SÖĞÜT, ANTALYA VE KAFATASÇILIK - Hüseyin MÜMTAZ
725’inci Ertuğrul Gazi ve Söğüt Şenlikleri’nde; geçen senekinden sonra ikinci defa Erdoğan tepki görmüş.. Korumaları tartaklanmış.. Aynı zamanda yeğeni de olan koruması muştayla dayak yemiş.. Sabah’ın internet sitesinde 10 Eylül öğleden sonra güncellenen haberlere göre pankartlar şöyle: ''Başbakanlık yan gelip satma yeri değildir'', ''Türk askeri yan gelip yatmıyor, can verip yatıyor'', ''İsrail sizinle gurur duyuyor'' ve ''Ne Mutlu Türk'üm Diyene''.. Sloganlar ise 11 Eylül tarihli Radikal’e göre şöyle: ''Kahrolsun PKK, iş birlikçi AKP'', ‘'Kürdistan'a Başbakan ol’', ‘'Bilal Lübnan'a, Mehmetçik Kandil'e'’, ‘'Türkeş'in ordusu Tayyip'in korkusu'’..
SÖĞÜT, ANTALYA VE KAFATASÇILIK
Hüseyin MÜMTAZ
725’inci Ertuğrul Gazi ve Söğüt Şenlikleri’nde; geçen senekinden sonra ikinci defa Erdoğan tepki görmüş.. Korumaları tartaklanmış.. Aynı zamanda yeğeni de olan koruması muştayla dayak yemiş..
Sabah’ın internet sitesinde 10 Eylül öğleden sonra güncellenen haberlere göre pankartlar şöyle:
''Başbakanlık yan gelip satma yeri değildir'', ''Türk askeri yan gelip yatmıyor, can verip yatıyor'', ''İsrail sizinle gurur duyuyor'' ve ''Ne Mutlu Türk'üm Diyene''..
Sloganlar ise 11 Eylül tarihli Radikal’e göre şöyle:
''Kahrolsun PKK, iş birlikçi AKP'', ‘'Kürdistan'a Başbakan ol’', ‘'Bilal Lübnan'a, Mehmetçik Kandil'e'’, ‘'Türkeş'in ordusu Tayyip'in korkusu'’..
Hayrettir, herkese ters çıkan, şehit ailelerine, askerliğe bile lâf söyleyen Erdoğan bu sefer nedense alttan alıyor, “Bana edilen hakaretleri duymuyor ve hakkımı helal ediyorum” diyor..
Taşlanan Akepe Çerkesköy otobüsünü gezerken de “Otobüsün içindekiler Türk değil miydi?” diye soruyor..
Allah Allah...
Neden “Türk alt kimliğinden değil miydi?” dememiş de “Türk değil miydi?” demiş.
Akepe otobüsü taşlanınca mı Türk’ün üst kimlik olduğu aklına gelmiş?
Erdoğan özellikle akademik eğitimini almadığı sosyolojik konularda konuşmaya çok meraklı, yahut bilmediğini bilmiyor veya her şeyi bildiğini zannediyor..
Türklüğe yeni açılımlar getiriyor..
Bir gün önce de Adnan Menderes Havaalanı yeni dış hatlar terminalinin açılışında “Etnik kafatasçı milliyetçilik olmaz” dedi.
Peki nasıl olur milliyetçilik?
Milliyetçilik nasıl olur?
Erdoğan her gittiği dış ülkede, orada yaşayan Türklere “Bulunduğunuz ülkeyle bütünleşin, dilini öğrenin, o ülkenin refahı için çalışın” diyor..
Almanya, Batı Trakya..
Irak Türkleri’ne “Irak’ın parçasısınız” diyor..
Essen Eyalet Başbakanı ne diyor biliyor musunuz?
“Biz istiyoruz ki Türk çocukları rüyalarını bile Almanca görsünler”..
Yani milliyetçilik kafatasçı olmayacak... Böyle yumuşak yumuşak olacak.. Alıştıra alıştıra..
Rüyalarını bile Almanca, Yunanca, Kürtçe görünce...
Zaten ortada Türk, Türklük kalmayacak ki “kafatasçı” olasın...
Peki “kafatasçı olmayan milliyetçilik” nasıldır?
Türkleri de meselâ çingenelerle beraber alt kimlik olarak saymak mıdır?
Anayasa Madde 66’ya aykırı olarak, “devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin kendi alt kimliğini ifade etme özgürlüğü” müdür “kafatasçı olmayan milliyetçilik”?
Ermeni konusunda tartışmayı nasıl tarihçilere bırakıyorsa şu milliyetçilik meselelerini de milliyetçilere, ya da konu ile ilgili akademisyenlere bıraksa nasıl olur?
Konunun “uleması”na sorsa nasıl olur Sayın Başbakan bu konuyu da?
