Siyaset10 Kasım 2006 00:00

Dediler ki Ecevit Ölmüş - Hüseyin Mümtaz

Ecevit'i iyi bilirdik.. Sonra hemen; Kıbrıs Türk'ünü 1 Ağustos 1958'den itibaren ateş'in, kan ve barutun içinden çıkarıp geçirerek 1974'e getiren TMT (Türk Mukavemet Teşkilâtı)nı kapattı.. ... Ecevit'i iyi bilirdik.. 57'inci Hükümet zamanında AB'nin Kıbrıs ve Ege'yi tam üyelikle ilişkilendirdiği Helsinki Toplantısı için Solana'nın uçağına binecek kadar da barışçıydı Ecevit.. Rahşan Affı ile 40.000 azılı suçlunun sokaklara çıkmasına izin verecek kadar da insanseverdi Ecevit.. fusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnecialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Dediler ki Ecevit Ölmüş
Hüseyin Mümtaz
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  10.11.2006
   
 

 



“Rahmetliyi nasıl bilirdin?” diye sorarlar..

Cemaat “İyi biliriz” der..

Ölenin arkasından iyi konuşulur..

Biz de öyle yapacağız..

74'de Kıbrıs Harekâtı oldu.. Ecevit tek kanal, tek renkli televizyonlarımızın karşısına ilk çıktığında

“Kıbrıs Türkleriyle beraber Rumlara ve Yunanistan'a da barış ve demokrasi getirdik”

dedi..

Bize neydi Rum'un ve Yunan'ın demokrasisinden?

Harekâtın amacı o muydu?

Ecevit'i iyi bilirdik..

Sonra hemen; Kıbrıs Türk'ünü 1 Ağustos 1958'den itibaren ateş'in, kan ve barutun içinden çıkarıp geçirerek 1974'e getiren TMT (Türk Mukavemet Teşkilâtı)nı kapattı..

“Demokratik” bir ülkede “gayri demokratik” kuruluşlar olamazdı..

KKTC'ye, aynı “köykent”ler gibi uygulanma olanağı asla olmayan, kendi hayalindeki devlet modelini dayattı..

Şu anda KKTC sendikalar devletidir.. Devleti sendikalar idare etmektedir, herhangi bir memur ve öğretmene sendikanın izni olmadan hiçbir şey yapamazsınız, tayin bile edemezsiniz..

KKTC'de devlet yok, fertler demokrasisi vardır,her şey birey içindir, devlet bireyin ve STÖ'lerin, sendikaların emrindedir, kulu kölesidir..

Ecevit'i iyi bilirdik…

Maraş…. Türk Vakıf Malı Magosa Maraş.. Zannedildiği gibi şimdi AB tarafından filan başımıza belâ edilmiş değildir Maraş.. Ecevit taa 74'ten Rum'a vereceğiz diye boş bıraktığı için belâ olmuştur..

Ecevit'i iyi bilirdik..

Ecevit harekâttan sonra, harekât dolayısı ile öğrenmiş olduğu TMT'nin bağlı olduğu Özel Harp Dairesi'ni “Kontrgerilla” diye hırpalamaya başladı..

Yâni Ecevit teröriste, eşkiyaya, kanun dışılığa “gerilla” unvanını lâyık gördü, ona karşı devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü için kavga vermekte, savaşmakta olan devletin güvenlik güçlerinin bu amaç için yetiştirilmiş-eğitilmiş birimlerinin itibarını, sanki kanun dışı, emir komuta dışı bir uygulama içindelermiş gibi zedeledi..

Ecevit'i iyi bilirdik..

Sonra “mavi kanatlı güvercin”, “demokrasi gerillası”nın; Güneş Motel türü demokrasisine tanık olduk..

11 vekili partilerinden istifa ettirerek, aynı şimdi Kıbrıs'taki Müftü Hükümeti gibi otel-motel hükümeti kurdu.. 11 vekile 11 bakanlık verdi.

Ecevit'i iyi bilirdik…

“Uluslararası memur” Kemal Derrvish'in Dünya Bankası tarafından Başkanı olduğu 57'inci hükümete bakan olarak atanmasına da karşı çıkmayacak kadar demokrat ve vatanseverdi Ecevit..

