HAKİM VE SAVCILAR
YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞINA
MÜRACAAT EDEN : Kemal KERİNÇSİZ (Avukat)
Büyük Hukukçular Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı
Vatan Cad. Emlak Bankası Blokları
H1 Blok K:4 D:9 Fatih / İSTANBUL
KONU :
Tüsiad ve Bahçeşehir
Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen, AB destekli bir proje ile
AİHM"nin hukukçuları tarafından, Türkiye genelinden seçilecek 50 hakimin,
ifade özgürlüğü konusunda eğitilmesinin amaçlanması,Anayasamıza Hakim ve
Savcılar Yasasına, Türk Adalet Akademisi Yasasına ve genel anlamda milli
egemenlik ilkesine ters düştüğünden ve hakimlerin tarafsızlığı hususları ile
bağdaşması mümkün olmadığından bu projenin iptaline karar verilmesi arzından
ibarettir.
İZAHATLARIMIZ :
1) TÜSİAD ve Bahçeşehir Üniversitesinin işbirliği ile Avrupa
Birliği destekli olarak, 16.11.2006 tarihinden itibaren başlamak üzere,
" ifade hakkının uygulamaları ve kısıtlamaları" adlı proje çerçevesinde,
Türkiye"nin genelinden seçilecek 50 hakime meslek içi eğitim verilmesine
karar verilmiştir.
2) Düzenlenen seminerlerde , Avrupa Birliği ülkelerinden seçilecek
10 hukukçunun eğitim vermesi ve eğitim görecek hakimlerin 20"sinin Yargıtay
tarafından, 30"nun Adalet Bakanlığı tarafından seçilmesi konusunda
mutabakata varılmıştır.
3) Bu seminerlerde halen devam etmekte bulunan ;
* Orhan Pamuk davası ( Yargıtay"da incelemesi devam etmektedir.)
* Hrant Dink (İki davası görülmektedir.)
* Elif Şafak (temyiz edilmiştir. )
üç dava ile ilgili, Avrupalı hukukçuların görüş bildireceği,bu davalar kendi
ülkelerinde olsa, davaların ne şekilde çözüleceği hususunun işleneceği
belirtilmiştir.
Söz konusu seminerlerin, AB destekli olacağı beyan edilmiş,
masraflarının kimler tarafından karşılanacağı henüz açıklanmamıştır.
4) Bu program, Türkiye"de hukuk devletinin açıkça çökme noktasına
geldiğinin bir işaretidir.
Düşününüz ki, millet egemenliğini yargı adına kullanan
hakimlerimizin eğitimini, küreselci güçlerin Türkiye"deki temsilciliğini
yapan büyük sermayenin temsil edildiği bir dernek ile yine aynı çevrelerin, güya bilim adına ülkenin değişimi için toplum mühendisliğine soyundurulan, özel vakıf üniversitesine teslim edeceksiniz, bu seminerlere AB destek olacak,(bu desteğin ne olduğu henüz belli değil) yine kimler tarafından
seçildiği belli olmayan 10 Avrupalı hukukçu sizin hakimlerinize, ülkenin
siyasi atmosferinde çok tartışılmış üç dava ile ifade özgürlüğü konusunda
yönlendirmelerde bulunarak, Yargı bağımsızlığını adeta iğfal edeceklerdir.
Bunu yaparlarken de, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay bu projeye destek
vereceklerdir.
Hukuk devleti açısından bu projenin tatbiki bir fecaattır.
Bir ülkenin hakimlerinin eğitimini, devletin dışında bir takım güç
odaklarının temsilcileri durumundaki özel kuruluşların eline bırakmak, yine dış kurum ve devletlerin bu eğitimde katkılarının sağlanması, yargı
kurumunun milli egemenliğin dışına çıkmasına sebebiyet verir ki, o takdirde
gün gelir hakimlerin, Türk milleti adına ama başka güçlerin menfaatleri
doğrultusunda karar vermelerini engelleyemezsiniz.