Peki kafatasçı olmayan milliyetçilik; Kıbrsı Türkü’ne karşı Anan ile anlaşmak mıdır?
Lübnan‘a gönderilecek asker konusunu Genelkurmay Başkanı’ndan önce yine Anan ile konuşup ona “hediye” 100 asker daha vermek midir?
Biliyorsunuz Türk kamuoyu asker sayısını ilk Anan’dan duymuş, Türkiye 1000 asker yollayacak demişti Anan müşterek basın toplantısında..
Akşamına Büyükanıt, Pakistan Büyükelçiliğinde “Durun bakalım.. Asker sayısı belli değil” demişti.
Biz de sormuştuk; “Genelkurmay Başkanı ile konuşulmayan sayı Anan ile mi görüşülüyor?” diye..
Meğer dahası varmış...
Anan Ortadoğu turundan sonra BM’de bilgilendirme toplantısı yaparken; “Ankara’da hem başbakanla, hem dışişleri bakanıyla çok iyi görüşmelerim oldu. Türkiye 1100 asker göndermeyi kabul etti. Ankara’ya vardığımda parlamentodan onay çıktı.. O yüzden Türk yetkililere şaka yollu takılarak bunun bana ve Lübnan’a verilen çok iyi bir hediye olduğunu söyledim” dedi..
Anan’a hediye 100 asker daha..
Anan her konuştukça asker sayısı artıyor..
Türk askerini Anan’a hediye etmek midir kafatasçı olmayan milliyetçilik?
Akepe ve Erdoğan; yaklaşan seçimin de etkisiyle “milliyetçi” oylara göz dikmeyi, ipotek koymayı amaçlayan bir strateji izlemeye başladılar..
Kızılcahamam’da Erdoğan, “Oy kullanacak gençlerin oylarına sahip çıkmalıyız” dedi.
Hayme Ana, Agahi Baba, Söğüt...
Hiç biri tesadüf değil..
Eylül’ün 18’inde de Antalya’da “Türk Kurultayı” toplanacakmış..
Üstelik bu “Türk Kurultay”ı, Başbakan Erdoğan’ın “himayelerinde” düzenlenecekmiş..
Salonların kontrolu daha kolaydır.. Camilerde şehit cenazelerindeki tepkilerden sonra protokol namazı düzeni getirilmesi; Şehit babasının cenazede gösterdiği tepki nedeniyle mahkemeye verilmesi ve Güllük Gemi İskelesinin açılışında Başbakan’a Çanakkale şehitlerinin fotoğrafını gösteren bir kadının gözaltına alınmasından sonra Antalya’daki salonda en ufak bir pankart-slogan olayı olacağını zannetmiyorum..
“Basacaksın suyu, basacaksın gazı” (Erdoğan..Ordu’da Emniyet Müdürüne); “Neden aramadınız? İndirtin pankartları, dağıtın” (Erdoğan..Bilecik’te Vali’ye) söylemlerinden sonra; “Yörükler dağdan indi, şehrin düzeni bozuldu” yaklaşımındaki Antalya Valisi’nin salonda gereken ve dahi gerekmeyen bütün önlemleri alacağından eminiz..
Türkeş; zamanında, fikir babası olduğu halde evsahipliğini parti başkanı olarak kendisine değil devlete mâl eder ve Kurultay’ın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın “himayelerinde” yapılmasına özen gösterirdi.
Bahçeli’nin bu işten vaz geçmesi “Turan” ufkınun olamamasındandır, anladık..
Peki Haluk Çay’ın, şimdiki düzenlemeyi devletin değil de hükümetin himayesi altına sokması “tenzili rütbe”, “olayı partileştirmek” değilse nedir?
Söğüt’te dün ne dedi başbakan?
“Burası siyasi partilerin şov yeri değildir. Şu alan birlik ve beraberlik alanıdır. Bu alanda sevgi olmalı, saygı olmalı. Hayme Ana’dan gelen fazilet duygusu olmalıdır. Israrla kardeşlik ve adalet zeminini güçlendirme gayreti içindeyiz. Metaneti, sabrı, iyi niyeti elden bırakmadık, bırakmayacağız ama ne yazık ki bunun farkına varamamış veya varmak istemeyenler de var”.
Peki Antalya Kurultay’ı neden Akepe’nin şov yeri olacak?
250 Akepe’li vekil için özel uçak neden kaldırılacak?
Çay; Cumhurbaşkanı Sezer’e bu konuda başvurmuş da geri mi çevrilmiştir ki ihaleyi Akepe’ye bırakmıştır?
Ve demiri ve çekiçi ve örsü?
Ve de “Başbuğ’luğu?”
Vay anasına sayın seyirciler....
Çay’ın, yeni “başbuğ”unun himayelerindeki Akepe milletvekilliği hayırlı olsun..
Değer miydi? 11 Eylül 2006
“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA
57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA
57’İNCİ ALAY HERYERDE
HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”