Bakanlar Kurulu CIA’nin partneri mi? - Kadri Çelik
Danıştay, maalesef İncirlik Üssü'ne yönelik kararnamelerdeki gizliliğin kaldırılması istemini reddetti.Oysa Bakanlar Kurulu son üç yıldır ''gizli'' ibareli kararnameler hazırlayarak üs’teki gelişmeleri kamuoyunun ve Meclis'in gündeminden kaçırmakta.Hükümet ABD'nin, Irak'a saldırının başlaması için umut bağladığı tezkerenin reddedilmesinden sonra benzeri bir durumun tekrar yaşanmaması için geliştirdiği bu çirkin tutum, TBMM'nin yetkilerini adeta gasp etmiş bulunmakta.Bakanlar Kurulu, kararlarını gizlilik kaşesi altında çıkarıyor.Bakanlar Kurulu İncirlik Üssü’ne bir CIA gibi hizmet veriyor.ABD’nin ülkemizin egemenliği üzerindeki tüm istemleri gizlilik kaşesiyle gizlice bir bir yürürlüğü koyuluyor.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesbuscopan link buscopan plus
Son 3 yılda çıkan kararnamelerin neyi içerdiği yurttaşlar tarafından bilinmemekte ve içeriği bilinmediğinden yargı yoluna başvurmak da fiilen mümkün olmamaktadır.
Oysa hükümetin İncirlik Üssü ile ilgili Bakanlar Kurulu kararlarını gizlilik ibaresiyle çıkarması Anayasa'nın 92. maddesine de aykırı.
Zira yabancı ülkelere üs verilmesi Anayasa'nın 92. maddesine göre TBMM'nin görevi.
Ama hükümet, “gizli” ibareli kararnamelerle bu kararnamelerdeki içeriği Meclis'in ve kamuoyunun gözünden kaçırmakta.
Bakanlar Kurulu kararlarının gizli olmasının, hükümetin yurttaşlarına hukuk önünde hesap verebilir olması olanağını da büyük ölçüde daraltmakta.
ABD bir yandan Bakanlar Kurulu’na bu gizli ibareli kararnameleri çıkartırken, bir yandan da savaş çıkardığı ülkelere Türk ordusunu peşkeş çekme sevdası peşinde.
ABD her ne kadar diplomatik bir dille “barış gücü kararı Türkiye'nin” dese de “Bu tür konularda Türk ordusuna büyük güvenimiz var” diyerek ABD kampı Afganistan ve tecavüzcüler ülkesi Kongo’dan sonra şimdi de Hizbullah’ı silahsızlandırmak ve İran’a olası saldırıda Hizbullah gücünü bağlamak amacıyla Lübnan’a Türk askeri istediklerini ima etti
Türkiye, Güney Lübnan'da görev yapacak Birleşmiş Milletler barış gücüne asker gönderip göndermemeyi tartışırken, ABD yönetimi dolaylı olarak da olsa Türk askeri istediğini belli etti.
Washington'da basın toplantısı düzenleyen ABD'nin Ortadoğu İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı David Welch, '' Bu, Türkiye'nin duruma bakarak kendisinin karar vereceği bir konu'' dedi, ancak Türk ordusunu övmekten de geri durmadı.
Welch, “Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu sorumlu ülkelerin, bu güce katkı konusunu düşünebileceğine inanıyoruz. Bu, her ülkenin kendi ulusal çıkarlarına ve dış politika ilkelerine göre vereceği bir karar. Bu gibi meselelerde çalışma konusunda Türkiye ile iyi bir tecrübemiz bulunuyor ve Türk ordusunun yeteneklerine büyük güvenimiz var'' diye konuştu.
Öte yandan Birleşmiş Milletler Lübnan'a 10–15 gün içinde 3 bin 500 kişilik öncü bir takviye güç göndermeyi planlıyor.
Hâsılı Bakanlar Kurulu kararnamelerinin gizliliği kaldırılmalı ve Türk ordusu dünyanın dört bir tarafında emperyalist ve Siyonist güçlerin çıkardığı savaşlara peşkeş çekilmemelidir.
Türkiye olarak buna karşı durmalıyız