Dış Politika17 Eylül 2006 00:00

KOORDİNASYON GİRDABI-Hüseyin MÜMTAZ

Edip Paşam bir öğleden sonra, evinde ayaklarını uzatmış ikindi kahvesini yuıdumlarken kapı çalar..                 Kapıdaki başbakanlık görevlisi “sarı zarfı” uzatır ve gider.                 2002 Ağustos’unda Edip Paşamın başından kalkan “devlet kuşu” dönüp dolaşıp 4 sene sonra yine gelip aynı yere konmuştur. Acaba Edip Paşam, İkinci Ordu Komutanı iken başından kalkan kuşun, şimdi rütbeleri hayli zayıflatılarak sadece Gül’e bağlı “Terörle Mücadele Yüksek Kurulu üyesi” kılığında geri döndüğünün farkında mıdır bilemem..                 Yukarıdaki senaryo bana yıllar önce yine evinde otururken kapısı çalınan bir başka emekli askeri, Korutürk’ü hatırlattı..                 Şimdilerde İzmir’in tam orta yerinde, zata mahsus tahsisli iki özel araç, beş koruma ve yine tahsisli lojman eşliğinde “münzevi” (inzivaya çekilmiş,–topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven) bir hayat yaşadığını iddia ederek Korutürk rüyaları gören başkalarının da bulunduğunu iyi biliyorum..                 Muhteremin istihareye yattığı rüyaların debisinin Mayıs 2007’ye doğru hayli şiddetleneceğine ise ismim gibi inanıyorum..                 PKK Koordinatörlüğü meselesi ilk ortaya atıldığında hiç tereddüt etmeden şunları yazmıştım.. (7 Ağustos 2006- “PKK PLANI”)acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadanew prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponsdiscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenadiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

                “Türkeri Paşa’nın bu görevi kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum..

            Ama plan Amerikan planıdır,

            -Özel temsilci- ipe un serme taktiğidir, teröristi muhatap kabul etme taktiğidir.

            Özel Temsilci’nin görevi -taraflarla görüşmek-tir.

            Burada -taraf-kimdir, ABD, Irak, Türkiye..

            Bir de PKK...

            Özel Temsilci; meseleyi devletin yetkili kurum ve kurullarında değil, onlardan kaçırarak, kapalı kapılar ardında gizli ve kapaklı yürütür.

            İkili ilişkilerle tanıksız tutanaksız yürütür.

            Ne demiş –yetkililer- Uğur Ergan’a; -PKK terörü ile ilgili ABD yönetimine bilgi vermek gerektiğinde, konunun birçok masadan geçmesi gerekiyordu. ABD’li temsilci gerek gördüğünde Başkan Bush, Dışişleri Bakanı Rice veya üst düzey bir Amerikalı komutan ile görüşebilecek. Aynı şekilde Türk temsilci de Erdoğan’la, Gül’le veya Genelkurmay’daki üst düzey komutanlarla bir araya gelebilecek-."

                30 Ağustos gecesi Gazi Orduevi’ndeki resepsiyonda KKK Orgeneral İlker Başbuğ konu ile ilgili olarak şunları söylüyor:

                ''Tam oluşmuş bir konu değil. Sabredin. Önümüzdeki günlerde netleşecek. Şu anda kesinleşmiş bir şey olduğunu sanmıyorum. Ama her adımı baştan öldürmemek, değerlendirmek lazım. Önümüzdeki süreçte netleşir''.

Yâni konu Ağustos başında ilk olarak The New Anatolian gazetesinde ‘’Amerika ve Türkiye’nin karşılıklı olarak iki PKK Özel Temsilcisi atayacaklar” şeklinde yer buluyor ve Uğur Ergan 6 Ağustos 2006 günü Hürriyet’te ‘’PKK ile mücadele için karşılıklı çözüm yolu arayan ABD ve Türkiye, bu konuda koordinasyonu sağlayacak iki temsilci atayacak. Diplomatik kaynaklar, koordinatörlerin emekli bir asker veya diplomat olacağını belirttiler. ABD Başkanı George W. Bush ile Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın geçen 22 Temmuz’da Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’le yaptıkları görüşmelerde, PKK’ya karşı karşılıklı "özel koordinatör" atamayı teklif ettikleri öğrenildi. Teklife Erdoğan ve Gül’ün sıcak baktılar. ABD henüz temsilci atamadığından, Türkiye de isim belirlemedi. ABD’nin kısa sürede özel temsilcisini ataması bekleniyor. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, ABD tarafı kendi -PKK özel koordinatörü- nün emekli bir asker olabileceğini bildirdi. Türkiye, ABD’nin yapacağı atamaya göre, özel temsilcisini belirleyecek. Bir Dışişleri yetkilisi, -ABD emekli bir asker atarsa, Türk karşıtın emekli asker olması şartı bulunmuyor. ABD’nin ataması değerlendirilir ve Türkiye’nin PKK özel temsilcisi belirlenir- dedi” haberini geçiyor ama yaklaşık bir ay sonra KKK “Önümüzdeki günlerde netleşecek... Şu anda kesinleşmiş bir şey olduğunu zannetmiyorum” diyordu..

