Siyaset28 Eylül 2006 00:00

Biber Gazı Oruç Bozar mı? - Selahattin Erol

Bu  arada  başka  bir  kanaldaki  haberlerde,  biber  gazının oruç  bozup  bozmadığı  konusu  inceleniyor.  Trabzon'da  gösteri yapan  bir  grubu  dağıtmak  için  polisler,  orucu  bozar  korkusuyla  biber  gazı  kullanmazken,  başkentteki  memur  eylemlerine  müdahale  eden  güvenlik  güçleri  aynı   hassasiyeti  göstermemişler. ... Din pazarlaması  ile  bastırılmış  cinselliğin  rating  yarışına  çıktığı  güzel  ülkemin  güzel  insanları..  Bilmem  ki  size  ne  demeli ?

www.acikistihbarat.com

28 Eylül Perşembe


BİBER GAZI ORUÇ BOZAR MI?

Selahattin Erol
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

Televizyonda  haberleri  seyrediyorum. 

İsmi lazım  değil,  çok izlenen  bir  kanalda,  Anavatan Partisi ' nin  İstanbul ' da  bir  araştırma  yaparak  trafiğin tıkandığı  noktaları tespit  edip,  iftar  saati  yollarda  mahsur  kalanlara yiyecek  dağıttığının  haberi  veriliyor.  Sırtında  Anavatan Partisi ' nin  amblemi  ve  ismi  yazılı  tişörtler  olan  kişiler,  arabaların arasında  dolaşarak,  trafikte  takılıp  kalmış  sürücülere  nevale  dağıtıyorlar.  Yiyecek  paketini  alanlar  da   uzun  bir  "eyvallaaaaaah"  çekiyor,  "Allah  razı  olsun "   diyor !.. 

İnsan  manzarayı  görünce  düşünmeden  edemiyor : 

Bu  dini  siyasete  alet  etmek  değil mi ? 

Tabii  ki  değil !..

" Eğer  amaç,  trafiğe  takıldığı  için  iftara  yetişemeyen  insanlara  yardım  etmekse,  o  yiyecekler  dağıtılırken,  ANAP  amblemli  tişörtlerle  propaganda yapmanın   anlamı nedir ?  ANAP,  bu tür  bir  girişimle  ne  hedefliyor,  seçmene  ne  mesaj veriyor ?"

  diyen  münafıklar  çıkacaktır  ama,  onlara  kulak  asmamak  gerek ; Çünkü, laikiz  elhamdülillah !..

Ramazan  ayındayız  ya,  din  ve  dince  kutsal  sayılan  kavramların  pazarlanmasının  haddi  hesabı  yok  artık.

Her  kanalda  bir  dini  program Peygamber   zamanından,  tarihi  gerçekliği  şüpheli  kıssalar  anlatan  devletin  "profesör"  unvanı  verdiği,  kürsü  tahsis  ettiği  badem  bıyıklı,  top  sakallı  tiplerden    tutun  da,  ilahi  okuyanlara,  hadis  yorumlayanlara  kadar, bir  cümbüş  içinde; eyvallah 'lı,  " Allah  kabul  etsin"'li,  " hamdolsun" lu   muhabbetlerden  geçilmiyor  ekranlarda

Bu  arada  başka  bir  kanaldaki  haberlerde,  biber  gazının oruç  bozup  bozmadığı  konusu  inceleniyor. 

Trabzon'da  gösteri yapan  bir  grubu  dağıtmak  için  polisler,  orucu  bozar  korkusuyla  biber  gazı  kullanmazken,  başkentteki  memur  eylemlerine  müdahale  eden  güvenlik  güçleri  aynı   hassasiyeti  göstermemişler.

Doğal  olarak  haberi  hazırlayan  kanalın  yetkili  kişilerinin de aklı  karışmış !.. 

Acaba  biber  gazı  oruç  bozar  mı ?  Ne  yapsınlar,  onlar  da  İstanbul Üniversitesi,  İlahiyat  Fakültesi  İslam  Hukuku  Anabilim  dalından  bir  profesöre  danışmaya  karar  vermişler.  Ekranda  zuhur  eden  top  sakallı,  delici  bakışlı  bu  İslam  hukuku  hocası  zaten  bugünler  için  değil mi ?  Sanki  peygamber  zamanında  biber  gazı  varmış  gibi,  o da  basıyor  fetvayı :

"Biber  gazı  orucu  bozmaz. Orucu, yemek, içmek ve cinsel ilişki  bozar !.. "

