Siyaset2 Ekim 2006 00:00

Vatansever Olmak

Bu devlete sahip çıkmak için, topraklarımıza sahip çıkmak için, Türk milletinin huzur ve refahı için, Türkiye Cumhuriyeti Devleti 'nin ilelebet varlığının devamı için, bundan önce ve bundan sonra da ölecek şehitlerimiz için, vücutlarının çeşitli uzuvlarını bu vatana feda olsun diyerek kaybetmiş Gazilerimiz için, aslında ne yapmalıyız? Nerede ve ne zaman yapmalıyız? Türk'ün genetik kodu uyandı diye her yerde söyleyen ve bağıranlar, vatanseverim diye ortalığı yıkıp geçirenler, böldürtmem, parçalatmam diye meydanlarda konuşanlar, köşelerde yazanlar, halkı aydınlattığını iddia edenler, eğer vatanseverlik kavramınız buysa, bunlara karşı sadece konuşup hiçbir şey yapamıyorsanız, her Allahın günü ekranlarda verilen şehit haberlerinden sonra futbol takımlarının şampiyonluk gecelerindeki gibi ayağa kalkmıyorsa bu millet, sokaklara dökülmüyorsa, inlemiyorsa yer gök, o zaman şöyle bir oturup düşünme zamanıdır hepimiz için…cialis coupons printable link discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon

www.acikistihbarat.com

28 Eylül Perşembe


VATANSEVER OLMAK

Zeynep Oruncak
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

Bugünlerde çok tartışılan hatta herkesin kendi açısından farklı fikirlere bile sahip olduğu vatanseverlik üzerine önüne gelenin ağzına geleni söylediği bir ortamda bende iki çift laf etmesem içimde yaşadıklarımı anlatıp dökemesem siz okuyanlara huzur bulamayacağım ki zaten huzur kelimesinin ne anlama geldiğini bile unutmuş biri olarak..

Genetik biçimlenme (Formasyon) tanımlamasından başlamam lazım. Nedeni bugünlerde söylenen Türklerin genetik kodunu uyandı şeklindeki sözler. Arada uykuya mı dalan bir milletiz, hislerimiz de mi çekinik hale geliyor? diye düşünesi geliyor insanın bunu duyunca.. Genetik biçimlenme nedir diye baktığımda çeşitli sözlüklerde şu tanımlamalara rastladım:

Genetik:
Bitki, hayvan ve insanlarda kalıtım olaylarını inceleyen biyoloji dalı, kalıtım bilimi. Biçimlendirme: Biçimlendirmek işi, şekillendirme .

Elbette ki benim ilgilendiğim kısım insanlardaki kalıtım olaylarını inceleyen bilim dalı olması. Ve bunların şekillendiriliyor olabilme ihtimali. İnternetten bu konuyla ilgili ahkâm kesmemek adına okuduğum çeşitli yazılarda ortak olan nokta şu idi.(Bunların çoğu araştırma amaçlı ve üniversitelerin yaptığı çalışmalardı) Bugüne kadar tam anlamıyla bir gen haritası çıkarılamamış olması. Böyle bir çalışma için ise kısa bir sürenin yeterli olamayacağı. O zaman şöyle bir çelişki ortaya çıktı. Peki, bu işin tam çözümü yapılamadıysa nasıl oluyor da ortalarda dolanan Türk lerin genetik kodu uyandı sözü tartışılır hale geliyor?

Gazi Mustafa Kemal'
in, zamanında, bu konu ile ilgili araştırma yaptırdığını, Türk lerin yapıları ile ilgilendiğini biliyoruz. Türkiye 'de ilk antropolojik çalışmalar Atatürk 'ün isteği üzerine 1924'te, Türkiye Antropoloji Tetkikat Merkezi 'nin kurulması ile başlamıştır. Bu kurum daha sonra Türk Antropoloji Müessesesi adını almış, 1930'lu yılların sonunda ise Ankara Dil - Tarih ve Coğrafya Fakültesi'ne bağlanarak Antropoloji ve Etnoloji Enstitüsü adıyla faaliyetlerine devam etmiştir. Antropoloji Müessesesi'nin araştırma görevlileri Türk Irkı'nın fiziksel özelliklerini belirlemek amacıyla 1937 senesinde, Türkiye 'nin on değişik bölgesinde, yaklaşık 60 bin kadın ve erkek üzerinde incelemeler yapmışlardır. Çalışmalarda sefalometri'ye (kafatası ölçümü) ağırlık verilmekle birlikte, tüm vücut ölçümleri de yapılmıştır. Kullanılan parametrelerin başlıcaları kafa indeksi, kulak - burun - ağız ölçümleri, burun - çene açıları, kafa kemiklerinin birbirleri ile birleşme yerleri, yüz indeksleri, boy, beden yüksekliği, bacak - kol uzunlukları ve bunların boya oranları, kürek ve kalça kemiklerinin ölçümü, saç - göz renkleridir.

