Siyaset22 Mart 2005 00:00

Bölme oyunu

Abdullah Öcalan'ın, 'adil yargılanmadığı' iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin temyiz merci olan Büyük Daire'ye yaptığı başvurunun bir ay içinde sonuçlanması bekleniyor. Avrupa'nın en büyük yargı organının vereceği karar, şimdiden Türkiye'nin üzerinde kara bulutların dolaşmasına neden oldu.AİHM'den gelecek 'yeniden yargılayın' kararına kesin gözüyle bakan hükümet, Öcalan'ı tekrar hakim karşısına çıkartacak yasal değişiklikler için düğmeye bastı. Ancak Öcalan'ın yeniden yargılanmasını sağlayacak yasal değişiklik daha tasarı aşamasında partinin bölünmesine neden oldu.claritin mazilo claritinekombo claritin mazilo

Partinin milliyetçi kanadından gelen tepkilere asker de dahil oldu. Eğer hükümet, Öcalan ile ilgili değişiklikte ısrar ederse ordu ile arasının açılması an meselesi. Asker, 'yeniden yargıla' bahanesiyle 'Kürt sorunu'nun tekrar ısıtılacağı endişesi taşıyor. 'Demokratik hak arayışı' kamuflajı ile harekete geçen Avrupalı Türk karşıtlarının amacı açık: Türkiye'yi kaosa sürüklemek.

PKK kartı açıldı

Türkiye karşıtlığını her fırsatta dile getiren ve birçok platformda bunu kullanan Avrupa ve ABD, amacına ulaşmak için 'PKK kartı'nı açtı. Türkiye'nin önünde dayatma karşısında iki olasılık bulunuyor. Yeniden yargılamak ya da AİHM'e dolayısıyla AB'ye rest çekerek yargılamamak. Eğer yeniden yargılama yapılırsa Öcalan'a bir kez daha müebbet hapis cezası verilmesi kaçınılmaz. Ancak asıl tehlike yargı aşamasında yaşanacak. PKK bu durumu bir fırsat olarak görecek ve sempatizanlarını harekete geçirmek isteyecek. Oluşumunu siyasi zemine taşıma gayretleri, AB baskısı ile Türkiye'nin önüne şart olarak sunulacak. Buna karşı çıkan ordu ile AB'nin istemlerini geri çeviremeyen hükümet arasında kriz yaşanacak. Ayrıca AKP'nin milliyetçi kanadı da partiden kopma aşamasına gelecek. Hükümetin çoğunluğu tehlikeye düşürdüğü gibi, Türkiye'nin istikrarlı gidişatı sekteye uğrayacak. Toplumsal çıkışlar, faili meçhul cinayetler ve benzeri karışıklıklar, yabancı yatırımcıları ve turizmcileri ülkeden uzaklaştıracak. Kaosun ortasına düşen ülke ise, bölünme tehlikesi ile karşı karşıya kalacak.

Hükümet, tüm olasılıkları gözönünde bulundurarak AİHM'in kararına karşı çıkarsa bu kez AB'nin müzakereleri kesme tehdidi ile yüzleşecek. Avrupa içindeki Türkiye karşıtları Türkiye'nin kararını tüm güçleri ile aleyhte kullanacak. Ankara ile son dönemde fikir ayrılıkları artan ABD de gidişata destek verecek ve Avrupa, hem siyasi hem de ekonomik tecridi hayata geçirmeye çalışacak. Pek çok Avrupa ülkesi ile yıllar sonra düzelen ilişkiler yine krize girecek.

ABD destek verecek

Bu durumu fırsat bilen PKK, ABD ile AB'yi arkasına alarak Türkiye'ye yüklenmeye başlayacak. Her iki durumda da Türkiye, AB için kat ettiği ekonomik ve siyasi yolda başa dönecek. Kaybeden Türkiye, kazanan PKK olacak.




AKP'DEN AİHM'İ BEKLEME KARARI

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden, terörist Abdullah Öcalan'a yeniden yargılama yolunun açılması yönünde karar çıkacağı sinyali, hükümeti karıştırdı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Öcalan'a yeniden yargılama yolunu açacak yasa değişikliği konusunda kulis yapması, hükümetteki görüş ayrılığını da ortaya çıkardı. Gül'ün isteği doğrultusunda, Meclis Genel Kurulu'nun ön sırasında bulunan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük Tasarısı'nda bu yönde bir değişiklik yapılma girişiminin olduğu haberi bile AKP'de çatlak seslerin yükselmesine yol açtı.