Anayasal erklerden biri olan yargının değerli mensuplarını , TÜSİAD
ve Bahçeşehir üniversitesi gibi fikir kökleri dışarıda olan kurumların
insafına, kimsenin terk etmeye hakkı yoktur.
Kaldı ki; halen yürüyen kesinleşmemiş davalar hakkında fikir
üretmek , doğrudan doğruya mahkemeleri ve Yargıtay"ı tesir altına alma
anlamına gelir ki, bu seminerlerden amaçlanan gayede budur.
5) Anayasanın 9.maddesi;
" Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce
kullanılır"
denmektedir.
Yine AY"nın 138.maddesi ;
" Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar;
Anayasa, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm
verirler"
" Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin
kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge
gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunulamaz"
derken, hakimin bağımsızlığının ne kadar önemli olduğunu vurgulamış,
bırakınız dışarıdaki yabancı kurum ve kuruluşları, içerideki özel ve resmi
kurumlara karşı dahi korunması gerektiğini hükme bağlayarak, titizlik örneği
göstermiştir.
AY"nın 140.maddesinin 2.fıkrası ;
"Hakim ve savcıların meslek içi eğitimlerinin kanunla düzenleneceğini"
belirtmiştir.
Hakimlerin eğitimi öyle önemli bir mesele dir ki; bağımsızlık ile
doğrudan rabıtalı olduğundan, ancak kanun ile düzenlenebileceği hüküm altına
alınmıştır.
Nitekim 2802 sayılı Hakim ve Savcılar Kanunun 10.maddesi;
hakimlerin meslek içi eğitimlerinin, Türk Adalet Akademisince yapılacağı
belirtilmiştir.
4954 Sayılı Türk Adalet Akademisi Kanununda; hakimlerin ne şekilde
eğitime tabi tutulacakları ayrıntılı hükümlerle ortaya konmuştur.
Görülüyor ki, Türk hukuk mevzuatı , hakimlerin eğitimi konusunda
başta anayasamız olmak üzere, bir çok yasalarda düzenlemeler yapılmıştır.
Bu durum karşısında önüne gelen sivil toplum kuruluşu "ben
hakimlere eğitim vereceğim" diyerek ortaya çıkamaz.
Yarın pekala işçi sendikaları da , hakimlere seminer vereceğim
derse, acaba bu teklife ne dersiniz?
Bu kurumlara da hiçbir şekilde ne Adalet Bakanlığı , nede Yargıtay
destek çıkamaz.
Ancak bu konudaki mevzuatın bakanlıkça ve Yargıtay"ca takip
edilmediği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 20 hakimi, Adalet Bakanlığı 30 hakimi sömürge hukukunun
öğretileceği bu kurslara göndermek üzere anlaşmıştır.
Bu yapıldığı takdirde açık bir şekilde ;
* Anayasanın 9.mad,138.mad, 140.md.
* Hakim ve Savcılar Yasasının 10.mad.
* 4954 Sayılı Türk Adalet Akademisi Kanunun ilgili bütün hükümleri
ihlal edilmiş olacaktır.
Dış kaynaklardan beslenen bu iki kurumun, düzenlediği seminerlere
hakimlerin gönderilmesi ile başta Adalet Bakanı olmak üzere, Yargıtay
Başkanı da açıkça anayasal suç işlemiş olacaklardır.
Kurulunuzdan,yargımızı ve hakimlerimizi dış mihrakların ve toplum
mühendislerinin ellerine teslim edilmemesi için, bu konuda düzenlenecek
meslek içi eğitimin bir kez daha gözden geçirilerek iptal edilmesini ve bu
yolla işlenecek hukuk ayıbının önüne geçilmesini saygılarımla arz ederim.
17.10.2006
Adres: Vatan Cad. Emlak Bankası
Blokları H1 Blok K:4 D:9 Fatih/İst
Müracaat Eden
Av.Kemal KERİNÇSİZ
Büyük Hukukçular Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı
Tel: 0212 523 18 18
0212 521 91 11