Siyaset8 Kasım 2006 00:00

Burjuva Ulusçuluğu ve Halk Ulusçuluğu - Erdoğan Ahmet

Lenin'in belirttiği gibi "enternasyonalizm anti-ulusalcı lık demek değildir." Works. Zhdanov un meşhur sözüyle de "kendi halkını sevmeyen ve ona saygı duymayan enternasyonel olamaz" . ... Avrupa Birliği konusunda günümüze örnek olan Zhdanov un "Avrupa'nın köleleştirilmesi planlarının yandaşı olan ideolojik kampanyalar , ulusal bağımsızlık prensiplerine saldırılardır, ulusların özgürlük haklarını reddetme çağrısıdır, ve ona karşı olarak "evrensel Hükümet" fikrini oluşturmaktır. "" sözleri, günümüzün "Tek Dünya, Tek Hükümet" küresel emperyalist ideolojik plan ve amaçlarını net bir şekilde belirtmektedir. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsnaproxennatrium go naproxen kruidvatclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilokamagra kamagra wikipedia kamagra gel

Burjuva Ulusçuluğu ve Halk Ulusçuluğu
Erdoğan Ahmet - Antiemperyalizm.org
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  08.11.2006
   
 

 
 

 

Anavatan herşeyden
önce "politik, kültürel ve sosyal bir topluluktur"

(Lenin).

Klasik anlamda
ulusal, politik, kültürel ve sosyal "anavatan" olgusu burjuva
demokratik devrimleri (feodalizmin yıkılması) ve devamında kolonicilere
karşı verilen özgürlük savaşlarının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Gerek
burjuva demokratik devrimlerinde, gerekse özgürlük savaşlarında önderliğin
niteliği feodalizme ve sömürgeciliğe karşı olduğu için ilerici olması
dışında ulusların oluşmasında savaşanlar, kanlarını dökenler, yani
belirleyici olan kesim "halklar" olmuştur.


Bu anlamda ulus olgusu, dönemine özgül ilerici niteliğe sahip olan
Burjuvaya aıt olduğu kadar, Halklara ait bir kavramdır. Burjuvazinin
tekelci dönemde ilerici niteliğini gericiliğe dönüştürmesi ile ulus
olgusunu da kendi gerici ve emperyalist çıkarları doğrultusunda
kullanması, ulus un olgu olarak reddedilmesini değil, ulusun halkların
yarattığı ve sahip olduğu bir olgu olduğuna sahip çıkıp, onu burjuva içeriğinde ve anlamında reddedilmesini gerektirir.


Daha, Klasik burjuva
uluslar, uluslararası emperyalist güçler olmadan önce, feodaliteyi yıkmada
savaşa katılan sınıflar ve gruplar arasında, anavatan anlayışında ve
anavatan la olan ilişkileri konusunda derin çelişkiler zaten vardı.
Burjuvazi için anavatan işçi sınıfından köylüsüne, yer altı
kaynaklarından yer üstü kaynaklarına kadar ULUSu sömürme
hakkında birleşmişlerdi.

Lenin in sözleriyle
"her dönem ULUSU içinde iki ulus vardır" .

Burjuva
"ulus" ve onun "anavatanı na" zıt olarak,
emekçi halkın "ulusu" ve anavatanı vardır.

Emekçi halk için yurtseverlik konusunda burjuvanın kavramından çok
farklıdır. Emekçi halkın yurtseverlik kavramı ulusun bütün
kaynaklarının, tüm ulusun emekçi halkının çıkarları doğrultusunda olması
görüşü ve isteğini içinde taşır

Emekçi Devrimci yazar
Cankar ın sözleriyle; "Bizim Anavatanımız gelecek için mücadeledir; bu
anavatan uğruna en yüce kanların ve en değerli yaşamların kurban
edilmesine değer bir anavatandır. "


Güzel Anavatanımız şarkısı
o zaman kulağa daha farklı gelecektir. Collected Works
Emekçi halkın "ulusalcı lığı" ile işbirlikçi burjuvazinin
"Ulusalcı lığı" arasında ortak hiç bir yan yoktur.