Dışişleri Bakanı Gül'ün, AİHM Büyük Daire'ye gönderilen Öcalan'ın dosyası hakkındaki sonuca, Nisan-Mayıs aylarında varılacağı ve kararın 'Öcalan'a yeniden yargılama yolunun açılması' yönünde olacağı beklentisi nedeniyle bu yönde bir girişimde bulunulmasını istediği ifade edildi. Bu nedenle de Gül'ün, AİHM'den karar çıkmadan önce Türkiye'nin bu konuda bir adım atabileceğini belirttiği, henüz Meclis'te bulunan CMK Yürürlük Yasa Tasarısı'nın bu konudaki değişiklik için değerlendirilebileceği yönünde telkinde bulunduğu kaydedildi.

Ancak AKP'nin milliyetçi cephesi, böyle bir düzenlemenin Meclis'e getirilemeyeceğini belirterek şiddetle tepki koydu. Yasada Öcalan'a yeniden yargılama yolunu açacak değişikliğin, verilecek bir önergeyle gerçekleştirileceği haberleri üzerine çok sayıda milletvekili, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'i aradı. Çiçek de, kendisine gelen telefonlar karşısında, böyle bir değişikliğin kesinlikle söz konusu olmayacağını söyleyerek vekilleri yatıştırmaya çalıştı ve 'Kesinlikle böyle bir düzenleme gelmeyecek' dedi. Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan da, 'AİHM kararını vermeden böyle bir düzenlemeye gidilmesinin doğru olmadığını, AİHM'in kararının görülmesinin ardından bir düzenleme yapılabileceğini' belirterek getirilmek istenen düzenlemeye karşı çıktı. Görüş ayrılıkları nedeniyle tasarı, iki hafta Genel Kurul gündeminin ön sırasında bekledi ve görüşülmedi.




DÜZENLEME ÖCALAN İÇİN YAPILMIŞTI

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük Yasa Tasarısı'nda yapılacağı öne sürülen değişiklik ile AiHM'in yeniden yargılama kararı verdiği tüm davalar tekrar mahkeme önüne çıkacak. Türkiye, 4 Şubat 2003'te yürürlüğe giren 5'inci Uyum Yasası ile AİHM kararlarının iç hukukta yeniden yargılanma nedeni sayılmasını kabul etti. Ancak uygulama için AİHM'e yapılan başvurunun bu tarihten sonra yapılmış olması şartı getirildi. Öcalan'ın AİHM'e başvurusu bu tarihten önce olduğu için, bu düzenlemeyle Öcalan'ın yeniden yargılanması ihtimalinin de önüne geçilmiş oldu. Normalde Yürürlük Yasa Tasarısı'nda yer almayan ancak daha önce Meclis'ten çıkan CMK'nın içinde bulunan, 'AİHM'e başvuru koşullarını düzenleyen madde'de değişiklik yapılacak. Yasanın ilgili maddesinde, 'F' bendi olarak yer alan düzenlemede, 'yargılamanın yenilenmesi, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir' ifadesi bulunuyor. Ancak getirilecek olan önerge ile maddedeki bu fıkra madde metninden çıkarılacak. Böylece de, söz konusu düzenleme, Öcalan dahil olmak üzere herkese yeniden yargılama yolunu açar hale getirilecek.




YAŞAR BÜYÜKANIT ŞİKAYETÇİ OLMUŞTU

Savunma Sanayii Fuarı için 10 Mart'ta düzenlenen resepsiyonda konuşan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türk topraklarındaki terörist sayısının arttığına dikkat çekmişti.

Türkiye'nin bir Irak politikası olmadığını da ileri süren ve asker-hükümet gerilimine neden olan sözler söyleyen Büyükanıt, 'Ortada çok ciddi bir durum var. Terör örgütünün silahlı unsurlarının sayısı örgütün başı Öcalan'ın yakalandığı 1999'daki sayıya ulaştı. Bu rakam birkaç aydır böyle. Ben bu tehlikeye dikkat çekmek istedim. Bunun yanında terörle mücadelede elimizdeki çeşitli güç unsurları 1999'dan geride. Zira terörün düşük seviyeye indirgenilmesi sonucunda olağanüstü hal uygulamasının kalkmasından, kimi yasaların değişmesine kadar bir dizi yeni durum ortaya çıktı. Yani terör örgütü üyelerinin sayısı 1999'daki rakama ulaşırken, biz 1999'daki mücadelenin gerisindeyiz. Bu tehlikeli bir durum' diye konuşmuştu.

Gazetecilerin 'Siz bu yöndeki ilk açıklamayı yaptığınızda hükümetle diyalog oldu mu' sorusuna da 'Hayır. bu konuda benden bilgi isteyen ya da yapılması gerekenleri konuşanlar olmadı' karşılığını vermişti.