Bu araştırmalar sonucu Türk lerin kafatasının genelde brakisefal olduğu anlaşılmıştır, yani yuvarlak yapıda olup ölçüsü 80 – 90 arasındadır. Araştırmaları belgeleyen en sağlam kaynak 1925 – 1939 yılları arasında yılda iki sayı olarak yayınlanan Türk Antropoloji Mecmuası'nın 1937 – 1938 tarihli sayılarıdır. Ayrıntılı sonuçları Atatürk 'ün isteği üzerine burada yayınlanmıştır. Bu araştırmalara itiraz edenlerde var onaylayanlarda. Faşistlikle suçlayanlar da olacaktır ya da saçma bulanlarda.

Zaten her konu hakkında Gazi Mustafa Kemal 'in adının geçmesinden rahatsız olanlar başta karşı çıkacaktır. Ben bunlara alıştım. Kendilerine vatansever diyenlerin neleri ne kadar sevdiği Allah razı olsun ki medyanın gözleri önünde çarşaf çarşaf sergileniyor. Bir de köşe başı medyası var sokak değnekçileri gibi. Onlarda ışıl ışıl aydınlatıyor yurdum insanını. Geriye benim gibi gecenin bir vakti bazı gerçekleri kendine anlatmayı görev edinmiş, bu konuya da maydanoz olmak anlamında bir hevesle ortaya çıkan kendisini öz vatansever ya da hakiki vatansever sayan nacizhane kullara yazı yazmak düşüyor…

Allahtan bu işten para falan kazanıyor değilim. Bu yazı ya da haykırış hiçbir yer ve kurumdan ücret almadan yazdığım sade ve sadece bana ait olan düşüncelerim olup paylaşıp paylaşmama gibi her türlü eleştiriye de açık olma lüksü taşıyan yazılarımdan biridir.. Şimdi yukarıdaki tanıma ve Türkiye Cumhuriyetini kuran Gazi Mustafa Kemal'in dahi ilgisini çeken bu araştırmaya bakarsak Türklerin genetik kodu olması mümkün müdür? Olabilir. Bu açıklamalardan sonra şu anda var olan durumlara bakıp, bu genetik koda sahip olduğuna inandığım hakiki Türk' lerin nerede olduğu sorusunu sormaktan kendimi alamayacağım. Neden mi?