Günümüzde
küresel emperyalizmin gerici "ulusalcı lığı", bütün diğer
ulusların üstünde olarak sunulan, diğer ulusların tarihinin saptırıldığı,
küçümsendiği ırkçı bir ulusalcılıktır.

Byelinsky' nin ta 184'lardaki sözleriyle "özel in
genelden ortaya çıktığından, ANAVATAN SEVGİSİ İNSANA
SEVGİDEN KAYNAKLANMALIDIR
"

Anavatan sevgisi insanlık
düşüncesinin gelişmesi arzusunu içinde taşıması
demektir"Selected Works

Engels'in Alman şairi Arnt'la ilgili yazısında burjuva "ulusalcı lığını"
olumsuz yurtseverlik olarak sözlendirmiştir. Burjuvazi anavatan
anlayışına, hakim sınıf olarak kendileri ve kendi çıkarları doğrultusunda,
diğer ulus halklarından nefret etmeyi içinde taşıyan, bir mücadele olarak
yaklaşırlar . Halkların anavatan anlayışı ulusun ve ulusun emekçilerinin
çıkarları doğrultusunda, diğer halklarla barış içinde yaşayan, sömürüyü ve
emperyalist işbirlikçiliği reddeden bir anlayıştır.

Günümüz küresel emperyalizmi ve enternasyonalist dayanışma konusunda
Engelsin Kautsky'e mektubundaki, "Uluslararası işçi hareketi
sadece bağımsız uluslar arasında mümkündür"
sözü ulus
konusunun emperyalizme ve onların işbirlikçileri burjuvaziye
bırakılamayacağı , ve halkların "ulus" anlayışının önemi
konusunda bir fikir verebilir. Ayni şekilde Engelsin sözü, emperyalist
işbirlikçilerinden arınmış, gerçek bir anavatanın kurulması anlamında
günümüze özgül şartlarda önemini bir daha yenilemiştir.

Hızlı Marksistlerin, her zaman olduğu gibi ezberleyip sloganlaştırıp mutlaklaştırdıkları Marx
ve Engelsin "işçilerin anavatanı yoktur" sözüne, Lenin, Inez
Armanda mektubunda üzerine basarak söylediği "manifestodan bu
paragraf onların hemen devamında, aynı paragrafta vurguladıkları
"Proletarya, herşeyden önce, siyasal gücü ele geçirmek, ulusun önder
sınıfı durumuna gelmek, bizzat ulusu oluşturmak zorunda olduğuna göre,
kendisi, bu ölçüde, ulusaldır, ama sözcüğün burjuva anlamında
değil"


sözünden ayrılarak yaklaşılmaması gerekliliğini vurgular.

Lenin'in belirttiği gibi "enternasyonalizm anti-ulusalcı lık demek
değildir."
Works.

Zhdanov un meşhur sözüyle de

"kendi halkını sevmeyen ve ona saygı duymayan enternasyonel olamaz" .

Kapitalizmin tekelci dönemde gerici niteliğe dönüşmesi , içinde
bulundukları ülkelerden ayrı olarak gelişen , sadece soyut, kavram içinde
bir gericilik değildir. Onların gerici niteliğe dönüşmesi gerçeğinden yola
çıkarsak, içinde bulundukları ülkelerde hala "İlerici"
olabileceklerini savunmak bilimsellikten uzaktır. İlericiliği salt
"teknolojik" olarak açıklamak burjuvazinin açıklamasıdır,
politik anlamda İlericilik yada gericilikte belirleyici olan
üretim ilişkileridir.

Burjuvazinin
emperyalist ülkelerde "ulusçuluğ u" tamamıyla ırkçı ve politik
anlamda gerici niteliğe bürünmesi, onların diğer ülkelerdeki uzantılarının
ve işbirlikçi burjuvazisinin kendi ulus halkının çıkarlarının tersine,
emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda tavır almaları ve "vatan
hainliği" yapmaları, onların "sahte ulusçuluğu" nun da maskesini düşürmüştür.