Aynı “temkinli yaklaşım” Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt’ta da görülüyordu..

Büyükanıt da; ''Bu yeni bir konu. Görev çerçevesini, neyle uğraşacağını bilmiyoruz. O yüzden bir şey söylemem mümkün değil'' diyordu.

Askerin itirazı; “Bu yöntem PKK’yı önce yasallaştırır, sonra siyasallaştırır” noktasında idi..

Adı koordinatörlük için geçen Başer Paşa; “PKK Koordinatörü demeyin” diye isme itiraz ediyordu.

Hükümetten ise bir açıklama yoktu..

Ama Amerikan Elçisi Ross Wilson her şeyi biliyordu:

 "Toplantı büyük önem taşıyor. Bundan sonra iki ülke arasındaki diyalogda PKK'yla mücadelenin çerçevesi tam çizilmiş olacak, taraflar daha hızlı hareket edecek. Bu toplantılar hem ABD'de hem de Ankara'da yapılacak yeni toplantılarla sürecek. Irak'ta güvenlik ve istikrarın sağlanmasının da Ortadoğu'da huzur ortamının yaratılmasında büyük payı olacak. Türkiye'nin PKK terörü kaynaklı özellikle Kuzey Irak'a endişelerle yaklaşmasını çok doğal karşılıyoruz. Bölgede iki ülkenin kesintisiz işbirliği bu endişenin ortadan kaldırılmasına bağlı. Biz PKK'yla mücadeleyi konu alan bu toplantılarla Türkiye'nin Kuzey Irak endişesini ortadan kaldıracağımıza inanıyoruz. Ancak, sınır ötesi bir operasyonun Irak'a büyük zararlar vereceği konusunda Ankara ile hemfikiriz. Türkiye'nin yakalanıp, iade edilmesini istediği PKK liderlerinin ya da üyelerinin listesini bize verdiği doğrudur. Bunların bir kısmı yakalandı ve iadeleri için resmi süreçler de başlatıldı”.

Başbuğ bilmiyor, Büyükanıt bilmiyor, Akepe 2005 22 Temmuz’unda Bush-Rice’ın Erdoğan-Gül görüşmelerinde mutabakata varıyor ama açıklamıyor fakat Wilson her şeyi biliyor, açıklıyor ve söylüyor..

Erdoğan-Gül önce Amerika ile konuşuyorlar.. Konu hakkında konunun uzmanlarından, askerden fikir almadan, onların düşüncelerini öğrenmeden Amerikalılar ile konuşup fikir birliğine varıyorlar..

Yahut görüşmede Amerika söylüyor, dayatıyor, bizimkiler dinliyor..

İşte böyle bir ortamda Amerikalı Koordinatör Ralston Ankara’ya geliyor..

Ralston emekli orgeneral.. Eğitim kıyafetli askerler eşliğinde geliyor Ankara’ya.. Dışişleri bakanlığı ve Başbakanlığa bu eğitim kıyafetli askerlerle gidiyor..

Türkiye’nin ortası, Türkiye’nin başkenti ve başkentteki başbakanlık ve dışişleri binaları sahra çadırı mı?

Washington’da Beyaz Saray’a da Başer’i eğitim kıyafetli, tozlu topraklı askerlerle sokacaklarını mı zannediyorsunuz?

Ralston’un Ankara’ya geldiği saatlerde Türk Koordinatör daha belli değildi, yahut belliydi de resmi işlemler tamamlanmamıştı..

Başer bir gün önce diyordu ki;

"Sanırım birkaç güne kadar resmi işlemler tamamlanarak tevdi edilen göreve başlayacağım. İnşallah hayırlısı olur. Zor bir görev ama bizim kitabımızda görevden kaçmak yok. Terör belasıyla mücadelede verilen görevi en iyi şekilde yapmak için elimden geleni sarf ederek şanlı bir tarihe sahip olan milletimiz ve bu aziz vatana layık bir biçimde üzerime düşeni yerine getireceğim, bundan kimsenin endişesi olmasın."

 Yâni henüz atama yapılmadığına göre, görevin niteliği ve kapsamı da belli değildi..

Nihayet ve zorla Gül’e bağlı “Başbakanlık Terörle Mücadele Yüksek Kurulu”nun üyesi  olarak görev yapması uygun görüldü Başer’in..

Ralston gelir gelmez şunları söyledi:

                1.PKK’ya karşı askeri operasyon son seçenek..

                2.PKK’nın mali kaynaklarının kesilmesi çok önemli.

                3.Irak’ın toprak bütünlüğü korunmalı..

İyi de, madem “görevler” bunlar; madem görevlerin hiç biri askeri değil, sosyal-ekonomik ve siyasi, ve askeri operasyon son seçenek siz neden askersiniz Bay Ralston?