Emekli Orgeneral Kemal Yavuz : Toplumsal tepki gelir

AİHM ne derse desin gerçekleri görmekte yarar var. Bir insanın haklarının savunulması yanında, 70 milyonluk bir toplumun duygularının dikkate alınması gerekir. Bu kişinin, 35 bin insanın hayatını kaybetmesinden birinci derecede sorumlu olmasına dikkat etmek gerekir. Hükümet bu uygulama konusunda olumlu bir karar alırsa toplumun, göstereceği tepkiyi iyi hesaplamalı. Bu tepki zannedilenin çok üzerinde olacaktır, olması gerekir. Hükümetin almaya çalıştığı karar bu toplumu tanımamaktan kaynaklanıyor. Hükümetin dikkate almadığı bir şey var. Türk toplumunun şu anda içinde bulunduğu tansiyon yeni bir Öcalan davasını kaldırmaya müsait mi? Hiçbirimiz toplumda ciddi dalgalanmalar olmasını arzu etmeyiz. Hükümet yeni bir mahkemenin yaratacağı sosyal dalgalanmayı göze alabilir mi, almalı mı?

Emekli Orgeneral Necati Özgen : Millet gereğini yapar

Yasa çıksa bile uygulanabileceğini düşünmüyorum. Öcalan'ın yeniden yargılanması, toplumsal patlamalara neden olabilir. Hükümetin attığı bu adım, AB'nin emirlerini yerine getirmektir. AB'nin bize 17 Aralık'ta da dayattıkları yine Türkiye'nin parçalanmasına yönelik. AB eşittir Türkiye'nin parçalanması. Bu gidişatla hükümet kararın altında ezilir. Millet de gereğini yapar.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek : Türkiye'yi iç savaşa sürükleme planı

AİHM'in kararı Tayyip Erdoğan yönetimine tebliğ edildi. Karar bir ay sonra açıklanacak. AB, Erdoğan yönetimine, 'Bir ay içinde kamuoyunuzu hazırlayın, gereken önlemleri alın' dedi. AİHM kararını açıklamadan Türk hükümeti yeniden yargılama yolunu açmış olacak ki, kamuoyuna karşı 'AİHM karar vermeden biz bu yola girdik. Onların talimatıyla yapmadık' diyecekler. Bu tertibin içinde bazı medya kuruluşları da var. Peki Öcalan'a yeniden yargılama yolu açılırsa ne olur. Bu Türkiye'yi iç savaşa sürükleme planının bir parçasıdır. Yeniden yargılandığını bir düşünün. Yeniden sokak gösterileri, çatışmalar, Türkler ve Kürtler arasında gerginlik, kışkırtmalar olur. Amaç ne? Kuzey Irak'ta kurulan o kukla devleti kuzeye doğru genişleterek Diyarbakır'ı ona başkent yapmak. İşte şimdi o plan uygulanıyor. İç çatışmalarla, gerginliklerle Türkiye'yi Irak gibi bölmek istiyorlar. Türkiye Avrupa kapısında çarmıha gerilmiştir.

Onur Öymen CHP Genel Başkan Yardımcısı : Hükümet baskılara boyun eğecek

Hükümet baskılara boyun eğecek gibi görünüyor, oysa kısa süre önce bu konudaki yasal düzenlemeyi Meclis'ten geçirdik. Öcalan yeniden yargılanma düzenlemesinin dışında bırakıldı. CHP olarak mevcut yasal düzenlemenin korunmasını istiyoruz. Meclis bir ülke için ciddi bir kurumdur. Yeniden yargılama yolunun açılmamasını istiyoruz. Görüşümüz bu yöndedir.

Mehmet Şandır MHP Genel Başkan Yardımcısı : Kıyametin kopma noktası olur

Herkes aklını başına toplasın! Türkiye'yi parçalamak için isyan eden ve 35 bin kişiyi katleden caninin yeniden yargılanması için kanun çıkarılması teşebbüsü gaflet ötesi ihanettir. Apo'yu serbest bırakma girişimi, kıyametin kopma noktasıdır. Bu vatanın sahipsiz olmadığını o gün herkes görecektir.

Osman Seyfi AKP Nevşehir Milletvekili : Lanet olsun böyle sürece

Öcalan 10 mahkeme tarafından yeniden yargılansa yine idam cezası alır. Yeniden yargılanma isteminin altında başka hesaplar yatıyor. AB süreci bahane edilerek Türkiye'ye bir şeyler kabul ettirmeye çalışılırsa lanet olsun böyle sürece demek kalıyor. Bu taleplerin ardı arkası kesilmez. Şimdi yeniden yargılansın diyenler, bir süre sonra siyasete de girsin diyecek.

Mustafa Ilıcalı AKP Erzurum Milletvekili : Bunun altından kalkamayız

Adil yargılandığı konusunda hiçbir tereddütüm yok. AB süreciyle Öcalan'ın yargılanması arasında bir ilişki kurulmaması gerekir. Bunun altından kalkamayız. AB yol haritasında ne yapmamız gerektiği belli. Biz bunları yaptık. Bizden daha fazlasını isteyemezler. Böyle bir önerinin Meclis'e geleceğini sanmıyorum.