Başka  bir  kanalda  da  Milli Eğitim Bakanı,  abdest  suyunun  her  derde  deva  olup  olmadığı  konusunda  açıklamalar  yapıyor.  İlköğretim  okullarında   okutulacak  bir  din  bilgisi  kitabında  bu  yöndeki  bilginin  medya  tarafından  çarpıtıldığını,  söz konusu  olan  şeyin  " abdest  suyu" değil,  " abdest  almak için  kullanılan  su"  olduğunu  söyleyip,  insanın  günde  beş  vakit  namaz  öncesinde  abdest  almasının  faydalarını da  " kan dolaşımını  hızlandırır "  diyerek saymaya  başlıyor.  Üstelik  bu  bilgi,  bir  Alman  bilim adamının  araştırmasına  dayandırılmış  din  bilgisi  kitabında

Konuşan  sözde  " laik "   Türkiye Cumhuriyeti' nin   Milli  Eğitim  Bakanı !...  " Hayatta  en  hakiki mürşit  ilimdir "  sözünün  çok  sevildiği  ve  sözde  benimsendiği  bir  ülkenin  Milli Eğitim  Bakanı  bu  kişi !.. Milli Eğitime  bu  kişi  bakıyor  işte  ve  biz  de  bu  zihniyetin  yaptıklarına  bakıyoruz  hala !..

Öyle  bir  ülkede  yaşıyoruz  ki,  necip  milletimiz  her  gece  sahura  kalkıyor.  Televizyonda  türlü  çeşit  dini  programla,  Kuranı Kerim  dinleyerek,  hadisli,  kıssalı  yayınlarla  sahuru  yapıyor.  Bu şekilde  niyet  eden  halkımız,  bir  iki  saatlik uykunun  ardından  yeniden oturuyor televizyonun  karşısına ve  bu  sefer  sabah  kuşağında  Kuşum  Aydın,  Seda Sayan,  Ahu  Tuğba, Şenay  Düdek  vb.  kişilerin sunduğu, düzeysizliğin ve  dedikodunun ekranlardan  taştığı  programları izleyerek  öğleni  ediyor

Sonra  öğle  namazı  eda  ediliyor  ve  bu  sefer  öğleden sonra  kuşağında  dedikodu  ağırlıklı  aynı  türden  düzeysizliklerin  yer  aldığı  programları  çoluk çocuk  seyredip,  ikinci  namazını  da  eda  ediyor.

Ama  daha  iftara  bir  kaç saat  var.  Ne  yapmalı peki ? 

İsteyen  ATV ' de,  Türk  sinemasının  " starı " Avşar  kızının  her  tarafından  cıvıklık  taşan  televizyon  programını  izleyebilir  ya  da  isteyen  Hülya  Hanım ' ın  kendi  adını  taşıyan  dergide,  ilişkiler  hakkında  kaleme  aldığı  son   yazısındaki  şu  satırlara   bir  göz  atabilir :    

"Merakımdan soruyorum; eşinin yanında gaz çıkaran, burnunu karıştıran, elini pantolonunun içine sokup karıştıran, bacağındaki batmış kılları cımbızla ya da eliyle temizleyen, ilişkinin b.....nu çıkaran ilişki kahramanları acaba sonra yatakta şehvetle sevişebiliyorlar mı? Kendi düşüncemden sizi mahrum bırakmayayım: Benim eşim tüm bunları yapsa beni bir daha koynuna alamaz, kusarım inan. İnsan ve ilişki? Zaten zor, peki ya seks? Hepten zor..."

Orucunu  açmak  için  akşam  ezanının  okunmasını  beklerken  Hülya Hanım'ın ın  milli  ve manevi  değerlerimizle  uyum  içindeki  görüşlerini  hatmeden  ya  da  Pınar Altuğ ' un  kendisinden  bilmem  kaç  yaş  daha  genç,  körpe  bir  delikanlı ile  olan ilişkisinin  manası  üzerine  kafa  yoran  inançlı  yurttaşımıza,  yarın  bir  mikrofon  uzatılsa  ve  Avşar  kızı ya  da  Pınar  Hanım  hakkında  ne düşündüğü  sorulsa,  ne  der  acaba ?

Din pazarlaması  ile  bastırılmış  cinselliğin  rating  yarışına  çıktığı  güzel  ülkemin  güzel  insanları.. 

Bilmem  ki  size  ne  demeli ?

SELAHATTİN EROL

selah_erol@yahoo.com