Adını Galataport projesi ile duyuran tarihi semte önce gelen Mesut Yılmaz'ın kardeşi Turgut Yılmaz oldu. Daha o zamanlar ortada Akepe'nin esamisi bile yoktu.
Tarihi Beyoğlu Orta Okulu'nu ve arka bahçe duvarına bitişik binayı alıp yıktırdıktan sonra otopark yaptıranın o olduğunu, semtin fukara gazetesi sayesinde ama çok sonra öğendik…
Efendim Kuledibi ve çevresinden yani tarihi adı ile Galata'dan bahsediyorum.
Çevreydi, Anıtlar Kurulu derken Mimarlar Odası falan ne kadar adı afili dernek, kuruluş varsa ayağa kalktı. O yıkılan binaların altında Bizans bazilikaları varmış. Cenevizlerden kalma kalıntılar varmış. Sit alanmış. Yıkılamazmış ve de üstüne otopark yapılmazmış… Semtin görmüş geçirmiş tarihi insanları ise son noktayı koydu…
-“ Adamın kardeşi başbakan… İki tane taş çıkacak toprağın altından diye, buraya yatırdığı milyarlardan mı vazgeçecekler… Bundan sonra da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…”
Onlar doğruyu söylemişler. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil.
Patırtılı bir şekilde Yılmaz ailesi ile başlayan semtin tarihi menkullerinin yeni mal sahipleri Akepe döneminde hiçbir zorlukla karşılaşmadılar…
Ne ses çıktı ne de soluk… Hızla bir tapu devir işlemidir başladı. Giden yerli halk yerini yabancılara devrediyordu. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtına kadar semtin hemen hemen tüm sakinleri Rum ve Musevi idi. Semt içinde Türkler azınlıkta, Rum, Musevi ve Ermeniler çoğunlukta idi. Bugün el değiştiren o tarihi apartmanların kapıcıları bile ekseri Süryani idi. Geri kalan kapıcılar ile 1963–1964 Kıbrıs olaylarında evlerini satarak giden Rumların yerine gelenler ekseri Sivas, Siirt, Erzincan ve Bitlis yörelerimizin insanlarıydı. Bu arada iki elin parmakları kadar sayıları olsa da eski İstanbullu aileler hemen hemen yüz yıldır semtte ikamet etmekteydiler.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtından sonra semtin Rum aileleri sessizce kapıcıları ve dokuz on senelik komşuları ile anlaşarak evlerini sattılar ve hemen hemen üç ay içinde semti boşalttılar. Boşalan evleri kapıcılarının ve yeni komşularının köylüleri doldurdular. Tarlasını tabanını satan ödemeleri ya eski mal sahibine yaptı ya da onun vekiline… O tarihten itibaren de Musevi ailelerin yeni semtleri Şişli ve Teşvikiye oldu. O semtlerimize taşınmayanlar ise İsrail'e ya da başka ülkelere göç ettiler. Gidecek hali olmayan çok az bir nüfus semte kaldı.
30–40 sene önce menkulleri devralarak semtin ve İstanbul'un aslî sahipleri olduklarına kendilerini inandıran yeni mal sahipleri(!) hiç düşünmeden, az çok demeden son üç yıldır mülklerini devretmeye başladılar… Bu sefer devrettikleri ne kendi yöre insanları ne de eski İstanbullu aileler… Ağırlıklı olarak İngiliz ve Yunan vatandaşları… Ne demiş atalarımız… “ Paranın dini, imanı yok…”
Koç ve Eczacıbaşı Aileleri de bu arada boş durmayıp, özellikle en az 70-80 yıllık binalara talip olmaya başladılar.
Ama en güzel bina toplama işini yapan bazen daire bazında dahi tek tek satın alan İngiliz gayrimenkul şirketleri oldu… Her ne kadar adı Türk firması izlenimi verse de Beyoğlu A.Ş. bu arada birinci sırayı işgal etti...
