Siyaset17 Ekim 2006 00:00

Bir Yahudi-Kabala Metni Olarak 'Benim Adım Kırmızı' - Aydoğan Vatandaş

Kitabın isminin “ Benim Adım Kırmızı ” olması tamamıyla bir Yahudi manifestosudur. Zira romandaki hikayenin geçtiği III. Murat döneminde, ekonomik güçlüklerin baş gösterdiği bir sırada Yahudi bir kadının 40.000 duka değerinde bir elmas takıp gezmesinin yarattığı büyük tepki üzerine Sultan, 27 Nisan tarihli bir fermanla Yahudilerin bundan böyle kırmızı bir şapka giymelerini emreder. ... Örneğin romanın kahramanlarından Ester, Pamuk ' un yarattığı bir karakter değil, Y ahudi Ansiklopedisi ' nde geniş yer ayrılan gerçek bir kişidir. Küçük, kitapta kullanılan isimlerin de tamamıyla İbrani literatüründe karşılıklarının olduğunu iddia ediyor. cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardnaproxennatrium site naproxen kruidvat

www.acıkıstıhbarat.com

17 Ekim Salı


Bir Yahudi-Kabala Metni Olarak 'Benim Adım Kırmızı'

Aydoğan Vatandaş

Açık İstıhbarat'ın Resmı
E-Posta Grubu
AçıkıstıhbaratTürkıye'ye Üye Olun

Geçtiğimiz günlerde tarihçi Reşat Ekrem Koçu ' nun “ alkolik ve eşcinsel ” olduğu yolundaki açıklamalarından ötürü Prof. Dr. Semavi Eyice ' den büyük tepki gören Orhan Pamuk ' a, Prof. Dr. Yalçın Küçük ' ten de ağır eleştiriler geldi. “ Kar ” adlı romanında Mevlana ' ya ağır eleştirilerde bulunan Pamuk ' la ilgili, ünlü yazar Yalçın Küçük ' ün kısa süre önce yayımlanan Şebeke adlı kitabı, edebiyat dünyasını sarsacak nitelikte, son derece ilginç argümanlar içeriyor.

Bilindiği gibi Orhan Pamuk ' un; “En renkli ve en iyimser romanım. ” , dediği
Benim Adım Kırmızı
, 1591 yılında, yani III. Murat döneminde, İstanbul ' da karlı dokuz kış gününde geçiyor.

“ Benim Adım Kırmızı ” , ilk bakışta, herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik üzerine bir kitap gibi gözüküyor. Oysa Yalçın Küçük ' e göre durum son derece farklıdır. Küçük, Orhan Pamuk ' un kitabını analiz edebilmek için, İbranice öğrenmeye başlamıştır, zira,

“ Benim Adım Kırmızı ” tamamıyla bir tür Yahudi mistisizmi olan Kabalistik Sabetaycılık ' ın etkisiyle yazılmıştır ve Pamuk ' un bu kadar popüler ve ünlü olmasının ardında, Sabetaycı kimliği yatmaktadır: “ Yahudi mistisizmi, Kabala ve bunu ayrı bir din olarak geliştiren Sabetayizm ” de, ölümden sonra yaşam, eskatoloji, çok güçlü bir külttür ve bu, Pamuk ' un incelediğim iki kitabında da nerede ise temel anlatım olmaktadır. ”

(Şebeke, sf. 37)

Kitabın isminin “ Benim Adım Kırmızı ” olması tamamıyla bir Yahudi manifestosudur.

Zira romandaki hikayenin geçtiği III. Murat döneminde, ekonomik güçlüklerin baş gösterdiği bir sırada Yahudi bir kadının 40.000 duka değerinde bir elmas takıp gezmesinin yarattığı büyük tepki üzerine Sultan, 27 Nisan tarihli bir fermanla Yahudilerin bundan böyle kırmızı bir şapka giymelerini emreder.

“ Üçüncü Murat dönemiyle ilgili bir roman yazma iddiasındaki bir kimsenin Murat ' ın bu çok yankı yapan icraatını bilmediğini düşünmek çok zordur. Bu ayrı, Lizi Behmoras ' a “ Yahudilerle birlikte büyüdüm. ” diyen ve yurtdışında “ Sen Yahudi misin? ” ve yur t içinde “ Sen Selanikli misin ” sorularıyla pek sık karşılaştığını açıklayan birisinin de Yahudi tarihinin bu çok kaba olayını bilmemesi imkansızdır. ”

(Şebeke, sf. 41)

Bu nedenle Pamuk ' un bu kitabını görenlerin, kitabın içindeki kısa ve hiç anlaşılmayan Benim Adım Kırmızı ” bölümünü açıp,

“ Kırmızı olmaktan mutluyum! İçim yanıyor, kuvvetliyim, fark edildiğimi biliyorum, bana karşı koyamadığınızı da. ” veya bunun arkasından “ Ohh ne güzel kırmızı olmak. ” cümlelerini birer dinsel metin tarzında okuduklarını t ahmin edebiliyoruz. Pamuk ' u bir dinsel metin olarak saymak verimlidir."

(Şebeke, sf. 43)

 

Yalçın Küçük ' e göre, Pamuk ' un romanının önce İbraniceye çevrilmesi ve Yahudi Ansiklopedisi Yayınevi tarafından basılması da rastlantı değildir. Küçük ' e göre Pamuk, Türkiye ' nin en çok okunan yazarı değil, aksine hiç okunmayan belki de tek yazarıdır.

Küçük şöyle diyor:

“ Bu kitabı yazmak için zorla ve zorlanarak okuduğum iki kitabından çıkardığım sonuç; Pamuk, Türkiye nüfusu içinde yazar olacak en son birkaç kişiden birisidir. Türkiye ' de hiç okuyucusu yoktur. ”

Küçük, diğer taraftan Orhan Pamuk ' un “ ben yarattım ” dediği pekçok yerde, Yahudi rivayetlerini okuyucusuna “ kaktığı ” sonucuna varıyor.

Örneğin romanın kahramanlarından Ester, Pamuk ' un yarattığı bir karakter değil, Y ahudi Ansiklopedisi ' nde geniş yer ayrılan gerçek bir kişidir. Küçük, kitapta kullanılan isimlerin de tamamıyla İbrani literatüründe karşılıklarının olduğunu iddia ediyor.

Kitabın 113. sayfasında ise Pamuk ' un, Güncel Yayıncılık tarafından Ocak 1996 ' da yayım lanan Fuad Carım çevirisi “ Pedro ' nun Zorunlu İstanbul Seyahati ” adlı kitaptan yaptığını iddia ettiği intihaller bulunuyor ki bir yazar için en ağır itham herhalde bu olmalı.

Peki Orhan Pamuk bu iddialara ne diyor? Telefonla görüştüğümüz Pamuk, Yalçın Küçük ' ün kitabını okumadığını, iddialara cevap vermeyeceğini, bu tartışmalara girmeyeceğini söyledi.


Aydoğan Vatandaş - 24.05.2002 -ZAMAN