Emperyalistler, klasik anlamda ulusal hiç bir özü olmayan, kendileri arasındaki pazar savaşımlarında "ulusçuluğ u" kullanarak "anavatanı n
savunması" çığlıkları ile, kendilerinin bu savaşta hiç bir çıkarı
olmayan emekçi halkları aldatmışlardır.

Lenin'in
sözleriyle; " gerçek bir ulusal savaşta "anavatanı n
savunması" sözleri aldatmaca değildir ve bizler hiçbir şekilde böyle
bir savunmaya karşı değiliz"
Works, III Edition, Vol.
XIX


Bu anlamda emperyalizme karşı kurtuluş savaşlarını Lenin ilerici olarak
nitelemiştir. "Emperyalistl ere karşı savaş gerçek bir
ulusal savaştır"
.Lenin: Works, III Edition

"Küresel
emperyalizmin gerici ideolojisi ulusal geleneklerin terkedilmesini,
gelişen halkların bireylerinin aşağılanmasını, ulusal şeref ve gururun
reddedilmesi vaadini verir. "Günümüz emperyalizminin "küresellik"
ideolojisi kendi ırkçı ulusalcılıkları nın diğerlerini küçümsediği,ışladığı, aşağıladığı burjuva
"ulusalcı lığı"dı r.

Her ulus kendi kültürü ile evrensel kültüre katkıda bulunur. Bu anlamda her düşünce,
bilim ve sanatın ilerici olmasında onların anavatanlarıyla olan bağlantısı
ilericiliğin önşartıdır.

Klasik Marksizm Leninizm ulusal nıhilizmin/hiç ciliğin emekçilere yabancı olduğunu onların
anavatanlarına ve uluslarına, ulusal kültürlerine ilgisiz olamayacakları nı
ve olmamalarını öğretir. Tam tersine

"her ülkenin emekçi kesimi o ülkenin ve insanlığın gelişiminde yarattığı bütün
büyük ve önemli herşeyin mirasçısıdır."

(Bellicose Militarism and Anti- Militaristic Tactics of the
Social-Democrats) ,

Lenin:"işçi sınıfı kendsini mücadelenin politik,
sosyal ve kültürel şartlarına sakin ve ilgisiz kalamaz, ve bu nedenle
ülkesinin kaderine de ilgisiz kalamaz"
.

Bu anlamda Anavatan emperyalist işbirlikçilerinin değil emekçi halkın
anavatanıdır. Ve küresel emperyalizme karşı mücadele kitlelerde
ulusal bilinci uyandırmaya ve onların emperyalist işbirlikçilerine karşı
direnişe geçmeleriyle güçlenecektir. Ancak küresel emperyalizme karşı bu
mücadele gerekli tedbirler alınmazsa burjuva ulusalcılığına dönüşerek
emperyalist işbirlikçilerin çıkarları doğrultusunda gelişebilir.

Bu anlamda küresel emperyalizme karşı mücadele herşeyden once işbirlikçi
burjuvazinin kitleler üzerindeki burjuva ulusalcılığı anlayışının etkisiniıkmayı hedeflemelidir.

Bu anlamda mücadelenin "sınıfsal" bir karakterinin olması gerekir. Eğer bu temelde olmazsa ulusal anlayışın burjuva işbirlikçi "ulusalcı lık" sahtekarlığına dönüşmesi
kaçınılmaz olacaktır.

Küresel emperyalist ideoloji emperyalistlerin sömürülerine, dünya hakimiyeti pratiklerine ve
onların işbirlikçilerinin ihanetlerine kılıf geçirme ideolojisidir. Marx'ın sözleriyle

"burjuva ulusalcılığı ...mali, ticari ve sanayi olarak global bir karakter alarak tamamıyle bir sahtekarlığa dönüşmüştür" Marx-Engels Archive, Vol. III

Küresel emperyalizmin ve tekellerin birer uzantıları ve üyeleri haline gelen Ulusların hakim
sınıfları ulusal bağımsızlıklarını Globalizm, "Dünya vatandaşlığı", ve sözde "Medeniyet" adına emperyalist patronlarına peşkeş çekmekteler.

