Kavgam'ın okuyucusu ve uygulayıcısı Bush'tur! - Arslan Bulut
''Metal Fırtına'' kitabıyla da Türk halkının Amerika''nın askerî gücünden korkarak yılgınlığa düşmesi amaçlanmaktaydı. Ayrıca tam bu haberin servis edildiği günlerde piyasada bir yayınevinin en az 15-20 YTL''ye satılması gereken kalitede bir Kavgam baskısını 5,99 YTL''ye satmaya başlaması da çok ilginç bir tesadüf! Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en kritik dönemlerinden birine girmiştir.Türkiye''nin BOP badiresini atlatması, yani yeni Sevr''i engellemesi milletimizin bütün imkânlarını ortaya koyarak Türkiye Cumhuriyetinin bekâsı ilkesi etrafında kenetlenmesiyle mümkün olabilir.Hâl böyleyken geniş kesimler hâlâ derin bir gaflet uykusunda.cialis coupons printable link discount prescription drug cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsabilify abilify alkohol abilifykamagra link kamagra gel
Oysa, bu kitabın Türkiye''de çok okunduğu iddiası, Türkiye''yi karalamaya dönük psikolojik operasyonun bir parçası! "Kavgam" hakkında bilinçsizce konuşup yazanlar da bu operasyona hizmet etmiş oluyor, farkında bile değiller! .
Türkiye''ye yönelik Nazi suçlamasını önce kim yaptı? Türk basınının ABD politikalarını eleştirmesinden dolayı Türkiye''yi Nazizme yönelmekle suçlayan kişi, "Yahudi lobisinin tetikçisi" Pollock değil miydi? Pollock''ın yazısı gündeme oturduğu günlerde, Türkiye''ye yönelik nasıl bir psikolojik saldırının başladığını görerek 26 şubat 2005 tarihinde "Bush''un Şkir babası Hitler''in hukukçusu!" başlıklı yorumu yapmıştık! Böyle bir yazı yazmamızın sebebi, Pollock''ın Türkiye''de Amerika''yı eleştirenlerin Nazi eğilimli olduğunu öne sürmesiydi.
Biz de durumun hiç de öyle olmadığını, aksine Amerikan yönetiminin Nazi politikası uyguladığını anlatmaya çalışıyorduk! Yazımıza dayanak olarak da Hacettepe Üniversitesi''nde kamu yönetimi alanında öğretim üyesi olan Dr.
Hilal Onur İnce''nin, Türkiye Günlüğü Dergisi''nin son sayısında çıkan "Carl Schmitt''in Siyaset Anlayışının 11 Eylül Sonrası ABD Güvenlik Politikasına Yansımaları Üzerine Düşünceler" başlıklı incelemesini göstermiştik.
Hitler döneminin en önemli hukukçusu olan Schmitt, insan gruplarını "dost ve düşman" olarak ikiye ayırıyor ve bunun "siyasi olanın spesifik kriteri" olduğunu öne sürüyordu. İnce, "ABD Güvenlik Politikalarının Vaftiz Babası Carl Schmitt" ara başlığı ile 11 Eylül sonrası Amerikan politikalarının Schmitt''in dost-düşman ikilemine oturduğunu, Bush''un, "Her bölgede her ulus artık bir karar vermek zorundadır.
Ya bizimle olursunuz ya da teröristlerle" söyleminin bunun en açık delili olduğunu belirtiyordu. .
Kavgam kitabının Türkiye''de çok sattığı kabulüyle bir kaşık suda fırtına koparanların amacının ne olduğunu en iyi görenlerden biri, değerli ekonomist Selim Somçağ oldu. Somçağ, www.acikistihbarat.com''da yayınlanan yazısında şöyle diyor: "Amaç bellidir, ABD ''Ne olur ne olmaz'' diyerek bu psikolojik harekâtla kendi halkının gözünde Türk halkını şeytanlaştırmak suretiyle Türkiye ile ABD arasında ortaya çıkabilecek bir çatışmaya kendi kamuoyunun desteğini arkasına almış olarak girmenin hazırlığını yapmaktadır.
İki aydan beri devam eden kampanyada tempo asla düşürülmemekte, her hafta kampanyanın yeni bir ayağı devreye sokulmaktadır.
Metal Fırtına''da olduğu gibi bir medya operasyonu ile esası olmayan bir işin yoktan var edilmesiyle karşı karşıyayız.
Amerikan kampanyasında birinci amaç, başta Irak''ın kuzeyindeki kukla Kürt devleti, daha sonra da Suriye ve İran konularında, daha genel olarak Büyük Ortadoğu Projesi konusunda ABD''nin istediği şekilde hareket etmeyen Türkiye''yi korkutarak yola getirmektir.
Amerikalı devlet adamı ve ajan-gazetecilerden gelen şikâyet ve azarlamalarla Türkiye''nin millî kuvvetlerine gözdağı verilecek, içerideki Amerikan yanlısı güçlerin, özellikle de malûm medyadaki satılmış kalemlerin de bu kampanyadan yola çıkarak ''Bakın müttefikimiz Amerika ile aramız bozuluyor'' diye kamuoyunu millî politikalara karşı kışkırtmaları sağlanacaktı.
''Metal Fırtına'' kitabıyla da Türk halkının Amerika''nın askerî gücünden korkarak yılgınlığa düşmesi amaçlanmaktaydı. Ayrıca tam bu haberin servis edildiği günlerde piyasada bir yayınevinin en az 15-20 YTL''ye satılması gereken kalitede bir Kavgam baskısını 5,99 YTL''ye satmaya başlaması da çok ilginç bir tesadüf! Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en kritik dönemlerinden birine girmiştir.
Türkiye''nin BOP badiresini atlatması, yani yeni Sevr''i engellemesi milletimizin bütün imkânlarını ortaya koyarak Türkiye Cumhuriyetinin bekâsı ilkesi etrafında kenetlenmesiyle mümkün olabilir.
Hâl böyleyken geniş kesimler hâlâ derin bir gaflet uykusunda.
Bunu Kavgam asparagasında bir kere daha gördük.
Bu uydurma haber üzerine görüşlerine başvurulan ve aralarında hızlı milliyetçilerin de bulunduğu bir çok kişi, Kavgam''ın neden bu kadar çok satmaya başladığı konusunda gazetecilere Şkir serdetmek için yarış halinde.
İçlerinden bir kişi de çıkıp ''Bir dakika, Türk halkı neden durup dururken Hitler hayranı olsun? Şu haberin altındaki verileri bir önümüze koyun bakalım! Hem bu haberin bir Yahudi asıllı Amerikalı yazarın Türk halkını anti-semitizmle suçlamasının hemen arkasından piyasaya çıkması garip bir tesadüf değil mi?'' diye sormuyor.
Bu kafayla gidersek işimiz zor."