| |
Bir ülkenin siyasilerinin,bürokratlarının,güvenlik güçlerinin,hukukçularının,fikir adamları ve basın mensuplarının gerçek demokrat olup olmadıkları,onların hukuk sistemine ve toplumsal değerlere yani geniş anlamda adalet kavramına ne ölçüde sahip çıktığı ile anlaşılır.
Ülkede genel anlamda demokrasinin varlığından ise;o ülke insanının toplumsal adalet ve hukuk kurallarına uyması ve demokrat geçinenler karşısında gereken tepkiyi göstermesi halinde söz edilebilir.Eğer;
-Kendi menfaatine uygun işler yapıldığında,kendi dediği gibi yazılıp çizildiğinde ve göklere çıkarıldığında bu ülkede sayemizde demokrasi var diyen,aksi durumda ise bu ülkede demokrasi yok diye bağıran SİYASİ'lerin,
-Makam,mevki hırsı ve bazen de başka türlü çıkarları için 360 derece manevra kabiliyetine sahip BAZI BÜROKRAT'ların,
-Fırsat buldukları durumlarda partilerin İlçe başkanlarının bile üzerlerinde hava atmaya ve baskı kurmaya çalıştıkları GÜVENLİK GÜÇLERİ'nin,
-Siyasi ve tarikat yaklaşımlarının etkinliği su yüzüne çıkan,işlerine geldiğinde en karmaşık davaları üç ayda tamamlayabilen,ama ülkenin en hayati konularında bile kamuoyu vicdanı ve zamanlama açısından yeterli etkinliği gösteremeyen bazı HUKUK ADAM'larının,
-Ülke içinde ve Uluslararası alanda şöhret olabilmek için aklına geleni söyleyebilen ve yazabilen ve bunları gerek iç,gerek dış basında pazarlayabilme şansı verilen sözde FİKİR ADAMLARI'nın,
-Büyük kısmı ile kendi ekonomik ve tarikat çıkarlarının mücadelesi için bir silah olarak satın alınmış,bir kısmı ile de ne idüğü belirsiz kaynaklarla beslenip kültürümüzü ve kimliğimizi eritmeye çalışan BASIN'ın,
-Ve en önemlisi de,tüm bu olanları artık kanıksamış,bu yağma ve vurgun içinde ben de bir fırsat yakalayabilirmiyim arayaşında olan zavallılarla,ne olursa olsun dik durmaya çalışan ama kasıtlı olarak adam yerine dahi konulmayan,seslerinin çıkmasına bir türlü fırsat verilmeyen ve böylece etkinsizleştirilen çaresiz insanlardan oluşan bir TOPLUM' un
varlığını önleyememiş iseniz,gerçek demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.
Peki nasıl mümkün kılacağız.
Acaba,demokrasiye sahip çıktığını iddia edenler artık imana gelip bundan böyle dürüst bir yaklaşımla topluma DEMOKRASİ'yi layık gördüklerini ispat edecek uygulamalara geçecekler mi?
Yoksa köklerinden taşıdığı hak ve adalet duygularına sahip Ülkemiz İnsanı bu asil duygularını HUKUK şemsiyesi altında geliştirip,kurumsallaştırıp, GERÇEK DEMOKRASİ'yi bütün güçlük ve engellemelere rağmen hayata geçirebilecek mi?
Aslında bugünlerde demokrat olduğunu,demokrasi'ye sahip çıktığını iddaa eden siyasiler,hukukçular,güvenlik görevlileri,basın mensupları için çözülmesi gereken, her yönü ile açıklığa çıkarılması halinde DEMOKRASİ TARİHİMİZE altın harflerle geçecek iki olayı örnek verebiliriz.
Hepimizin yakinen bildiği EL-KADI ve YİMPAŞ.
Bu iki olayın her yönü ile ortaya çıkarılması demokrasimizin gelişmesine hizmet edecek ve itibarımızı arttıracağı gibi,kendimize gelmemizi de sağlayacaktır.
Şu anda bazılarınca bir nevi magazin malzemesi yapılarak yozlaştırılmaya ve saptırılmaya çalışılan EL-KADI ve YİMPAŞ.İyi incelenirse bu ülkede birçok karanlık noktayı,birçok oyunu ortaya çıkaracak iki olay.
DEMOKRATLAR haydi buyrun,demokrasi'ye hizmet için size güzel bir fırsat.
Üstelik yabancı ülkelerin hem polisiye hem de hukuki desteği hazır olarak.Demokratlığı konusunda AB'ye şikayet ettiğiniz Asker kadar da mı demokrat olamayacaksınız?
Bakın yolsuzluk söz konusu olunca,demokrasinin temeli hukuktur dediler ve en yakın mesai arkadaşlarını hem de Kuvvet Komutanı seviyesindeki kişiyi bile mahkum ettiler.
Hadi demokrasi açısından güzel bir sınav fırsatı.Siz onlardan daha demokrat olduğunuzu ispat edin de,görelim sizi ve gurur duyalım demokratlarla.
Aslında bu konuda becerinizi de ispat etmiştiniz.
Sİyaset,hukuk,istihbarat,basın,bazı köşe yazarları hepiniz dayanışma ile üç ayda ŞEMDİNLİ'yi çözdüğünüzü ortaya koymadınız mı?
Aynı becerinin burada da gösterileceğine inanıyoruz ve üstelik ülkemiz için hayati sayılacak bu konuda sizlere de GÜVENİYORUZ......
BAŞARILAR
Ali İhsan Gürcihan
|