Türk muhatabınız neden asker?

Neden “emekli” asker?

Muvazzafların yapamadığı neyi yapacak “emekli”?

Yoksa, emir komuta düzeni içindeki askerin bilgisinden kaçırılarak bir takım düzenlemeler mi yapılacak?

Devletin kurumsal bütünlüğünden, gözetiminden farklı örtülü bir takım uygulamalar mı yapılacak?

Sadece Bush’un, Rice’ın, Gül ve Erdoğan’ın bilebileceği, Ralston ile Başer’in uygulayacağı bir takım önlemler?

Kimle?

Irak’taki “koordinatör”le..

O da daha belli değil..

Büyük bir ihtimalle Kürt olacak..

Olmasa bile fark etmez... Devlet Başkanı, Bölge Başkanı Kürt değil mi?

Barzani’yi Bush Beyaz saray’da “President” diye karşılamadı mı?

Bir peşmerge “morgeneral” bizim orgenerallerin karşısına oturacak..

“Peşmerge” nereden çıktı, neden Özal zamanından beri “peşmerge” diyoruz?

Kürt peşmergeler, yâni şimdi düzenli orduya dönüştürülen, kuzeyin ordusu haline getirilen peşmergeler, Saddam zamanının, müesses nizama isyan eden isyancıları idi..

Âsi, ayaklanan...

Yâni bu âsi, PKK’lı âsinin kuyruğuna basar mı?

Ve işte Amerikalı ve Türk “emekli orgeneral” koordinatörler bir âsi ile masaya oturacak..

Çok mu karamsarız?

Peki Iraklı bir “orgeneral” olsun..

Güldürmeyin insanı..

Hem güldürmeyin, hem de Ralston’un Ankara’dan ayrılır ayrılmaz “President” Barzani ile görüştüğünü, “isyancı” Barzani’nin büyük bir yüzsüzlükle “arabuluculuk” teklif ettiğini de not edin bir kenara lütfen..

Bu görüşmeden, bu buluşmadan Ankara’nın, Türk Koordinatörün haberi var mıdır?

Beraber mi konuşup planlamışlardır bu ziyareti?

Yoksa herkes kendi koluna taktığı kendi sepetleriyle mi kendi yoluna devam edecektir?

O zaman ne gerek vardır ayrı ayrı koordinatörlere?

Peşinen söyleyelim, eğer koordinatörlerin görevi bu ve bunlar olacaksa Edip Başer ismi yanlış isimdir..

Sadece Edip Başer değil, hiç bir muvazzaf, emekli Türk subayı bu göreve uygun değildir.

Başer Paşa milliyetçidir..

Muhafazakârdır..

Ama “Harbiyeli”dir..

“Hocam” bir imalât-ı Harbiye hatası idi.. İstisna idi, genel’i bağlamaz..

Ve Başer’in, “Hocam” gibi bizi hayal kırıklığına uğratacağına ihtimal de vermiyoruz..

            “Koordinatörlük” makamı, kurumu bir Amerikan plânıdır..

            Amerika’nın ipe un sermesini, Türkiye ve Türk kamuoyunu, dostlar alışverişte görsün planıyla  uyutmasını sağlayacaktır..

            Ralston’un; BOP’un aslında neresini koordine edeceği çok yakın bir zamanda açığa çıkacaktır.

            Yâni sonuçta Amerikalı ile görüşülecektir, Barzani ile koordine edilecektir, Iraklılarla edilecektir ama Türkmenlerle edilmeyecektir..

            Türkmenler bu denklemin neresindedir?

            Kürt arabulucu yahut koordinatör olacaksa masaya neden bir de Türkmen oturmamaktadır?

            Türkmen oturmuyorsa hangi yüzle Barzani ile görüşülmektedir?

Bir süre sonra Ralston gelip Baydemir ile de görüşecek midir?

Sonuçta nereden bakarsanız bakın Türkiye PKK mücadelesini bir yabancı emekli generale ihale etmiştir..

Bu ihale ucu açık, ne zaman sonuçlanacağı belli olmayan bir ihaledir..

2007 Mayıs’ına kadar garanti, Kasım’ına kadar da büyük bir ihtimalle devam edecektir.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı ve Gül’ün Başbakan olacağı bir 2008 Türkiyesinde...

Ve Lübnan’ı ve Irak’ı üçe bölen, Kerkük’ü Kürt bölgesi yapan, muhtemelen İran’ın da sınırlarının tartışılır hâle geleceği yeni 2008 Amerikan Ortadoğusunda....

 ...........ise neyin koordinatörüne ihtiyaç duyulabileceği son derece tartışmalıdır..

Edip Paşa’nın bu oyuna uzun süre âlet olmayacağını düşünüyorum..  16 Eylül 2006

 

 

“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA

57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA

57’İNCİ ALAY HERYERDE

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”