| |
Ramazan bayramını büyük bir ruh yüksekliği içersinde geçirdik. Türkiye'de bayramın sevinci ve heyecanı yürüklerimizi kaplarken Kazakistan'dan gelen kötü haberle irkildik. Gelen ilk haberlerde olay kardeş kavgası gibi gözüküyordu. Yüzlerce Kazak Türkü, o bölgede çalışan Türk işçilerine
saldırmış olaylarda çok sayıda Türk işçi yaralanmıştı.
Haberi duyar duymaz bu olayların sadece ücret kavgasından çıkmayacağını düşündüm. Çünkü bu bölgede ücret farklılığı çok daha fazla olan Amerikalı, İngiliz veya başka milletlerden insanlarına saldırılmamıştı. Saldırı Türk işçilere karşı yapılmıştı. Hem bu tür ücret farklılıkları birçok ülkede var
“Neden Kazakistan?” sorusu mutlaka insanlarımızın aklına gelmelidir. Çünkü Kazakistan Türkistan coğrafyasının en güçlü devletidir. Nüfus olarak da petrol zenginliği olarak bu kardeş ülkenin yıldızı kısa sürede parladı.
Tabi ki, yıldızı parlamasıyla beraber provokasyonlarda başladı. Çünkü Kazakistan ile Türkiye arasında, soy, din, kültür ve tarih birliği var. Bu bölgede Türkiye'nin yıldızının parlamaya başlaması, Amerika, İngiltere ve Almanya gibi bölgede iş yapan ülkeleri rahatsız etti. Türk teknolojisi ile
hızlı, kaliteli ve ucuz işçilik sunan Türkiye'yi buradan uzaklaştırmak isteyen güçlerin bölgedeki ajanları harekete geçti. Bu kavganın sebebi asıl budur.
Çünkü, Amerikalılar, İngilizler ve Almanlar Türk işçilerinden çok daha fazla ücret almaktadırlar.
Olayları yerinde incelemek üzere bölgeye giden gazeteci arkadaşımız Erdal Şimşek, izlenimlerini Sabah Gazetesi'nde yazmaktadır. 15 bin işçinin çalıştığın şantiyede Kazak Türkü işçilerle, Türkiye'den giden Türk işçiler arasında hiçbir sosyal statü farkı yoktur. Aksine Amerikalı
işçilerle Kazaklar arasında çok büyük sosyal statü farkı vardır. Amerikalıların kantinlerinden, yemekhanelerine ve sosyal tesislerine kadar her bakımdan Kazaklardan ayrıdır. Bu kantinlere Türk işçiler de alınmamaktadır.
Türkiye'nin Türkistan coğrafyalarındaki etkinliğini kırmak isteyen özellikle Amerika, onun büyük ağabeyi İngiltere ve Almanya gibi devletler enerji kaynaklarının Türkiye tarafından kontrol edilmesini
istememektedir. Bölgedeki etkinliğin Türkiye tarafına geçmesinden rahatsız olan bu devletlerin ajanlarının kışkırtmaları kardeş kavgasını ateşlemiştir.
Bölgedeki ENKA şirketinde inşaat teknikeri olarak çalışan Eyüp Kılıç, Erdal Şimşek'e bakın neler söylemektedir:
“ Yaşanan olaylar lokal ve kendiliğinden gelişmiş olaylar değildir. Planlı programlı ve önceden hazırlanmış olaylardır”
Olaylardan yaklaşık 20 gün önce eyalet vali yardımcılarından birinin Türk şantiyesinde çalışan sorumlularla bir saat süren toplantı yaptığını ve toplantıda kendisinin de bulunduğunu belirten Eyüp Kılıç, “ Vali yardımcısı, ‘önümüzdeki çok ciddi olaylar çıkabilir. Türk işçilere söyleyin Kazak
işçilere uymasınlar” şeklinde uyardı.
Eyüp Kılıç inşaat teknikeri, o bölgede çalışan bir insan olarak saldırıların hedefinin Hazar Bölgesinde enerji politikaları içersinde aktif rol almak isteyen ülkelerin gizli servisleri tarafından planlandığını iddia etmektedir.
Eyüp Kılıç'ın bu tespitlerinde devamla şöyle söylemektedir:
“ Türkiye'yi ve Türk teknolojisini uzaklaştırmak istiyorlar. Türk firmaları, kendilerinden çok güçlü Amerikan, İngiliz ve Alman şirketlerinden daha kaliteli, hızlı ve ucuz iş yapıyor. Bizim normal ustalarımızın yaptığı işleri onların mühendis kadroları yapıyor. Yetişmiş ve kalifiye elemanları yok. Dolayısıyla işgücü, maliyetleri artıyor. Kavganın tek sebebi ranttır.
Amerikalılar ve İngilizler arasında işçi gibi görünüp gerçekte casusluk yapan birçok insan tespit ettik.
Türkleri kovmak için diplomasi ve siyasi dahil bütün oyunları oynadılar. Ve 12 yıldır bunu başaramadılar. En sonunda taşeron işlerini Kazak mafyasına verdiler. Ve mafyanın getirdiği adamların tümü hapçı, uyuşturucu bağımlısı ve alkolik”
Olayların içyüzünü değerli gazeteci arkadaşım Erdal Şimşek gayet güzel ortaya koydu. Bu çerçevede bu kardeş kavgasını biran önce önlemek ve bölgedeki Amerikan, İngiliz ve Alman provokasyonları nı durdurmak Türkiye'nin ve kardeş Kazakistan'ın görevidir.
Türk milleti bu kardeş kavgalarından çok çekti. Ama bu kardeş kavgalarının arkasında mutlaka bir yabancı parmağı da hep bulundu. Bu yabancı eli ve parmağı mutlaka kırmalıyız. Yükselen Türk gücünün önünü kesilmesine asla müsaade edilmemelidir. Basınımızda bu konuda sağ duyulu
davranmalı ve yabancı güçlerin işine yarayacak haberlerden kaçınmalıdır.
|