmaz Kerim abi! Avrupa Birliği standartlarına göre, haftada birden fazla olmayacak! AB böyle bir standart koydu!
- Ne demek ulan bu! Ne standardı, Avrupa Birliği mi karışacak bizim yatak odasına da? İstediğim kadar yaparım, Kazım!
-Yapamazsın abi!
- Neden yapamaz mışım, Kazım?
Sana ne lazım!
-Kanser olursun abi !
- Ne kanseri lan, bu işin kanserle ne ilgisi var?
-Abi, o AB tarafından standardize edilmiş domatesler, patlıcanlar, hıyarlar var ya! Hani Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar!
- Evet!
-Kerim abi! Hem onları yiyip, hem çok o işi yapınca, kanser olunuyormuş abi! Artık haftada bir kerre abi! AB standardı!
***
Evet! 2028 yılından bahsetmiştik, yukardaki gibi bir diyalog da hiç uzak değil artık!
Azla yetinmeye, ufalmaya,
Minikleşmeye alıştırıyoruz halkımızı!
Fena mı!
Kibar yaşasınlar, zengin ölsünler!
Üstelik, yakında ufak ve minik şeylere alışmak zorundalar!
Ülkenin yüzölçümü gibi!
Şehirlerin sınırları gibi!
Kanton çağı geliyor!
Önce içtiğiniz meşrubat ufalacak, sonra hıyarla-domates, sonra da yaşadığınız şehir, en sonunda da ülke!
Ama bakarsanız Avrupa Birliğine ve ABD'ye!
Beyfendiler burunlarından kıl aldırmıyorlar!
NATO mermer, Nato Kafa, Nato Porsiyon!
Türkiye'deki bu Avrupa Deliriumu'na dönüp bir bakıyorum da,
PostModern Delilik Çağında,
Anlayamıyorum hiç bir şeyi,
Gençliğimle kıyasladığımda,
Söyleyecek bir tek şey kalıyor sonunda:
Bizi AB'ye sokmaya çalışan AB hıyarlarına;
Siz boşverin AB-D-GDO standartlı hıyarı !
Alın elinize Langa'nın koskaca bir Türk hıyarını !
Devamını söyleyemiyorum,
Anlarsınız siz münasip olanı!
|