  1. Şehit kanlarıyla sulanmış, düşman çizmeleri altında kalmaktan kurtarılmış bu vatana, demokrasi palavrası adı altında yapılanlara karşı neredesiniz?
  2. Her Allahın günü çeşitli medya kanallarında bizlere izlettirilen ya da izlettirilmek zorunda kalan, Türk halkına ihanet eden, vatanına ihanet eden malum yöneticilerin, umursamaz tavırlarıyla söylediği saygı ve terbiye sınırlarını aşan sözlerini ( mesela “Ananını da al git!” , “ Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.” ) ki bunları çoğaltmak mümkün, sözlerini dinlerken neredesiniz?
  3. Kimlik araştırmalarına maruz bırakılarak, alt kimlik, yan kimlik, ön kimlik olmadı yeniden kimlik tartışmaları adı altında Türk kimliğinin neredeyse akıllardan, nüfus kâğıtlarından, ders kitaplarından çıkarılmak istenmesi çalışmalarına seyirci kalırken neredesiniz?
  4. Özelleştirme adı altında, vatanın her bir yerinden, parsel parsel topraklar satılırken neredesiniz?
  5. Bilmem hangi ilin, bilmem ne isimli şehit derneği ( Tam adını bilemediğim için yazamıyorum) ABD Büyükelçisinden, hem de 11 Eylül günü, bilmem kaç bin dolar yardım almasını hazmederken neredesiniz?
  6. Anayasanın kaldırılamaz denilen ve kesinlikle kaldırılması teklif dahi edilemez maddesi mecliste tartışılmaya açılması konuşulurken neredesiniz?
  7. Sözde herkese eşit yaşam hakkı adı altında, Laik bir ülkede yaşadığımızı sanıyorken, sadece inançları için başlarını örten kardeşlerimiz haricinde, bu başörtüsünü siyasi bir gaye haline dönüştüren, Türk halkını Müslümanlık tartışmalarıyla karşı karşıya getirmeye çalışan, kendilerinin de sözde Müslüman olduğunu iddia eden, bu hükümet bu işleri yaparken neredesiniz?
  8. Heybeli ada ruhban okulunu açmak için, İstanbul'u tekrar Konstantinopolis yapmak için, misyonerlere hizmet için, önüne gelen Hıristiyan papazların babasının çiftliği gibi, elini kolunu sallaya sallaya bu topraklara girmelerine izin verirken neredesiniz?
  9. Okullarda ders kitaplarına, gizli saklı fark ettirmeden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ' e çeşitli yalan yanlış ifadelerle saldırılarda bulunulurken neredesiniz?
  10. Terörist başı APO, lüks kulübesinde, cebimizden çıkan vergilerle, oraya buraya yazılar yazıp, talimatlar verip, açıklamalar yaparken, düzmece rapor ve iftiralarla, iki tane askerimiz en ağır cezaya maruz bırakılırken neredesiniz?
  11. Dış güçlerden yapılan para yardımlarıyla yalan kitaplar yazan, kitaplarında Türk halkına, Türk milletine ağır ithamlarda bulunan yazarlara, bu ülkede ödüller verilirken neredesiniz?
  12. Tarih yeniden yazılmalı safsatasıyla, sözde ermeni soykırımını varmış gibi kabul ettirmeye çalışıp, arkasından Pontus soykırımı da vardır diye meydanlarda nutuklar atan, köşelerde yazılar yazan yazarlar, bunları söylerken neredesiniz?
  13. Resmi dili Türkçe olan, halkı Türk olan bu vatanda, maalesef toprak sahibi olan yabancılara yaranılacak diye İngilizce faturalar basılırken neredesiniz?
  14. Özel üniversitelerde yabancı dilde yazılmış çeşitli ders kitaplarında Türkiye haritası yerine, Kürdistan çizilmiş haritaların basılıp okutulmasına seyirci kalırken neredesiniz?
  15. Devletimize ait bankalar tek tek elden çıkarılıp yabancılara satılırken neredesiniz?
  16. Devletin en yüksek kurumlarından biri olan Danıştay'a elini kolunu sallaya sallaya giren ve “Evet, ben öldürdüm.” diye pervasızca açıklama yapan katile, deli raporu aldırılmak suretiyle ceza almaması için çabalar verilirken neredesiniz?
  17. Terör örgütleri ile bağlantısı olduğu bilinen, hatta çeşitli kanallarda konuşulan El Kadıya “ Ben kendim kadar güvenirim.” Diyen Sayın Başbakan gözünüzün içine baka baka bunu söylerken neredesiniz?
  18. Hıristiyan kulübü AB ye girebilmek çabasıyla, uyum yasaları adı altında, Anayasamızı değiştirmeye kadar giden yaptırımlara seyirci kalıyorken neredesiniz?
  19. Bugüne kadar farklı yapılarla bir arada yaşayan ve onlara son derece adaletli davranan Türk milletini, araya nifak tohumları sokarak, etnik köken tartışmasına çekmeye çalışıp, birlik ve bütünlüğümüzün bölünmesine çalışılırken neredesiniz?
  20. Kurulduğu tarihten beri, dünyanın en güçlü ordusu olarak kabul edilen, tarihte de bunu defalarca ispatlamış Türk ordusunun şerefli askerilerinin başına çuval geçiren zihniyetin, şimdilerde dağıtılmasını yerine paralı asker sisteminin getirilmesini teklif edebilecek kadar küstah konuşmalarına izin verirken neredesiniz?
  21. Millet olmanın kaçınılmaz koşulu olan ortak dil koşulunu bile bile, Türkçe dilinin yozlaşması için içine İngilizce harfler konulup ders kitaplarına eklenirken neredesiniz?
  22. Televizyon ve medyada, pervasızca, Türk milletinin ahlaki yapısına ters garip, akla mantığa aykırı, ahlak kurallarını hiçe sayan, aile birliğine ters bir dolu saçma sapan programları sunarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin beyinlerinin yıkanıp, düşünemeyen insan konumuna getirilmesine seyirci kalırken neredesiniz?
  23. Yabancılar tarafından yıllarca önce, bir daha açılmayacak şekilde kapatılan petrol kuyuları, şimdilerde birer birer satılırken neredesiniz?
  24. Kendi kendine kârı ile zaten satış bedelini ödüyor olan Türk Telekom gibi bizim can damarımızın, güvenliğimizin bir parçasının yabancı yatırımcının eline geçmesini izlerken neredesiniz?
  25. Türk hekimleri görev yapmak için açıkta beklerken sadece birilerine yaranmak amacıyla yurt dışından ne idiğü belirsiz hekimlerin, maliyeti ucuz oluyor gerekçesiyle ithali gerçekleştirilirken neredesiniz?
  26. Ülkenin Başbakanı sıfatıyla görev yapan kişinin bile “Nerede olduğunu bilmiyorum, oraya mı gitmiş?” dediği sevgili danışmanının, kimlere ne sözler ve vaatler verdiğini bilemeden, tv ekranlarından seyredip haberdar olmamız sağlanırken neredesiniz?
  27. En az 200 yıl daha yeterli olur bu ülke için denilen yeraltı zenginliklerimiz, haraç mezat satılıp, madenlerimizin işletme hakkı yabancılara devredilirken neredesiniz?
  28. Büyük bir ilin bir semtinde, işlenen cinayet sonucu, ardından enteresan şekilde hiçbir açıklama yapılmadan açılmayan veya üzerinde durulmayan soruşturmanın ne olduğunu bilmeden öylece beklerken neredesiniz?
  29. Yabancı bir ülkede, bizi temsil eden büyükelçimizi, herkesin içinde azarlayan, itibarımızı sarsmak adına adeta güç bendedir izlenimi vermeye çalışan kişi, bunu ekranlarda tekrarlarken neredesiniz?
  30. Soros vakfı ve bunun gibi, aslı amacı ülkeleri parçalayıp kendi Yahudi devletini kurmak amaçlı çalışan vakıfların büyük paralar verip yazdırdığı kitapları dağıtırken, yaptırdığı düzmece araştırmalara katılırken nerdesiniz?
  31. Bağımsızlığımızdan vazgeçme yolunda, Avrupa İnsan hakları mahkemesinin kararlarının hukukumuzdan üstün olacağı kararları alınırken neredesiniz?
  32. Ulusal kimliklerimizden uzaklaşma, topluma ve kültürümüze yabancılaşma, egemen güçlere ve devletlere yaranma olarak tanımlanan Mankurtlaşma sürecinin bizde başlama aşamasını geçip, uygulanma sürecine girdiğimizi izlerken neredesiniz?
  33. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 'nin, sözde bizim aydınlarımızın ifadeleriyle, “her yıl bilmem kaç milyon dolar yardım yapıyoruz, düşsün artık yakamızdan, Türkiye'ye yük olmaktan başka işe yaramıyor.” Şeklinde bizleri hayretler içerisinde bırakan ifadelerini dinlerken, elimizden alınmasına seyirci olurken neredesiniz?
  34. Dinler arası diyalog kandırmacaları ile Hıristiyan cemiyetine yaranmak derdiyle, varını yoğunu bu ülkeyi parçalamak adına harcayan, bu iş için eğitim kurumları kuran, kurduğu bu eğitim kurumlarında kendi amaçlarına hizmet etmek üzere programlanmış ve beyinleri yıkanmış gençleri yetiştiren, bununla da kalmayıp devlet içerisinde kadrolaşmaya kadar giden vatandaşın bunları yapmasına izin verirken neredeydiniz?
Daha söylenecek çok madde, yazılacak çok soru var ama gerisini yazmak canımı giderek çok acıtıyor. Şimdi soralım kendimize? Nedir bizim vatanseverlik dediğimiz şey ? Nedir bizim milliyetçilik ya da ulusalcılık dediğimiz şey?

