Ermeniler Türklere Soykırım Yapmaya Kalkıştı
Telefonun öteki ucundaki emekli resim öğretmeni Serap Akay , Ermeni soykırımı iddialarının "Türkiyeliler" tarafından desteklenmesine tepki gösterirken Ermenilerin öldürdüğü Türklerden niye kimsenin söz etmediğini sorguluyordu. Büyükbabasının yaşadıklarını anlattı: buscopan link buscopan plus
"Büyükbabam, Sivas'ta komisermiş. 1908 yılında bir grup arkadaşıyla Ermeni çetecilerin pususuna düşmüş. Çok ağır işkencelerden geçmişler. Arkadaşları gözü önünde sırayla öldürülmüş. Sıra büyükbabama geldiğinde bir şekilde kurtulmuş. Çok ağır bir bunalım yaşamış. Her yıl, o ay zorunlu izne gönderilmiş. 1911 yılında babam doğmuş ve altı ay sonra da büyükbabam intihar etmiş. Bu bir insanlık dramı değil mi?"
Bu ve benzeri olaylar niye gündeme gelmiyor sorusunun yanıtı çok basit: Çünkü, Türkler diasporadaki Ermeniler gibi kin ve nefretle yetiştirilmemiş. Örnek mi? Serap Akay, yıllarca Ermeni okullarında resim ve sanat tarihi öğretmenliği yapmış; öğrencilerine bir kez bile büyükbabasını anlatmamış. Ama şimdi, ailesinin dramını ayrıntılarıyla kaleme alıp Türk Tarih Kurumu'na gönderecek; belge olarak bir köşede dursun diye.
Makine mühendisi Ahmet Börüban , 1968 kuşağından. 12 Mart'ta "komünistlik"ten yargılanmış; 12 Eylül'de gözaltılar yaşamış. Şimdi Adana'da sanayici olan Börüban anlatıyor:
"ODTÜ'deki öğrencilik yıllarımda teknik olmayan seçmeli ders olarak dört tarih dersi aldım. Tamamı Osmanlı toplumuyla ilgiliydi. Bu dersleri ortalamamı yükseltmek için değil merak ettiğim bazı konuları bir disiplin çerçevesinde öğrenmek için almıştım. Öte yandan Marksizm 'e yatkın olan fikirlerimden dolayı da tarihsel olaylara alışılagelenden farklı yaklaşıyorum. Daha sonraları, okuduğum kitaplardan Ermeni sorununa Sovyetler'in, özellikle Stalin' in yaklaşımını öğrendim; Ermeni çeteleri emperyalistlerle işbirliği içindeler."
Şu işe bakın ki, bir zamanlar Türkiye'nin en hızlı Marksistleri olanlar şimdi aynı emperyalistlerle teşriki mesai içindeler! Ahmet Börüban, 10 yıl kadar önce Şam'a gittiğini ve bazı Ermenilerle tanıştığını anlatıyor:
"1935'te Şam'a gelen Akşehirli Yahya Armutçuyan , kentin en tanınmış ayakkabıcısıydı. Camında ASALA çıkartması vardı. 'Dükkâna Ermenistan'ı destekliyoruz yazmışınız, bağımsız da oldular, oraya gitsene' dedim, 'Orada taş mı yiyeyim?' dedi. Çıkartmayı niye yapıştırdığını sordum, 'Ben değil ASALA yapıştırıyor' dedi. İzin vermemesini söyledim. 'Sıkı mı izin vermemek' dedi."
İstediğin kadar "aydın" ol, emperyalistlerin kucağına oturduktan sonra sıkı mı Ermeni iddialarını desteklememek!
(Deniz Som, Cumhuriyet, 17.03.2005)
İtiraf gibi Ermeni destanı...
Meleh, Nışan, Garabet fedâîler
İyice şecâat ibraz etdiler
Haylice Türklere kurşun urdular
Çokça ağlatdılar Türk Müslimânı.
Baron Tersemeksyan Keban'ı sarsdı
Tutub Muhammed'i ilk def'a kesdi
Andırın'da Türk'ü gayretle bastı
Figaanları tutdu Arş-ı Rahmânı.
Fersenli râhib oldu zorbacı
Andırın ağası hissetdi acı
Türk kızları teslîm oldular bacı
Dediler doğrudur İsâ îmânı.
Yeni Dünya Egya bir kolu basdı
Yâ Surp Pırgiç deyip çok asker kesdi
Osmânl-ı ordusunun kökünü sarsdı
Redîfler firarla kurtardı canı.
Medh edelim Panos Çolakyan'ı
Saldırdı orduya kara dumanı
On sekiz saatlik Tum, Andırın'ı
Urub harâb etdi Türk Müslimânı
Türkçe bu mısraları, Anadolu'da yaşayan Ermenilerin sazla okudukları bir destandan aldım.
Destan, Türklere yapılan mezalimi iftiharla anlattığı için ilginç.
Elimde eski bir kitap var. Tam 432 sayfa. Kitap Osmanlı toprakları üzerindeki Ermeni komiteleri, ayaklanmaları, ihanetleri, mezalim ve bunların vesikalarıyla dolu. Bu destan da orada yer alıyor.
* * *
BUGÜN uzun, etkili ve örgütlü bir propaganda döneminden sonra, geçmişte Ermenilerin Türklere uyguladığı mezalim unutturuldu. Ermenilerin savaş bölgeleri dışına çıkarılışı olayı soykırım iddiaları haline getirildi. Ve bu senaryo günümüzde Türkiye için adeta AB şartı sayıldı.
* * *
ERMENİLER uzun yıllar boyunca hep başkaları tarafından Osmanlı'ya karşı kullanıldılar, bugün de tarih tekerrür ediyor.
Ermenistan, iddialarının bazı çevrelerce destek görmesiyle, sonunda Türkiye'den tazminat ve toprak elde etmeyi hayal ediyorsa buna La Fontaine'in kargasının bile güleceğini hesap edemiyor demektir.
* * *
MİLLETLER, topluluklar arasındaki kırgınlıklar ve kızgınlıklar sonsuza kadar süremez. Hele mağduriyetler karşılıklıysa, anormal dünya şartları içinde meydana gelmişse...
Bugün Türkiye'de yaşayan Türk Ermenilerine bakış herhangi bir Türk vatandaşından farklı değil. Olamaz. Dostça, kardeşçe bir birliktelik sürdürülüyor. Bu dostluk Ermenistan Ermenileriyle de neden olmasın. Sınırlar açılsa, Ermeni dostlarımız Türkiye'ye gelse çalışsa, ticaret yapsa, Türk yatırımcılar oraya gitse fena mı olur.
Ama diaspora ve Erivan buna engel oluyor. Yazık ediyor.
(Doğan Heper, Milliyet 17.03.2005)