"Küresel hakimiyet, kısaca,
emperyalist politikaların muhafazası, emperyalist savaşların
devamıdır"
. Lenin Works

Avrupa Birliği konusunda günümüze
örnek olan Zhdanov un

"Avrupa'nın köleleştirilmesi planlarının
yandaşı olan ideolojik kampanyalar , ulusal bağımsızlık prensiplerine
saldırılardır, ulusların özgürlük haklarını reddetme
çağrısıdır, ve ona karşı olarak "evrensel
Hükümet" fikrini oluşturmaktır. ""


sözleri, günümüzün "Tek Dünya, Tek Hükümet" küresel emperyalist
ideolojik plan ve amaçlarını net bir şekilde
belirtmektedir.


Dünya Halklarının yurtseverliği emekçilerin ulusal bağımsızlık ve özgürlük mücadelelerinin
güçlü bir duygusal silahıdır. Emperyalistlerin kitlelerin Yurtseverliğine
karşı saldırıları temelde emekçilerin ideolojik olarak emperyalizme karşı
silahsızlandırı lmasını hedeflemektedir. Küresellik anlayışı
işbirlikçilerin ulusal ihanetlerine ideolojik kılıf geçirmelerinden başka
bir şey değildir.

AB yada "Tek dünya hükümeti fikriyle uyuşum gösteren burjuva
aydınları"
diyor. Zhdanov," halkların ideolojik
olarak silahsızlandırı lmasını sağlamak için kullanılan bir
araçtır."


Bu anlamda burjuva ulusalcılığının maskesini
düşürmede Emperyalist işbirlikçilerinin "öncelik anlayışları"
konusunda Lenin:

" Emperyalist ülkelerin birliği ,
birlik, doğal ve kaçınılmaz olarak, sermayenin savunması içindir,
Ana vatan bilmeyen,.sermaye bütün
ülkelerin kapitalistlerinin ittifakını muhafaza
etmeyi, işçi sınıfına karşı anavatanın
çıkarlarının, halkın çıkarlarının ve herşeyin
daha üstünde tutar."

diyerek Burjuva Ulusalcılığı çığırtkanlığı yapan işbirlikçilerin asıl
hedeflediklerinin emperyalistlerin birliğini muhafaza etmek olduğunu ve bu
uğruda ne anavatan nede o vatanın halkını tanımayacağını vurgular.

"Burjuva kozmopolitanizm başından sonuna emperyalist burjuvazinin tamamıyle gerici
ideolojisidir. Bu nedenle burjuva kozmopolitanizme karşı mücadele, emperyalizme, onun çürümüş ideolojisine karşı mücadelenin ayrılmaz ve enönemli parçalarından
birisidir. ""

Chernov Sonuç olarak, burjuva `Ulusalcılığı` savunuyor diye, subjektif bir
tepkiyle, Ulusal Nihilizme sarılmak, "ulusu"
reddetmek tam da emperyalistlerin planladıkları ve arzuladıkları
tuzağa düşmektir.

Üzerimize düşen görev Burjuva Ulusalcılığı ile emekçi halkın Ulusalcılığı arasındaki
keskin farkı kitlelere göstermek, bu "ulusalcı lığın"
işbirlikçi burjuvazinin çıkarları yönünde gelişmesini, yani "burjuva
ulusalcılığına" dönüşmesini engellemek, kitleleri küresel
emperyalizmin saldırılarına karşı anavatanın savunulması ve sosyal
demokrasinin gerçekleşmesi çıkarları doğrultusunda antiemperyalist bir
halk cephesi içinde örgütlemektir.

Ahmet Erdoğan


 

 



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2006