2003 yılında kurulan, sahibi Meridian Capital Partners olan Beyoğlu A.Ş adında ki şirketin Türk ortağı Sarp Tiryakioğlu'nun yönetim kurulu ortakları David Alan Pears ve Jonathan Berman…
Yine Sarp Tiryakioğlu, İngiliz Fairmount Properties Limited ile Galata A.Ş'nin de kurucusu.
%82,5 hisse İngilizlere ait olan firmada Tiryakioğlu %17,5 hisseye sahip.
Firmaların işi Galata ve Beyoğlu'ndan emlâk satın almak…
Bir zamanlar Osmanlı'yı batıran tefeci ailelerden olan Yahudi Kamondo Ailesine ait olan Kamondo Han'ın şimdiki sahibi de Beyoğlu A.Ş.
Hiç mirasçısı olmayan aileye ait hanı çok kişiler almak istedi. Ne hikmetse başaramadılar ama Beyoğlu A.Ş. başardı.
Ne sırdır ne keramet, sessiz sedasız yapılan bu alış verişi kimse anlamadı. Binanın içini ve büyüklüğünü bir bilen olarak söylüyorum ki, orası para ile satın alınmazdı.
Devasa bir demir kapıdan girdikten sonra, vitraylı kapılarla bölünmüş iki holden geçerek binanın girişine çıktığınızda, ayağınızın altı kar beyazı mermerle kaplı en az beş yüz, altı yüz kişilik bir balo salonuydu. Üst katlarını varın siz hesaplayınız.
Arka bahçesine ise İstanbul'un o etrafı duvarlarla çevrili, içi güvenlikçilerle dolu sitelerinden birini rahatlıkla kurarsınız.
Galata ve Beyoğlu'nda yüzlerce mirasçısız mülk bırakan Kamondo Ailesine ait diğer mülklerden de Tiryakioğlu'nun hissedar olduğu İngiliz şirketi kaç tane aldı?
Bu bilinmiyor ama Bankalar Caddesindeki tarihi Sümer Bank binasını aldığı biliniyor. Bilenler bilir, o binanın değeri de para ile ölçülmez…
Bir diğer anlaşılamayan konu ise Galataport gibi bu firmanın da birden torbadan çıkması ve Offer gibi çok çabuk işi bağlaması…
Beyoğlu A.Ş ve Galata A.Ş.'nin yanına diğer yabancı şirket ve şahısları da koyun…
Andığımız semt avuç içi kadar bir de üstelik Sit alan…
Kilise ve sinagoglar ile onlara ait olan vakıf mülklerini de ilâve ediniz..
Kaç sene sonra biz o semte pasaportla gireriz?
İnanılır gibi değil ama sadece elli metre uzunluğundaki bir sokağın tek cephesindeki binalardan çok basit bir kaç örnek vereyim.
1907 inşa tarihli, yirmi iki daireli bir apartmanın on dört dairesi tam üç yılda el değiştirdi. Bunun dört dairesini Türkler gerisini yabancılar aldı…
Üç dört ay önce Kamondo Hanın dörtte biri büyüklüğünde bir apartman yine komple bir İngiliz aile tarafından alındı…
Aynı sokakta, İstanbul'un İngilizler tarafından işgali sırasında, İngiliz Komutanın ikamet edipte, terasına hamak kurdurup, geceleri limandaki gemilerini seyrettiği apartman da bir İngiliz firması tarafından alınıp, yıkıldı ve yerine aslına uygun restorasyon kandırmacası ile otel yapılıyor.
Semtteki eğlence mekânlarının hiç birinin adı da Türkçe değil…
Galata Residence'ın içinde yer alan Cafe Mahzen, Ceneviz Bar Bristo, Galata Altstadt Restaurant, La Felek, Nardis Cazz Clup gibi vesaire vesaire…
Şimdi inanılır oldu değil mi?
Bundan sonra bu yeni kurulan Galata Cumhuriyetini bir teşmil edin Türkiye geneline!
On sene sonra, al gözüm seyreyle!
Zararına Satılık Kelepir İstanbul diye çıktık yola!
Aslında Zararına Satılan Türkiye Toprakları!
Dayan yüreğim, dayan!
A. Asuman ÖZDEMİR
B.Çamlıca/İSTANBUL
AfyonKocatepeHaber