Bu devlete sahip çıkmak için, topraklarımıza sahip çıkmak için, Türk milletinin huzur ve refahı için, Türkiye Cumhuriyeti Devleti 'nin ilelebet varlığının devamı için, bundan önce ve bundan sonra da ölecek şehitlerimiz için, vücutlarının çeşitli uzuvlarını bu vatana feda olsun diyerek kaybetmiş Gazilerimiz için, aslında ne yapmalıyız?

Nerede ve ne zaman yapmalıyız?

Türk'ün genetik kodu uyandı diye her yerde söyleyen ve bağıranlar, vatanseverim diye ortalığı yıkıp geçirenler, böldürtmem, parçalatmam diye meydanlarda konuşanlar, köşelerde yazanlar, halkı aydınlattığını iddia edenler, eğer vatanseverlik kavramınız buysa, bunlara karşı sadece konuşup hiçbir şey yapamıyorsanız, her Allahın günü ekranlarda verilen şehit haberlerinden sonra futbol takımlarının şampiyonluk gecelerindeki gibi ayağa kalkmıyorsa bu millet, sokaklara dökülmüyorsa, inlemiyorsa yer gök, o zaman şöyle bir oturup düşünme zamanıdır hepimiz için…

Biz ya vatanseverlik nedir bilmiyoruz ya da vatanımız neresi hiç öğrenememişiz…

ZEYNEP ORUNCAK (TÜRK)
11 EYLÜL 2006

VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!