Ecevit'i iyi bilirdik..

57'inci Hükümet zamanında AB'nin Kıbrıs ve Ege'yi tam üyelikle ilişkilendirdiği Helsinki Toplantısı için Solana'nın uçağına binecek kadar da barışçıydı Ecevit..

Rahşan Affı ile 40.000 azılı suçlunun sokaklara çıkmasına izin verecek kadar da insanseverdi Ecevit..

Ecevit'i iyi bilirdik..

Siyaseti bırakırken F tipi Cemaat sempatizanı olmasına…

Siyaseti bıraktıktan sonra “Kastamonu'da mezarlıkta öğrendim, atalarımdan biri Kürt olabilirmiş” deyişine de hoşgörüyle baktık..

Ecevit'i iyi bilirdik..

Ecevit biraz gayret etse 10 Kasım'da vefat edecekti..

Rahşan biraz gayret etse devlet töreni ve defin merasimi de 10 Kasım'da olacaktı..

Neden ille de “Cumartesi” için ısrar edildi acaba?

Bu arada Ecevit bahane edilerek cümle eski başbakanların ve dahi “meclis başkanları”nın da Devlet Mezarlığı'na definleriyle ilgili yasa değişikliğine ne diyorsunuz?

Atatürk'ün silâh arkadaşlarıyla beraber defnedilecek eski “başbakan” ve “Meclis Başkanları”nın kimliklerini şöyle bir geçirin gözünüzün önünden..

Ecevit'î iyi bilirdik..

Ecevit'in vefatı bazı şeyleri örttü..

YİMPAŞ'a yapılan suçüstünü, YİMPAŞ'ın “fevkalâde müsaadeye mazhar” bir kuruluş olduğunun altının çizilmesini..

Ve Erdoğan'a Kızılay tarafından takılan 54 milyar liralık kurdeleli madalyayı..

Madalya'yı bir işadamı hediye etmiş..

O işadamı madalyayı Kızılay'a mı hediye etmiş, Erdoğan'a mı?

Kızılay'a ettiyse neden Erdoğan'a aktarılmış?

Erdoğan'a ettiyse neden Kızılay aracı olmuş?

Bağış ise,bağışçının ismi neden davul zurna ile açıklanmış?

“Sağ elinin verdiğini sol elinin bilmediği insanlar hiçbir gölgenin olmadığı bir günde arş'ın gölgesi altında serinleyeceklerdir”

hâdisine de mi itibar etmiyorsunuz?

Peki, Erdoğan'a “madalya” hangi hizmeti için verildi?

Başbakan olarak, bir devlet kuruluşuna zaten yapması gereken bir görevi yerine getirdiği için mi?

Biz Ecevit'i iyi biliriz..

Ecevit'in vefatı bir de Büyükanıt'ın Yunanistan ziyaretinde devirdiği çamı örttü..

Ziyaretten iki gün sonra Nilgün Cerrahoğlu (6 Kasım 2006) şunları yazdı:

“Antonia hâlâ Konya-Karaman aksanıyla konuşuyor.. 1952'de 6 yaşındayken göçmüş Yunanistan'a. “Türkçeyi nasıl unutmadın?” diye soruyorum. Büyükanıt Paşa'yı selâmlayan Rumlar gibi tıpkı, bana şu yanıtı veriyor: “İnsan hiç anadilini unutur mu?”

Bizim “okumuşlarımız” ne zaman, hangi tarihte Türkiye dışında da Türk yaşamakta olduğunun farkına varacaklardır acaba?

Ekalliyetlerden vakit buldukça mı?

Velhâsılı kelâm…..

Merhumu iyi bilirdik…

Bu gün Atatürk'ün ölüm yıldönümü..

“Keşke ölmeseydi” mi diyorsunuz,” İyi ki öldü de bu günleri görmedi” mi?

10 Kasım 2006

“57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA

57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA

57'İNCİ ALAY HERYERDE

HEPİMİZ 57'İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”




www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2006