Lozan Antlaşması ile Atatürk ve silah arkadaşlarına tek tek zimmetlenen
Ermeni ve Yahudi sayısı 49 bin iken, son 7 senede sadece 1.5 milyon Ermeni
TC vatandaşlığına alındı.
Fransız Liberasyon gazetesinin;
"Kendi Başbakanları Koçaryan'ın zulmünden kaçan 2 milyon Ermeni'nin ekserisi coğrafi yakınlık nedeniyle Türkiye'ye sığındı"
haberi üzerine Paris'te araştırmalar yapan
Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı ve sitemiz Başyazarı Hakkı DEDELER çelişkili rakamlarla karşılaştı.
Paris Maslahatgüzarımız bu rakamın abartılı
olduğunu, gerçek rakamın 40-60 olduğunu söyledi.
"AB Uyum Komisyonu Başkanı
Yaşar Yakış ve CHP'li Şükrü Elekdağ tarafından gündeme getirilen
Türkiye'deki 70 bin kaçak Ermeni var "
rakamları da gerçeği yansıtmıyor.
Bilgi Edinme Yasasına istinaden Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü'ne başvuran Hakkı DEDELER'e karartılmış ve çarpıtılmış bilgiler
gönderildi.
Dedeler araştırmalarındaki bilgi ve belgelere dayanarak şunları
söyledi;
"Ülkemizde 1999 yılından sonra TC vatandaşlığına alınan en az 1
milyon Ermeni var. Rakamlar abartılı değil, son 25 senede 7.5 milyon Ermeni,
Yahudi ve Kürt TC vatandaşlığına alındı. Misak-ı Milli hudutlarında Müslüman
Türk Milleti azınlığa düşürülmek isteniyor. Bütün rakamlar sakat olsa bile,
daha dün 70 bin kaçak Ermeni'nin ülkemizde yaşadığını resmi makamlar
söylediler. Bu bile Lozan'ı seve seve imzalamayan Gazi Mustafa Kemal
Atatürk'e yapılan büyük bir ihanettir. Zira o zaman bile, tek tek genç
Türkiye Cumhuriyeti'ne teslim edilen Ermeni ve Yahudi sayısı 49 bin idi.
Şimdi ise yüz binlerden, milyonlardan bahsediyoruz. Bizim tarihimizde
'SOYKIRIM' olmadığının en açık delili bu, Ermenileri sınır dışı
etmememizden de anlaşılmıyor mu? Fransa'nın kendi kirli, kanlı ve karanlık
tarihini ört bas etmek için bizi suçlaması manidardır. Bu Ermeni'lerin bir
çoğu YOK üniversitelerinde yavrularımızı öğretim üyesi olarak, doçent ve
profesör olarak zehirliyorlar. Milletin tarihini okumamış veya milli
hislerden mahrum kalmış olanlara bize yakışmaz ama, LANET OLSUN"
DEDELER;
'Tarih tekerrür etti, Türkiye kanala sokuldu (!) AKP Necip Milletimizi uyutmaya devam ediyor...'
Ankara, perşembe günü Fransız Meclisi'nden geçmesine kesin gözüyle bakılan
Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa tasarısına karşı atacağı adımları
sıralıyor... Bu adımların tamamı uydurma ve Milletimizi uyutmaya yönelik
adımlardan ibaret...
Büyük Turan Partisi Kurucu Genel Başkanı ve sitemiz
Başyazarı Hakkı DEDELER, Paris'te basın müşavirliği yaptığı dönemde başından
geçen üç hadiseyi anlattı:
"5 yıl önce Paris Büyükelçiliğimiz Protokol
muhabiri olarak görev yaptığım günlerde, TÜSİAD'ın eski ve yeni başkanları
Özilhan ve Büyüka, Fransanın en büyük işçi sendikaları birliği MEDEF ile
bir müşterek toplantı tertiplemişti. Bu toplantıya 15 kadar Türk basın
mensubu davetliydik. O zaman da Ermeni tasarısı kabul edilmiş, Büyükelçimiz
Ankara'ya geri çağrılmıştı. İşadamlarımız Milletimizi uyutmak için ambargo
naraları atıyorlardı.
Toplantıda soğuk duş etkisi yapacak soruyu Özilhan'a ben sordum:
' Beyefendi
hani Türk işadamları ve sanayicileri Fransa'ya ambargıo koymuşlardı?... Daha
bir hafta geçmeden şimdi eskisinden daha çok ticari ilişkiler kurmanızın
sebebi ne? Türk işadamları ve sanayiciler birliği olarak bir hafta bile
kendi koyduğunuz ambargoya dayanamadınız mı?'
İ
çeride domuz etiyle
uyuşturulmuş diğer satılmış basınımızın ve Büyükelçiliğimiz mensupları buz
kesmişlerdi. Bu soru karşısında donup kalmışlardı.
Özilhan gayet sakince ve paniklemeden şu cevabı verdi:
'Türkiye ile Fransa arasında yapılan ticarette Türk tarafı hiç bir zaman ambargo uygulayamaz. Fransa'nın toplan ticaret hacmi 400 milyar dolardır. Türkiye ile yaptığı ticaret hacmi ise, sadece 2 milyar dolar seviyesindedir. Görülüyor ki Türk ambargosu Fransızlar'ı asla
etkilemez. Ancak bu ambargo Türk sanayici ve işadamlarımızı iflasa götürür'
İkinci hadise ise gayet ilgi çekici...
Fransız parlamentosunun tatilde olduğu bir dönemde TBMM bir takım milletvekilimizi Paris'e göndermişti.
Gelen 2. heyette, Şimdiki Milli Eğitim Bakanı DYP Milletvekili Hüseyin
Çelik, DSP Milletvekili Gülek, MHP Milletvekili Cerrahoğlu ve Prof. Dr.
Hasan Köni'de vardı.
Bu heyet üyeleri ile özel röportaj halindeydim. Bakan Hüseyin Çelik, Çiller ve Mesut Yılmaz için ağza alınmayacak küfürler savuruyordu. Hatta daha ileri giderek TBMM'de AB'ye girmek için Mesut Yılmaz'ın vatanı bile satabileceğini ima ediyordu.
Bugün AKP'nin ve kendisinin Mesut Yılmaz'ın konumuna düştüğünü Hüseyin Çelik'e nasıl
hatırlatmak lazım bilemiyorum. Yine ilk heyet geldiğinde, Büyükelçimiz
Ankara'da olduğu için yerine bakan Maslahatgüzar Kaya Türkmen'le röportaj
yapıyordum.
Türkmen'e şu soruyu sordum:
'TBMM'de 550 milletvekili içinde Kamer Genç'ten ayık ve akıllı bir milletvekilimiz yok mu ki, Parlamentonun tatil olduğu bir günde O'nu Paris'e gönderdiler?'
Evet, Necip Milletim
Sevres ve Lozan'ın Gazi Paşamız ve silah arkadaşları tarafından kabul edilmeyen maddeleri İmtizaçsız siyasilerimize bugün imzalatılıyor. AB görüşmeleri ve Fransa'nın tutumu bundan ibarettir. Milletimiz artık kanala sokulmuştur. Ülkemizin bölünüp ve parçalanması için işgal edilmesine sadece ve sadece aylar kalmıştır."
http://www.asilkan.org