İstihbarat5 Ekim 2006 00:00

Yücel Sayman ve Laiklik

"Avrupadan alınan parayla İstanbul'da düzenlenen toplantıya, Türkiye'yi sürekli olarak dışarıda işkenceci olarak gösterme çabasında olan yabancılar, Türkiye'den ise bölücülük konusunda neredeyse özel yetiştirilmiş kişiler katıldı. Toplantıdan haberim olunca kendilerine yazdım. 'Bu toplantı düzmece bir toplantı, yalnızca Türkiye'yi itham için düzenlenmiş bir toplantı' dedim. Çağırdıktan kişiler, daha toplantı yapılmadan İngilizce hazırlanmış nihai sonuç bildirgesiyle geliyorlar. Türkiye'yi Avrupa'nın parasıyla teşhir ettiler. Sayman, yaratılan canavarın büyüklüğünü görünce, sonuç bildirgesinin yayınlanmasına kendisi de karşı çıkmak zorunda kaldı". symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenabuscopan link buscopan plus

www.acikistihbarat.com

06 Ekim Cuma


YÜCEL SAYMAN ve LAİKLİK

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

 
Şimdi Yücel Sayman"ın Laiklik konusundaki görüşlerini irdelemek istiyoruz.
 
İstanbul Barosunda 6 yıl başkanlık yapmış olan Yücel Sayman"ın laiklik konusunda ne kadar hassas olduğunu Fetullahçı Aksiyon dergisine verdiği demecinden anlıyoruz.
 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi"nin (AİHM) Büyük Dairesi,  4"üncü Daire"nin "Türkiye"de üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağını" doğru bulan kararını onayladıktan sonra Yücel Sayman kararın Türkiye"yi bağlamadığını, özgürlükçü bir yasa sonrasında AİHM"nin "neden başörtüsü yasağını kaldırdınız" diyemeyeceğini söylüyordu.
 
En az Bülent Arınç kadar türbana özgürlük aşığı olan Yücel Sayman"ın demokrasi anlayışı; etnikçilik, azınlık hakları ve türban dışında hiçbir şeyi kapsamıyor. Yücel Sayman"ın hangi kesimlerin desteğini aldığını çok somut bir şekilde göstermek gerekirse;
(1)

İstanbul Barosu'nun 1998 yılı seçim sonuçlarını Akit gazetesi, "Baroda Laikçiler Hezimete Uğradı: İstanbul Barosu Başkanlığını Yücel Sayman tekrar kazanırken, azılı başörtüsü düşmanı Genç Çağdaşlar Grubu, yaygaralarına rağmen varlık gösteremedi" başlığı altında uzun bir haberle duyurmuştur.

Aynı gazetenin 27.10.1998 tarihli nüshasında A. İhsan Karahasanoğlu'nun yazısının başlığı "Baro Seçimleri ve 'Emanet Oy'un Düşündürdükleri"dir. Şeriatçı basın, Sayman'a emanet oyların gitmesini sağlamak için 'türbanla yemin edilebilir' sözünü kendi yandaşlarına güvence olarak yayınlamışlardır.
 
Keza, Alman vakıfları lehine tavır sergilediği bilinen ANAP İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı bile, 8.6.1999 tarihli Milliyet gazetesine demeç vererek şu cümlelerle İstanbul Barosu yönetimini kamuoyuna şikâyet etmiştir:

"Avrupadan alınan parayla İstanbul'da düzenlenen toplantıya, Türkiye'yi sürekli olarak dışarıda işkenceci olarak gösterme çabasında olan yabancılar, Türkiye'den ise bölücülük konusunda neredeyse özel yetiştirilmiş kişiler katıldı. Toplantıdan haberim olunca kendilerine yazdım. 'Bu toplantı düzmece bir toplantı, yalnızca Türkiye'yi itham için düzenlenmiş bir toplantı' dedim. Çağırdıktan kişiler, daha toplantı yapılmadan İngilizce hazırlanmış nihai sonuç bildirgesiyle geliyorlar. Türkiye'yi Avrupa'nın parasıyla teşhir ettiler. Sayman, yaratılan canavarın büyüklüğünü görünce, sonuç bildirgesinin yayınlanmasına kendisi de karşı çıkmak zorunda kaldı".
 
"Demokrat ve çağdaş" avukat Yücel Sayman"ın Fetullahçı Zaman gazetesinde "zaman zaman" yazıları yayınlanmaktadır.
 
Ayrıca kendisinin, türbana destek verirken, türbana karşı hukuksal mücadele verdiği için vahşice öldürülen meslekdaşı Gümüşhane Barosu Başkanı'nı gözardı ettiği;

keza Sivas Katliamına karşı suskun kaldığı ve bu yüzden şeriatçı basının ve de Baro içindeki yandaşlarının tam desteğini  aldığı gibi hususları bilenlerin sayısı oldukça azdır
 
 
(1)(Kaynak: Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu " "Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke: Türkiye, sayfa 25)